<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Uğur Poyraz Haberleri - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<atom:link href="https://www.haberduyur.com/etiket/ugur-poyraz-haberleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/ugur-poyraz-haberleri/</link>
	<description>Flaş Haberler Son Dakika, Güncel Haberler, Gündem Haberler, İstanbul Haberleri, Ankara Haberleri, Tarafsız Ve Bağımsız İnternet Haber Sitesi - HaberDuyur.com</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 Dec 2023 18:23:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.haberduyur.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-haber-duyur-32x32.png</url>
	<title>Uğur Poyraz Haberleri - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/ugur-poyraz-haberleri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İYİ Partili Uğur Poyraz: &#8220;Milletin yarısı açlık sınırında bir ücrete çalışıyor.</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/iyi-partili-ugur-poyraz-milletin-yarisi-aclik-sinirinda-bir-ucrete-calisiyor/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/iyi-partili-ugur-poyraz-milletin-yarisi-aclik-sinirinda-bir-ucrete-calisiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Dec 2023 18:23:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=30159</guid>

					<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, TBMM Genel Kurulu&#8217;nda, &#8220;Milletin yarısı açlık sınırında bir ücrete çalışıyor. Devletin her köşesinden bir yolsuzluk patlıyor. Tarikatlar devlette kadrolaşıyor. Merkez Bankası Başkanı kiralardan şikayet ediyor. Sokaklarda sayısı milyonları aşmış kaçaklar, dört yanımızda çatışma, yarından umutsuz, gözü yurt dışında gençler, borç batağında şirketler, işsiz gençler, şiddet mağduru kadınlar, aidiyetini devlete [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-partili-ugur-poyraz-milletin-yarisi-aclik-sinirinda-bir-ucrete-calisiyor/">İYİ Partili Uğur Poyraz: &#8220;Milletin yarısı açlık sınırında bir ücrete çalışıyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, TBMM Genel Kurulu&#8217;nda, &#8220;Milletin yarısı açlık sınırında bir ücrete çalışıyor. Devletin her köşesinden bir yolsuzluk patlıyor. Tarikatlar devlette kadrolaşıyor. Merkez Bankası Başkanı kiralardan şikayet ediyor. Sokaklarda sayısı milyonları aşmış kaçaklar, dört yanımızda çatışma, yarından umutsuz, gözü yurt dışında gençler, borç batağında şirketler, işsiz gençler, şiddet mağduru kadınlar, aidiyetini devlete ve millete değil kendilerine makam verenlere adayanlar&#8230; Murtahan Mungan&#8217;ın dediği gibi rezilden başka her şey olunan ülke&#8230; Hayal ettiğiniz ülke bu mu&#8221; diye konuştu.</p>
<p>TBMM Genel Kurulu’nda 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi ile Sayıştay raporlarının görüşmeleri devam ediyor. Bugün Genel Kurul&#8217;da 2024 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi&#8217;nin 10. maddesi üzerine konuşan İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, şunları dile getirdi:</p>
<p><strong>&#8220;İÇİNDE ÇIRPINDIĞIMIZ EKONOMİK KRİZ, FARKLILIKLARIMIZA, OY VERME TERCİHLERİMİZE BAKMIYOR&#8221;</strong></p>
<p>&#8220;İçinde çırpındığımız ekonomik kriz, farklılıklarımıza, oy verme tercihlerimize bakmıyor. Sizleri adil ve duyarlı olmaya davet ediyorum. Maliye Bakanı&#8217;na bakarsanız, Türkiye&#8217;nin paraya ihtiyacı yok. Aynı vergi neden ikinci defa isteniyor? Adalet Bakanı&#8217;nı dinlerseniz, yargı her zamankinden tarafsız, bağımsız. Yargıda Hak-Yol, emniyette ise Okuyucu grubunun sarsılmaz iş birliğini ve koluk müdürlerinin HSK odalarını gezip Ankara Adliyesi&#8217;ni dizayn etmeleri bağımsızlık ve mükemmelliğin koşulu mu?</p>
<p><strong>&#8220;DEVLETİ YÖNETME YETKİSİNİ ALANLAR, ZAYIFA KARŞI GÜÇLÜDEN, FAKİRE KARŞI ZENGİNDEN YANALAR&#8221;</strong></p>
<p>Milli Eğitim Bakanı &#8216;O tarikat dedikleriniz sivil toplum örgütü&#8217; raconu kesti. Gazi Meclis&#8217;e bomba atanlara düne kadar hizmet hareketi hocaefendi diyerek methiyeler düzen kimdi, bırakın bu işleri Yusuf bey belli ki aklınızı kiraya vermişsiniz. Biz devlet aklı ve ahlakına inanırken, devleti yönetme yetkisini alanlar, zayıfa karşı güçlüden, fakire karşı zenginden yanalar. Yönettikleri devlete verdikleri zararı görmüyor olamazlar, olsa olsa umursamıyorlar. Sizler milletin derdine sahip çıkana kadar bıkmadan, usanmadan, itibarın sarayda, kudretin konvoyda, refahın betonda olmadığını, adaletin bir tabeladan ibaret olmadığını anlatacağım.</p>
<p><strong>&#8220;MİLLETİN YARISI AÇLIK SINIRINDA BİR ÜCRETE ÇALIŞIYOR. DEVLETİN HER KÖŞESİNDEN BİR YOLSUZLUK PATLIYOR&#8221;</strong></p>
<p>Milletin yarısı açlık sınırında bir ücrete çalışıyor. Devletin her köşesinden bir yolsuzluk patlıyor. Tarikatlar devlette kadrolaşıyor. Merkez Bankası Başkanı kiralardan şikayet ediyor. Sokaklarda sayısı milyonları aşmış kaçaklar, dört yanımızda çatışma, yarından umutsuz, gözü yurt dışında gençler, borç batağında şirketler, işsiz gençler, şiddet mağduru kadınlar, aidiyetini devlete ve millete değil kendilerine makam verenlere adayanlar&#8230; Murtahan Mungan&#8217;ın dediği gibi rezilden başka her şey olunan ülke&#8230; Hayal ettiğiniz ülke bu mu? Gençler hedeflerini süfli, işçi asgari ücretten aldığı maaşı lütuf, memur kanuna aykırı emri vazife, emekli kıyma almayı ödül olarak kabul etsin. Mahkemesinde adalet, sokağında asayiş, yurtlarında teftiş, hastanesinde doktor, milletinin cebinde para, yarınında umudu olmasın.</p>
<p><strong>&#8220;PARTİLERİ, MAHALLELERİ, REKABETLERİ BİR KENARA KOYUP DEVLETİMİZİ MİLLETİMİZİ LAYIK OLDUĞU YAŞAMA KAVUŞTURMAK İÇİN ÇALIŞALIM&#8221;</strong></p>
<p>Siz bu ülkede kendinizi güvende hissediyor musunuz? Rüzgar terse dönünce kaybolup gidenlere bakıp yine de &#8216;Bana bir şey olmaz&#8217; diyebiliyor musunuz? Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında yeni bir yıla giriyoruz. Partileri, mahalleleri, rekabetleri bir kenara koyup devletimizi, milletimizi layık olduğu yaşama kavuşturmak için çalışalım. Gazi Meclis&#8217;imizin bir kıyak emeklilik, bir cülus bahşişi değil; yasamayı, yürütmeyi, yargıyı falanca kişiye, filanca partiye değil, sadece millete hizmetkar kılalım. Kurucusu olduğu Cumhuriyet&#8217;in namusu olan adaleti korumak ve yüceltmek burada Gazi Meclis&#8217;imizin, bizlerin asli vazifesidir.&#8221;</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-partili-ugur-poyraz-milletin-yarisi-aclik-sinirinda-bir-ucrete-calisiyor/">İYİ Partili Uğur Poyraz: &#8220;Milletin yarısı açlık sınırında bir ücrete çalışıyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/iyi-partili-ugur-poyraz-milletin-yarisi-aclik-sinirinda-bir-ucrete-calisiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz&#8217;dan Can Atalay Açıklaması&#8230;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyrazdan-can-atalay-aciklamasi/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyrazdan-can-atalay-aciklamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Dec 2023 10:28:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Can Atalay]]></category>
		<category><![CDATA[Can Atalay Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=30027</guid>

					<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, TBMM Genel Kurulu’nda; “Seçilmiş milletvekili Can Atalay, Gezi davasından cezaevinde. AYM&#8217;ye yaptığı başvuru sonucunda seçme seçilme hakkı bakımından ihlal kararı verilmiş. AYM bir karar verdiğinde yasamanın mensubu biz milletvekilleri bu karara uyuyoruz, yürütmenin başı Sayın Cumhurbaşkanı, Bakanlar ve kurumlar bu karara uyuyor ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi kendini bu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyrazdan-can-atalay-aciklamasi/">İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz&#8217;dan Can Atalay Açıklaması&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="left">İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, TBMM Genel Kurulu’nda; “Seçilmiş milletvekili Can Atalay, Gezi davasından cezaevinde. AYM&#8217;ye yaptığı başvuru sonucunda seçme seçilme hakkı bakımından ihlal kararı verilmiş. AYM bir karar verdiğinde yasamanın mensubu biz milletvekilleri bu karara uyuyoruz, yürütmenin başı Sayın Cumhurbaşkanı, Bakanlar ve kurumlar bu karara uyuyor ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi kendini bu sorumluluktan azade tutuyor, bir de bu yetmezmiş gibi AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Oysaki işler bu hale gelmeden çözülürdü ve yolunu siz de biliyordunuz. Can Atalay seçilince yargılamayı durdurur, tahliye eder, mazbatasını verir, Meclis’te yeminini eder, daha sonra mahkeme iki satır bir yazı yazar, Meclis Başkanı durumu izah eder, okur, kabul edenler, etmeyenler, indir elleri, kaldır elleri, hop halloldu. Ne Meclis’in itibarı iki paralık olur ne mahkemeler birbirinin gırtlağına sarılır. Bu çözüm aklınıza gelmemiş olabilir, olsa olsa işinize gelmemiştir. Yeni Anayasa propagandanız için Can Atalay&#8217;ın hürriyetini, Meclis’in haysiyetini, yüksek mahkemelerin itibarını, milletin adalete güvenini ve milli iradeyi böyle suistimal etmeye değer mi” dedi.</p>
<p align="left">TBMM Genel Kurulu’nda 2024 yılı bütçe görüşmeleri sürüyor. Bugün, Saadet Partisi milletvekili Hasan Bitmez’in konuşmasının sonunda kalp krizi geçirmesi ve sonrasında hastanede vefat etmesi nedeniyle yarım kalan TBMM, Adalet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı bütçelerinin görüşmelerine devam ediliyor. Genel Kurul’da bugün ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bütçeleri de ele alınacak.</p>
<p align="left">Bu kapsamda, İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, Adalet Bakanlığı bütçesi üzerinde konuştu. Poyraz, şunları söyledi:</p>
<p align="left"><strong>“YARININDAN KAYGILI YARGIÇLARIN ADALETLE KARAR VERMESİ, BU DUYARSIZLIK ÜZERİNE İNŞA EDİLMİŞ HUKUK SİSTEMİNİN DOĞRU İŞLEMESİ NE ÖLÇÜDE MÜMKÜNDÜR?”</strong></p>
<p align="left">“Platon’a göre devletin yapısında ve yönetiminde adalet olması için önce tüm yurttaşların kalplerinde ve ruhlarında adalet olması gerekir. Maalesef uzun zamandır hiçbirimizin ne kalbinde ne ruhunda adalete inanç ve güven kalmadı. Ülkemde hukuk alanında herkes bilir ki iyi bir avukatın artık iyi bir hukukçu olmasına gerek yok. 2 numaralı barodan iktidara yakın, bir tarikat ve cemaat mensubiyetiyle, hakime, savcıya, başkana, üyeye, emniyete kanalı varsa yeterlidir. Keza hakim ve savcılar da artık önlerine gelen dosyalarda avukat kaç numaralı barodan diye bakıyor. Ne de olsa sizin baroların avukatları, hakim ve savcıların terfi, tayin ve siyasetteki himayedarları. Doğal olarak da 2 numaralı baro avukatlarında mesleki ve iktisadi olarak ciddi bir performans artışı var. Ben de buradan nazar değmemesi adına kendilerine ağız dolusu ‘Maşallah’ demek istiyorum. Vicdanla cüzdan arasında bırakılan, adalet ve siyaset arasında öğütülen hakim ve savcılara ise Allah’tan kolaylıklar diliyorum. Çürütülen yargı sistemine ilişkin tek bir örnek bile bu durumun fotoğrafını çekmeye yetecektir. Milyar dolarlık konuları içeren ihale, çete, alacak gibi dosyalarda nihai karar tahsis eden Yargıtay ve Danıştay üyelerinin maaşları 80 bin lira. Emekli olunca bu rakam 40 bin liraya düşüyor. TÜRK-İŞ bulgusuna göre Türkiye’de yoksulluk sınırı 45 bin lira. İlk derece hakim, savcıların, ceza tevkif evleri personeli, adliye çalışanları hepsinin durumu aynı. Yarınından kaygılı yargıçların adaletle karar vermesi, bu duyarsızlık üzerine inşa edilmiş hukuk sisteminin doğru işlemesi ne ölçüde mümkündür?</p>
<p align="left"><strong>“FETÖ’YE İLİŞKİN DEVAMLA DİLE GETİRDİĞİNİZ ‘DEVLETİ ELE GEÇİRİYORLAR’ DURUŞUNUZU, ŞU AN YOL VERDİĞİNİZ CEMAAT VE TARİKATLAR İÇİN DE İFADE EDEBİLECEK MİSİNİZ?</strong></p>
<p align="left">Adalet, siyasi baskıyla, tarikat-cemaat ilişki ve iltimaslarıyla ezilip un ufak edildi. HSK’nın Avrupa Yargı Kurulları Ağı’na katılımı bu yüzden askıya alındı. Adalet Bakanlığı’nın nezareti çıkar odaklarının sirayetiyle, şeffaflık, nesnellik, tutarlılık, aleniyet ve liyakatten arındırılmış mülakatlarla her yıl bine yakın hakim, savcı sisteme ekleniyor. Falanca cemaat, filanca dernek, bilmem ne vakfı iktidarın referans listeleri, misli uygulamasıyla hayata geçiriliyor. Adaleti sağlayacak hakim savcı adayları, daha yolun başından dönemin muktedirleriyle irtibatlanıp, iltisaklanıyor. Gömlek daha ilk düğmeden yanlış ilikleniyor. Sonrası da malum. Uzun zamandır olağanlaştırılan rüşvet, ihmal ve istismar. Düzene uymayanlara da sürgün tayini, disiplin soruşturması, terfi tenzili. Adalet Akademisi’nde hakim, savcı adaylarının kalacak yerleri yok. Cemaat, tarikat ev ve yurtlarına adeta altın tepsiyle sunuluyorlar. Ülkemin hakim, savcıları mesleğe girmek için de kalmak için de yükselmek için de çeşitli kişi ve grupların himayesine muhtaç oluyor. Bu çevreler vatana, millete, devlete ihanet edince ne oluyor? Onu da 15 Temmuz’da hep beraber yaşadık. Yani anlayacağınız tas aynı hamam aynı değişen sadece tellaklar. Sormak istiyorum. FETÖ yapılanması paraleldi. Şimdilerde yol verdiğiniz cemaat ve tarikatların yapılanması nedir? Bugüne kadar FETÖ’ye ilişkin devamla dile getirdiğiniz ‘Devleti ele geçiriyorlar’ duruşunuzu, şu an yol verdiğiniz cemaat ve tarikatlar için de ifade edebilecek misiniz? Onların amacı ne? Sanayi Devrimi yapmak mı? Bugüne kadar, birçok cemaate ve tarikata ilişkin Hakyol, Okuyucu, Menzil, İskenderpaşa, Reyhani, Yazıcı… Diğerlerini farklı kılan nedir FETÖ’den? O yüzden 3 bin yıllık Türk devleti, sizin hobi projeniz, yapboz tahtanız mıdır? Hiç mi ders almıyor hiç mi tecrübe sahibi olmuyorsunuz?</p>
<p align="left"><strong>“YARGIDA SAYILARI HER GEÇEN GÜN AZALAN ADİL VE NAMUSLU BİR AZINLIK HARİCİNDE ARTIK DEVLETİN H</strong><strong>A</strong><strong>KİMİ, CUMHURİYET’İN SAVCISI YOK”</strong></p>
<p align="left">Halen görevde olan Anadolu Başsavcısı İsmail Uçar’ın HSK’ya yazdığı mektuptaki cümleleri hatırlayalım. ‘Kimi yargı mensupları, her türlü kirli işi yapmayı kendinde hak görmeye başladı. Girdikleri kirli ilişkilerle FETÖ’cü hakim ve savcılara rahmet okutur duruma geldi. Yargı içinde oluşmaya başlayan çete ve çetecikleri toptan yok etmemiz gerekiyor.’ Hepinizin ve hepimizin bildiklerini başsavcının mektubu apaçık söylüyor. Yarattığınız bu canavar ile bir gün muhakkak yüzleşeceksiniz. Zira, bu canavarı siz yarattınız. Whatsapp ve Facetime üzerinden mesaja atıp, konuşup, talepler ileterek, şu ceket ceplerinizdeki ‘Unutmayız’ kartlarına isimler yazıp, mülakat heyetlerine vererek, bugün mülakat heyetlerinin üyelerinin isimlerini de düne kadar benzer kartlara yazıp terfi ve tayin ettirerek, haksızlığı failine göre tartıp bizdense ‘helal’, değilse ‘haramdır’ diyerek bu canavarı siz yarattınız. Kendiniz ettiniz, kendiniz buldunuz da diyemiyorum. Zira eylem ve söylemleriniz, devletin saygınlığını, milletin vicdanını yerle bir ediyor.</p>
<p align="left">Yargıda sayıları her geçen gün azalan adil ve namuslu bir azınlık haricinde artık devletin hakimi, Cumhuriyet’in savcısı yok. Şimdikiler siyasetin kıvrak manevralarının hakimi, kendilerini o makamlara getirenlerin savcıları. Mesailerini siyasi telefonları cevaplamak ve bakanlık elitlerinin arsız taleplerini eksiksiz yerine getirmek zorunda kalan bu hakim, savcılara da kolaylıklar diliyorum. Milleti ve değerlerimizi ikiye böldüğünüz gibi hukuk önünde vatandaşı da ikiye böldünüz. AK Parti’ye, ona entegre tarikat ve cemaatlere mensup olanlar sütten çıkma ak kaşık. Aracılık hizmetinin de adı da milletvekillerinizin tanımıyla ‘FETÖ Borsası.’ Geri kalan hepimiz ya FETÖ’cü ya hain, ya terörist.</p>
<p align="left"><strong>“VATANDAŞIN YARISI DİĞER YARISIYLA DAVALIK, MİLLETİN TAMAMI DEVLETLE DAVALIK. BUNA NE H</strong><strong>A</strong><strong>KİM NE SAVCI, MAHKEME YETMEZ, YETMİYOR DA”</strong></p>
<p align="left">20 yılda 7 yargı paketi çıktı. Referandumları, KHK’leri, torba yasaları, yapboz genelgeleri saymıyorum bile; sonuçta ileriye değil, hep geriye gittik. Bütçeler arttı, kadrolar büyüdü ama dosya sayıları, dava süreleri, suistimal haberleri azalmadı. Vatandaşın yarısı diğer yarısıyla davalık, milletin tamamı devletle davalık. Buna ne hakim, ne savcı, mahkeme yetmez, yetmiyor da. Davanın taraflarına ve iktidarın ihtiyaçlarına göre değişen içtihatlarla, toplumsal adalet duygusu kaos içinde.  İlk derece mahkemeleri, istinaf, Yargıtay, Danıştay fark etmiyor, hakim, savcı, başkan, üye, avukat, hepsi bu kaos içerisinde. Avukatların durumu bilhassa içler acısı; asgari ücretin altındaki rakamlarla genç avukatlar meslek icra etmiyor, hayatta kalmaya çalışıyor. 2 numaralı baronun baronlarının bağımsız ve tarafsız Türk yargısındaki günbegün artan etki ve itibarını hayretle izliyor, yarattığınız ‘bizden olanlar’ hukukuna karşı adaletin yanında saf tutuyorlar. Birkaç istisna haricinde Türkiye’de hukukun eğitimi verilmiyor, diploması dağıtılıyor. Peynir ekmek gibi akademik kariyer dağıtan üniversitelerin siyaseti akademik ahlaka tercih etmiş sözde akademisyenleri her gece ekranlarda yüzleri kızarmadan hukuka takla attırıp her yanlışını coşkuyla kutsadığı iktidarın bir tebessümü için yarışıyor.</p>
<p align="left"><strong>“YENİ ANAYASA PROPAGANDANIZ İÇİN CAN ATALAY&#8217;IN HÜRRİYETİNİ, MECLİSİN HAYSİYETİNİ, YÜKSEK MAHKEMELERİN İTİBARINI, MİLLETİN ADALETE GÜVENİNİ VE MİLLİ İRADEYİ BÖYLE SUİİSTİMAL ETMEYE DEĞER Mİ?”</strong></p>
<p align="left">Anayasa Mahkemesi son on yılda 72 bine yakın ihlal kararı vermiş. Bunların neredeyse yüzde 80’i makul sürede yargılanma hakkına, daha doğrusu yargılanmama hakkına ilişkin. Aynı AYM 10 Ekim 2023’te bir karar aldı, artık bu konuda başvuruları incelemeyecek. Sebep, maazallah; sonuç, maşallah; süreç, inşallah. Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkilerini bilen herkes şu aralar tartışıyor. Seçilmiş milletvekili Can Atalay, Gezi davasından cezaevinde. Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru sonucunda seçme seçilme hakkı bakımından ihlal kararı verilmiş. AYM bir karar verdiğinde yasamanın mensubu biz milletvekilleri bu karara uyuyoruz, yürütmenin başı Sayın Cumhurbaşkanı, Bakanlar ve kurumlar bu karara uyuyor ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi kendini bu sorumluluktan azade tutuyor, bir de bu yetmezmiş gibi Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Bu cüret karşısında tüm meslektaşları gibi ben de Sayın Bakanın yargının izzet ve itibarını korumasını bekledim, ‘İyisi mi şu bireysel başvuruyu kaldıralım gitsin’ cevabı karşısında hem üzüldüm hem de utandım. Oysaki işler bu hale gelmeden çözülürdü ve yolunu siz de biliyordunuz. Can Atalay seçilince yargılamayı durdurur, tahliye eder, mazbatasını verir, Meclis’te yeminini eder, daha sonra mahkeme iki satır bir yazı yazar, Meclis Başkanı durumu izah eder, okur, kabul edenler, etmeyenler, indir elleri, kaldır elleri, hop halloldu. Ne Meclis’in itibarı iki paralık olur ne mahkemeler birbirinin gırtlağına sarılır, bu çözüm aklınıza gelmemiş olabilir, olsa olsa işinize gelmemiştir. Şimdi, size soruyorum: Yeni Anayasa propagandanız için Can Atalay&#8217;ın hürriyetini, Meclis’in haysiyetini, yüksek mahkemelerin itibarını, milletin adalete güvenini ve milli iradeyi böyle suistimal etmeye değer mi?</p>
<p align="left"><strong>“20 YILLIK İKTİDARIN SONUNDA DÜNYA HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ENDEKSİNDE 140 ÜLKE İÇERİSİNDE 116&#8217;NCIYIZ, BÖLGEMİZİN VE OECD’NİN SONDAN BİRİNCİSİYİZ”</strong></p>
<p align="left">Şimdilerdeyse toplumdaki cezasızlık algısı üzerinden sekizinci paket hazırlıkları yürütülüyor, bir ay bile hapis cezası alan 12 gün yatacak. Sayın Bakan, aidiyetlerini devlete değil siyasete hasletmiş bazı bürokratlarınızın bildiği ama size sunmadıkları bazı bilgileri paylaşmak isterim. Cezaevlerindeki mahpus oranında ortalamanın 3 katıyla Avrupa birincisiyiz, 20 yıllık iktidarın sonunda Dünya Hukukun Üstünlüğü Endeksinde 140 ülke içerisinde 116&#8217;ncıyız, bölgemizin ve OECD’nin sondan birincisiyiz, bir sıra üstümüzdeki Meksika’da karteller sokak ortasında çatışıyor, iki adım altımızdaki İran’da insanlar vinçle asılıyor, sorunlar doğru tespit edilmiyor, sorunlar anlaşılmıyor, dolayısıyla da doğru çözüm de bulunamıyor. Bunu istemiyor olamazsınız olsa olsa beceremiyorsunuz. Siyaset mafya ilişkileri, sınırı aşan kaçakçılık ve örgüt suçları, yolsuzluk skandalları, kara para ağları her yanı sarmış durumda. Bu metastaza neşter vurmayan eller ‘Hudut namustur’ diyen gençleri, gerçeğin peşindeki gazetecileri tutukluyor. Toplumun vicdanı olması gerekenden, haklıdan değil, güçlüden taraf oluyor. İsmail Arı’nın haberini hatırlatalım. Bakırköy Adliyesi’nde bir bilirkişi rüşvet alırken suçüstü yakalanıyor, iki ay yatıp tahliye oluyor ‘Beni yargılayanlar benden rüşvet aldı’ diyerek 53 kişinin ismi veriyor, bu süreç beş yıldır devam ediyor, sonuç yok.</p>
<p align="left"><strong>“FETÖ’CÜ HÂKİM VE SAVCILARIN, EMNİYET MÜDÜRLERİNİN KAPATTIKLARI DOSYALARI YENİDEN AÇALIM, VAR MISINIZ?”</strong></p>
<p align="left">Maraş&#8217;ta bir Cumhuriyet savcısı bir otopark kavgası sonrasında meslektaşım avukat Ayhan Özdemir’i gözaltına aldırıyor, mesleki dayanışma kafasındaki hakim de tutukluyor. İki gün önce tahliye oldu, kendisine de buradan ‘geçmiş olsun’ diyorum. Bu hakimler, bu savcılar mı bu memlekete adalet getirecek? İktidarların en kutsal görevi vatandaşlarına eşit ve yansız adalet sağlamaktır. O zaman, haydi, beraber paketlerden arınacak bir yargı inşa edelim. Şu FETÖ’yü hayatımızdan söküp atalım, siyasi ayağını Gazi Meclis’imiz eliyle hemen, şimdi bulalım, var mısınız? FETÖ’cü hakim ve savcıların, emniyet müdürlerinin kapattıkları dosyaları yeniden açalım, var mısınız? Cemaat ve tarikatları yargıdan silip atalım, var mısınız? Emniyetin yargı üzerindeki baskısını bitirelim, var mısınız? Meslek içi sınavlarla sisteme doldurduğunuz hakim savcıların yeterliliklerini ölçelim, var mısınız? AYM kararlarını uygulamayan hakim savcılar hakkında gerekli işlemleri tesis edelim, var mısınız? Çorlu’da 9 yaşında ölen Oğuz Arda’nın, sır perdesiyle ölümü sarmalanan Rabia Naz’ın hesaplarını soralım, var mısınız? Kendi yurdunda vurulup öldürülen Yunus Emre’nin, kendi polisinin örtbas ettiği, kendi savcısının salıverdiği, kanı yerde kalan Yunus Emre’nin… Sayın Bakan, paylaşımımız ile süreç örtüşmüyor, farkında mısınız? Sıfatı ne olursa olsun, herkes kanun karşısında eşitmiş, uluslararası prosedür titizlikle yürütülüyormuş. Sayın Bakan, bu kepazeliğin bir parçası, karar alanı, talimat vereni değilseniz, çaresizliğinizi ve yalnızlığınızı hafifletecek bir soru sorayım size. Somali Cumhurbaşkanının oğlu ne sıfatla Türkiye&#8217;deymiş biliyor musunuz? Şimdiki İçişleri Bakanı’nın üzerinde tepindiği selefi, insani gerekçeyle geçici ikamet izni vermiş. Düşünsenize Sayın Bakanım, babasının yönettiği ülkede oğlu yaşamıyor, gelip bizden geçici ikamet alıyor; cinayet işleyip kaçıyor, Türk evladının kanı yerde kalıyor.</p>
<p align="left"><strong>“TÜRKİYE’NİN EKSİĞİ BAĞIMSIZ VE TARAFSIZ YARGIDIR, LİYAKATLİ VE VİCDANLI YARGIÇLARDIR, ADALETİ DERT EDİNMİŞ BİR İKTİDARDIR”</strong></p>
<p align="left">Eğer diyorsanız ki ‘Gündemimiz Somali değil, Filistin’ Filistin’den konuşalım. İsrail&#8217;e şilep şilep, tanker tanker yük taşıyanlar kimin oğlu, ortağı, vekil adayı, belediye başkanı; il, ilçe yöneticisi onu konuşalım. İsrail&#8217;e çimento, çelik, kablo, benzin satanları, katil askerlere üşümesinler diye don satanları konuşalım. Gazeteciler günlerdir yazıyor, tek bir tekzip yok, sadece erişimin engellenmesi kararı var. O kılıfa o minare, o çuvala o mızrak sığmaz. Bu hesaplar sorulmayacak, bu yanlışlar düzelmeyecekse reformmuş, paketmiş bunların hepsi hikaye. Yani Sayın Bakan, anlayacağınız, Türkiye’nin eksiği ceza ve infaz olsaydı Avrupa’nın hapishaneleri en dolu ülkesi Türkiye olmazdı. Türkiye’nin eksiği bağımsız ve tarafsız yargıdır, liyakatli ve vicdanlı yargıçlardır, adaleti dert edinmiş bir iktidardır. Sayın Bakan, sayın bürokratlar, sayın milletvekilleri; anormali normal belirlediğimizde o deliliğin içinde yaşamayı kanıksarız, sonra da işler çığırından çıkar. ‘Siz yapın, hukuk arkadan gelsin’ diyen bir yürütme; ona ram olmuş, Genel Kurul’da bazen neye el kaldırdığını bile bilmeyen yasama grubu, her dönemin muktedirlerine eğilen ve her dönemin vesayetine göre karar tesis eden bir yargı sistemi. Bakanlık elitlerinin taleplerini emir telakki eden savcılar, aynı iktidar döneminde birbirine diş bileyen halef selef bakanlar; devlete ve millete değil, kendilerine makam verenlere aidiyet duyan yargı ve kolluk yetkilileri… ‘Ankara’da biz bu başsavcı vekiliyle çalışmak istemiyoruz’ deme cüreti gösteren, HSK odalarını gezip adliye tasarlamaya çalışan, suç çetesi operasyonuna ‘intikam’ adı verip devlet ile mafya arasında mütekabiliyet oluşturan polis müdürleri; hepinizin bildiği ancak ifşa almamış daha önce nice skandallar…. Siz bu ülkede kendinizi güvende hissediyor musunuz? Malınızdan, ailenizden, geleceğinizden umutlu musunuz? Dünün kahramanı bugünün haini olanlara bakıp ‘Bana bir şey olmaz’ diyebiliyor musunuz? Sizden olmayanlara reva gördüğünüz muamelenin bir gün size reva görülmesinden korkmuyor musunuz?”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyrazdan-can-atalay-aciklamasi/">İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz&#8217;dan Can Atalay Açıklaması&#8230;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyrazdan-can-atalay-aciklamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz: “Ayhan Bora Kaplan operasyonuna neden ‘intikam’ ismi verildi?</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyraz-ayhan-bora-kaplan-operasyonuna-neden-intikam-ismi-verildi/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyraz-ayhan-bora-kaplan-operasyonuna-neden-intikam-ismi-verildi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Nov 2023 13:23:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan Bora Kaplan]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=28955</guid>

					<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, “Bir dönemin, aynı iktidar döneminin bir bakanı suç örgütleriyle anılıyor; diğer bakan, önceki bakanı itham ve isnat ederek suç örgütleriyle mücadele ediyor; bu sırada olan vatandaş oluyor. Ayhan Bora Kaplan isimli suç örgütü liderinin operasyonuna neden ‘intikam’ ismi verildi? Devlet bu suç örgütü liderini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyraz-ayhan-bora-kaplan-operasyonuna-neden-intikam-ismi-verildi/">İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz: “Ayhan Bora Kaplan operasyonuna neden ‘intikam’ ismi verildi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, “Bir dönemin, aynı iktidar döneminin bir bakanı suç örgütleriyle anılıyor; diğer bakan, önceki bakanı itham ve isnat ederek suç örgütleriyle mücadele ediyor; bu sırada olan vatandaş oluyor. Ayhan Bora Kaplan isimli suç örgütü liderinin operasyonuna neden ‘intikam’ ismi verildi? Devlet bu suç örgütü liderini muhatap alıp bir de ‘intikam’ diye operasyon ismi mi koyar? Yoksa bir devrin yargı ve kolluk mensupları ile yeni kolluk ve yargı mensupları arasındaki tartışma konusu bir intikam mıdır? Her devrin muktedirlerine göre kararları şekillenen yargı, sadece bugünün değil, öncenin de günahlarını taşıyor ama ısrarla tövbe etmiyor” dedi.</p>
<p>TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Adalet Bakanlığı, Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi, Hakimler ve Savcılar Kurulu, Türkiye İnsan Hakları Eşitlik Kurumu, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay’ın 2022 yılı kesin hesap kanun teklifleri, 2024 yılı bütçe kanun teklifleri ile Sayıştay raporları görüşülüyor. Komisyonda İYİ Parti Grubu adına konuşan Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, şunları söyledi:</p>
<p>“Tabii, Türk hukukunun sorunları belli. Bu toprakların insanları kanaatkâr, adil ve vefalıdır, herkesi de kendi gibi bilir. Asker, polis, hâkim, savcı, vali, kaymakam bunlar kahir ekseriyet alt gelir grubunun çocuklarıdır. Dolayısıyla bu vefa duyguları önce ailelerine, daha sonra onları bünyesinde istihdam eden, onlara kariyer veren, onlara devletine hizmet imkânı veren devlettir ama son yıllarda maalesef özellikle bu ‘mülakat’ denen garabetin içerisinde liyakatin değil, sadakatin merkeze alındığı bir alan oluşturuldu. Hatırlayın 15 Temmuz’u, 15 Temmuz’dan sonra birçok avukat meslektaşımız hâkim, savcılığa hızlıca alındı; ondan sonra da görevlerine başladılar. Şu an bunları size tek tek anlatmama gerek yok, vaktinizi de almayacağım. Şu an bu sıralarda oturan bütün bürokratlarınızla birlikte hâkim, savcılık mesleğine avukatlıktan alınan arkadaşlarımızın bir kısmının -bunun sayısı sizde saklıdır- ortaya koydukları kararları, kararlardaki uygunsuzlukları, bunlara ilişkin sorunları siz zaten bizzat yaşıyorsunuz, bunları bizzat kendi aranızda tartışıyorsunuz. O dönemde şöyle bir öneri götürmüştük, demiştik ki; kurumların hukuk müşavirlikleri var. Kurumların hukuk müşavirliklerinde o kurumun geleneğine, o kurumun konularına ilişkin Yargıtay ve Danıştay içtihatlarına, hatta uluslararası alandaki yargı içtihatlarına sahip yetişmiş hukukçular var. Bir hukukçu hukuk müşavirliği görevini yaptığı kurumundan hâkim ve savcılığa alındığı takdirde hem ihtisas mahkemelerini kurabilirdiniz hem bu ihtisas mahkemeleriyle birlikte kamu görevlisi kültürünü almış hukukçularla 15 Temmuzdan sonraki bu FETÖ&#8217;yle mücadele -bunu tırnak içinde söylüyorum- sürecinde yargıyı yaralamamış olurdunuz. Konuyu FETÖ&#8217;yle mücadeleyi merkeze alıp yargıyı niteliksiz ve liyakatsiz hukukçularla bugün toplumun adalet duygusunun yok edilmesine kadar götürdünüz. Unutmayınız kartlarına isimleri yazılarak mülakat heyetlerine verilen hâkim, savcı adayları devletin ve milletin hukuku yerine o karta ismini yazanların, göreve başlamasına vesile olanların hukukunu önceleyecektir, öncelemiştir, bundan sonra da bu hukuku merkeze alacaktır. Bugün önünüze gelen, cevaplamak zorunda kaldığınız, televizyonlarda basın toplantılarına çıkıp tek tek izah etmeye çalıştığınız bütün yaraların sebebi, şu lanet olasıca unutmayınız kartlardır; bu kartlar üzerine yazılan isimleri mülakat heyetlerinde göreve başlatmanızdır yani aslında kendim ettim, kendim buldum dediğimiz şeyin tam bir tezahürüdür.</p>
<p>Tabii, bugüne kadar, özellikle bizim ‘F tipi’ diye tanımladığımız, sizin çok uzun dönem -şahsınızdan bahsetmiyorum Sayın Bakan- mensubu olduğunuz partinin hizmet hareketi hoca efendiye tanımladığınız organizasyon insan kaynağını oluştururken önce yurtlar, sonra okullar, sonra işe girme garantili organizasyonlar, sonra terfi-tayin ve bunun gibi birçok vaadin merkezi oldu. Tabii, bununla birlikte, uzun süredir AK Parti iktidarının devleti kutsal olarak tanımlaması da merkeze alındı. Tabii, bu tarikat ve cemaatlerle AK Parti iktidarının devleti kutsal tanımlaması, iki kavram birbiriyle iç içe girerek ortaya ne çıkarttı? Bugün Türkiye&#8217;de hem yargıda hem emniyette birçok tarikat ve cemaatin fink attığı; beraber fikir, amaç ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri bir süreç ortaya çıkarttı. &#8220;FETÖ devleti ele geçirmeye çalışıyordu.&#8221; Evet, tamam, amenna. Peki, mevcut tarikat ve cemaatler ne yapıyor? Sanayi devrimine mi çalışıyorlar? Türkiye&#8217;yi ekonomi 5.0; teknoloji 5.0; 4,5.0 seviyesine mi aktarmaya çalışıyorlar? Bunların devlette ne işi var, yargıda ne işi var, emniyette ne işi var? 15 Temmuz’dan sonra her biriniz şapkanızı önünüze koyup silahlı bürokrasiden, hâkimlerden, savcılardan, Milli İstihbarat Teşkilatı’ndan, askeriyeden, emniyetten bunları tek tek bulmaya çalışmadınız mı? Bu süreçte birçok kişi tarafından yanıltılmadınız mı? Şu an teker teker iade-i itibarlarla uğraşmıyor musunuz? Hâlâ sistemin içinde var olduklarını bilmiyor musunuz? Ama bütün bunların hiçbirinden ders almayan bir yönetim anlayışıyla ve bakanlık anlayışıyla süreç devam ettiriliyor.</p>
<p><strong>“KURUMLARIN MİLLİYETÇİLİĞİ OLMAZ”</strong></p>
<p>Daha geçenlerde AYM kararı sonrası, sıralı bir hukuk kepazeliği yaşadık. Sonra da sorunun sebebi en yetkili makamlar tarafından mevcut Anayasa&#8217;ya bağlandı. Ne güzel, değil mi? Bir Allah&#8217;ın kulunun aklına&#8230; Can Atalay seçildikten sonra yargılamayı durdurup, tahliye edip, mazbatasını verip, Meclis’e gönderip, Meclis’te yeminini ettirip ondan sonra Meclis’e yazılacak bir yazıyla -AK Parti’yle bugün birlikte hareket ettiği koalisyon ortaklarının Mecliste yeterli çoğunluğu var- kaldırırlar eli, gönderirler tekrar yargılamaya. Yani bugün ortaya çıkan sorun, AK Parti’nin, efendime söyleyeyim, iktidarın, iktidarın ortaklarının, Anayasa Mahkemesi’nin ya da Yargıtay’ın arasındaki bir sorun değil; bugün ortaya çıkan sorun, bir Anayasa değişikliğine ilişkin, tıpkı zamanın içtihatçıları gibi -ama bu sefer kötü niyetli olarak- bir sorunu yaratıp suni bir sorunla Türkiye&#8217;nin yeni bir Anayasa&#8217;ya ihtiyacı var propagandasının taşları döşenmeye başlanıyor. Ya, kurumların milliyetçiliği olmaz; Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Sayıştay, Danıştay arasında kurum milliyetçiliği ve kurum egolarıyla bu ülke zaman kaybedemez, kaybedecek bir durum da yok. Bugün Türkiye&#8217;de mevcut hukukumuz&#8230; Ya, siz, mevcut hukukla, mevcut Anayasa&#8217;yla -hatırlayın- FETÖ&#8217;yle mücadele ettiniz. Asrın lideri Sayın Recep Tayyip Erdoğan yıllardır dış güçlerle vuruşuyor mevcut Anayasa&#8217;yla, mevcut kanunlarla. FETÖ&#8217;yle bile mücadeleyi, FETÖ&#8217;nün yazdığı Türk Ceza Kanunu&#8217;yla yaptınız. FETÖ&#8217;nün kendi kumpaslarının altyapısını kurmak için hazırladığı, yazdığı Türk Ceza Kanunu&#8217;yla yaptınız FETÖ&#8217;yle mücadeleyi bile.</p>
<p><strong>“</strong><strong>İDARİ YARGI ALLAK BULLAK OLMUŞ DURUMDA”</strong></p>
<p>Mevcut iş yükünden bahsetti Sayın Bakan; ülkenin yarısı, diğer yarısıyla davalık, milletin tamamı devletle davalık; buna ne hâkim ne savcı ne de mahkeme yetmez, yetmiyor da. Vatandaş, idarenin baskın gücüne karşı korunması gereken idari yargı da sistemden payına düşeni alıyor; her gün değişen içtihatlarla idari yargı allak bullak olmuş durumda. Bu benim tespitim değil, bugün Danıştay’a gidin, Bölge idareye gidin, idare mahkemelerine gidin, başkan ve üyeler bile bu serzenişteler; meslektaşlarımı, avukatları saymıyorum.</p>
<p><strong>“YENİ BİR YARGI YOLU İHDAS EDİLENE KADAR YURTTAŞLAR, YARGILAMANIN UZUN SÜRMESİ NEDENİYLE ANAYASA MAHKEMESİ’NE BAŞVURU YAPAMAYACAK”</strong></p>
<p>Hukuk uygulanmıyor, uygulamaya değer görülmediğinden değil, uygulamaya ilişkin istek kalmamış. Anayasa Mahkemesi 10 Ekim 2023&#8217;te verdiği bir kararla makul sürede yargılanma hakkındaki başvuruların artık incelenmeyeceğini hükmetti. Yeni bir yargı yolu ihdas edilene kadar yurttaşlar, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapamayacak. Ne demiş rahmetli Demirel: Meseleleri mesele etmezseniz, ortada mesele kalmaz.&#8221; Karar vericiler de herhalde böyle düşünüyor. Bağımsızlık ve tarafsızlık algısı, iktidar mensuplarının devam eden davalar hakkında yaptığı istikamet belirleyici, karar dayatıcı mahiyetteki açıklamalarla daha da zedeleniyor. Yakın zamana kadar çok önemli bir görevde bulunmuş bir Bakanın: ‘Siz yapın, hukuk arkadan gelir’ demesini bir daha anımsatmak istiyorum. Şimdi, o Bakan, selefi ve selefinin atamalarıyla her gün medyada doğrudan ya da dolaylı linç ediliyor.</p>
<p><strong>“TÜRKİYE&#8217;DE BUGÜN BAKTIĞIMIZDA, C</strong><strong>İDDİ Bİ</strong><strong>R AVUKAT ENFLASYONU VAR”</strong></p>
<p>Evet, 2. Baro konusunu burada konuşmadan olmaz; 2. Baro yöneticisi avukatların mesleki kabiliyetleri artarken vatandaşların hukuka güveni yerle bir oluyor. Serbest avukatların durumu zaten içler acısı, Türkiye&#8217;de bugün baktığımızda, ciddi bir avukat enflasyonu var. Bununla ilgili birtakım uygulamalar getirdiğinizi takip ediyorum Sayın Bakan, birkaç istisna haricinde Türkiye&#8217;de hukukun eğitimi verilmiyor, diploması dağıtılıyor. Peynir ekmek gibi akademik kariyer dağıtan üniversitelerle hukuku kanuna göre değil, iktidara göre yorumlayan akademisyenler her gece ekranlarda gözümüzün içine baka baka adalete takla attırmaya çalışıyorlar. Bugünkü heyetinizin içerisinde benim üniversiteden hocalarım var Sayın Bakan. Yani bugün milletvekili olduysam, bugün Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bu konuşmayı yapma şansım olduysa, beni üniversitede yetiştiren hocalar şu anki heyetinizin içerisinde. Dolayısıyla buradaki çelişki şu: Bu nitelikteki heyet mensupları varken bugün hukuku kendi çıkarları için kullanmaktan ya da kariyer planlarını meslekleri üzerine inşa etmeyi belirlemiş olan aktörleri nasıl sistemde tutuyorsunuz, bu çelişki bizim kafamızı karıştırıyor. Adalet Akademisi’nde eğitim gören gençlerin hâlâ barınma sorunu var, bunu ileteyim yani yine bunları bir cemaat, tarikat yurduna falan kaptırmamak gerekiyor; Adalet Bakanı olarak, bir meslektaş olarak her şeyden önce, bununla ilgili sorumluluk sizin omuzlarınızda Sayın Bakan.</p>
<p><strong>“MESELA ADALET BAKANLIĞI’NDA HAKYOL GRUBUNUN NEDEN BU KADAR AKTİF OLDUĞUNU BİRİ BANA ANLATABİLİR Mİ?”</strong></p>
<p>Mesela, bir cemaatin Sağlık Bakanlığı’nda neden aktif olduğunu, mesela Adalet Bakanlığı’nda Hakyol grubunun neden bu kadar aktif olduğunu biri bana anlatabilir mi? Nur cemaatinin okuyucu ve yazıcı gruplarıyla Hakyolcuların bu muhabbetini biri bana izah edebilir mi? Siz izah edemezsiniz ama ben size birçok örnekle gerekirse anlatabilirim ama süremi efektif kullanmak istiyorum. Ama bunlar merak ettiğim konular, soru-cevap kısmında da özellikle buna ilişkin hususları arz edeceğim Sayın Bakana.</p>
<p><strong>“DEVRİN YARGI VE KOLLUK MENSUPLARI İLE YENİ KOLLUK VE YARGI MENSUPLARI ARASINDAKİ TARTIŞMA KONUSU BİR İNTİKAM MIDIR?”</strong></p>
<p>Hrant Dink, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok suikastların akıbeti ne oldu? Kimmiş katiller? Kimmiş azmettiriciler? Şu an çatısı altında bulunduğumuz TBMM&#8217;nin karşısında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin karşısında 1 Ekim günü yaşanan patlamayı önlemesi gereken kolluğun Ankara Adliyesi’yle olan kavgası, kendi meslektaşlarıyla ilgili kavgası, halef-selefleriyle olan kavgası; bu, normal mi Sayın Bakan? Müdahale etmek zorunda kaldığınızı biliyorum defalarca bu ülkenin Adalet Bakanı olarak. Emniyet teşkilatının yaptığı operasyonlar üzerinden her gün Twitter&#8217;da ‘38 örgüt çökertildi.’ ‘5 bin adamı gözaltına aldık.’ ‘150 tane merkeze girdik’ açıklamalarıyla sanki bir mayının üstünde oturuyormuşuz hissiyatı veren bir İçişleri Bakanlığı zihniyeti&#8230; Yani bir dönemin, aynı iktidar döneminin bir bakanı suç örgütleriyle anılıyor; diğer bakan, önceki bakanı itham ve isnat ederek suç örgütleriyle mücadele ediyor; bu sırada olan vatandaş oluyor. Nasıl oluyor? Ya, ben her gün İçişleri Bakanının Twitter&#8217;dan yayınladığı operasyon haberlerini dinlemek zorunda mıyım? Beni korkutmak zorunda mısınız? Beni huzursuz kılmak zorunda mısınız? Bugün, Ayhan Bora Kaplan isimli suç örgütü liderinin operasyonuna neden ‘intikam’ ismi verildi? Devlet bu suç örgütü liderini muhatap alıp bir de ‘intikam’ diye operasyon ismi mi koyar? Yoksa bir devrin yargı ve kolluk mensupları ile yeni kolluk ve yargı mensupları arasındaki tartışma konusu bir intikam mıdır? Her devrin muktedirlerine göre kararları şekillenen yargı, sadece bugünün değil, öncenin de günahlarını taşıyor ama ısrarla tövbe etmiyor. 80&#8217;den 2005&#8217;e kadar askeri vesayet, 2005&#8217;ten 17-25 Aralığa kadar FETÖ vesayeti, 17-25 Aralıktan 15 Temmuza kadar, tırnak içinde söylüyorum, &#8220;FETÖ&#8217;yle mücadele ediyoruz&#8221;cuların vesayeti&#8230; Şimdi, bir de bu popülasyon başladı, hatırlayın: &#8220;FETÖ&#8217;yle mücadele ediyoruz.&#8221; Kim? Polis. Kim? Hâkim-savcı. Kim? Mülki idare amiri. Ya kardeşim, maaş almadan yirmi yıl ne yaptın da şimdi &#8220;mücadele ediyorum&#8221; diye hava atıyorsun? Görevini yerine getiriyorsun. 15 Temmuz’dan sonra OHAL vesayeti, son olarak da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi vesayeti; şimdi, bütün bu vesayetler altında yargı ayakta kalmaya çalışıyor, can çekişmeden Türkiye&#8217;de adalet dağıtmaya çalışıyor. Hiçbirimizde kalmayan adalet duygusuyla, yargıda tükenmiş vicdan duygusuyla kararlar veriliyor.</p>
<p><strong>“KAMU GÖREVLİLERİNİN MEVCUT İKTİDARLA OLAN ENTEGRASYONUYLA, ONLARIN BEYANLARIYLA SAHADA FETÖ&#8217;CÜ OLMADIĞIMIZI İFADE ETMEK ZORUNDA KALDIM”</strong></p>
<p>Son olarak, Sayın Bakan, değerli Adalet Bakanlığı bürokrasisi; İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener&#8217;in milletvekili olmadan önce avukatı olarak birkaç soruyu size arz etmek istiyorum. Umarım bu sorularımın muhatabı olanların bir kısmı bugün heyetinizdedir; mesela, eski Cizre Başsavcısı Evren Bey, heyetinizde mi bilmiyorum, buradaysa gözlerinin içine bakarak konuşmayı da tercih ederim. Ceza ve tevkif evlerinde Daire Başkanı Evren Bey, Cizre Başsavcısıyken bir gizli tanık türüyor Sayın Bakan, Cizre Başsavcısıyken Evren Bey. Ben, 17-25 Aralıkta mesleğimi icra ettim, 15 Temmuz’da sahada çatışmadaydım, 2003&#8217;ten beri FETÖ&#8217;yle mücadele ediyorum. İYİ Parti’de kurucu olduğum günden beri kamu görevlilerinin mevcut iktidarla olan entegrasyonuyla, onların beyanlarıyla sahada FETÖ&#8217;cü olmadığımızı ifade etmek zorunda kaldım. Şimdi, ben de çok kararlı bir şekilde, 5 milyon-6 milyon insanın oy verdiği bir siyasi partinin genel başkanıyla ilgili oluşturulan bu zanna…</p>
<p><strong>“HEPİNİZİ HUKUKLA KALMAYA, HUKUKA ADANMAYA DAVET EDİYORUM”</strong></p>
<p>Bu kadar süre boyunca İYİ Parti Genel Başkanıyla ilgili biz sahada &#8220;FETÖ&#8217;cü değiliz.&#8221; diye&#8230; Bırakın Genel Başkanı, kendimizle ilgili bunu ifade etmek zorunda kaldık. Bunun ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyor musunuz? Edemezsiniz çünkü 15 Temmuz’dan sonra, 17-25 Aralık’tan sonra bu salondaki heyet kendinin FETÖ&#8217;cü olmadığını ispatladı, ondan sonra başladı milletin FETÖ&#8217;cülüğünü araştırmaya. Bilemezsiniz; ben biliyorum, yirmi yıl FETÖ&#8217;yle mücadele edip &#8220;Ben FETÖ&#8217;cü değilim&#8221; demek zorunda kalmanın ne olduğunu biliyorum. Cizre Başsavcısı PKK&#8217;lıyı alıyor, PKK&#8217;lıyı -dosya önünüzde Sayın Bakan, istetin, bir USB&#8217;lik bir evrak ya- PKK&#8217;dan yargılanan adamı gizli tanık yapıyor, sonra onu beraat ettiriyor, bu savcı nereye gidiyor ilk kararnamede, Cizre Başsavcısı? Değerli meslektaşlarım, siz bu kadar yıl emek verirken Cizre Başsavcısı bir PKK&#8217;lıyı gizli tanık yapıyor, sonra hop Cizre&#8217;den Kütahya Başsavcısı oluyor; Kütahya Başsavcısı ya, paşaya bak, Kütahya Başsavcısı! Şimdi nerede? Ceza ve tevkif evlerinde, Evren Bey; keşke burada olsa da gözüne baksam. Araştırma önergesi geliyor, arkadaş çevresi kim, devresi kim, kimle ne yapıyor&#8230; Milliyetçi Hareket Partisi’nin kurultay dosyasının İYİ parti Genel Başkanının FETÖ soruşturmasıyla ne alakası var Sayın Bakanım? İkisini birleştirerek Milliyetçi Hareket Partisi’nin kongre dönemine ilişkin 7-8 klasörü Genel Başkanın dosyasıyla birleştirip&#8230;  Şöyle bir şey mümkün müdür Sayın Bakanım, değerli bürokratlar: Meslektaşlarınızın Adalet Bakanlığından izin almadan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından MHP kongresine ilişkin imzacılarla ilgili lehe karar verenlerin Emniyetteki KAFES ve diğer programdan sorgusunun yapılması -hâkim, savcıların, meslektaşlarınızın Adalet Bakanlığından izin almadan- mümkün müdür? Ben söyleyeyim, değildir. Dolayısıyla, hiçbirimizin güvende olmadığı, hiçbirinizin güvende olmadığı, bugünün kahramanlarının yarın hain, dünün hainlerinin bugün kahraman olduğu bir sistemde bütün bu dengeyi kuracak tek şey yargıdır, hukuktur. Hepinizi hukukla kalmaya, hukuka adanmaya davet ediyorum.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyraz-ayhan-bora-kaplan-operasyonuna-neden-intikam-ismi-verildi/">İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz: “Ayhan Bora Kaplan operasyonuna neden ‘intikam’ ismi verildi?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyraz-ayhan-bora-kaplan-operasyonuna-neden-intikam-ismi-verildi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz&#8217;dan Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Can Atalay kararına tepki</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyrazdan-yargitay-3-ceza-dairesinin-can-atalay-kararina-tepki/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyrazdan-yargitay-3-ceza-dairesinin-can-atalay-kararina-tepki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Nov 2023 17:15:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=28536</guid>

					<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz; Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin, Anayasa Mahkemesi’nin cezaevindeki Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği hak ihlali kararını tanımaması ve ihlal kararı yönünde oy kullanan üyeler hakkında suç duyurusunda bulunmasına tepki gösterdi. Poyraz, “Yargıdaki yapılanmanın en çarpıcı örneklerinden biri ile karşı karşıyayız. Zira; aşağıdaki metin sadece bir karar değil bilinçli olarak çıkartılan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyrazdan-yargitay-3-ceza-dairesinin-can-atalay-kararina-tepki/">İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz&#8217;dan Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Can Atalay kararına tepki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz; Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin, Anayasa Mahkemesi’nin cezaevindeki Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği hak ihlali kararını tanımaması ve ihlal kararı yönünde oy kullanan üyeler hakkında suç duyurusunda bulunmasına tepki gösterdi. Poyraz, “Yargıdaki yapılanmanın en çarpıcı örneklerinden biri ile karşı karşıyayız. Zira; aşağıdaki metin sadece bir karar değil bilinçli olarak çıkartılan yargı krizidir. O zaman aynı zamanda Yüce Divan sıfatına sahip Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Yargıtay Başsavcısı iddianame düzenleyip Yargıtay 3. Ceza Dairesi kendisini yargılamaya da yetkili görebilir. Gün gelir devran döner bu hukuk hepimize lazım. Yol olur efendiler yol olur” açıklamasını yaptı.</p>
<p>Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi&#8217;nin TİP Hatay Milletvekili Can Atalay hakkında verdiği “seçilme hakkı” ve “kişi hürriyeti ve güvenliği” haklarının ihlal edildiği yönündeki kararına uyulmamasına hükmetti. Daire, “yargısal aktivizm” yapmakla suçladığı ihlal kararı yönünde oy kullanan AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Daire aynı zamanda Atalay&#8217;ın milletvekilliğinin de düşürülmesi işlemlerine başlanması için kararı TBMM Başkanlığı&#8217;na gönderdi.</p>
<p>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, sosyal medya hesabında şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>“Türk hukuk tarihimize kara bir leke olarak geçecek olan aşağıdaki karar ile Anayasa Mahkemesi’nin Anayasamızın 153. maddesi ve 6216 sayılı kanun ile düzenlenmiş olan bireysel başvuru hakkını esas alarak mümkün olacak en kısa sürede verdiği karar, ilgili dairenin üyeleri tarafından uygulamaya değer görülmemiş ve ‘uyulmamasına’ denilerek Anayasa Mahkemesi’ni açıkça fonksiyonsuz kılma cüreti gösterilmiştir.</p>
<p>Mesleki sorumluluk sahibi hiçbir hukukçunun buna rıza göstermesi mümkün değildir. Kanun ya da maddelerinin iptali için yapılan başvuruya ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına biz yasama organı üyeleri olan milletvekilleri, iktidar, devlet uyarken Yargıtay ilgili ceza dairesinin böyle bir derdi olmadığı gibi bir de uygulanmamasına karar veriyor.</p>
<p>Belli ki yerel mahkeme ile Yargıtay ilgili ceza dairesinin fikir-amaç şimdi de eylem birliği söz konusu. Yargıdaki yapılanmanın en çarpıcı örneklerinden biri ile karşı karşıyayız. Zira; aşağıdaki metin sadece bir karar değil bilinçli olarak çıkartılan yargı krizidir. O zaman aynı zamanda Yüce Divan sıfatına sahip Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Yargıtay Başsavcısı iddianame düzenleyip Yargıtay 3. Ceza Dairesi kendisini yargılamaya da yetkili görebilir. Gün gelir devran döner bu hukuk hepimize lazım. Yol olur efendiler yol olur.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyrazdan-yargitay-3-ceza-dairesinin-can-atalay-kararina-tepki/">İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz&#8217;dan Yargıtay 3. Ceza Dairesinin Can Atalay kararına tepki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-antalya-milletvekili-ugur-poyrazdan-yargitay-3-ceza-dairesinin-can-atalay-kararina-tepki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İYİ Parti&#8217;li Uğur Poyraz: “Suriye’den Türkiye’ye giren çok ciddi anlamda ruhsatsız silahlar var.</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/iyi-partili-ugur-poyraz-suriyeden-turkiyeye-giren-cok-ciddi-anlamda-ruhsatsiz-silahlar-var/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/iyi-partili-ugur-poyraz-suriyeden-turkiyeye-giren-cok-ciddi-anlamda-ruhsatsiz-silahlar-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2023 11:58:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[iyi parti haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=24760</guid>

					<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Antalya Milletvekili avukat Uğur Poyraz, Esenyurt’ta yaşanan cinayet sonrası başlayan bireysel silahlanma tartışmalarını; “Özellikle Suriye savaşıyla birlikte oradan Türkiye’ye giren çok ciddi anlamda ruhsatsız silahlar var ve bu ruhsatsız silahlar büyükşehirlerde satışa arz ediliyor…Konuyu çok yönlü ele almak gerekir. Bu sadece kontrolsüz bireysel silahlanmayla ilgili değil. Ekonomik kriz, ekonomik krizin sosyolojik sonuçları, insanlarda [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-partili-ugur-poyraz-suriyeden-turkiyeye-giren-cok-ciddi-anlamda-ruhsatsiz-silahlar-var/">İYİ Parti&#8217;li Uğur Poyraz: “Suriye’den Türkiye’ye giren çok ciddi anlamda ruhsatsız silahlar var.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Antalya Milletvekili avukat Uğur Poyraz, Esenyurt’ta yaşanan cinayet sonrası başlayan bireysel silahlanma tartışmalarını; “Özellikle Suriye savaşıyla birlikte oradan Türkiye’ye giren çok ciddi anlamda ruhsatsız silahlar var ve bu ruhsatsız silahlar büyükşehirlerde satışa arz ediliyor…Konuyu çok yönlü ele almak gerekir. Bu sadece kontrolsüz bireysel silahlanmayla ilgili değil. Ekonomik kriz, ekonomik krizin sosyolojik sonuçları, insanlarda oluşan gelecek kaygısı, bu gelecek kaygısının insanlarda yarattığı psikolojik buhran, yargının hantallığı, kolluğun teknik dinleme konforuyla ya da Mobese kameralarıyla olaylara müdahale etme…Polisin en önemli özelliğinden birisi de caydırıcılıktır, önlemektir” sözleriyle değerlendirdi.</p>
<p>Esenyurt’un Güzelyurt Mahallesi Mehmet Akif Ersoy Caddesi&#8217;ndeki tekel bayisine 28 Temmuz&#8217;da giden grup, bir süre tartıştığı Yunus Emre Erzen (24), Batuhan Bayındır (20) ve Yusuf Erzen&#8217;e (21) ateş etmişti. Şüpheliler olayın ardından kaçarken, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapıldıktan sonra hastaneye kaldırılan yaralılardan Yunus Emre Erzen ve Batuhan Bayındır yaşamını yitirmişti.</p>
<p>Olay sonrası kamuoyunda bireysel silahlanma tartışmaları başladı. Umut Vakfı’nın araştırmasına göre; Türkiye&#8217;de tahmini 4 milyon ruhsatlı silah, 36 milyon ruhsatsız silah bulunuyor. İYİ Parti Antalya Milletvekili avukat Uğur Poyraz, Esenyurt’ta yaşanan cinayetin sadece bireysel silahlanma ile açıklanamayacağını söyledi.</p>
<p>Esenyurt’taki yaşanan cinayetin güvenlik kameralarına yansıyan nadir örneklerden biri olduğunu belirten Poyraz, “Bu 81 ilin ilçelerinde Türkiye’de her an her yerde her şekilde olabilecek olaylardan biri. Hali hazırda biz bu röportajı yaparken de şu an ülkemizin herhangi bir köşesinde bu ve buna benzer olaylar yaşanmaya devam ediyor. Esenyurt’taki olay sadece kameraya yakalandığı için insanların dikkati çekti ama bu hem yargının hem kolluğun buna ilişkin onlarca, yüzlerce, binlerce kaydı söz konusu oluyor” dedi.</p>
<p><strong>“SURİYE SAVAŞIYLA BİRLİKTE ORADAN TÜRKİYE’YE GİREN ÇOK CİDDİ ANLAMDA RUHSATSIZ SİLAHLAR VAR VE BU RUHSATSIZ SİLAHLAR BÜYÜKŞEHİRLERDE SATIŞA ARZ EDİLİYOR”</strong></p>
<p>2011 yılında Suriye’de başlayan iç savaş sonrası Türkiye’ye yoğun bir şekilde silah girişinin yapıldığını kaydeden Poyraz, “Kontrolsüz bireysel silahlanma…Özellikle Suriye savaşıyla birlikte oradan Türkiye’ye giren çok ciddi anlamda ruhsatsız silahlar var ve bu ruhsatsız silahlar büyükşehirlerde satışa arz ediliyor. Bu gayrı meşru, yasadışı organizasyonların yapmış olduğu bir ticaret” diye konuştu.</p>
<p>Kontrolsüz bireysel silahlanmanın yanında özellikle dizi ve filmlerin etkisinin de altını çizen Poyraz, “Bütün bunları çok yönlü almak gerekiyor. Tek başına kontrolsüz bireysel silahlanma değil, Türkiye’de uzun dönemdir televizyon, internet dizilerinde de bu durum pekiştiriliyor. Bütün bu dizilerin hepsini yan yana koyup ana fikirlerini çıkarın; devlete düşman olma, uyuşturucu satışına karşı ol, onun dışındaki bütün suçlar mübah gibi bir kafa var” diye belirtti.</p>
<p><strong>“ADAM KALDIRABİLİRSİN, HÜRRİYETİ TAHDİT, ADAM YARALAYABİLİRSİN, ADAM ÖLDÜREBİLİRSİN, MEKAN BASABİLİRSİN, ALACAK VERECEK KOŞTURABİLİRSİN”</strong></p>
<p>Poyraz, dizi ve filmlerde yer alan suç teşviki unsurlarına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:</p>
<p>“Belki 15 Temmuz’dan sonra, 17-25 Aralık’tan sonra AKP bu propaganda biçimiyle toplumdaki farkındalığı, vatana millete karşı olan sevgiyi, bununla birlikte belli bir reaksiyon gösterilmesini amaçlamış olabilir ama bu amacı sanıyorum bütün suç tipleri için tanımlamak, yani doğru bir yurttaş olmanın hukuka, demokrasiye, insan haklarına riayet eden bir yurttaş olmayı öğretmek ya da bununla ilgili mesajlar vermek bir devletin önceliği olduğunu düşünüyorum. Nedir bütün suçlar? Adam kaldırabilirsin, hürriyeti tahdit, adam yaralayabilirsin, adam öldürebilirsin, mekan basabilirsin, alacak verecek koşturabilirsin. Bütün bu dizilerin verdiği mesajda bunlar mübah haline geliyor.</p>
<p>Esenyurt’ta yaşanan olayın ardından yargının da pozisyonunu değerlendiren Poyraz, “Yargı da…15 Temmuz’dan önce yaklaşık sayı 17 bin civarında olan hakim savcı sayısı şu an 25 binleri geçmiş durumda. Hakim savcı açığı kapatıldı. Niteliği ayrı bir konu ama nicelik olarak bu sayı kapatıldı. Buna rağmen ocu, şucu, cemaat ve tarikat organizasyonlarıyla yargının içerisinde de büyük bir hantallık oluşmaya başladı. İnsanlar hukuka ve yargıya dertleriyle gittiklerinde, bir süre, iki derdini ifade etme, üç derdini bir siyasi parti ya da iktidara yakın olma üzerinden ifade etme gibi de bir önyargıya sahipler. Bu da yargıya olan güveni, yargının verdiği kararlara olan güveni ayaklar altına alıyor” dedi.</p>
<p>Poyraz, Türkiye’de suç artışlarının sadece bireysel silahlanma üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:</p>
<p>“Bütün bunların hepsini bir arada değerlendirmek gerekiyor. Bu sadece kontrolsüz bireysel silahlanma konusu değil. Yargının bu konudaki hantallığı, konvansiyonel medya da dahil olmak üzere bu diziler, yapımlar olmak üzere bunların hepsinin bir arada değerlendirilmesi gereken ve bir arada çözümler oluşturarak bununla ilgili tanzimler oluşturulması gereken bir alan.</p>
<p><strong>“FETÖ DÖNEMİNDE TEKNİK DİNLEME KONFORUNA DÖNÜŞTÜ”</strong></p>
<p>Eskiden Türk polisi sokaktaydı, suç mahallinden ziyade daha önce sabıkası olan, suça sürüklenmiş kişilerin aralarında dolaşırdı, onlardan bilgi alırdı, belli olayları durdurabilirdi. Bir iletişim ağı vardı. Bu FETÖ döneminde teknik dinleme konforuna dönüştü, polis sokaktan çekildi kulaklığı takıp teknik dinlemeyle böyle konforlu bir alan yaratıldı. Özellikle örgütlü suçla mücadelede bu çok doğru bir metot değil.</p>
<p><strong>“TOPLUMDAKİ EKONOMİK KRİZ VE EKONOMİK KRİZİN SOSYOLOJİK SONUÇLARI İTİBARİYLE CİDDİ BİR SOSYAL PATLAMAYLA KARŞI KARŞIYAYIZ”</strong></p>
<p>Şu anda da maalesef polis teşkilatımızda aynı konfor devam ediyor. Burada caydırma dediğimiz bir kavram var. Bununla ilgili bir Türkiye’de suç haritasını doğru çıkartmamız gerekiyor. Suçun psikolojik ve sosyolojik altyapısını doğru çıkartmamız gerekiyor. Farkında mısınız? Her gün bir kiracı-ev sahibi cinayeti ya da yaralaması var. Toplumdaki ekonomik kriz ve ekonomik krizin sosyolojik sonuçları itibariyle ciddi bir sosyal patlamayla karşı karşıyayız. Gelecek kaygısının bu kadar yükseldiği bir toplumda toplumun diğer fertlerini öteleyen bir sosyolojik durum ortaya çıkıyor.</p>
<p>O yüzden bunların hepsi birbiriyle iç içe.  Bu sadece kontrolsüz bireysel silahlanmayla ilgili değil. Ekonomik kriz, ekonomik krizin sosyolojik sonuçları, insanlarda oluşan gelecek kaygısı, bu gelecek kaygısının insanlarda yarattığı psikolojik buhran, yargının hantallığı, kolluğun teknik dinleme konforuyla ya da Mobese kameralarıyla olaylara müdahale etme…Polisin en önemli özelliğinden birisi de caydırıcılıktır, önlemektir.”</p>
<p><strong>Haber: MAHİR BAĞIŞ – Kamera: UMUT DOĞAN</strong></p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-partili-ugur-poyraz-suriyeden-turkiyeye-giren-cok-ciddi-anlamda-ruhsatsiz-silahlar-var/">İYİ Parti&#8217;li Uğur Poyraz: “Suriye’den Türkiye’ye giren çok ciddi anlamda ruhsatsız silahlar var.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/iyi-partili-ugur-poyraz-suriyeden-turkiyeye-giren-cok-ciddi-anlamda-ruhsatsiz-silahlar-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz’dan Şanlıurfa Valisi&#8217;ne Tepki</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-genel-sekreteri-ugur-poyrazdan-sanliurfa-valisine-tepki/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-genel-sekreteri-ugur-poyrazdan-sanliurfa-valisine-tepki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jun 2023 09:57:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Uğur Poyraz Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=22945</guid>

					<description><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz, Bucaspor’la yaptığı maçın ardından TFF 1. Lig’e yükselen Şanlıurfaspor’un şampiyonluk kupasını takımın eski başkanı Emin Yetim’in elinden alan Şanlıurfa Valisi Salih Ayhan’a tepki göstererek, “Bu makamlar geçicidir Salih Bey. Mesele, milletin kalbine nakşolabilmektir. Emin Başkan efsane, sen ise her zaman eleman olarak hatırlanacaksın. Devlet olabilmek için millete hizmet gerek, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-parti-genel-sekreteri-ugur-poyrazdan-sanliurfa-valisine-tepki/">İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz’dan Şanlıurfa Valisi&#8217;ne Tepki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz, Bucaspor’la yaptığı maçın ardından TFF 1. Lig’e yükselen Şanlıurfaspor’un şampiyonluk kupasını takımın eski başkanı Emin Yetim’in elinden alan Şanlıurfa Valisi Salih Ayhan’a tepki göstererek, “Bu makamlar geçicidir Salih Bey. Mesele, milletin kalbine nakşolabilmektir. Emin Başkan efsane, sen ise her zaman eleman olarak hatırlanacaksın. Devlet olabilmek için millete hizmet gerek, siyasete aparat değil” dedi.</p>
<p>Şanlıurfaspor ve Bucaspor arasında dün oynanan maçının ardından TFF 1. Lig’e yükselen Şanlıurfaspor’un kupa merasiminde gerginlik yaşandı. Kutlamalar sırasında Şanlıurfa Valisi Salih Ayhan’ın şampiyonluk kupasını Şanlıurfaspor eski başkanı Emin Yetim’in elinden çekerek alması gündem oldu.</p>
<p><strong>“ŞANLIURFASPOR İÇİN KAPANMA KARARI ALINDIĞINDA BEN, BU ŞEHRİN BİR EVLADI OLARAK BU KARARIN KARŞISINDA DURDUM”</strong></p>
<p>Emin Yetim, o anların görüntüsünü sosyal medya hesabında paylaştı ve şunları kaydetti:</p>
<p>“Şanlıurfaspor için kapanma kararı alındığında ben, bu şehrin bir evladı olarak bu kararın karşısında durdum. Şanlıurfaspor’un şampiyon olması için siz değerli hemşerilerime söz verdim. Bu sözün yerine gelmesi için gövdemi taşın altına koydum. Bugün şampiyonluk kutlamasında, hepinizle beraber bu sevinci yaşadığım esnada ilimizin valisi Salih Ayhan’ın kişisel hırslarına yenilerek 85 milyonun önünde şahsıma yönelik yaptığı saygı dışı hareketi kamunun vicdanına bırakıyorum.”</p>
<p><strong>“BU MAKAMLAR GEÇİCİDİR SALİH BEY. MESELE, MİLLETİN KALBİNE NAKŞOLABİLMEKTİR”</strong></p>
<p>İYİ Parti Genel Sekreteri ve Antalya Milletvekili Uğur Poyraz da Emin Yetim’in paylaşımını alıntıladı ve Şanlıurfa Valisi Salih Ayhan’a şöyle tepki gösterdi:</p>
<p>“1. Lig’e yükselen Şanlıurfaspor’u ve efsane başkanı Emin Yetim’i yürekten kutluyorum. Şanlıurfa’mızın bu coşkusuna gölge düşüren, devlet aklı ve adamlığından nasibini alamamış Salih Ayhan’ı da kınıyorum. Bu makamlar geçicidir Salih Bey. Mesele, milletin kalbine nakşolabilmektir. Emin Başkan efsane, sen ise her zaman eleman olarak hatırlanacaksın. Devlet olabilmek için millete hizmet gerek, siyasete aparat değil.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/iyi-parti-genel-sekreteri-ugur-poyrazdan-sanliurfa-valisine-tepki/">İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz’dan Şanlıurfa Valisi&#8217;ne Tepki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/iyi-parti-genel-sekreteri-ugur-poyrazdan-sanliurfa-valisine-tepki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
