<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgür Özel son dakika - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<atom:link href="https://www.haberduyur.com/etiket/ozgur-ozel-son-dakika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/ozgur-ozel-son-dakika/</link>
	<description>Flaş Haberler Son Dakika, Güncel Haberler, Gündem Haberler, İstanbul Haberleri, Ankara Haberleri, Tarafsız Ve Bağımsız İnternet Haber Sitesi - HaberDuyur.com</description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Jun 2023 14:32:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.haberduyur.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-haber-duyur-32x32.png</url>
	<title>Özgür Özel son dakika - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/ozgur-ozel-son-dakika/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CHP&#8217;li Özgür Özel: Abdüllatif Şener&#8217;e Oy Atan CHP&#8217;lilere Bir Özür Borcumuz Var</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chpli-ozgur-ozel-abdullatif-senere-oy-atan-chplilere-bir-ozur-borcumuz-var/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chpli-ozgur-ozel-abdullatif-senere-oy-atan-chplilere-bir-ozur-borcumuz-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jun 2023 14:32:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel son dakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=22965</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın, &#8220;Merdiven altı kapkaççılara kendinizi kaptırmayın. Gençlik ve Spor Bakanlığı&#8217;mızın Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;mızın sizlere yönelik çalışmaları var&#8221; açıklamalarına ilişkin, &#8220;Merdiven altına yöneltmeyin, merdiven altının cezasını kaldırmayın Sayın Erdoğan. Bunu yapan sizsiniz. Meselenin sorumlusu sizsiniz. Ama bu sorumluluğu üstlenmek yerine bu ifadeleri kullanıyorsunuz. Bunu kesinlikle kabul etmemiz mümkün [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-ozgur-ozel-abdullatif-senere-oy-atan-chplilere-bir-ozur-borcumuz-var/">CHP&#8217;li Özgür Özel: Abdüllatif Şener&#8217;e Oy Atan CHP&#8217;lilere Bir Özür Borcumuz Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span data-contrast="auto">CHP Grup Başkanı <a href="https://haberduyur.com/tag/ozgur-ozel-haber/"><strong>Özgür Özel</strong></a>; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın, &#8220;Merdiven altı kapkaççılara kendinizi kaptırmayın. Gençlik ve Spor Bakanlığı&#8217;mızın Diyanet İşleri Başkanlığı&#8217;mızın sizlere yönelik çalışmaları var&#8221; açıklamalarına ilişkin, &#8220;Merdiven altına yöneltmeyin, merdiven altının cezasını kaldırmayın Sayın Erdoğan. Bunu yapan sizsiniz. Meselenin sorumlusu sizsiniz. Ama bu sorumluluğu üstlenmek yerine bu ifadeleri kullanıyorsunuz. Bunu kesinlikle kabul etmemiz mümkün değil&#8221; dedi. Özel, Abdüllatif Şener&#8217;in açıklamalarını ise, &#8220;Abdüllatif Şener’i listemize koyup da oy verdirttiğimiz ve onu buraya taşıyıp da taşıyamadığımız CHP’lilerden özür dilemek dışında söylenecek söz yok. Yoksa kendisi cevaba değecek bir tutum içinde değil&#8221; sözleri ile değerlendirdi. </span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM’de; gündemi değerlendirdi, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">“ŞU ANDA ADIYAMAN MİLLETVEKİLİMİZ SAVCILIKTA, BİLGİ ALIYOR:</span></strong><span data-contrast="auto"> Bugün yine bütün Türkiye’yi sarsan, can sıkıcı bir olayı konuşuyoruz. 12 yaşında bir evladımızı kaybettik. Semerkant’a ait bir medresede Abdulbaki Dakak, ayrılmak istediği yurtta ölü olarak bulundu. Bu konuyla ilgili olarak İnsan Hakları Komisyonu’ndan 3 milletvekilimiz; Diyarbakır Milletvekilimiz Sezgin Tanrıkulu, Adıyaman Milletvekilimiz Abdurrahman Tutdere ve Şanlıurfa Milletvekilimiz Mahmut Tanal’ı görevlendirdik. Şu anda Adıyaman Milletvekilimiz savcılıkta bilgi alıyor. Arkadaşlarımız, aile ile temas kurma girişimindeler. Bu konuyu bütün yönleriyle araştırmak durumundayız.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">BU MERDİVEN ALTI YERLERİ AÇTIRTAN KİM, BUNLARI KORUYAN KİM</span></strong><span data-contrast="auto">: Bu sırada Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmış olduğu açıklama, vatandaşın aklıyla alay eden ve vatandaşın vicdanıyla alay eden bir açıklama. Diyor ki ‘yaz tatili geliyor, merdiven altı yerlere değil, Diyanet İşleri’nin veya bakanlığın organizasyonlarına yönelin. Bu merdiven altı yerleri açtırtan kim? Bunları koruyan kim? Bugün Türkiye’de 2 bin civarında izinsiz, ruhsatsız, kaçak medrese olduğunu biliyoruz. 2013 yılına kadar bu tür yerler açmanın 3 yıl ile 6 yıl arasında hapis cezası vardı. Recep Tayyip Erdoğan kaldırdı. O günden sonra mısır patlağı gibi her ilçede, her beldede bu kaçak medreseler ortaya çıkmaya başladı. Caydırıcı ceza yok. Kanuni değil, merdiven altı ama cezası yok.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">MERDİVEN ALTINA YÖNELTMEYİN, MERDİVEN ALTININ CEZASINI KALDIRMAYIN SAYIN ERDOĞAN:</span></strong><span data-contrast="auto"> Bugün diyor ki ‘buralara gitmeyin.’ Gitmeyeceklerse neden varlar? Neden göz yumuyorsunuz, neden ceza vermiyorsunuz? Daha da vahimi, 2016 yılında Karaman’da KAİMDER ve Ensar’a ait olan 10 çocuğun istismara uğradığı ve büyük infial yaratan Ensar Vakfı olayından sonra ne yaptılar biliyor musunuz, Ensar’ın yurdundaki çocuklar küçük yaştaydı, o güne kadar bu vakıflar lise üstünde yurt açabiliyordu, ortaokul seviyesine indirdiler Ensar’ın yurtlarını suç olmaktan çıkarmak için. Bugün de diyor ki ‘merdiven altına yönelmeyin.’ Merdiven altına yöneltmeyin, merdiven altının cezasını kaldırmayın sayın Erdoğan. Bunu yapan sizsiniz. Meselenin sorumlusu sizsiniz. Ama bu sorumluluğu üstlenmek yerine bu ifadeleri kullanıyorsunuz. Bunu kesinlikle kabul etmemiz mümkün değil.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">BU KONUYU TAKİP ETMEYE SONUNA KADAR DEVAM EDECEĞİZ: </span></strong><span data-contrast="auto">İnsan Hakları Komisyonu üyelerimizin raporuna göre konuyu Meclis’te de takip etmeye devam edeceğiz. Urfa’da da takip etmeye devam edeceğiz. Bütün Türkiye’de de bu konuyu takip etmeye sonuna kadar devam edeceğiz.”</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">“ABDÜLLATİF ŞENER’İN AÇIKLAMALARINI İÇİM ACIYARAK, KANIM DONARAK İZLEDİM”</span></strong><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Özel, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. </span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Abdüllatif Şener’in açıklamaları üzerine yöneltilen soruya Özel, “Abdüllatif Şener’in açıklamalarını içim acıyarak, kanım donarak izledim. Canlı yayında izlemedim ama ardından sosyal medyada bugün televizyonlarda gördüm. Kanımız dondu. Abdüllatif Şener meselesinde şunu söylemek lazım; CHP toplumun belli kesimlerine erişmek, açılmak, Abdüllatif Şener’in Adalet ve Kalkınma Partisi’nin ‘Erdemliler Hareketi’ diye kurulduğu dönemden sonraki savrulmasını deşifre ettiği, sözde ona isyan ettiği ve toplumun vicdan sahibi muhafazakâr kesimlerini ifade ettiği bir dönemde CHP listelerinden kendine yer buldu. Samimiyetle şunu söyleyeyim, hangi CHP’linin yerine yer bulduysa o arkadaşımızın hakkını yedi ama bizim de o arkadaşımıza bir özür borcumuz var. Ona oy atan CHP’lilere bir özür borcumuz var. Abdüllatif Şener, takındığı tutumdan sonra partiye kaydolmuş. İkinci turdan önce istifa etmiş. Orada da suçüstü yakalandı ki Genel Başkan’a ikinci turda da oy vermemiş, birinci turda da oy vermemiş. Vicdanı kara, kalbi kurumuş. Kendisine alan açan bir partiye teşekkür etmesi gerektiği bir günde bir kez daha aynı alanı açmadı diye ihanet eden bir anlayışa ne denir? Böyle bir anlayışa ne denir? Bunun tekrarlanmaması için üzerimize ne düşüyorsa onu yapacağız. Hani seçim sonucundan ders alacağız ya, bu seçim sonucundan Abdüllatif Şener’in seçildiği seçimin sonucundan da ders almak lazımmış. Burada sadece şunu söylüyoruz, Abdüllatif Şener’e listemize koyup da oy verdirttiğimiz ve onu buraya taşıyıp da taşıyamadığımız CHP’lilerden özür dilemek dışında söylenecek söz yok. Yoksa kendisi cevaba değecek bir tutum içinde değil” diye yanıt verdi.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">“BUGÜN CHP, DEĞİŞİMİ KONUŞMAKTADIR”</span></strong><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu’nun kendisi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na ilişkin açıklamaları üzerine Özel, şu değerlendirmeleri yaptı:</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">“Seçimin sonuçları her kademede değerlendiriliyor. Bu konuda sayın İmamoğlu’nun, benim, sayın Genel Başkanımızın farklı zamanlarda farklı değerlendirmeleri oldu. İlk günlerde özellikle sosyal medyada sayın Genel Başkana yönelik olarak birtakım üslubunu asla kabul etmediğimiz hakaretvari yaklaşımlara da son derece rahatsız olduğumuzu ifade etmiştik. Bugün CHP, değişimi konuşmaktadır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun değişim konusunda, değişimin önünü açacağım ifadelerini konuşmaktadır. Ekrem İmamoğlu’nun değişime, sayın Genel Başkanın liderlik etmesi beklediği ifadelerini konuşmaktadır. Özgür Özel’in değişimin kararlı ama vefalı olması gerektiğini konuşmaktadır. Meşru bir zeminde bu 3 ismin birbiriyle iletişim halinde olduğu, birbirine saygı duyduğu, birbirine omuz verdiği ve birbiriyle olan ilişkilerini son derece olması gerektiği bir zeminde ve partiyi kayırarak götürdüğü bir noktadayız.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">“GENEL BAŞKANIMIZIN YAPICI YAKLAŞIMI ORTADAYKEN NİÇİN YAPILMAYA İHTİYAÇ DUYULMUŞTUR ONU SAYIN KUŞOĞLU İLE KARŞILAŞTIĞIMIZDA KONUŞURUZ”</span></strong><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Bugün bazı yandaş gazetelerin, ‘CHP üç parça.’ CHP tek bir parçadır. CHP’deki herkes CHP’yi ve Türkiye’nin geleceğini kendi kişisel menfaatlerinden önde görmektedir. Ben CHP Grup Başkanı sıfatıyla, sayın Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı sıfatıyla ve İstanbul Büyükşehir’in seçilmiş belediye başkanı sıfatıyla, sayın Genel Başkanımız, CHP’nin Genel Başkanı sıfatıyla son derece özenli, son derece saygılı, yapıcı, partinin yüksek faydasını gözeten bir tutum içerisindeyiz. Bu anlamda bunun dışındaki uyarılar kişisel uyarılardır. Bu uyarılar Genel Başkanın, takınmadığı bir üslup. Aksine sayın Genel Başkanımızın yapıcı yaklaşımı ortadayken niçin yapılmaya ihtiyaç duyulmuştur onu sayın Kuşoğlu ile karşılaştığımızda konuşuruz. Kendisi saygı duyduğumuz bir büyüğümüzdür. Ancak meselede biz, tam da olması gerektiği bir yerden, örnek bir şekilde tartışıyoruz. Çok iyi sonuçlar alacağımıza ve bunun sonunda hem önce CHP’nin hem sonra da Türkiye’nin kazanacağına kimsenin şüphesi olmasın. Bizim yaklaşımımız, bu değişim, dönüşüm sürecinde üzerimize hangi görev düşüyorsa, daha önce futbol deyimiyle ifade etmiştim, santrafor ise santrafor, orta saha ise orta saha, yedek kulübesiyle yedek kulübesi. Sorumluluk almaksa sorumluluk, fedakârlık yapmaksa fedakârlık. Çizgimiz budur, çünkü bizden beklenen de budur. Kimsenin kendisini partiden çok ve hiç kimsenin partimizi bizden çok sevdiğini kimse düşünmesin. En çok partimizi ve ülkemizi seviyoruz.”</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">“BUGÜN İÇİN BİR ADAYLIK İLANIM YOKTUR”</span></strong><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">CHP Genel Başkanlığına aday olup olmadığına ilişkin soruya Özel, “CHP için en doğru kararı vermek durumundayız. Kişisel kararlarımızın bir önemi yok. Bana sordular Genel Başkan adayı mısınız? Genel Başkan adayı da olurum sorumluluk da alırım, fedakârlık da yaparım dedim. Bu kararı bütün değerlendirme süreçlerini konuşmam gereken kim varsa konuşacağım dedim. Sayın Genel Başkanımız ile konuştum, sayın Ekrem İmamoğlu ile konuştum, önceki Genel Başkanımızla, Genel Sekreterlerimizle, partimizin büyükleriyle, gençleriyle, bizden umudu olan tüm toplumsal kesimlerle temas halindeyiz. Gerektiği yerde sorumluluk almaktan ve gerekiyorsa fedakârlık yapmaktan kesinlikle kaçınmayacağım ama bu konuda tüm ismi geçenler ve hatta olası olup şu an ismi geçmeyenlerle ilgili olarak da herkes kendisi için değil partisi ve ülkesi için en doğru değerlenmeyi yapma sürecindedir. Bugün için bir adaylık ilanım yoktur. Ancak sorumluluk düşerse adaylıktan kaçmam, fedakârlık düşerse bir dakika düşünmem” yanıtını verdi.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">“BELKİ DE 50’NCİ KERE KAMUDA TASARRUF YAPACAĞIM DİYEN SİZSİNİZ”</span></strong><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın, “Kamuda tasarruf tedbirlerini, araçları devreye sokacağız” açıklamasını Özel, şu değerlendirmeleri yaptı:</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">“Cevdet Yılmaz’ın açıklamaları gerçekten inanılmaz. Cevdet Yılmaz, sanki seçimlere girerken Cumhurbaşkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ydu, iktidar CHP’deydi de millet onlara görev verdi gibi açıklama yapıyor. Kamuda israfın önüne geçip tasarruf yapacakmış. İsrafı yapan sizsiniz. Belki de 50’nci kere kamuda tasarruf yapacağım diyen sizsiniz. Cevdet Yılmaz’ın söylediğine bakın, ‘Kamunun kara taşıtı kiralama gideri, son bir yılda yüzde 81 artmış; hava taşıtı kiralama gideri son bir yılda yüzde 389; kamunun taşıt alım yani kamunun satın alma giderleri son bir yılda yüzde 1228 artmış. 12 kat artmış. Kamunun akaryakıt alım giderleri yüzde 140 artmış. Cevdet Yılmaz gelmiş, kamuda tasarruf yapacağız. Seni atayana söyle israf yapmasın. Kamuda tasarruf genelgesi var. Genelgede saray muaf. Sen seni atayana söyle. Kamuda tasarruf genelgesine kendisini de seni de katsın.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">“HEPİMİZ YAPACAĞIZ AMA SARAYDAKİ BEYEFENDİLER YAPMAYACAK”</span></strong><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Cevdet Yılmaz diyor ki ‘tasarruf yapacağız.’ Hayır, tasarruf yapacaksınız diyor. Kim yapacak? Hepimiz yapacağız ama saraydaki beyefendiler yapmayacak. Mevcut tasarruf genelgesinden Cumhurbaşkanı ve yardımcısı muaf. Saraydaki bakanlar, görev yapanlar, kurullar hepsi muaf. Önce dönsünler kendilerine baksınlar. Vatandaşı kandırmaya çalışmasınlar. Bir diğeri de çıkıyor diyor ki Vedat Bilgin, işçilere söz vermişti, asgari ücret 500 dolar olacak diye. Bugün çıkmış Cevdet Yılmaz, ‘Asgari ücrette dolar konuşmayalım, TL konuşalım.’</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">“EV SAHİBİ KİRACIYA SABİT TÜRK LİRASINI MI KONUŞUYOR”</span></strong><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Yahu senin bakanın, düne kadar bakanın şimdiki komisyon başkanın seçimden önce oy istediği asgari ücretlilere 500 dolar dedi. O dediğinde 19 lira derken diyecek; o zaman deseydi ki 9 bin 500 lira yapacağız deseydi. Bugün dolar olmuş 25 lira; dolar konuşmayalım TL’ye dönelim. Yani 12 bin 500 vermeyelim, 9 bin 500 verelim. Peki, dolar konuşmayalım Türk lirası konuşalım. Ev sahibi kiracıya sabit Türk lirasını mı konuşuyor? Akaryakıt fiyatları dolar mı konuşuyor, Türk lirası mı konuşuyor? Doğalgaz fiyatları Türk lirası mı konuşuyor yabancı para mı konuşuyor? Bütün giderler Türk lirası mı konuşuyor dolar mı konuşuyor? Daha dün sen şöyle söylüyordun: Efendim dolardaki artış önemli değil; enflasyon etkisinden arındırıp bak. E o zaman asgari ücretliye artışı verirken de böyle bak bakalım.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">“12 BİN 500 LİRA ASGARİ ÜCRET, ASGARİ ÜCRETLİNİN ANASININ AK SÜTÜ GİBİ HELALDİR”</span></strong><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Enflasyon ne noktada? Efendim Vedat Bilgin dediğinde 19 liraymış. Doları suni tutuyorlardı. O günkü doların TL’sini konuşunca 9 bin 500… hayır. Sayın Veli Ağbaba’nın da açıkladığı gibi 12 bin 500 lira asgari ücret, asgari ücretlinin anasının ak sütü gibi helaldir. Vedat Bilgin üzerinden bu iktidarın işçilere verdiği namus sözüdür. O sözü tutacaklar. O sözü tutmadıkları taktirde tamamen vatandaşı kandırdıklarını itiraf etmiş olurlar. Bundan sonraki süreçte, seçim sathı mahalinde verilen sözlerin en sıkı takipçisi olacağımızı da bir kez daha hatırlatmak isterim.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="auto">“BU BİLİNÇLE HAZIRLANIYORUZ, BU BİLİNÇLE ÇALIŞIYORUZ”</span></strong><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Özel, yerel seçimlere ilişkin hazırlıklar üzerine yöneltilen soruya, “CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcılığı geçtiğimiz hafta bu konudaki yol haritasını Merkez Yönetim Kurulu’na sundu. Bizim hep söylediğimiz bir mesele… Bu yerel seçimlerin, bu yaşadığımız günlerin, geçtiğimiz seçimlerin bitişinin 14’üncü günü olduğu değil önümüzdeki seçimlerin ilk 14 günü olduğudur. Bu bilinçle hazırlanıyoruz, bu bilinçle çalışıyoruz” yanıtını verdi.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-ozgur-ozel-abdullatif-senere-oy-atan-chplilere-bir-ozur-borcumuz-var/">CHP&#8217;li Özgür Özel: Abdüllatif Şener&#8217;e Oy Atan CHP&#8217;lilere Bir Özür Borcumuz Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chpli-ozgur-ozel-abdullatif-senere-oy-atan-chplilere-bir-ozur-borcumuz-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Grup Başkanı Özgür Özel&#8217;den Meclis&#8217;te Can Atalay Çağrısı</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chp-grup-baskani-ozgur-ozelden-mecliste-can-atalay-cagrisi/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chp-grup-baskani-ozgur-ozelden-mecliste-can-atalay-cagrisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jun 2023 19:18:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel son dakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=22904</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Gezi Parkı davası tutuklusu Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay&#8217;ı hatırlatarak, &#8220;Bütün toplumsal davalarda bütün mağdur aileler kendisinden razı; bunu, bütün milletvekillerimiz rastgele o aileleri bir hatır sormak için arasalar Can’ın Aladağ aileleri için ne manaya geldiğini, Çorlu tren kazası aileleri için ne manaya geldiğini, Afyon patlaması aileleri [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chp-grup-baskani-ozgur-ozelden-mecliste-can-atalay-cagrisi/">CHP Grup Başkanı Özgür Özel&#8217;den Meclis&#8217;te Can Atalay Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı <a href="https://haberduyur.com/tag/ozgur-ozel-haber/" target="_blank" rel="noopener">Özgür Özel</a>, Gezi Parkı davası tutuklusu Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay&#8217;ı hatırlatarak, &#8220;Bütün toplumsal davalarda bütün mağdur aileler kendisinden razı; bunu, bütün milletvekillerimiz rastgele o aileleri bir hatır sormak için arasalar Can’ın Aladağ aileleri için ne manaya geldiğini, Çorlu tren kazası aileleri için ne manaya geldiğini, Afyon patlaması aileleri için ne manaya geldiğini herkes teyit eder ve 77 bin oy almış bir arkadaşımız en az benim kadar, en az Abdullah Güler kadar burada bu görevi hak ediyor&#8221; dedi. Özel, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş&#8217;a, &#8220;Burada görev size düşüyor sayın Başkanım. Bundan önce hani söyledik, hadi o olabilir, hadi bu olabilir ama buradan sonra Can Atalay&#8217;ın hakkını, milletin hakkını, Meclisin hakkını, hukukunu korumak size düşüyor; yargının bu müdahalesine karşı Meclise düşüyor&#8221; sözleriyle çağrı yaptı.</p>
<p>TBMM Genel Kurulu&#8217;nda Başkanlık Divanı, Meclis Başkanvekilleri, katip üyeler, ihtisas komisyonlarının üyeleri, idari amirler belirlendi. Son olarak Numan Kurtulmuş’un yönettiği bugünkü birleşimde Grup Başkanları ve Başkanvekillerine söz verildi.</p>
<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’a şöyle seslendi:</p>
<p>“Sizinle ilgili beklediğimiz adil yönetimi sayın Başkanvekilleri için de bekliyoruz ve bütün Meclis’in bunu beklemesi en doğal hakkı. Meclis idare amirlerimize parlamentoda, bu zeminde çok görev düşmemesini istiyoruz çünkü tansiyon yükseldiği zamanlarda davet ediyorsunuz ama ayrı ayrı alacakları görevlerde kendilerine başarılar diliyoruz. Divan kâtiplerimizin yine sayarken, bakarken, sizleri yönlendirirken en adil şekilde davranacaklarına inanıyoruz. Sayın Başkanım, tabii, bu vakitten sonra özel oturumlar dışında sizin çok nadir oturum yöneteceğinizi biliyoruz ve belli bir süre sizin Genel Kurula Başkanlık etmeyeceğinizi düşünerek.”</p>
<p><strong>“YARGITAY CEVAP VERMEYEREK YARGININ YASAMAYA MÜDAHALESİ NOKTASINDA BİR AKTİVİZM İÇİNDE”</strong></p>
<p>Özel, halen tutuklu olan TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ı hatırlatarak şunları söyledi:</p>
<p>“Milletin verdiği vekâleti getirmek için milletin iradesiyle seçilen milletvekillerimiz buradalar ancak bir arkadaşımız yok. Bu noktada, sayın Devlet Bahçeli, ismini kâtip üyeye okuttu yani millet görev verdi, mazbata alındı, Meclis Başkanı millet adına yemine çağırdı ama Can Atalay gelip yemin edemedi. Anayasa Mahkemesi’nin bu konuda daha geçen dönem verdiği örnek kararlar mevcutken, Can yapmış olduğu başvuruda seçilme hakkını kullanmış, milletin vekâleti hakkını almışken Yargıtay Can’ın avukatlarının yapmış olduğu başvuruya cevap vermeyerek yargının yasamaya müdahalesi noktasında bir aktivizm içinde.</p>
<p><strong>“EN AZ BENİM KADAR, EN AZ ABDULLAH GÜLER KADAR BURADA BU GÖREVİ HAK EDİYOR”</strong></p>
<p>Ben kişisel olarak Can Atalay’ı Soma davasında o 301 ailenin haklarını bilabedel ararken hepsinin kendinden razı oldukları bir avukat olarak tanıyorum. Bütün toplumsal davalarda bütün mağdur aileler kendisinden razı; bunu, bütün milletvekillerimiz rastgele o aileleri bir hatır sormak için arasalar Can’ın Aladağ aileleri için ne manaya geldiğini, Çorlu tren kazası aileleri için ne manaya geldiğini, Afyon patlaması aileleri için ne manaya geldiğini herkes teyit eder ve 77 bin oy almış bir arkadaşımız en az benim kadar, en az Abdullah Güler kadar burada bu görevi hak ediyor. Özgürlüğü sınırlanıp hapishaneye yollanmış arkadaşımıza Anayasa Mahkemesi&#8217;nin verdiği emsal karar ortada, Enis Berberoğlu konusunda vermiş olduğu karar ortada ve mahkemenin Anayasa Mahkemesi kararına direnmesine rağmen 2’nci kararla uymaya zorlama konusundaki kararı ortada. Seçildi, henüz tutuklu, suçu kesinleşmedi; yargılama duracak, Meclis’e yollanacak.</p>
<p><strong>KURTULMUŞ’A SESLENDİ: “CAN ATALAY&#8217;IN, MİLLETİN, MECLİS’İN HAKKINI, HUKUKUNU KORUMAK SİZE DÜŞÜYOR”</strong></p>
<p>Burada görev size düşüyor sayın Başkanım. Bundan önce hani söyledik, hadi o olabilir, hadi bu olabilir ama buradan sonra Can Atalay&#8217;ın hakkını, milletin hakkını, Meclis’in hakkını, hukukunu korumak size düşüyor; yargının bu müdahalesine karşı Meclis’e düşüyor. En kısa sürede burada inisiyatif almanızı ve arkadaşımızın buraya gönderilmesini, yeminini ve milletvekilliği görevini yapmasını sağlamanızı bekliyoruz. Bunu Can’a özel yapmıyoruz; MHP milletvekili hapishanedeyken bunu aynen söyledik, iki milletvekilimiz için söyledik, Halkların Demokratik Partisi’nin milletvekilleri için her seferinde söyledik, aynı durumda Can için de söylüyoruz. Bu noktada sizden inisiyatif almanızı ve bu makamın, üstlenmiş olduğunuz bu zorlu görevin gereğini yapmanızı bekliyoruz.”</p>
<p><strong>GÜLER: “İNŞALLAH BAŞARILI HİZMETLER VERİRLER”</strong></p>
<p>AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, “Ben de 28’inci Yasama Dönemi içerisinde görev yapacak Başkanlık Divanına, Meclis Başkanvekillerine, kâtip üyelerimize ve idare amirlerimize başarılar diliyorum. Önümüzdeki dönemde kaliteli bir yasama dönemi içerisinde üstlenmiş oldukları bu görevlerinde destek ve Rabbimden yardım niyaz ediyorum, inşallah başarılı hizmetler verirler. Ve yine aynı şekilde, toplamda 19 tane komisyonumuzda görev yapacak milletvekili arkadaşlarımıza da başarılar diliyorum. İnşallah komisyon çalışmalarının da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.</p>
<p>İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, 28’inci Dönem’e ilişkin, “Ben de mevkidaşlarım gibi Başkanlık Divanına seçilmiş olan yeni Başkanlık Divanı üyelerimize görevlerinde başarılar diliyorum” diye konuştu.</p>
<p>MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül de “Bu ihtisas komisyonlarında, inşallah, 28’inci Dönemde memleketimiz, milletimiz için çok hayırlı, faydalı düzenlemelerin görüşülmesini temenni ediyoruz” dedi.</p>
<p><strong>“UMARIM, GERÇEKTEN UZLAŞMACI VE KAPSAYICI BİR TUTUMLA BU MECLİSTE, HEP BİRLİKTE, ORTAK AKLIN GELİŞTİREBİLDİĞİ BİR ÇALIŞMA DÖNEMİNİ YAŞAYABİLİRİZ”</strong></p>
<p>Yeşil Sol Parti Grup Başkanvekili Saruhan Oluç da TBMM Başkanı Kurtulmuş’a, “Öncelikle size görevinizde tekrar başarılar diliyorum. Umarım, gerçekten uzlaşmacı ve kapsayıcı bir tutumla bu Mecliste, hep birlikte, ortak aklın geliştirebildiği bir çalışma dönemini yaşayabiliriz” diye seslendi.</p>
<p><strong>OLUÇ: “ELBETTE Kİ ARAMIZDA TARTIŞMALAR OLUR AMA BU TARTIŞMALARI MAKUL BİR DÜZEYDE SÜRDÜRMEK HEPİMİZİN ÇIKARINADIR”</strong></p>
<p>Başkanlık Divanı, ihtisas komisyonlarına seçilen vekilleri tebrik eden Oluç, “Geçmiş dönem komisyonlarda çok zaaflar yaşanmıştı, umarız bu dönem ihtisas komisyonları gerçekten ihtisas komisyonları gibi çalışır, Meclis’in yasa yapması konusunda iradesini daha güçlü bir şekilde ortaya koyar ve hep birlikte bu çalışmayı sürdürebiliriz. Elbette ki aramızda tartışmalar olur ama bu tartışmaları makul bir düzeyde sürdürmek hepimizin çıkarınadır ve toplumun da çıkarınadır” dedi.</p>
<p><strong>“BİR AN EVVEL MECLİSE GELİP YEMİN ETMESİNİN SAĞLANMASI GEREKİR”</strong></p>
<p>Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay’ın hala Meclis’e gelemediğini ve yemin ederek göreve başlayamadığını anımsatan Oluç, şöyle konuştu:</p>
<p>“Biraz evvel Sayın Özel&#8217;in değindiği nokta. Seçim yapıldı ve bir irade ortaya çıktı, millet iradesi ortaya çıktı. Beğeniriz beğenmeyiz, eleştiririz eleştirmeyiz ayrı bir şey ama bütün milletvekillerinin haklarını korumak Meclis’in ve milletvekillerinin itibarını sağlamak esas itibarıyla Meclis Başkanlığının görevidir. Bu konuda geçmişte çok örnek yaşandı, farklı örneklerde görüldü, ama Can Atalay&#8217;ın milletvekili seçildiğini, mazbatasını aldığını ve Meclis’in çeşitli toplantılarında adının dile getirildiği bir durumda kendisinin hâlâ cezaevinden çıkarılmamış olmasının yanlış bir tutum olduğunu söylüyoruz ve bir an evvel Meclis’e gelip yemin etmesinin sağlanması gerekir.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chp-grup-baskani-ozgur-ozelden-mecliste-can-atalay-cagrisi/">CHP Grup Başkanı Özgür Özel&#8217;den Meclis&#8217;te Can Atalay Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chp-grup-baskani-ozgur-ozelden-mecliste-can-atalay-cagrisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: Milleti Enkazdan Çıkarmayanları Siyasi Enkazdan Çıkarmaya Niyetimiz Yok</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-milleti-enkazdan-cikarmayanlari-siyasi-enkazdan-cikarmaya-niyetimiz-yok/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-milleti-enkazdan-cikarmayanlari-siyasi-enkazdan-cikarmaya-niyetimiz-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 16:19:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel son dakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=18505</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8220;Ahlaksız, namussuz, adi, terbiyesiz, vicdansız, fırsatçı, fesatçı, depremden menfaat devşirenler, yüzü kösele derisi olanlar” sözlerine ilişkin, &#8220;Şimdi bunlara cevap vermek, bunların seviyesine inmek, bunları düştükleri çukurdan kurtarmak olur. Milleti enkazdan çıkarmayanları siyasi enkazdan çıkarmaya niyetimiz yok. O çukurda bırakıyoruz onları. O çukurda kalsın Erdoğan. ‘Ahlaksız, namussuz, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-milleti-enkazdan-cikarmayanlari-siyasi-enkazdan-cikarmaya-niyetimiz-yok/">Özgür Özel: Milleti Enkazdan Çıkarmayanları Siyasi Enkazdan Çıkarmaya Niyetimiz Yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8220;Ahlaksız, namussuz, adi, terbiyesiz, vicdansız, fırsatçı, fesatçı, depremden menfaat devşirenler, yüzü kösele derisi olanlar” sözlerine ilişkin, &#8220;Şimdi bunlara cevap vermek, bunların seviyesine inmek, bunları düştükleri çukurdan kurtarmak olur. Milleti enkazdan çıkarmayanları siyasi enkazdan çıkarmaya niyetimiz yok. O çukurda bırakıyoruz onları. O çukurda kalsın Erdoğan. ‘Ahlaksız, namussuz, adi’ diyen diliyle orada kalsın. Biz, ona demeyeceğiz. O sözü söyleyen diliyle millet onu o çukurda bırakacak zaten. Ben, küfrüne cevap vermem. Küfrünü tekrar da etmem. Ama millet onun hakkını, notunu verir&#8221; dedi.</p>
<p>Özgür Özel, bugün TBMM&#8217;de basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Özel’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:</p>
<p><strong>“42 BİN 310 VATANDAŞIMIZ HAYATINI KAYBETTİ. 115 BİN YURTTAŞIMIZ YARALANDI: </strong>Zor bir basın toplantısı, çünkü burası bizim kürsümüz. Meclis, milletin evi, bizim evimiz. Yıllardır burada görev yapıyoruz. 17 gün önce çok büyük bir deprem gerçekleşti. Kahramanmaraş’ta peşi sıra 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki depremden Kahramanmaraş’ımız, Hatay’ımız, Adıyaman’ımız, Malatya’mız, Gaziantep’imiz, Osmaniye’miz, Adana’mız, Diyarbakır’ımız, Şanlıurfa’mız ve Elazığ’ımız etkilendi. 42 bin 310 vatandaşımız hayatını kaybetti. 115 bin yurttaşımız yaralandı.</p>
<p><strong>ÇOK ACILARI BİRLİKTE GÖĞÜSLEDİK, KALDIRMAYA ÇALIŞTIK:</strong> Bu topraklar çok acılar gördü. Çok acıları birlikte göğüsledik, kaldırmaya çalıştık. Şüphesiz, Cumhuriyet’in ikinci yüz yılında yaşadığı en büyük felaketlerden bir tanesini ve en çok can kaybıyla sonuçlanan bir felaketi hep beraber yaşıyoruz. CHP Grubu adına, bir kez de Meclis çatısı altında, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Acılı ailelerine, şehirlerine, tüm milletimize başsağlığı diliyoruz.</p>
<p><strong>SUÇLUNUN SUÇLU, SORUMLUNUN SORUMLU OLDUĞU GERÇEĞİNİ KABULLENEREK HAREKET EDECEĞİMİZİN SÖZÜNÜ VERİYORUZ:</strong> Ayrıca depremden iki hafta sonra Hatay’ın Defne ve Samandağ ilçelerinde de iki ayrı deprem oldu. Orada da kayıplarımız var. Aynı duyguları paylaşıyoruz. Bundan sonra böyle kayıplar verilmemesi için hem ulus olarak hem devlet olarak üzerimize düşen her şeyin yapılması için tüm gayretleri göstereceğimize; sorumluların araştırılmasında, kovuşturulmasında, cezalandırılmasında, cezalarının affedilmemesinde, caydırıcılığın sürdürülmesinde herhangi bir siyasi ayrım olmaksızın suçlunun suçlu, sorumlunun sorumlu olduğu gerçeğini kabullenerek evrensel hukuk ilkelerine ve ülkenin kanunlarına ve kurallarına göre hareket edeceğimizin şimdiden sözünü veriyoruz.</p>
<p><strong>DÖRT KATLI RUHSATLARI GÖKDELENLERE ÇEVİRDİLER, ORADA KİŞİSEL MENFAATLER ELDE ETTİLER:</strong> Yerel yönetici bir başka siyasi partidense ve eğer bir kusuru, bir suçu varsa ona hukuk işletirken kendi siyasi partisinden olunca ‘İstifa etmezsen biz gereğini yaparız’ deyip, ‘Ya FETÖ’cüsün ya hırsız ama, istifa edersen sana kimse bir şey yapmaz’… Biliyorsunuz, ‘metal yorgunluğu’ adı verilen dönemde kimi güle oynaya, kimi ağlaya ağlaya istifa ettirilen ve kamuoyuna ‘Bu ya bir terör örgütüne mensup ya da yolsuzluklara bulaşmış, o yüzden genel başkanımız onu görevden alıyor’ denen kişilerden yargılanan, hesap veren bir kişi olmadı. Bu kişilerin yönettiği şehirlerde yarın bir deprem olduğunda Hatay’dan, İskenderun’dan, Malatya’dan, geçmiş depremdeki Elazığ’dan, bu depremdeki Adıyaman’dan, Kahramanmaraş’tan farklı görüntülerin ortaya çıkmayacağını, bin beterinin ortaya çıkacağını biliyoruz. Ama o kişiler ne yaptılarsa yaptılar, kimi parsel parsel sattılar, kimi yükseklikleri sonsuz yaptılar, görünürde bir okul, bir cami yaptırma karşılığında dört katlı ruhsatları gökdelenlere çevirdiler, orada kişisel menfaatler elde ettiler. Bunu herkes konuştu ama ‘Bizim dediğimizi yapıp, istifa edip gidersen yargılamadan bağışıklısın’ dendi.</p>
<p><strong>ÜLKENİN KANUNLARI NE DİYORSA O UYGULANACAK:</strong> CHP iktidarında, Millet İttifakı iktidarında, milletin gerçek iktidarında, hangi siyasi görüş olursa olsun kusuru, hatası olana, evrensel hukuk ne diyorsa, ülkenin kanunları ne diyorsa o uygulanacak. Cezalandırılmalarını da cezalarının affedilmemesi ve caydırıcılığın sağlanmasını da hep birlikte takip edeceğiz.</p>
<p><strong>BUNLARI AYRI AYRI VE DETAYLI ŞEKİLDE NOT ETTİK. AMA HIRS, İNTİKAM İÇİN DEĞİL: </strong>17 günün 13 gününü deprem bölgesinde geçirdim. Deprem haberini aldığımız anda, daha önceki İzmir, Elazığ depremleri tecrübelerimizden, dakikalar içinde Genel Başkan’ımızla görüşerek, grup başkanvekilleriyle gerekli eşgüdümü sağlayarak gruba ilk mesajımız, ‘İlk bulduğunuz vasıta ile deprem bölgesine ulaşın’ oldu. O gün yollarda olanlarla 86, ertesi gün 90, en nihayetinde 110 milletvekiliyle birlikte ilk andan itibaren oradaydık. Acıyı paylaşmak, sorunlarını görmek, görünür kılmak, koordinasyonsuzluğa karşı, milletvekili olmanın verdiği imkanlarla, sözünü dinletebilme kapasitesiyle katkı sağlamak için ellerinden geleni verdiler. Koordinatör valiler ve kaymakamlarla ve ilin atanmış ve seçilmiş tüm yöneticileriyle iş birliği içinde çalıştılar. Bu noktada çok olumlu örnekler, iş birliklerinin olduğunu da biliyoruz. Ancak bir muhalefet partisinin milletvekili olduğu için kaygıyla yaklaşan, hatta kaçan, uzaklaşanları da biliyoruz. Bunları ayrı ayrı ve detaylı şekilde not ettik. Ama hırs, intikam için değil, bu süreç geçtikten sonra şeffaflıkla hem devletin ilgili kademeleri hem kamuoyuyla paylaşmak hem de devlet hafızasına bırakabilmek için. Çünkü bir yerde can pazarı varken siyasi hesap olmaz.</p>
<p><strong>SUÇLARI, DEPREM BÖLGESİNDEN HABER VERİRKEN EKRANA YANSIYAN ‘DEVLET NEREDE’ SÖYLEMLERİ: </strong>Siyaset, tutarlılık işi. Siyasetin ekmeği, suyu, tuzu, mazotu, benzini, gazı tutarlılıktır. Söylediğinde haklı çıkmaktır. Tutarsızlıkların bedelini ödemektir. Haksız çıktığında bunu kabullenmektir. Ama bir tutarlılık lazım. Bugün RTÜK, Fox TV’ye, Haber Türk’e, Halk TV’ye, TELE 1’e, KRT’ye ve daha birçok kanala, yerel gazeteye, yerel televizyona cezalar yağdırmak üzere hazırlığını yapmış durumda. Suçları, deprem bölgesinden haber verirken örneğin ekrana yansıyan ‘Devlet nerede’ söylemleri. ‘Enkazın altında kaldık, devlet bizi yalnız bıraktı’ sözlerinin ekrana taşınması, vatandaşın isyanı, olmayan çadırı söylemek, gelmeyen yardımı, sönmeyen yangını söylemek. Bunları 12’nci, 13’üncü günde söylemek ağır bir suç mu Türkiye’de? Ben, bu konuşmayı yaparken hepsi birbirinden deneyimli Meclis muhabirlerinin gözlerinin içine bakarak, kayda alan kameramanlarımızın gözüne ve objektiflerine, dolayısıyla milletimizin gözünün içine bakarak söylüyorum; bugün 17’nci günde isyan etmek kolay değil. Edene, yazana, söyleyene şaşırılıyor. Çünkü sabah kapılar çalınıyor, alınıyor ya da kurumlara ceza yağdırılıyor.</p>
<p><strong>O MANŞETİ ATANLAR, BUGÜN DEVLETİN ÇÖKÜŞÜNÜ 10 GÜN SONRA SÖYLESEN VATAN HAİNİ İLAN EDİYOR:</strong> Depremden sonra ilk manşet; o gün Sabah Gazetesi, ‘Çaresizlik’ diyor. ‘Vatandaş çaresiz, devlet çaresiz, ölülerimizi koyacak yer bulamıyoruz’ deyip bir buz pistinin üzerindeki görünürde 10-12 vefat etmiş vatandaşımızın görüntüsüne ‘Çaresizlik’ diyor. Dün hepiniz, deprem bölgesinde yakınlarını TIR’ların arasında ve yaklaşık 250 vefat etmiş vatandaşlarımızın evlatlarının nasıl aradığını, o görüntüleri izlediniz. Bu görüntü, bu manşet, depremden sonraki günün ilk manşeti olarak atılabilir. Ama bugün o haberi yapanlar sorgulanıyor. Diyorlar ki ‘Devleti acz içinde gösteriyorlar. Bunlar fırsatçı. Siyasi fırsatçılık’. Yeni Şafak konuşsun mesela. Bugün iktidar adına manşet atan, tehdit eden, icap ettiğinde küfreden Yeni Şafak, 18 Ağustos günü, depremin ertesi günü ‘Devletin çöküşü’ demeye çekinmemiş. İki boyutu var. Bir; bu manşet atılabilmiş. İki; o manşeti atanlar, bugün devletin çöküşünü 10 gün sonra söylesen vatan haini ilan ediyor. Daha ilk gün ya. Bismillah, bir arama-kurtarma yapılsın. İlk gün.</p>
<p><strong>NE VARSA İÇİNDE YANSIN İSTİYOR SUÇÜSTÜ OLMUŞ DEPREM ANINDA, KİMİN KONTEYNERE BİLİYORUZ:</strong> Daha sertleri var. Örneğin Akit. ‘Devlet enkaz altında.’ 18 Ağustos’ta böyle çıkmış. 19 Ağustos’ta bir benzer manşet ile devam etmişler. Şimdi İskenderun’daki yangın iki konteyner ile çıkıp, müdahale edilmeyip bütün konteynerler yanıp, ne varsa içinde yansın istiyor. Suçüstü olmuş deprem anında, kimin konteyneri ise biliyoruz. İçinde ne varsa çıkacak elbet. Yansın istiyor. Koca İskenderun’da limanı cayır cayır yaktılar. Günlerce sürdü, izlediniz. Yangın haberini yapana soruşturma açtılar. Akit’in başlığının altında sayfanın dörtte biri; ‘Beceriksizlik değil ihanet, TÜPRAŞ hâlâ yanıyor’. Bu haber yapıldığında TÜPRAŞ 36 saattir yanıyordu. İskenderun Limanı göz göre göre yanarken o haberi yapana ‘vatan haini’ diyenler, ‘TÜPRAŞ hâlâ yanıyor’ haberinin üstüne gelmişler. Samimiyet, tutarlılık diyoruz ya… Hani ağzımıza yakışmaz, ‘Biraz adam olun, adam’ diyor, ‘insan olun’ demek istiyor. O eril dille ‘Adam olun’ diyor, ‘Erkek olun’ diyor. Busunuz siz, buradan geliyorsunuz.</p>
<p><strong>AK PARTİ’YE, MHP’YE OY VEREN GÜZEL İNSANLAR, BUNLAR BURADAN GELİYOR: ‘</strong>Kötü niyetli yaklaşımlarla devleti yıpratan hainler’ diye bize laf söyleyen Ömer Çelik… Mesela Yeni Şafak’ta köşe yazıyor. Diyor ki 23 Ağustos Pazartesi, depremden sonraki ilk köşe yazısını yazıyor arkadaş, diyor ki ‘Depremin ilk saatlerinde ortada olmayan devletlü zevat, aradan saatler geçtikten sonra, -saatleri diyor, günler demiyor- her köşe başlarından başlarını uzatıyorlar. İş yapmak adına bildikleri tek şey açıklama yapmak ve kesintisiz olarak sürdürmek’ Altında da beceriksizlerle doldurmuş. ‘Bugün’ diyor ‘susup da birilerinin façasını bozmamak için susmak ihanettir’ diyor. ‘Susmamak lazım’ diyor. Oysa ağzını açana had bildiriyordu Ömer Çelik. Deprem konusundaki en ufak eleştiri vatan haini. Bundan geliyor bunlar ey milletimiz. AK Parti’ye, MHP’ye oy veren güzel insanlar, bunlar buradan geliyor.</p>
<p><strong>ECEVİT, ÖĞLEN SAATİ, YANİ DEPREMDEN 9 SAAT SONRA VALİLİK BİNASI ÖNÜNDE AÇIKLAMA YAPIYOR:</strong> Bunlar, 1999 deprem enkazı ve onun tetiklediği 2001 krizi üzerine inşa ettikleri iktidarında sürekli aynı yalanları attılar. Ne dediler? ‘Ecevit ortalarda yoktu.’ Ömer Çelik, ‘Saatler sonra çıkabildi’ diyor. Yandaşlaştırdıkları, devşirdikleri birisine, ‘Bir hafta deprem bölgesine gidemedi’ yalanını attırdılar. Ecevit, öğlen saati, yani depremden 9 saat sonra valilik binası önünde açıklama yapıyor, yanında bakanları ile. Erdoğan’ı çarşambadan önce görebilen oldu mu? ‘Saatler sonra çıkabildiler’ diyenler, günler sonra çıkabildiler meydana. Destekçisi Devlet Bahçeli. Buradaki devlet kimin tarafından yönetiliyordu. Kendisinin başbakan yardımcısı olduğu hükümet. Ya Devlet Bahçeli değil de Cevdet Bahçeli olsa bu manşetlerden utanır, ‘Adamın kardeşlerine neler söyledik’ diye. Devlet Bey, bu kadar uyum, sükût içinde; ‘Cumhurbaşkanımızın yanındayız’… Geçmişte sana yaptılar. Şimdi ettiklerini buluyorlar. Sen, onlar ettiklerini bulurken yine onların yanındasın. Yine ezilen, yine yetişemeyen, yine isyana uğrayan taraftasın. Bir dön bak ya. Burada haksızlık yapıyorlarsa bugünküne niye bu tavrı koyuyorsun? Yok bugünkü tavrın doğruysa o gün bunu yapanların nasıl koluna giriyorsun?</p>
<p><strong>DEVLET BEY KONAĞI, BİLGE APARTMANI’NIN TAM KARŞISINDA. GÖZÜ YAŞLI DEPREMZEDE, ‘BU KAPILAR BİZE AÇILMADI’ DEDİ:</strong> İsyan var. Ben gittim, 5’inci gün Osmaniye’ye. Osmaniye’de apartmanın adı Bilge Apartmanı. İsyan yükseliyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay demiş ki Osmaniye’yi arama-kurtarmanın bittiği illerde saymış. Bir sonraki paragrafta da bitmek üzere olan illeri saymış. Oysa Bilge Apartmanı, 175 kişi içeride. 114’ünün hâlâ içeride olduğu söyleniyor. ‘Nasıl bırakırlar arama-kurtarmayı’ isyanı var. Gittik, Bilgi Apartmanı’nın yanında el sıka, el öpe insanlarla konuştuk. ‘Rahat olun, buradayız, arama-kurtarma sürecek.’ Diyor ki ‘Osmaniye’de bitmek üzereymiş, ne olacak çocuklarımız’. Orada şaşalı bir bina var karşıda. Bu binayı bilen var mı? Sağlam yapılmış. Devlet Bey Konağı. Devlet Bahçeli’nin bundan sonra gideceği, istirahat buyuracağı, misafirlerini kabul edeceği konak. Bilge Apartmanı’nın tam karşısında. Gözü yaşlı depremzede, ‘Bu kapılar bize açılmadı’ dedi. Oysaki Türk gelenek göreneği, örfü adeti, bu depremdeki ruhla beklemez misiniz bu konak açılsın, çorbalar kaynasın, bir sıcak çay verilsin analara. O geniş bahçesindeki çimlerin üzerine hiç olmazsa çadırlar kurulsun. Sayısız odası, Devlet Bey’in komşularını misafir etsin. Hiç açılmadı bu kapı. Ben, başka bir şey söylemeyeceğim. Benim işim hakaret etmek değil. O gün gördüğümde, onu açıp, videoyu koyup da ‘Devlet Bey, aç şu kapıları’ demeyi de bilirdik. Bizim işimiz orada infial yaratmak da değil. Ama bizim işimiz, bu söylediklerinizi duyduktan sonra bunu milletin vicdanına havale etmek.</p>
<p><strong>O 10 İL DEĞİL, 71 İL FELAKETİN BOYUTUNU GÖRMESİN DİYE SOSYAL MEDYAYI KAPATTI BUNLAR: </strong>Bu ülkede insanlar hayata sosyal medyaya yardımlaşmaları üzerinden tutunmuşken, enkaz altıyla bile Whatsapp’tan, Twitter’dan, Facebook’tan ilişki kuruluyorken sırf o 10 il değil, 71 il felaketin boyutunu görmesin diye sosyal medyayı kapattı bunlar. Bilge Kaan açı doyurmuş, bunlar sağlıklı adamı ölüme terk ettiler. Kurtarmak yerine, kurtardığı bilinmesi yetiyordu ona. Çünkü Tayyip Bey’in dediği gibi, ölen ölür, onlar yoluna devam eder. ‘Fıtrat’ deyip geçti bizim Soma’da yüzümüze. ‘Bu mesleğin fıtratında var, ölenler olur.’ Ölenlerin sayısı seçim kaybettirmeye yetmiyorsa kalanların ne hissettiği, ne algıladığı, ne kadar bildiği, nasıl oy kullandığı önemli onun için. Sorun burada. İsyan buna.</p>
<p><strong>AFAD’IN ELİNDE DAHA DA ÇADIR OLMADIĞININ, ÇADIRLARI DA DOĞRU YERE KURMADIĞININ BİR İSPATI:</strong> AFAD, en son 16 Şubat’ta dedi ki ‘Bölgeye 386 bin 874 çadır yolladım. Bunların 172 bin 265’i kuruldu’. Yani yüzde 44. Depremin onuncu gününde çadır ihtiyacından çok azı yollanmış ve yüzde 44’ü kurulmuşken o günden sonra eleştiri alınca AFAD, bu açıklamaları kesti. Dün Tayyip Bey’in ağzından, ‘AFAD verilerine göre’ diyor, bize vermiyor. AFAD’ın ona verdiğine göre, ‘Şu an itibariyle 301 bin 289 çadır kuruldu’ diyor. Bakın, açıklamanın üzerinden ilave 6 gün geçmiş. 386 bin çadırın 301 kurulmuş. Halen daha kurulmayan 80 bin çadır var. Halen talep edilen 500 bin çadır var. AFAD’ın elinde daha da çadır olmadığının, çadırları da doğru yere kurmadığının bir ispatı. Bazı yerlerde çadırkentte boş yer var. Bazı yere hiç çadır kurulmamış.</p>
<p><strong>4 YIL ÖNCE KENDİ YAZDIĞI YAZININ BUGÜN CELLADI OLMUŞ ORHAN BEY, BUGÜN VİCDANIN VARSA GİTME: </strong>Bugün ceza verecek RTÜK üyeleri var. Bıçağı biliyorlar. Saraydan talimat öyle gelmiş. Palayı biliyor adam. Birazdan kesecek kafaları. Örneği Orhan Karataş. TürkGün Gazetesi’nde yazar arkadaş. 27 Eylül 2019 günü. TürkGün Gazetesi’nde şöyle yazmış; ‘Her depremden sonra yeterli hazırlığın yapılmadığı, alınan tedbirsizliklerin ve eksikliklerin kaldığı, tamamlananlarda da devamlılık sağlanmadığı ve unutulup bir kenara bırakıldığı ortaya çıkıyor. Bir an önce tedbir alınmalı ve depreme dayanıklı binalar yapılmalı.’ Şimdi Orhan Bey, yazının altına imza atıyoruz da sen bugün böyle eleştiriler yapanların cezasının altına nasıl imza atacaksın? 4 yıl önce kendi yazdığı yazının bugün celladı olmuş Orhan Bey, bugün vicdanın varsa gitme, katılma o toplantıya. Atma o imzayı.</p>
<p><strong>TORUNUN OLUR, ÇOCUĞU OLUR, BU İKİSİNİ GÖRÜR, DEDESİNDEN UTANIR: </strong>Deniz Güçer var, bir başka RTÜK üyesi. 2011 Van depreminin ardından bu iktidarın 2007 yılında kapattığı Ulusal Deprem Konseyi’nin başkanı Haluk Eyidoğan ile röportaj yapıyor. Sayın Eyidoğan’ı canlı yayına çıkardı diye bugün bir televizyona, Sayın Eyidoğan’ın söylediği sözler nedeniyle kapatma veya para cezası vermeye çalışacaklar. Yani Deniz Güçer, Van depreminden sonra röportaj yaptığı kişiyi o depremden 12 yıl sonra röportaj yapan bir kanala, ‘Niye Haluk Eyidoğan’ı çıkarıp da provokasyon yaptırtıyorsun, bu deprem önceden biliniyordu, gelecekte de olacak, hazır değiliz’ dedi diye şimdi ceza vermeye çalışıyor. Tanımam, görmem. Deniz Güçer, o kararın altında imza atarsan bugün sana ‘aferin’ derler ama yarın birileri ikisini de önüne koyar. Tutar gazetecilik okur, torunun olur, çocuğu olur, bu ikisini görür, dedesinden utanır. Utandırtmayın.</p>
<p><strong>2. ORDUNUN EMRİNDE 120 BİN ASKER VAR. SAHADA 7 BİN 500: </strong>Vatandaşın yanında olamamış, beceriksiz bir afet yönetimi ile karşı karşıyayız. Bu süreçte AFAD’dan beklenenlerin yanında, ilk gün ben sahaya ilk ulaştığımda ilk duyduğum laf, ‘Asker nerede kardeşim, 99’da asker kurtardı milleti.’ Ertesi gün Gölbaşı’na gitmek üzere dağ yolundan giderken kayalar yuvarlanmış, döndük Nurhak’ı bulduk. Nurhak’a ilk girenlerdik. Nurhak’ta, ‘İlk siz geldiniz, asker niye yok’ dediler. Oradan çıktık, Elbistan’a gittik, ‘Asker olmazsa bu yük kalkmaz’ diye devletin görevlileri söylediler. Hulusi Akar, açıklamalar yapmış; aslında kendince orduyu kollayan, üstü kapalı bir şekilde Recep Tayyip Erdoğan’ı millete şikayet eden açıklamaları var. Diyor ki 04:30, askere hazır ol emri verilmiş. 13 dakika sonra. Ordu böyle bir şey arkadaşlar, kimse şaşırmasın. 04:50, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Metin Gürak görevinin başında. Böyledir ordu. Niye 2. Ordu? Çünkü Malatya’da. 100, 120 bin kişi. Deprem bölgesine en yakın. ‘Buradayım’ demiş. Herhangi bir kusur yok. Sabah 06:00, 2. Ordu birlikleri AFAD Arama Kurtarma Koordinasyonu’na geçmişler. AFAD’ı bulsalar koordine olacaklar. Sabah 07:00, TGC İskenderun, Bayraktar ve Sancaktar çıkarma gemilerine seyre hazır olun emri vermişler. 07:30 fırkateyn ve iki helikopter hazır duruma geçirilmiş. Peki arkadaşlar, çıkarma gemisini çıkarken gören var mı? Oradan tahliye yaparken görev var mı? 2. Ordu; 120 bin kişiyi, sahada görev var mı? ‘Biz hazırdık’ diyor, ‘sahaya sürmediler’. Çarşamba günü yaptı bu açıklamayı Akar, sahada 7 bin 500 TSK mensubu var, 2. Ordu’nun emrinde 120 bin asker var. Sahada 7 bin 500. 3 bin 500’ü arama-kurtarmada çalışıyor. 4 binini ben gördüm. Her köyün başında. Güvenlik.</p>
<p><strong>SOYLU’YA GÖRE 7 BİN 300 EKSİK BİR RAKAM. BENCE DE ÖYLE. HULUSİ AKAR’A GÖRE KAFİ:</strong> Şimdi 3 bin 500, arama-kurtarma için yeter mi? Yetmeyeceğini ben söylemiyorum, Süleyman Soylu söylüyor. ‘AFAD’ın toplam personeli 7 bin 300’tür. Takdir edilir ki 7 bin 300 personelle Türkiye’de bu afeti veya herhangi bir afeti yönetmek mümkün değildir.’ Şimdi Süleyman Soylu’ya göre 7 bin 300 eksik bir rakam. Bence de öyle. Hulusi Akar’a göre kafi. Hulusi Akar, ‘Orduyu hazır ettim’ diyor. Ama birileri o çıkarma gemilerini, o fırkateynleri değil, 7 bin 300 askeri istemiş. Bir paranoya var deniyor ya. Hani sabah atışmışlar ya. ‘Ne ordusu?’</p>
<p><strong>O ÇUKURDA KALSIN ERDOĞAN:</strong> Dün ‘Ahlaksız, namussuz, adi, terbiyesiz, vicdansız, fırsatçı, fesatçı, depremden menfaat devşirenler, yüzü kösele derisi olanlar’… Şimdi bunlara cevap vermek, bunların seviyesine inmek, bunlar düştükleri çukurdan kurtarmak olur. Milleti enkazdan çıkarmayanları siyasi enkazdan çıkarmaya niyetimiz yok. O çukurda bırakıyoruz onları. O çukurda kalsın Erdoğan. ‘Ahlaksız, namussuz, adi’ diyen diliyle orada kalsın. Biz, ona demeyeceğiz. O sözü söyleyen diliyle millet onu o çukurda bırakacak zaten. Ben, küfrüne cevap vermem. Küfrünü tekrar da etmem. Ama millet onun hakkını, notunu verir. Çıkmış diyor ki yanında 15 gün sonra memleketine gidebilmiş Devlet Bahçeli olduğu halde, Haçlı Seferleri’nde Moğol akımlarına karşı koyduğumuz dirençten falan bahsediyor. Öteki zaten kurtulan bebeklerin mucize, bunun da bir mesaj olduğundan bahsediyor. Bu akılla, bu yaklaşımla, bu mantıkla deprem ve afet yönetimi yapacaklarını ve diyor ki ‘Bana 1 yıl süre verin, nasıl düzelteceğimi göreceksiniz.’ Sana 21 yıl süre verdiler. Nasıl yıktığını gördük. Nasıl enkaz yarattığını, nasıl liyakatsizlerle beceriksiz bir yönetim olduğunu gördük. Daha verecek bir ayı yok bu milletin.</p>
<p><strong>DÜN OSMANİYE’YE GİDİNCE, ORTALIK TOZ DUMAN OLMASIN DİYE OSMANİYE BELEDİYESİ’NİN ASFALT DÖKÜMÜ İLE KARŞILAŞTILAR:</strong> Osmaniye’de toz toprak içinde Devlet Bey Konağı bir kenarda kale gibi dururken o mahallede 6 yakın apartman yıkılmış. Mahallede toplam 13 enkaz varken ve o kapılar sertçe kapalı, perdeler çekili, kılı kıpırdamayanlar, dün Osmaniye’ye gidince, ortalık toz duman olmasın diye Osmaniye Belediyesi’nin asfalt dökümü ile karşılaştılar. Türkiye’de Hatay Havalimanı açılsın diye dökülen asfalttan sonra dökülen ilk asfalt, Osmaniye’de toz kalkıp da Devlet Bey Tayyip Bey’e, Tayyip Bey Devlet Bey’e mahcup olmasın diye dökülen siyasi asfaltlama çalışmasıdır. Diyecek başka söz bulamıyorum.</p>
<p><strong>A GRUBU, YANİ DEPREMİN ETKİLEDİĞİ VE HALEN BULUNMAMIZ GEREKEN İLLERDE, İLÇELERDE, BELDELERDE, KÖYLERDE GÖREV YAPAN ARKADAŞLARIMIZ:</strong> Dünden itibaren grubumuzu 3 farklı gruba ayırdık. Bu arkadaşlarım, birazdan arz edeceğim plan dahilinde çalışacaklar. A Grubu, yani depremin etkilediği ve halen bulunmamız gereken illerde, ilçelerde, beldelerde, köylerde görev yapan arkadaşlarımız; 23 Şubat-26 Şubat arası illerde görev yapan genel başkan yardımcılarımızın varlığında. Örneğin Kahramanmaraş’ta Mehmet Göker, Ünal Demirtaş, Tufan Köse, Ahmet Kaya, Kemal Zeybek; Adıyaman’da Onursal Adıgüzel’in koordinasyonunda Abdurrahman Tutdere, Ednan Arslan, Mürsel Alban, Özgür Karabat; Fethi Açıkel koordinasyonunda 13 arkadaşımız Hatay’da, Veli Ağbaba koordinasyonunda 4 arkadaşımız Malatya’da, Aylin Nazlıaka koordinasyonunda 4 arkadaşımız Gaziantep’te olacak şekilde. Bu grup çalışmalarına devam edecek.</p>
<p><strong>ARKADAŞLARIMIZ DİĞER İLLERDEKİ NAKLEDİLEN DEPREMZEDELERİ ZİYARET EDECEK, İHTİYAÇLARINI ÖĞRENECEK VE YARDIMCI OLACAK:</strong> B Grubu’ndaki arkadaşlarımız, diğer illerdeki nakledilen depremzedeleri ziyaret edecek, ihtiyaçlarını öğrenecek ve yardımcı olacak. Bu illerimiz öncelikle Mersin, Antalya, Muğla, Eskişehir, Aydın, Bursa, Manisa, Balıkesir, Nevşehir, Yozgat. Bunun dışında diğer illerin valileriyle ve il başkanlarıyla koordinasyonu sağlayarak nöbet koyacağımız illeri belirlemek üzere bugün Kadim Durmaz, İsmail Atakan Ünver ve Mustafa Tuncer milletvekilimizin, olmadığı ya da henüz kaç depremzedenin nereye yerleştirildiğinin envanteri elimizde olmayan iller için çalışmalarını yapıyorlar.</p>
<p><strong>BU KOMİSYON, BİR JEOLOJİ MÜHENDİSİ, İKİ İNŞAAT MÜHENDİSİ, BİR MİMAR, BİR ELEKTRİK MÜHENDİSİ VE İKİ AVUKAT ARKADAŞIMIZDAN OLUŞUYOR:</strong> Bir C grubu çalışmamız var. O da tematik komisyonlarımız. Tematik komisyonlarla ilgili şöyle bilgi vereyim; birincisi teknik komisyonumuz. Bu komisyon, bir jeoloji mühendisi, iki inşaat mühendisi, bir mimar, bir elektrik mühendisi ve iki avukat arkadaşımızdan oluşuyor. Müzeyyen Şevkin, Sevda Erden Kılıç, Gülizar Emecan, Gökan Zeybek, Ulaş Karasu, Zeynel Emre ve Ednan Arslan. Bu arkadaşlarımız, deprem bölgesinde hasarlı binaların tespiti, bu tespitlerdeki itiraz ve uyuşmazlıklar, bunun takibi, delil takibi ve delil karartmaya karşı önlemler, delillerin korunması, hukuki sürecin takibi ve deprem yönetmeliğine uygunluklar, aykırılıklarla ilgili teknik çalışmaları yapıp rapor edecek ekibimiz.</p>
<p><strong>İKİNCİ KOMİSYONUMUZ KÜLTÜR VARLIKLARININ KORUNMASI KOMİSYONU:</strong> İkinci komisyonumuz, Kültür Varlıklarının Korunması Komisyonu. Hatay başta olmak üzere Gaziantep’te, Kahramanmaraş’ta ve diğer illerimizdeki kültür varlıklarının envanterini aldık. Mehmet Akif Hamzeçebi, Gürsel Erol ve Nihat Yeşil, bu kültür varlıklarının envanteri üzerinden, deprem sonrası durumlarını araştırıp hızlıca konservasyon, restorasyon ve bunun için önceden gerekli koruma tedbirlerinin alınıp alınmadığını, alınmıyorsa bu noktada alınması gereken tedbirler konusunda kamuoyunu bilgilendirecek; ilgili müze müdürlükleri, kültür il müdürlükleri ve Kültür Bakanlığı nezdinde çalışacak.</p>
<p><strong>ÜÇÜNCÜ KOMİSYONUMUZ, TARIM VE HAYVANCILIK KOMİSYONU: </strong>Üçüncü komisyonumuz, Tarım ve Hayvancılık Komisyonu. Orhan Sarıbal, Okan Gaytancıoğlu, Ayhan Barut, Cengiz Gökçel, İlhami Özcan Aygun ve Ömer Fethi Gürer’den oluşan bu komisyon, tarımda göçük altında traktör, tohum ekme makinaları, tohum ihtiyacı, gübre ihtiyacı, mazot ihtiyacı, bu sorunları görünür kılma ve yardım ulaştırma, ayrıca hayvancılıkta yem ihtiyacı, gebe hayvanlara veteriner desteği ve hayvanları barındıramayacakların paraya çevirmek istedikleri hayvan varlıklarının fırsatçılar değil, adilane bir şekilde çeşitli kurumlar tarafından alınması için gerekli çalışma ve koordinasyonu sağlayacaklar.</p>
<p><strong>EKONOMİ KOMİSYONU:</strong> Ekonomi Komisyonu’muz ise Çetin Osman Budak, Aykut Erdoğdu, Ünal Demirtaş, Tahsin Tarhan, Neslihan Hancıoğlu ve Bedri Serter’den oluşuyor. Ekonomi masamızın, esnaf masamızın ve emek bürolarının temsilcilerinden oluşan küçük komisyon, gereğinde yine genişletilmiş haliyle de çalışacaklar. Deprem nedeniyle sanayi kuruluşları, ticaret, esnaf ve emekçinin uğradığı zarar ve onlar için yapılabilecekleri yapacaklar.</p>
<p><strong>SAĞLIK KOMİSYONU</strong>: Sağlık Komisyonu, bir çocuk doktoru, bir kadın doğum uzmanı, bir genel cerrah ve bir eczacıdan oluşuyor. Ali Fazıl Kasap, Fikret Şahin, Çetin Arık, Gamze Taşcıer. Hijyen, çevresel şartların iyileştirilmesi ile ilgili gözlem, katkı ve projeleri çalışacaklar.</p>
<p><strong>REFAKATSİZ ÇOCUKLAR VE KAYIPLARIN TAKİBİ KOMİSYONU:</strong> Son olarak Refakatsiz Çocuklar ve Kayıpların Takibi Komisyonu. Sezgin Tanrıkulu, Mahmut Tanal, Ali Haydar Hakverdi ve Aysu Bankoğlu’ndan oluşuyor. Bu arkadaşlarımızın tamamı hukukçu, üçü İnsan Hakları Komisyonu’ndan, bir tanesi Çocuk Hakları Alt Komisyonu’nda görevli olan arkadaşlarımız, refakatsiz çocuklar ve kayıplar üzerinde gerekli çalışmaları yaparak sizlerle gerekli bilgileri paylaşacaklar. Bu çocukların takibini yapacaklar. Devletin şefkatli elinde olmasını, bir takım illegal yapıların eline geçmemelerini, geçmişler varsa onların takiplerini, aileleriyle kavuşturulabilecekler varsa onların kavuşturulmasını, gözetileceklerin ve korumaya alınacakların devlet eli şefkati ve resmi kurumlar tarafından yapılmasına katkı sağlayacaklar. Bu konuda olabilecek sıkıntıları ortadan kaldıracaklar.</p>
<p><strong>SAHADAKİ KİMSE 42 BİN ÖLÜM RAKAMINA İNANMAZ, İNANMASI DA DOĞRU DEĞİLDİR: </strong>Gerçek rakamlara ulaşacağız. Sahadaki kimse 42 bin ölüm rakamına inanmaz, inanması da doğru değildir. Bölgede bir ile gitmek üzereyken haber geldi. Kahramanmaraş tarafındaydım. ‘Abdurrahman’ın ağabeyinin kızı, torunu ve damadı, yani Abdurrahman’ın amcası olduğu 5 yaşında evladımız, annesi ve babası göçük altında çıkarılmış, cenazesini alacağız’ dediler. Mümkün olan en kısa sürede gittim. ‘Daha göçüğün başındayız’ dediler. Ben gittiğimde son cenazeyi verdiler. Birlikte bindik. Etrafta Abdurrahman, ailesi ve arama-kurtarma gönüllüsü iki arkadaştan başka kimse yoktu. Yanılmıyorsam depremin 5’inci günüydü. Birlikte Abdurrahman Tutdere’nin köyüne gittik. Köyde halen bekleyen 30 ve doldurulmuş 60 mezarın varlığında 3 cenazemizi defnettik. Abdurrahman’ın annesinin, bütün ailenin ömrüm boyunca aklımdan çıkmayacak ağıtlarının arasında defnetmek üzereyken biraz da ayıbıma giderek Abdurrahman’a dedim ki ‘Savcı gelmedi, savcı gördü mü?’ ‘Ağabey ne savcısı’ dedi. DNA örneği alınacak, fotoğraf çekilecekti, ‘Adıyaman’da ne savcısı ne DNA’sı? Biz televizyon mu izliyoruz ağabey’ dedi. ‘Ben milletvekiliyim, benim haberim yok. Buraya 70 kişi gömdüler, bir tanesini savcı görmedi’ dedi. Adıyaman’ın bütün köyleri böyleydi.</p>
<p><strong>ERKEN BİR ŞEY SÖYLEMEK İSTEMEMEM AMA 42 BİNİN ÇOK ÇOK ÜZERİNDE BİR RAKAMLA KARŞI KARŞIYA OLDUĞUMUZ BİR GERÇEK:</strong> Bu 42 bin rakamının gerçek olmadığı noktada biz, gerçek rakamları araştırmak üzere sahadaki arkadaşlarımıza teker teker bütün muhtarlardan başlayarak, sağlıklı ve resmi veri alabilecekleri tüm kaynaklardan verileri derleyerek karşılaştıracağız. Erken bir şey söylemek istememem ama rakamın bu 42 binin çok çok üzerinde bir rakamla karşı karşıya olduğumuz bir gerçek. Bunu sahadaki herkes kabul ediyor. Gerçek rakamlar konusunda tüm kurumların iş birliğine açık ve şeffaf olması gerekir. Bu konuda önerilerimiz var, bildiklerimiz var, yönlendirmelerimiz olabilir. Bu konuda maalesef arkadaşlarımız halihazırda karşı tarafın sürekli verileri paylaşmama noktasındaki bir direnci, inadıyla karşı karşıya olduklarını ifade ediyorlar.</p>
<p><strong>ULUSAL AFET STRATEJİSİ ÇALIŞMA GRUBUMUZ OLUŞTURULDU:</strong> Bir de büyük resme bakmak gerekiyor. Ulusal Afet Stratejisi Çalışma Grubu’muz oluşturuldu. 40’a yakın jeoloji mühendisi, jeofizik mühendisi, bunun yanında inşaat mühendisleri, mimarlar, şehir bölge planlamacıları… Şu anda telefonla davet ve teyit aşamasındayız. Grubumuzdan ilgili milletvekili, ilgili komisyon, genel başkanımız, genel sekreterimiz ve yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Seyit Torun’un da varlığında, Selin Sayek Böke’yle birlikte bir ilk büyük toplantıyı organize ediyoruz. O gönüllü gruplardan şehirlerin nasıl tasarlanacağını, taşınacaksa nereye taşınacağını, var olan yerde inşa edilecekse faylara, fay yasasının da eksikliğinin altını çizerek nasıl ilişkilendirileceklerini, hangi teknolojinin yapılması gerektiğini ve nasıl bir Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya, İslahiye, Nurhak, Nurdağı, hangi birini ne şekilde yeniden yapılacağını hep birlikte çalışacağız.</p>
<p><strong>İŞTE ÖLÜMÜ GETİREN MANTIK BU. NEREYE YAPACAKSIN? TAYYİP BEY’İN DEDİĞİ YERE:</strong> Bugün inşaatlar başlıyor. İşte ölümü getiren mantık bu. Nereye yapacaksın? Tayyip Bey’in dediği yere. Müteahhidin seçtiği yere. Boş bulduğun yere. Onun oraya, bunun buraya, o kadar katlı… Olmaz. Önce bir doğrusunu öğrenmek lazım, aynı yanlışı tekrar etmemek lazım. ‘Ben bir yıl içinde hepsini yapacağım.’ Bir yıl içinde sen yapmayacaksın, biz yapacağız. Ama doğru yere yapacağız. Bilim insanlarından faydalanmazsan bir sabah 5’i 10 geçe yine bakanlara fırça atarken bulursun kendini. Allah’tan öyle bir siyasi ömrün kalmadı. Böyle yıkımlarla karşılaşmamak için bilime sarılmak, tekniğe sarılmak, teknik insanlardan yardım almak ve doğrularını yapmak lazım. O yüzden en iyi bildiği iş, hemen inşaat, hemen çimento, hemen harç; arkasından ekonomi canlanır. Bir kere öyle bir şey yok. Çok büyük bir krizdeyiz ve alt, orta sınıf yoksullaşması, bu kadar satın alma güçlüğü varken o senin inşaat dediğin lokomotife takılacak vagonlar yok artık. Öyle bir orta sınıf yok, öyle bir orta direk yok. Domino etkisiyle yıkılan binalar var ama birbirine yaslanarak kalkacak toplum sınıfları yok artık. Eskinin orta direği şimdi ezildi. Yoksul oldu. Eskinin yoksulları; derin yoksullukta canı çıktı onların. Krizlerden dolayı çıktı, kötü para politikanızdan dolayı çıktı, en son üzerine de bu deprem çöktü.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-milleti-enkazdan-cikarmayanlari-siyasi-enkazdan-cikarmaya-niyetimiz-yok/">Özgür Özel: Milleti Enkazdan Çıkarmayanları Siyasi Enkazdan Çıkarmaya Niyetimiz Yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-milleti-enkazdan-cikarmayanlari-siyasi-enkazdan-cikarmaya-niyetimiz-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: Verdiğin Bütün Kanunsuz Emirler İçin Anayasa Mahkemesi Önünde Hesap Vereceksin</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-verdigin-butun-kanunsuz-emirler-icin-anayasa-mahkemesi-onunde-hesap-vereceksin/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-verdigin-butun-kanunsuz-emirler-icin-anayasa-mahkemesi-onunde-hesap-vereceksin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Jul 2022 12:29:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel son dakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=8856</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Millet de sizi ilk seçimlerde evinize eliyle yollayacak. Sonra milletimiz, için güzel günler, suçişleri bakanı için hesap verme günleri başlayacak. Dört bakanınızı kaçırdınız, Yüce Divan’a gidecekler. Verdiğin bütün kanunsuz emirler için bu milletin taktirinde, parlamentonun oylarıyla, Anayasa Mahkemesi’nin önünde hesabını vereceksin. O hesabı senden sormak, bu millete namus borcumuzdur” dedi. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-verdigin-butun-kanunsuz-emirler-icin-anayasa-mahkemesi-onunde-hesap-vereceksin/">Özgür Özel: Verdiğin Bütün Kanunsuz Emirler İçin Anayasa Mahkemesi Önünde Hesap Vereceksin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Millet de sizi ilk seçimlerde evinize eliyle yollayacak. Sonra milletimiz, için güzel günler, suçişleri bakanı için hesap verme günleri başlayacak. Dört bakanınızı kaçırdınız, Yüce Divan’a gidecekler. Verdiğin bütün kanunsuz emirler için bu milletin taktirinde, parlamentonun oylarıyla, Anayasa Mahkemesi’nin önünde hesabını vereceksin. O hesabı senden sormak, bu millete namus borcumuzdur” dedi.</p>
<p>CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Manisa’da; CHP Demirci İlçe Başkanlığı’nda gündemi değerlendirdi. Özgür Özel, sözlerine ANKA Haber Ajansı parlamento muhabiri, gazeteci Mehtap Belen’in hayatını kaybetmesi nedeniyle duyduğu üzüntüyü aktararak başladı. Özel, “Kanserle mücadele ediyordu. Kazanacağını ümit ediyorduk. Hayat dolu, gayretli, çalışkan bir arkadaşımızdı. Mehtap Belen’i kaybetmenin büyük üzüntüsü içindeyiz. ANKA Haber Ajansı’na, arkadaşlarına, ailesine ve Parlamento Muhabirleri Derneği’ne bir kez daha başsağlığı diliyoruz” dedi.</p>
<p>Özel, sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Bu hafta kötü bir haftaydı. Konya Şehir Hastanesi’nde kardiyoloji uzmanı doktor Ekrem Karakaya’nın öldürülmesi hepimizin yüreğini dağladı. 2002 yılında Gaziantep’te Ersin Arslan kalbinden bıçaklanmıştı. O günden bugüne 10 yıl geçti. Ersin Arslan hayatını kaybedene kadar defalarca sağlıkta şiddeti araştıralım demiştik, kabul etmemişlerdi. Sağlıkta şiddetin araştırılması ile ilgili rapor duruyor. Sağlık meslek örgütlerinin önerileri duruyor. Türk Tabipleri Birliği’nin önerileri duruyor. Ama biz Adalet ve Kalkınma Partisi’ni gerçek anlamda sağlıkta şiddeti ortadan kaldıracak tedbirleri alma ve etkin olarak uygulama konusunda ikna edemiyoruz.</p>
<p>Dün Sayın Genel Başkanımız çağrıda bulundu. Biz gerekli girişimlerde bulunuyoruz. Bayramı takip eden ilk günlerde, Sağlık Komisyonu Başkanı Recep Akdağ’ın, zaten yazın da çalışma izni Meclis tarafından verilmiş olan Sağlık Komisyonu’nu derhal toplantıya çağırmasını talep ediyoruz.</p>
<p>Öncelikle Türk Tabipleri Birliği’nin aynı mahkeme salonlarında olduğu gibi kim olursa olsun polis, güvenlik görevlisi, jandarma… Sağlık hizmetlerinin sunulduğu yerlere girerken silahını dışarıda bırakmasını istedikleri bir düzenleme var. Gerekli kanun teklifimizi sunduk. Bunun hem Sağlık Komisyonu’nda, hem Adalet Komisyonu’nda ivedilikle ele alınmasını bekliyoruz.  Yasal düzenlemelerin Meclis Genel Kurulu’ndan geçirilmesini bekliyoruz.</p>
<p>CHP olarak Meclis Genel Kurulu’nu bayramdan sonra toplantıya çağıracağız. Bu konuda Sayın Şentop’la da grup yönetimi olarak temaslarımız olacak. En uygun günde bütün partilerle görüşerek bu toplantıyı gerçekleştirmeyi son derece önemsiyoruz.</p>
<p><strong>“KANUNSUZ EMİRLER SONUCUNDA HEM GAZETECİLERE HEM SAĞLIK EMEKÇİLERİNE ŞİDDET UYGULANDI”</strong></p>
<p>Dün doktorların, sağlık emekçilerinin tepkilerini dile getirmek üzere özellikle İstanbul’da çıktıkları meydanlarda İçişleri Bakanı’nın, suç işleri bakanı Süleyman Soylu’nun vermiş olduğu yine Anayasa’ya aykırı, kanunsuz emirler sonucunda hem gazetecilere hem sağlık emekçilerine şiddet uygulandı. Bu şiddeti kınıyoruz. Bunun hesabını soracağımızı bir kez daha söylüyoruz. Kanunsuz emiri alan kolluk güçlerine de şunu söylüyoruz: ‘Kimse bizi yaşatmak için kendi hayatlarını en büyük risklere atmış olan sağlık emekçilerine karşı şiddet uygulamaya çalışmasın. Bunun toplum vicdanında çok ağır bir karşılığı olur. Suçişleri bakanının ne dediğine bakmayın. Siz, vicdanınızı, kanunları ve Anayasa’yı dinleyin. O sağlık emekçileri, sizin anneniz, sizin babanız, sizin kardeşiniz yaşasın diye kimi kendisi öldü kimi de hayatlarını tehlikeye attı.’</p>
<p><strong>“SAYIN ŞENTOP, AĞZINDAN ÇIKANI KULAĞIN DUYSUN”</strong></p>
<p>Mustafa Şentop demişken, bir video konferansla katıldığı 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin konferansta şöyle bir ifade kullanmış: ‘Cumhurbaşkanı’na karşı sandıkta zafer kazanmayanlar, sinsice örgütlenmiş bir yapı vasıtasıyla milli iradeye son verme cüretine kapıldılar. Bu millet onlara gereken dersi verdi.’ Sayın Şentop, ağzından çıkanı kulağın duysun. Bak bayram arefesindeyiz, bayramlık ağzımızı açtırıp da kalbini kırdırma. O gün Meclis’te sen yoktun ama biz vardık. Darbeyi duyduğumuz anda AKP grubunu, diğer grupları, günün Meclis Başkanı’nı arayıp; darbeye karşı direneceksek Meclis’ten direneceğiz diyen, bu telefonu açan benim. Benim Genel Başkanım, ‘seçilmiş iktidarın, seçilmiş Meclis’in arkasındayız, darbe kimden gelirse gelsin, tam karşısındayız’ demiş; bizi o Meclis’e yollayan, ilk fırsatta da Ankara’ya dönüp, ertesi günkü oturumda da darbe karşıtı tutumunu net olarak ortaya koyan kişi odur. Ne demek, ‘sandıkta yenemeyince?’ Ne demek sinsice darbeye giriştiler? O darbeye girişenler sizin et ve tırnak olduklarınız, ne istediyse verdikleriniz ve başımıza bela ettiklerinizdir. Sayın Şentop kötüyü söyletme. Benim çocuğum devlet okullarında okudu, seninkiler FETÖ okullarında okudu. Çocuklarını FETÖ okullarında okutan sensin, FETÖ’ye ağzı dolu dolu en güzel sözleri söyleyen, iltifatlar eden sensin. Benim partim bu tehlikeye dikkat çekerken sözcülerinin üzerine yürüyen sizlersiniz. Kamer Genç’i linç eden sizlersiniz. O geceki konuşmamı, A Haber’deki spiker, böylesi yapılmadı diye anlatıyordu. Bugüne kadar çok eleştirdik, şimdi Özgür Özel’i alkışlama zamanı diyordu. Ben dedim ki, ‘Yüz yıllık partiyiz, yeneriz yeniliriz; demokrasiden vazgeçmeyiz. Darbenin karşısındayız.’ Bu lafı söylemiş kişiye, o kişinin partisine ‘sandıkta yenemediler, darbeye giriştiler’ demek hadsizliktir. Derhal özür dileyeceksin, yoksa çok daha beterlerini duyacaksın. Bu sözlerdeki küstah, kaba yalanın derhal tashihine ihtiyaç vardır. Aksi takdirde bunun hesabını Şentop’tan sorarız.”</p>
<p><strong>“ADALET VE KALKINMA PARTİSİ, KRİZ DEVRALDIK DİYORDU. 30’DA ALDIĞI ENFLASYONU YÜZDE 138’E ÇIKARDI”</strong></p>
<p>Her ne kadar Maliye Bakanı; ‘ekonomi, gözlerdeki ışıltıdır’ dese de ekonominin bir güven işi olduğunu, öngörü işi olduğunu ve bir bilim olduğunu hepimiz biliyoruz. Bütün dünya da kabul ediyor. Burada, 12 aylık cari işlemler açığının 29 milyon dolara tırmandığını ifade etmemiz gerekiyor. Ancak Nebati, halen daha altı ay uyuyalım uyanalım düzelecek, gözümün içine bakın düzelecek diye milletle alay etmeye devam ediyor. Buradan bir kez daha ifade edelim. AK Parti geldiğinde enflasyon, TÜFE’de 29, bugünkü adıyla ÜFE’de 30’du. Bugün gelinen noktada; bu rakamlar TÜİK’e yani Tayyip’i Üzmek İstemeyen İstatistik Kurumuna göre, ÜFE’de 80’e, toptan eşya fiyatlarında ise yüzde 138’e dayandı. Adalet ve Kalkınma Partisi, kriz devraldık diyordu. 30’da aldığı enflasyonu yüzde 138’e çıkardı. Gerçek enflasyon rakamının yüzde 175’ten aşağıda olmadığını bütün bilim insanlar söylüyor.</p>
<p><strong>“O HESABI SENDEN SORMAK, BU MİLLETE NAMUS BORCUMUZDUR”</strong></p>
<p>Suçişleri bakanı, reisinin talimatlarıyla, saraydan gelen talimatlarla ve kendi yetkilerini aşarak sürekli bir şeyler yapıyor. En son, iki tane belediye başkanımız hakkında yaşananlar var. Bunlara dikkat çekmek gerekiyor. Bunlardan bir tanesi, geçen dönem Avcılar Belediye Başkanımız, Handan Toprak. 96 gündür tutuklu. 8 yıl önce, belediyede bir soruşturma açılmış, İçişleri Bakanlığı demiş ki başkanın bir ilgisi yok. Çünkü, ihale komisyonu var. Başkanı soruşturmanıza gerek yok. 8 yıl sonra, bu görüşe rağmen dosyayı tekrar açıp Handan Toprak’ı tutuklayarak Bakırköy Cezaevi’ne koydular ki bir algı yapsınlar. Dosyaya gizlilik koydular. Dosyanın içinde hiçbir şey olmadığını hepimiz biliyoruz. Şimdi iddianame hazırlamayarak kendisini içeride tutuyorlar. Gelinen bu noktada bir an önce iddianame hazırlanmasını, bir an önce dosyadaki gizliliğin kaldırılmasını ve milletin gerçekleri görmesini bekliyoruz. Diyorlar ki ‘Handan hanım Erkan Karaaslan diye biri var. Onunla ilişkin var. Sen deki Erkan Karaaslan’ı bize CHP Genel Merkezi yolladı. Biz onun üstünden bir komplo kuralım. Seni buradan bırakalım.’ Handan hanım, bu kirli teklifi reddettiği için içeride. Bu teklif, daha önce de sayın Erkan Karaaslan İstanbul seçimlerinden önce tutuklanmıştı. Anketlerde kaybettiklerini görenler, gidip Erkan Karaaslan’a Ekrem İmamoğlu ve Özlem Çerçioğlu hakkında aleyhte konuşursan biz tutarız ve seni serbest bırakırız. Artık senle uğraşmayız, gider başkalarıyla uğraşırız demişlerdir. Bunu milletimizin gözü önünde açıkça teşhir ediyoruz ve milletimizin vicdanına sevk ediyoruz. Ayrıca Menderes Belediye Başkanımız Mustafa Kayalar… Geçtiğimiz günlerde aldılar apar topar götürdüler. Bir gün tuttular. Mustafa bey, tertemiz bir kardeşimiz. Mustafa’nın böyle işleri olmaz dedik. Ama hepimiz yargıya saygılı şekilde bekledik. Mahkeme dedi ki Mustafa Kayalar’ın tutuklanmasına gerek yok. Kendisi görevinin başına gidebilir. Yargılama sürebilir. Peki ne oldu iki gün sonra? Suçişleri bakanı Süleyman Soylu imzasıyla Mustafa Kayalar, görevden el çektirildi. Mahkemenin vermediği kararı, Süleyman Soylu vermiş. Mendereslilerin iradesi, bizi Mustafa Kayalar yönetsin. Ama Süleyman Soylu, dünya kadar belediyede, dünya kadar seçilmiş, örneğin HDP’li seçilmiş belediye başkanlarına kayyum atadığı gibi CHP’de de bu sekizince belediye başkanı… Bir tanesi bile mahkeme tarafından suçlu bulunmamışken Süleyman Soylu’nun imzasıyla görevden alınıyor. Oylar size verilince milli irade, bize verilince kirli irade olamaz. Ekrem İmamoğlu’na bunu yaptınız. Mazbatasını iptal ettiniz. Milletin hakemliğine gittik. 13 bin 600 olan fark, 806 bin oldu. O demokrasi tokadını hatırlamıyorsan, unuttuysan; nasıl ben Binali Yıldırım’ı İstanbul’un başına getireceğim deyip, İstanbul’da fır dönüp 60 gün sonunda Binali beye akşamüstü 7’de arabasının kapısını açıp evine nasıl eliyle yolladıysa, millet de sizi ilk seçimlerde evinize eliyle yollayacak. Sonra milletimiz, için güzel günler, suçişleri bakanı için hesap verme günleri başlayacak. Dört bakanınızı kaçırdınız, Yüce Divan’a gidecekler. Verdiğin bütün kanunsuz emirler için bu milletin taktirinde, parlamentonun oylarıyla, Anayasa Mahkemesi’nin önünde hesabını vereceksin. O hesabı senden sormak, bu millete namus borcumuzdur.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-verdigin-butun-kanunsuz-emirler-icin-anayasa-mahkemesi-onunde-hesap-vereceksin/">Özgür Özel: Verdiğin Bütün Kanunsuz Emirler İçin Anayasa Mahkemesi Önünde Hesap Vereceksin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-verdigin-butun-kanunsuz-emirler-icin-anayasa-mahkemesi-onunde-hesap-vereceksin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>AKP&#8217;de Görev Yapan Yurttaştan Özgür Özel&#8217;e Size Bayağı Haksızlık Yaptım Hakkınızı Helal Edin</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/akpde-gorev-yapan-yurttastan-ozgur-ozele-size-bayagi-haksizlik-yaptim-hakkinizi-helal-edin/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/akpde-gorev-yapan-yurttastan-ozgur-ozele-size-bayagi-haksizlik-yaptim-hakkinizi-helal-edin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Jun 2022 10:34:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel son dakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=8496</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in Gaziantep’te sohbet ettiği bir kadın yurttaş, “Altı sene AK Parti’de mahalle başkanlığı yaptım, bayağı kullanıldım, bayağı size haksızlık yaptım, hakkınızı helal edin. Şimdi size geçtim” dedi. Özel, yurttaşa, “Helal olsun. Genel Başkan’ımız ‘Helalleşeceğiz’ diyor ya işte böyle olacak. Biz de sana helal ediyoruz” yanıtını verdi. Ataması yapılmayan bir öğretmen adayı, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/akpde-gorev-yapan-yurttastan-ozgur-ozele-size-bayagi-haksizlik-yaptim-hakkinizi-helal-edin/">AKP&#8217;de Görev Yapan Yurttaştan Özgür Özel&#8217;e Size Bayağı Haksızlık Yaptım Hakkınızı Helal Edin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in Gaziantep’te sohbet ettiği bir kadın yurttaş, “Altı sene AK Parti’de mahalle başkanlığı yaptım, bayağı kullanıldım, bayağı size haksızlık yaptım, hakkınızı helal edin. Şimdi size geçtim” dedi. Özel, yurttaşa, “Helal olsun. Genel Başkan’ımız ‘Helalleşeceğiz’ diyor ya işte böyle olacak. Biz de sana helal ediyoruz” yanıtını verdi. Ataması yapılmayan bir öğretmen adayı, Özel’e, “İŞKUR’a gidiyorum, adam bana diyor ki ‘Siz bir Fatma Şahin’e mi uğrasınız?’ İŞKUR müdürü Fatma Şahin’se bizim İŞKUR’da ne işimiz var” diye dert yandı.</p>
<p>CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Gaziantep ve Kilis’te esnafı ziyaret etti, yurttaşların sorunlarını dinledi. Özel’in Gaziantep’te dinlediği bir kadın yurttaş, “Altı sene AK Parti’de mahalle başkanlığı yaptım, bayağı kullanıldım, bayağı size haksızlık yaptım, hakkınızı helal edin. Şimdi size geçtim” dedi. Özel, yurttaşa, “Helal olsun. Genel Başkan’ımız ‘Helalleşeceğiz’ diyor ya işte böyle olacak. Biz de sana helal ediyoruz. Bizim de sana bir yanlışımız olduysa sen de helal et” diye yanıt verdi.</p>
<p><strong>“İŞKUR MÜDÜRÜ FATMA ŞAHİN’SE BİZİM İŞKUR’DA NE İŞİMİZ VAR”</strong></p>
<p>Atanması yapılmayan bir öğretmen adayı ise yaşadığı sorunları Özgür Özel’e şöyle anlattı:</p>
<p>“Okumuşuz, elimizde kapı gibi diplomalarımız var biz bugün intiharın eşiğindeyiz neredeyse. Teker teker intihar eden gençlerden sorumlu değiller mi acaba? Ücretli öğretmenliğe kadar gidip başvurdum, adam bana diyor ki ‘Hocam kusura bakmayın, size çıkmış ama sizin hakkınız başkasına verilmiş’ diyor.  İŞKUR’a gidiyorum adam bana diyor ki ‘Siz bir Fatma Şahin’e mi uğrasınız?’ İŞKUR müdürü Fatma Şahin’se bizim İŞKUR’da ne işimiz var?”</p>
<p>Özel ise “Antep’in köylerinde öğretmensiz okul var mı? Burada da bir tane okulsuz öğretmen var. Seçim gecesi valizini hazırla, okuluna gidiyorsun” diye konuştu.</p>
<p><strong>“ÜNİVERSİTEYE GİTSEK BİLE İŞSİZ KALACAĞIZ”</strong></p>
<p>Üniversiteye hazırlandığını ve tıp fakültesinde okumak istediğini söyleyen bir genç, “Eğer okusak, üniversiteye gitsek bile işsiz kalacağız. Ben tıp okumak istiyorum ama çok zor böyle bir ülkede” dedi. Özel’in gence yanıtı, “Doktorların kıymetini bileceğiz, çekinmeden ol. Ben de eczacıyım, seçimden sonra doktorları çok rahat ettireceğiz” oldu.</p>
<p>Kilis’te bir esnaf, Özel’e, “Altı kişi evdeyiz, dört kişi boşta geziyor. Son noktayı koyun bir zahmet, yeter artık” diye dert yandı.</p>
<p><strong>“6 AY OLDU GELELİ, GERÇEKTEN DE ŞU ANDA KAÇIP GİDECEĞİM”</strong></p>
<p>Özel’in dinlediği başka bir esnaf ise “Japonya’da üç yıl yaşadım, altı ay oldu geleli, gerçekten de şu anda kaçıp gideceğim. Küçücük Kilis’imiz bu kadar güzel, her taraf ferah, havalı; yani insanın burada kalası gelmiyor” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/akpde-gorev-yapan-yurttastan-ozgur-ozele-size-bayagi-haksizlik-yaptim-hakkinizi-helal-edin/">AKP&#8217;de Görev Yapan Yurttaştan Özgür Özel&#8217;e Size Bayağı Haksızlık Yaptım Hakkınızı Helal Edin</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/akpde-gorev-yapan-yurttastan-ozgur-ozele-size-bayagi-haksizlik-yaptim-hakkinizi-helal-edin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
