DOLAR 16,3126 -0.37%
EURO 17,5144 0.16%
ALTIN 968,80-0,59
BITCOIN 477617-2,05%
İstanbul
23°

HAFİF YAĞMUR

20:31

AKŞAM'A KALAN SÜRE

X
kamera sistemleri fiyatları
nostaljik radyo fiyatları, bluetooth kulaklık fiyatları
admin

admin

26 Mayıs 2022 Perşembe

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’nun İddialarına Yanıt

Erdoğan’dan Kılıçdaroğlu’nun İddialarına Yanıt
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kamu görevlilerini tehdit ettiğini öne sürerek, “Son dönemde giderek sıklaşan bir şekilde ana muhalefetin başındaki zatın kamu görevlilerine hakaret ettiğini, bürokratları hedef aldığını hatta açıkça tehdit ettiğini görmeye başladık” dedi. Erdoğan, “Bu devletin memuru da pozisyon almaz. İşini yapan her memurun teminatı hukukun kendisidir. Memurundan, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’na kadar her bir kamu görevlisinin yanındayız. Tüm kamu görevlilerimiz müsterih olsunlar” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da Etik Eğitim İşbirliği programında konuştu. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

“Kamu görevlilerin etik kurallara bağlı olarak çalışması tepeden tırnağa toplumun tüm kesimlerine dalga dalga yayılacak sonuçlar doğuracaktır. Fransızca kökenli olan ‘etik’ kavramını töre veya ahlak ifadeleriyle de karşılamak mümkündür. Ahlak en basit şekliyle iyi ve kötü arasında iyiyi tercih etmek. Edep ve adap sahibi olmak demektir. Bu ölçülerin hayatın her alanı gibi kamuda da korunmasını sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur. Etik kurumumuzun bu konuda giderek artan çabalarını cumhurbaşkanı olarak daima destekledim, desteklemeyi sürdürüyorum.”

“TÜRKİYE DÜNYANIN EN KÖKLÜ DEVLET GELENEĞİNE SAHİP ÜLKELERİNDEN”

“Geçtiğimiz yıllarda tarihinin en iddialı yönetim değişikliğini gerçekleştiren Türkiye, bu asrını geleceğine taşıma iradesine sahip olduğunu da göstermiştir. Ecdadın, ‘İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın’ şiarını hayata geçirme sorumluluğu en başta kamu görevlilerine aittir. Ülkemiz geçmişte uzun bir süre vesayetle, darbelerle, istikrarsızlık ve terör iklimini zehirlediği yapısal sorunlarla uğraşmak zorunda kalmıştır. Toplumun her kesimi gibi kamuda da kimi zaman ideolojik bağnazlık, kimi zaman ahlaki aşınma, kimi zaman vurdum duymazlık diyebileceğimiz zafiyetler yaşanmış olabilir. Ancak bu milletin mayası sağlam, bu devletin geleneği güçlü olduğu için hepsinin de zamanla üstünden geldik. Tüm bu zorlu sınamaların ardından artık tüm dikkatimizi büyük ve güçlü Türkiye hedefine yöneltebileceğimiz kritik bir sürece girdik. Geçtiğimiz 20 yılda ülkemiz her alanda olduğu gibi kamu hizmetlerinin kalitesi ve yaygınlığı konusunda da çok önemli mesafe kaydetmiştir. Kurumlarımızın fiziki alt yapılarının geliştirilmesinden, mevzuatın hizmet alanlar lehine kolaylaştırılmasına, elektronik devlet uygulamalarından, uzlaşma yollarının artırılmasına kadar pek çok reformu hayata geçirdik. Asırlık ihmalleri ve eksikleri bu kadar kısa sürede telafi etmek elbette kolay olmadı. Etik kurulumuz devletle millet arasındaki ilişkinin ahlak, adalet, hakkaniyet ve saygı çerçevesinde yürümesine verdiği katkıyla büyük ve güçlü Türkiye vizyonundaki yerini alacaktır.”

“BÜROKRATLARI HEDEF ALDIĞINI HATTA AÇIKÇA TEHDİT ETTİĞİNİ GÖRMEYE BAŞLADIK”

“Son dönemde giderek sıklaşan bir şekilde ana muhalefetin başındaki zatın kamu görevlilerine hakaret ettiğini, bürokratları hedef aldığını hatta açıkça tehdit ettiğini görmeye başladık. Elbette kamu görevlileri de yaptıkları işlerden eleştirilebilir. Biz de geçmişte valisinden hakimine, müsteşarından müfettişine pek çok kamu görevlisini hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını düşündüğümüz işlemleri sebebiyle tenkit ettik. Yapılan iş ve işlemlerini eleştirdik, ama şeriatın kestiği parmak acımaz diyerek ortaya çıkan iş ve işleme de riayet ettik. Demokratik hukuk devletinde olması gereken budur. Eleştirerek demokratik hakkımızı kullandık. İş ve işleme uyarak hukuka saygımızı gösterdik. Ana muhalefetin başındaki kişinin kullandığı yöntem kesinlikle demokratik hukuk devletine uygun yöntem değildir. Bu kişi kendisine oy vermedi diye kimi zaman işçiye, kimi zaman çiftçiye, kimi zaman esnafa hakaret ettiği gibi kimi zamanda kamu görevlilerini alenen hedef göstermektedir. Devletteki teamüllere zıt bir şekilde baskın yapar gibi kamu kurumlarının kapısına dayanmak ne demek? Demokrasi de böyle bir usul olabilir mi? Hukuk devletinde böyle bir tarz olabilir mi? Devletin teamüllerinde böyle bir yöntem olabilir mi? Asla. Kamu görevlilerinin hakkını, hukukunu da savunmak görevimizdir. Kamu görevlilerimize demokratik hukuk devleti sınırları dışında söz söyleyen herkes bu devletinde bu milletinde düşmanıdır. Bu çirkefliğin amacı devleti işleyemez hale getirmek, milleti hak ettiği hizmetlerden mahrum etmektir. Böyle bir kepazeliğe, ahlaksızlığa kesinlikle izin veremeyiz. Bir cumhurbaşkanının ailesini hedef alarak böyle bir süreci işletmek akıl kârı değildir. Kamu görevlilerin vazifelerini yürütürken tek bakacakları yer anayasa ve yasalardır. Bu devletin memuru da pozisyon almaz. İşini yapan her memurun teminatı hukukun kendisidir. Memurundan, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’na kadar her bir kamu görevlisinin yanındayız. Tüm kamu görevlilerimiz müsterih olsunlar. Türkiye’nin bu tür arkası karanlık operasyonlarla kaybedecek tek bir anı bile yoktur. Türkiye’nin kendi insanını tehdit eden değil, kendi insanına hizmet eden anlayışla yapılan ahlaklı, ilkeli üretken siyasete ihtiyacı vardır.”

 

Devamını Oku

Merkez Bankası Rezervleri, Geçen Hafta 1 Milyar 680 Milyon Dolar Geriledi

Merkez Bankası Rezervleri, Geçen Hafta 1 Milyar 680 Milyon Dolar Geriledi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, toplam rezervler, geçen hafta, bir önceki haftaya göre 1 milyar 680 milyon dolar azalarak 100 milyar 261 milyon dolara geriledi.

TCMB tarafından Haftalık Para ve Banka İstatistikleri yayınlandı. Buna göre, 20 Mayıs itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 1 milyar 187 milyon dolar azalışla 60 milyar 11 milyon dolara indi. Brüt döviz rezervleri, 13 Mayıs’ta 61 milyar 198 milyon dolar seviyesindeydi. Bu dönemde altın rezervleri, 493 milyon dolar azalarak 40 milyar 743 milyon dolardan 40 milyar 250 milyon dolara geriledi.

Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 20 Mayıs haftasında bir önceki haftaya kıyasla 1 milyar 680 milyon dolar azalarak 101 milyar 941 milyon dolardan 100 milyar 261 milyon dolara indi.

Devamını Oku

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan Macron ile görüştü

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan Macron ile görüştü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Görüşmede, Türkiye-Fransa ilişkilerinin yanı sıra Ukrayna-Rusya savaşı ile İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik başvurusu dâhil bölgesel konular ele alındı” denildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile bugün bir telefon görüşmesi yaptı. Cumhurbaşkanlığı, konuya ilişkin sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Görüşmede, Türkiye-Fransa ilişkilerinin yanı sıra Ukrayna-Rusya savaşı ile İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyelik başvurusu dâhil bölgesel konular ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüşmede, Rusya ile Ukrayna arasında en kısa zamanda adil bir barışa ulaşılmasını arzu ettiklerini, bu doğrultuda iki ülkeyi diyalog ve diplomasi yolunda teşvik etmeyi sürdürdüklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç ve Finlandiya’nın terör örgütü PKK/YPG güdümündeki şahıs ve sözde kuruluşlarla temaslarının NATO çatısı altındaki müttefiklik ruhuyla bağdaşmayacağını da ifade etti.”

Devamını Oku

Son dakika: Merkez Bankası’nın faiz kararı belli oldu

Son dakika: Merkez Bankası’nın faiz kararı belli oldu
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini tahminler doğrultusunda yüzde 14’te sabit tuttu.

Para Politikası Kurulu (PPK), mayıs ayı toplantısını Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu başkanlığında yaptı. Toplantıda, politika faizinin ekonomistlerin de öngörüsü doğrultusunda yüzde 14’te sabit bırakma kararı alındı.

2022’DE FAİZE DOKUNMADI

Merkez Bankası, geçen yıl eylül ayında başladığı faiz indirim sürecini önceki 4 toplantı üst üste sürdürmüş ve bir hafta vadeli gösterge repo faiz oranını yüzde 19,00’dan yüzde 14,00 seviyesine kadar indirmişti. Merkez Bankası; 2022’nin ocak, şubat, mart ve nisan aylarında ise politika faizinde indirme ya da artırma yapmadı.

SON DÖNEMDEKİ FAİZ KARARLARI NELER OLMUŞTU?

2021 yılında ocak ve şubat aylarında faiz yüzde 17’lerde sabit tutulmuş, mart ayında ise 200 baz puan artırılarak yüzde 19’a çıkarılmıştı. Geçen yıl nisan, mayıs, haziran, temmuz ve ağustos aylarındaki toplantılarda ise yeni bir karar alınmadı ve faizler yüzde 19’da sabit tutulmuştu.

Eylül ayında ise faizler yüzde 19’dan yüzde 18’e çekilmişti. Ekim ayında politika faizi 200 baz puan indirilerek yüzde 18’den yüzde 16’ya indirilmişti. Kasım ayında da faiz indirimini sürdüren Merkez Bankası, 100 baz puan indirime giderek faizleri yüzde 15’e çekmişti. Son olarak aralık ayında da faizlerin 100 baz puan indirilmesiyle birlikte faizler yüzde 14’e düşürülmüş oldu. 2022 ocak, şubat, mart ve nisan aylarında sabit tutma kararı alındı ve faizler yüzde 14’te sabit bırakıldı.

 

Devamını Oku

Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker İthalatı İçin Çalışma Başlattı

Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker İthalatı İçin Çalışma Başlattı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

2022-2023 pazarlama yılına ilişkin şeker kotaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla duyurulmuş. Üretilen toplam şeker miktarı olan A şeker kotası, 2 milyon 750 bin ton olarak açıklanmıştı.

Üretilecek toplam şeker kotasından 979 bin 700 tonu Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi’ne (TÜRKŞEKER), 435 bin 500 tonu Konya Şeker Anonim Şirketi’ne, 328 bin 800 tonu Kayseri Şeker Fabrikası Anonim Şirketi’ne, geri kalan da diğer şeker fabrikalarına pay edilmişti.

İmalatçı firmalara şeker satış fiyatını 295 TL’den 550 TL’ye çıkaran TÜRKŞEKER, marketlere verilen raf garantili şeker fiyatlarına ise yüzde 30 zam yapmıştı.

Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanlığı, dün akşam yaptığı yazılı açıklamada, piyasa dengelerinin sağlanması ve spekülasyonların önlenmesi amacıyla şekerli mamul üreten imalatçılara kontenjan dahilinde şeker ithalatı yapma yetkisi vermek için çalışma başlattığını duyurdu.

Açıklamada, “Pancar şekeri için 2021/2022 pazarlama yılında, ülke ihtiyacını karşılayacak düzeyde, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 2 milyon 632 bin 500 ton A kotası tahsis edilmiştir. Bu kotaya karşılık pancar şekeri üretimi ise 2 milyon 520 bin ton olarak gerçekleşmiştir” denildi.

Son üç pazarlama yılında yurt içine satılan A kotası şeker miktarlarının 2 milyon 455 bin ton, 2 milyon 468 bin ton ve 2 milyon 507 bin ton olduğu belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“Bununla birlikte, son günlerde spekülatif fiyat ve miktar hareketlerinin de oluştuğu gözlemlenmektedir. Piyasa dengelerinin sağlanması ve spekülasyonların önlenmesi amacıyla şekerli mamul üreten imalatçılara şeker için tarife kontenjanı açılarak ithalat yetkisi verilmesine ilişkin çalışma başlatılmıştır.”

Devamını Oku