<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>TÜSİAD Haberleri - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<atom:link href="https://www.haberduyur.com/etiket/tusiad-haberleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/tusiad-haberleri/</link>
	<description>Flaş Haberler Son Dakika, Güncel Haberler, Gündem Haberler, İstanbul Haberleri, Ankara Haberleri, Tarafsız Ve Bağımsız İnternet Haber Sitesi - HaberDuyur.com</description>
	<lastBuildDate>Tue, 30 Apr 2024 08:23:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.haberduyur.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-haber-duyur-32x32.png</url>
	<title>TÜSİAD Haberleri - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/tusiad-haberleri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜSİAD: &#8220;Gerçek bekâ meselesi olan eğitimde müfredat değişikliği oldubittiye getirilmemeli.&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/tusiad-gercek-beka-meselesi-olan-egitimde-mufredat-degisikligi-oldubittiye-getirilmemeli/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/tusiad-gercek-beka-meselesi-olan-egitimde-mufredat-degisikligi-oldubittiye-getirilmemeli/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Apr 2024 08:23:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=36353</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” başlıklı eğitim müfredatıyla ilgili, “Gerçek bekâ meselesi olan eğitimde müfredat değişikliği oldubittiye getirilmemelidir. Müfredat çalışmasında yer almış kişi ve kurumlar, yapılan ihtiyaç analizleri, çalıştay sonuçları gibi bilgi ve belgelerin kamuoyuna açıklanması faydalı olacaktır” açıklamasını yaptı. TÜSİAD, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-gercek-beka-meselesi-olan-egitimde-mufredat-degisikligi-oldubittiye-getirilmemeli/">TÜSİAD: &#8220;Gerçek bekâ meselesi olan eğitimde müfredat değişikliği oldubittiye getirilmemeli.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="left">Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Milli Eğitim Bakanlığı’nın açıkladığı “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” başlıklı eğitim müfredatıyla ilgili, “Gerçek bekâ meselesi olan eğitimde müfredat değişikliği oldubittiye getirilmemelidir. Müfredat çalışmasında yer almış kişi ve kurumlar, yapılan ihtiyaç analizleri, çalıştay sonuçları gibi bilgi ve belgelerin kamuoyuna açıklanması faydalı olacaktır” açıklamasını yaptı.</p>
<p>TÜSİAD, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” başlıklı eğitim müfredatına ilişkin bugün yazılı açıklama yaptı. “Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır çağdaş bir eğitimin gerekliliklerini ne kadar karşıladığı kapsamlı şekilde tartışılmalıdır” denilen açıklamada şunlar kaydedildi:</p>
<p>“Bilimi esas alan, farklılıklara duyarlı, çocukların ve gençlerin potansiyellerini özgürce gerçekleştirmesini ve dünya çapında üst düzey bilgi, beceri, yetkinliklere sahip olmasını sağlayan bir müfredat hedeflenmelidir. Farklı görüşlerden eğitim paydaşlarının müfredatın hazırlık sürecine dahil olması için bilimsel ve mutlaka daha fazla zamana yayılan bir geri bildirim süreci işletilmesi gereklidir. Bu süre zarfında ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ başlıklı müfredat değişikliğinin askıda kalmaya devam etmesi, eğitim paydaşlarının eleştiri ve önerileri ışığında yeniden ele alınması katılımcılığı ve uzlaşıyı artıracaktır. Eğitim hepimizin en öncelikli ve ortak meselesidir. Müfredatın çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve yetkinlikleri kazandırması kritik önemdedir. Çocuklarımıza ve gençlerimize Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır çağdaş bir eğitim sunulmalıdır. Yeni nesillerin ve ülkemizin geleceğinde belirleyici önemdeki müfredat çalışmasının hem yöntem hem içerik olarak bilimsel temelde, şeffaflık ve katılımcılık ile yürütülmesi esas olmalıdır.</p>
<p><strong>“KAPSAMLI ŞEKİLDE TARTIŞILMALI”</strong></p>
<p>Dünyada eğitim sistemleri yarış halindeyken ve yüksek katma değerli ekonomi olma hedefimiz varken, ülkemizin en kıymetli varlığı çocuklarımız ve gençlerimizin vasat bir eğitime mahkum edilmeyeceğinden emin olmalıyız. Çağdaş uygarlık seviyesini aşmanın yolu; Cumhuriyet değerlerini ve demokrasi ilkelerini özümsemiş, bilim-teknolojide yetkinleşmiş, sosyo-duygusal becerileri gelişmiş, özgür düşünceli nesiller yetiştirmektir. Bu çerçevede, geçtiğimiz cuma günü açıklanan ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ başlıklı eğitim müfredatının, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yakışır çağdaş bir eğitimin gerekliliklerini ne kadar karşıladığı kapsamlı şekilde tartışılmalıdır. Ülkemiz; eğitim STK’ları, öğretmenleri, öğrencileri, velileri, akademisyen ve uzmanları, eğitim-iş dünyası etkileşimi ile çok geniş bir “eğitim paydaş ekosistemi”ne sahiptir. Oysa müfredat hazırlık sürecinde yer alan kişi ve kurumlar açıklanmamış, farklı görüşlerden eğitim uzmanı ve STK’lar sürece yeterince dahil edilmemiş, yeni müfredata ilişkin görüşlerin iletilmesi için sadece bir hafta süre verilmiş, yeni müfredatın hemen önümüzdeki öğretim yılında belirli sınıflarda uygulamaya geçeceği kaydedilmiştir.</p>
<p><strong>“ÇALIŞTAY SONUÇLARI AÇIKLANMALI”</strong></p>
<p>Gerçek bekâ meselesi olan eğitimde müfredat değişikliği oldubittiye getirilmemelidir. Müfredat çalışmasında yer almış kişi ve kurumlar, yapılan ihtiyaç analizleri, çalıştay sonuçları gibi bilgi ve belgelerin kamuoyuna açıklanması faydalı olacaktır. Farklı görüşlerden eğitim paydaşlarının müfredatın hazırlık sürecine dahil olması için bilimsel ve mutlaka daha fazla zamana yayılan bir geri bildirim süreci işletilmesi gereklidir. Bu süre zarfında ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ başlıklı müfredat değişikliğinin askıda kalmaya devam etmesi, eğitim paydaşlarının eleştiri ve önerileri ışığında yeniden ele alınması katılımcılığı ve uzlaşıyı artıracaktır. Alınan geri bildirimlerin neler olduğu ve müfredat revizyonunda nasıl dikkate alındığının açıklanması sürecin şeffaflığına katkı sağlayacaktır. Bilimi esas alan, farklılıklara duyarlı, çocukların ve gençlerin potansiyellerini özgürce gerçekleştirmesini ve dünya çapında üst düzey bilgi, beceri, yetkinliklere sahip olmasını sağlayan bir müfredat ülkemizin çağdaş uygarlık seviyesini aşma hedefine hizmet edecektir.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-gercek-beka-meselesi-olan-egitimde-mufredat-degisikligi-oldubittiye-getirilmemeli/">TÜSİAD: &#8220;Gerçek bekâ meselesi olan eğitimde müfredat değişikliği oldubittiye getirilmemeli.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/tusiad-gercek-beka-meselesi-olan-egitimde-mufredat-degisikligi-oldubittiye-getirilmemeli/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: &#8220;Eğitim sisteminde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir.&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-egitim-sisteminde-cemaat-ve-tarikatlara-da-siyasetle-iliskilendirilen-yapilara-da-yer-olmamasi-gerekir/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-egitim-sisteminde-cemaat-ve-tarikatlara-da-siyasetle-iliskilendirilen-yapilara-da-yer-olmamasi-gerekir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 20:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Turan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=32297</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, TÜSİAD Olağan Genel Kurulu’nda; &#8220;Çağı yakalamamızı sağlayacak olan eğitim sistemi ezberci değil, eleştirel ve yaratıcı düşünceyi öncelemekten geçer. Bilimin yol göstericiliğine sıkı sıkı sarılmalıyız. Bu sistemde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir&#8221; dedi. Ülke ekonomisinde yaşanan sorunların sadece para ve maliye politikalarıyla aşılabilir nitelikte olmadığını kaydeden [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-egitim-sisteminde-cemaat-ve-tarikatlara-da-siyasetle-iliskilendirilen-yapilara-da-yer-olmamasi-gerekir/">TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: &#8220;Eğitim sisteminde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, TÜSİAD Olağan Genel Kurulu’nda; &#8220;Çağı yakalamamızı sağlayacak olan eğitim sistemi ezberci değil, eleştirel ve yaratıcı düşünceyi öncelemekten geçer. Bilimin yol göstericiliğine sıkı sıkı sarılmalıyız. Bu sistemde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir&#8221; dedi. Ülke ekonomisinde yaşanan sorunların sadece para ve maliye politikalarıyla aşılabilir nitelikte olmadığını kaydeden Turan, &#8220;Sorunların etrafından dolaşmak, pansuman önlemlerle çözümü geleceğe ötelemek, ülkenin çıkarına olmuyor” diye konuştu.</p>
<p>TÜSİAD Genel Kurulu, bugün toplandı. Toplantıda konuşan TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, yaklaşan yerel seçimlere dikkat çekerek &#8220;Umuyorum ki önümüzdeki yerel seçimler, genel seçim mantığında ilerlemek yerine kentlerdeki yaşam kalitesinin iyileştirilmesine yönelik somut projeleri tartışacağımız bir zemin oluştursun. Tüm siyasi partilerimizden, örneğin akıllı kent projelerini, teknolojiyi kent yaşamına nasıl entegre edebileceklerini duymak isteriz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;ADAYLAR ARASINDA KADINLARIN AĞIRLIĞI BEKLENTİMİZİ KARŞILAMAKTAN UZAK&#8221;</strong></p>
<p>Yerel seçimlerde kadın adayların azlığından yakınan Turan, &#8220;Uzun yıllardır kadınların siyasete katılımının önemini vurgulamaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar açıklanmış olan adaylara baktığımızda maalesef bu yerel seçimlerde de seçilebilecek yerlerden gösterilen adaylar arasında kadınların ağırlığı beklentimizi karşılamaktan uzak&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;EKONOMİDE YANAN ATEŞİ SÖNDÜRMEK İÇİN RASYONEL POLİTİKA ÇERÇEVESİNE BAĞLI KALMAYA DEVAM ETMEMİZ GEREKİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Ekonominin durumuyla ilgili de değerlendirmeler yapan Turan, &#8220;Çok zorlu ekonomik bir dönemden geçtik. Ekonomide yanan ateşi söndürmek için rasyonel politika çerçevesine bağlı kalmaya devam etmemiz gerekiyor. Enflasyonla mücadelede para politikasının sosyal politikalar ve maliye politikasıyla desteklenmesini önemsiyoruz. Bu süreç sadece enflasyonun düşürülmesi açısından değil, aynı zamanda özellikle sabit gelirlilerin üzerindeki olumsuz etkilerin hafifletilmesi açısından da son derece önemlidir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN SORUNLAR SADECE PARA VE MALİYE POLİTİKALARIYLA AŞILAMAZ&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye ekonomisinde yaşanan sorunların sadece para ve maliye politikalarıyla aşılabilir nitelikte olmadığını kaydeden Turan, &#8220;Sorunların etrafından dolaşmak, pansuman önlemlerle çözümü geleceğe ötelemek, ülkenin çıkarına olmuyor. Üretim yapısını son teknolojik devrime uygun biçimde dönüştürmeden, verimlilik artışı sağlamadan, sanayi ve tarımda yüksek katma değerli üretimi arttırmadan, beyin göçünün önüne geçmeden, nitelikli eğitim ve nitelikli insan kaynağı sorununu çözmeden ekonomimizin rekabetçiliğini koruyamayız, enflasyonda kalıcı bir iyileşme elde edemeyiz, geçim sıkıntısını çözemeyiz, cari açık sorununu tarihe havale edemeyiz, istihdam yaratamayız, orta gelir tuzağından kurtulup yüksek gelirli ülkeler arasına katılamayız. Belirsizlik ve dönüşümlerin giderek daha yoğunlaştığı bir dönemde bu adımları vakit kaybetmeden atmamız gerekiyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;PARLAK BEYİNLERİ BAŞKA ÜLKELERE KAPTIRIYORUZ&#8221;</strong></p>
<p>Ülkedeki beyin göçünün önlenmesi gerektiğine vurgu yapan  Turan, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Üniversite çağına kadar binbir emekle yetiştirdiğimiz gençlerimiz parlak beyinler olarak başka ülkelere kaptırıyoruz. Ancak neredeyse tüm kentlerimizde üniversiteler var. Ancak görüyoruz ki üniversite mezunları arasında iş gücüne katılım oranı düşüyor, işsizlik oranı ise artıyor. Eğitim masrafları artıyor, eğitimin getirisi ise geriliyor. Eğitimin niteliğini yükseltemezsek, nitelikli eğitimde fırsat eşitliği sağlayamazsak, gençlerimizi yeni çağın becerileriyle donatamazsak işimiz zor. Ne rekabet gücümüzün asli unsuru olarak iş gücünü yetiştirebiliriz, ne de gençlerimizi mutlu edip beyin göçünü önleyebiliriz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;BU SİSTEMDE CEMAAT VE TARİKATLARA DA SİYASETLE İLİŞKİLENDİRİLEN YAPILARA DA YER OLMAMASI  GEREKİR&#8221;</strong></p>
<p>Turan, çağdaş eğitimin önemine vurgu yaparak, &#8220;Çağı yakalamamızı sağlayacak olan eğitim sistemi ezberci değil, eleştirel ve yaratıcı düşünceyi öncelemekten geçer. Bilimin yol göstericiliğine sıkı sıkı sarılmalıyız. Bu sistemde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir. Unutmayalım ki geleceğimizi üzerine inşa edeceğimiz en önemli sütunlarından biri insan. Belki de en önemlisi. Bu temeli tahkim etmeliyiz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;SİYASETTEKİ GERİLİM TOPLUMSAL KUTUPLAŞMALARI DERİNLEŞTİRİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Günlük yaşamda gerginliklerin çok yükseldiğini belirten Turan, &#8220;Eski gerilimlerin üzerine yenileri ekleniyor. Günlük yaşamın hemen her alanında gördüğümüz gerginlik, kutuplaşma ve şiddet eğilimi birbirimize güvenimizi zedeliyor. Bu durum siyasetteki gerilimin tırmanmasına da yol açıyor. Siyasetteki gerilim de toplumsal kutuplaşmaları derinleştiriyor. Bu negatif döngüyü kırmak zorundayız. Siyasetteki gerilimi ve toplumdaki kutuplaşmayı önlemenin bildiğimiz en etkili yolu demokratik süreçlerin daha iyi iyileştirilmesinden geçiyor&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;ADALETE GÜVEN DUYGUSUNUN GÜÇLÜ OLMASI İÇİN MAHKEME KARARLARINDA ÇELİŞKİ OLMAMASI GEREKİR&#8221;</strong></p>
<p>İstikrarlı bir demokrasi ve demokratik standartların yükseltilmesi yolunda daha alınması gereken mesafe olduğuna dikkat çeken Turan, &#8220;Haklar ve özgürlükler, eşit yurttaşlık, denge ve denetleme mekanizmaları siyasi hayata katılım gibi başlıklarda ilerleme sağlamak gerekiyor. Özellikle de hukukun üstünlüğü başlığında adalete güven duygusunun güçlü olması için mahkeme kararlarında çelişki olmaması, yargı organları arasında uyum sağlanması, kararların herkes için bağlayıcı olması, adil yargılama hakkının mutlaka Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi standartlarında uygulanması, her düzeydeki mahkeme kararlarının parçası olduğumuz uluslararası normlara ve sözleşmelere de uygun olması gerekiyor. Ancak tarif ettiğimiz standart ve referanslara uyum bir adalet anlayışıyla siyasi ve toplumsal gerilimlerin düşürülmesi yönünde ilerleyebilir. Yargının hakemliği konusundaki tereddütleri ortadan kaldırabiliriz&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;KAYIKÇI KAVGASINI BİR KENARA BIRAKALIM&#8221;</strong></p>
<p>Turan, &#8220;Vakit geçirmeden ülkemizin geleceği için yaşamsal konulara odaklanalım. Kayıkçı kavgasını bir kenara bırakalım, kısa vadeli kısır çekişmelere rağbet etmeyelim, şahsi ikbal peşinde koşmak yerine ülkenin geleceği için rekabet edelim. TÜSİAD&#8217;ın ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesine taşımak için bu yönde çalışmaya devam edeceğine inanıyorum&#8221; dedi.</p>
<p><strong>ORHAN TURAN YENİDEN SEÇİLDİ, TUNCAY ÖZİLHAN&#8217;IN YERİNE ÖMER ARAS GELDİ</strong></p>
<p>Genel Kurul&#8217;da yapılan seçimde Orhan Turan yeniden seçilirken, Tuncay Özilhan&#8217;ın yerine Ömer Aras Yüksek İstişare Konseyi Başkanı oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>HAKAN KAYA</strong></p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-egitim-sisteminde-cemaat-ve-tarikatlara-da-siyasetle-iliskilendirilen-yapilara-da-yer-olmamasi-gerekir/">TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: &#8220;Eğitim sisteminde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-egitim-sisteminde-cemaat-ve-tarikatlara-da-siyasetle-iliskilendirilen-yapilara-da-yer-olmamasi-gerekir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan: “Kadınların iş hayatında ayrımcılığa uğraması Türkiye’nin ikinci yüzyılına yakışmıyor.</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-orhan-turan-kadinlarin-is-hayatinda-ayrimciliga-ugramasi-turkiyenin-ikinci-yuzyilina-yakismiyor/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-orhan-turan-kadinlarin-is-hayatinda-ayrimciliga-ugramasi-turkiyenin-ikinci-yuzyilina-yakismiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Jun 2023 10:31:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[haber]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Turan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=22948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında; “Toplumun yarısını oluşturan kadınların hâlâ şiddet görmesi, iş hayatında ve toplumsal hayatta ayrımcılığa uğraması Türkiye’nin ikinci yüzyılına yakışır özellikler değil. Bu nedenle ikinci yüzyılımızın ilk parlamentosundan beklentilerimizden birisi de 2021’de ayrılmış olduğumuz İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi. Ayrıca ulusal [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-orhan-turan-kadinlarin-is-hayatinda-ayrimciliga-ugramasi-turkiyenin-ikinci-yuzyilina-yakismiyor/">TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan: “Kadınların iş hayatında ayrımcılığa uğraması Türkiye’nin ikinci yüzyılına yakışmıyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında; “Toplumun yarısını oluşturan kadınların hâlâ şiddet görmesi, iş hayatında ve toplumsal hayatta ayrımcılığa uğraması Türkiye’nin ikinci yüzyılına yakışır özellikler değil. Bu nedenle ikinci yüzyılımızın ilk parlamentosundan beklentilerimizden birisi de 2021’de ayrılmış olduğumuz İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi. Ayrıca ulusal düzeyde elimizdeki en güçlü yasal düzenleme olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’na daha sıkı sarılmak ve en etkili şekilde uygulamak zorundayız” dedi.</p>
<p>TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısı, İstanbul’daki Sabancı Center’da bugün gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşmalarını TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan ve TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan yaptı. Turan, 28 Mayıs’ta yapılan seçimlerde yeniden Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan ile kabineyi ve tüm milletvekillerini tebrik ederek konuşmasına başladı. Turan, şunları söyledi:</p>
<p><strong>“CUMHURİYETİMİZİN İKİNCİ YÜZYILINDA EKSİKLİKLERİ GİDERMELİYİZ: </strong>Şimdi hepimizin birinci vazifesi, ülkemizi ortak gayemiz olan muasır medeniyetler seviyesine taşımak için çalışmak. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılındaki kazanımları korumalı, güçlendirmeli ve eksiklerini gidermeliyiz. İkinci yüzyılımızda ulaşmak istediğimiz hedefimiz için bu parlamento döneminde elde edeceğimiz kazanımlar çok önemli olacak. Ben de bugünkü konuşmamda ülkemizin çok hak ettiği konuma süratle ulaşabilmesi için yapılması gerekenlere odaklanmak istiyorum. Önümüzde uzun bir yapılacak listesi olabilir. Çünkü ülkemizin potansiyelinin bugünkü konumuna kıyasla çok daha yüksek olduğuna inanıyoruz. Güçlü bir tarihsel mirasımız, köklü bir kültürümüz var. Jeostratejik açıdan çok önemli bir coğrafyadayız. Dinamik, genç nüfusumuz, dünya çapında uzmanlarımız ve bilim insanlarımız var. Ülkemizin demokrasi geçmişi köklü. Ekonomik yapımız, sanayimizle bulunduğumuz coğrafyada öne çıkıyor. Dünyaya entegre, her yerle güçlü bir ekonomik etkisi olan bir iş dünyamız var.</p>
<p><strong>ULUSLARARASI REKABET GÜCÜMÜZÜ DAHA DA ARTIRMAMIZ GEREKİYOR:</strong> Bürokratik kadrolarımızın sorunları çözme kabiliyeti yüksek. Nice tecrübeli devlet ve siyaset insanımız var. Sivil toplum geleneğimiz var canlı. Bu potansiyellerimiz ülkemizi çok daha yukarılara taşıyabileceğini gösteriyor. Uluslararası rekabet gücümüzü daha da artırmamız gerekiyor. Bölgesel ve küresel sorunların çözümünde çok daha etkin olabiliriz. Bilim, teknoloji ve sanatta uluslararası kıyaslamalardaki yerimizi çok daha yukarılara taşıyabiliriz. Mevcut sorunları el birliğiyle aşıp ülkemizi, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında bir üst lige taşıyabiliriz. Bunun için de konuşmak, söyleşmek gerekiyor. Arzumuz ülkemizin barış, huzur, istikrar ve refah toplumu olma yolunda en ileri seviyeye ulaşması. Türkiye, coğrafya ve nüfus olarak büyük. Bölgesel, etnik, ekonomik, sosyal, kültürel açılardan farklılıklar sergileyen bir ülke. Hâliyle demokratik uzlaşma mekanizmasına ihtiyaç duyan bir ülke. Cumhuriyet yönetimi, toplumun tüm vatandaşlarının eşit katılımı üzerine kuruludur.</p>
<p><strong>MECLİS’TEN BEKLENTİMİZ DEMOKRASİDE İLERİYE GİTMEK: </strong>Bu Meclis döneminden temel beklentilerimiz demokrasi ve eşit vatandaşlık doğrultusunda ileriye gitmek. En ağır sorunları bile meşru zeminlerde tartışarak çözüm üretebiliriz. TÜSİAD olarak bir süredir toplumun farklı kesimleriyle söyleşme toplantıları düzenliyoruz. Yüzüncü yılımız vesilesiyle ‘Cumhuriyetimizin İkinci Yüzyılına Girerken’ adlı projemizi başlatmıştık. İnanç, etnik kimlik, cinsiyet, toplumsal grup, sınıf farkı gözetmeden Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı için Türkiye hayalimizi konuşmaya başladık. Cumhuriyeti ve demokrasiyi birlikte nasıl güçlendireceğiz? Refahı artırırken bölüşümü daha adil nasıl yaparız? Çevreyi koruyan bir kalkınma nasıl olmalı? Küresel dönüşümlerde ulusal stratejimizi nasıl konumlandıracağız? Bu sorulara cevap aradığımız toplantılar, farklı kesimlerin birbiriyle konuşabilmesinin, diyalog kurabilmesinin mümkün olduğunu gösteriyor. Bu toplantılar bize, söyleşme kavramının ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi. Bu hafta sonu da iki çalıştayı farklı illerde düzenleyeceğiz. Toplantılarımıza sonbahara kadar devam edeceğiz. Daha önce de sizlerle paylaştığım gibi bu çalıştayların çıktılarını yine sonbaharda kamuoyu ile paylaşmayı planlıyoruz. TÜSİAD olarak biz de bu dönemde çözümün bir parçası olmaya, diyalog kanallarını hep açık tutmaya ve ülkemizi hak ettiği yere çıkaracak tüm çabalara katkı vermeye hazırız.</p>
<p><strong>KADIN-ERKEK EŞİTSİZLİKLERİNİ ORTADAN KALDIRMALIYIZ: </strong>Toplumun yarısını oluşturan kadınların hâlâ şiddet görmesi, iş hayatında ve toplumsal hayatta ayrımcılığa uğraması Türkiye’nin ikinci yüzyılına yakışır özellikler değil. Bu nedenle ikinci yüzyılımızın ilk parlamentosundan beklentilerimizden birisi de 2021’de ayrılmış olduğumuz İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi. Ayrıca ulusal düzeyde elimizdeki en güçlü yasal düzenleme olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Kanunu’na daha sıkı sarılmak ve en etkili şekilde uygulamak zorundayız. TÜSİAD olarak uzun yıllardır toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü ülkemizin hak ettiği demokrasi ve kalkınma düzeyine ulaşmak için bunu önemli buluyoruz. Kadınların ve erkeklerin ekonomik yaşama, karar alma mekanizmalarına, siyasete ve toplumsal hayata eşit katılımı olması gerektiğine inanıyoruz. Parlamentodaki kadın oranının yüzde 20’ye yükselmesine rağmen toplumun yarısının temsili açısından maalesef yetersiz düzeyde olması, eşitlik yönünde daha fazla çaba gösterme konusundaki sorumluluğumuzu artırıyor. İkinci yüzyılımıza girerken toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama konusunu tartışma dışı bırakmalıyız. Eğitime erişim, iş gücüne katılım, siyasette ve çalışma hayatında karar alıcı pozisyonlarda yer alma ve bakım sorumlulukları alanlarındaki kadın-erkek eşitsizliklerini ortadan kaldırmalıyız.</p>
<p><strong>EĞİTİMDE DAHA FAZLA FIRSAT EŞİTSİZLİĞİNE YOL AÇILMAMASI İÇİN ÇALIŞMALIYIZ: </strong>Yeni döneme ilişkin bir başka beklentimiz ise kapsamlı bir eğitim reformu. Küresel rekabet giderek yoğunlaşıyor. Yapay zeka uygulamaları başta olmak üzere dijital teknolojilerde baş döndürücü gelişmeler yaşanıyor. Böyle bir çağda eğitim sistemimiz çocuklarımızı ve gençlerimizi ezberciliğe değil; özgür, eleştirel ve yaratıcı düşünceye yöneltmeli. Gençlerimizin teknik ve sosyal becerilerini yükseltmeliyiz. İyi yabancı dil konuşmalarını sağlamalıyız. Gençlerimiz dünyadaki gelişmeleri takip edebilmeli. Eğitim sistemimiz tüm çocuklarımıza fırsat eşitliği sağlamalı. Tüm çocuklarımıza kreşlerden başlayarak kaliteli eğitim vermeliyiz. Büyümenin nimetlerinden sadece iyi bir eğitimi finanse edebilenler yararlanmamalı, herkes yararlanmalı. Bu unsurları hayata geçirecek bir eğitim reformunu hızla gündeme almalıyız. Önce pandemi, ardından depremin etkilerinin eğitimde daha fazla fırsat eşitsizliğine yol açmaması için de el birliğiyle çalışmaya devam etmeliyiz.</p>
<p><strong>CARİ AÇIK VE BÜTÇE AÇIĞI, ÇÖZÜLMESİ ZOR BİR DENKLEM YARATIYOR:</strong> Demokratikleşme, hukukun üstünlüğü, toplumsal cinsiyet eşitliği ve eğitim reformu gündemimizin önemli başlıkları. Bu başlıkların yanına değişen küresel sistemin etkin bir aktörü olmak, iklim değişikliği ile mücadele ve dijital dönüşüme hazır olmayı da eklemeliyim. Bu başlıklar, bugünümüzü olduğu kadar yarınımızı da doğrudan belirleyecek olsa da gündemi daha acil konular dolduruyor. Bunların en başında ekonomi geliyor. Göstergeler, ekonomide ciddi bir tabloya işaret ediyor. Artık hem cari açık hem bütçe açığı veriyoruz. Çifte açık, çözülmesi zor bir denklem yaratıyor. Finansal sektörün temel işlevi olan kaynakların rasyonel dağılımını yerine getirmekte zorlanmaya başlamasının sonuçlarını hepimiz yaşadık. Gösterge faiz oranının sürekli olarak düşürülmesine rağmen reel sektörün krediye erişimi giderek zorlaştı. Ticari kredilerin artış hızı enflasyonun bir hayli altına indi. Finansmana erişim sorunu yatırımları baskıladı. Fiyatların, ekonominin gerçeğini yansıtmaz hâle gelmesi, özel sektörün risk ve getiri hesaplamalarını güçleştirdi. Bu da yatırım kararlarının ertelenmesine, yeni istihdam yaratma kapasitesinin azalmasına ve büyümenin zayıflamasına yol açtı.</p>
<p><strong>MEHMET ŞİMŞEK’İN RASYONEL POLİTİKALARA DÖNÜŞ VURGUSU ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM:</strong> Tüketim artışı, yurt içi üretim artışı yerine ithalat ile karşılandı. Nitekim büyüme rakamları ve ardından gelmiş olan sanayi üretimi ve dış ticaret verileri bu durumu gösteriyor. 2021’in ilk çeyreğinden bu yana üretim-tüketim makası açılıyor. 2023 ilk çeyrek büyüme rakamlarında yıllık olarak sanayi yüzde 0,8 gerilerken tüketim yüzde 16,2 arttı. Bu durumun aşılabilmesi için para ve finans politikalarının değişmesi gerekiyor. Finansal kesimin iyi çalışması çok önemli. Finansal kesim sağlıklı olduğu, kendi fiyatlamalarını yapabildiği ölçüde, reel kesim de sağlıklı olur. İzlenecek olan politikalar, reel kesimin olağan yollardan finansmana ulaşabilmesini sağlamalı; üretim ve yatırımın önünü açmalı. Bu çerçevede Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Sayın Hafize Gaye Erkan’a görevlerinde başarılar diliyorum. Hazine ve Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in rasyonel politikalara dönüş vurgusunun bu doğrultuda çok önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Sayın Bakan’ın da ifade etmiş olduğu gibi kolay çözümler ya da hızlı sonuç verecek yöntemler bulunmuyor olsa da şeffaflık, hesap verilebilirlik ve öngörülebilirlik prensipleri doğrultusunda, kural temelli politika yapımına bağlı kalınması, ekonomideki bu zor durumun aşılmasını sağlayacaktır.</p>
<p><strong>EKONOMİMİZİN ÇOK DAHA İYİ BİR NOKTAYA EVRİLDİĞİNİ GÖRMEK, HEPİMİZİN ORTAK ARZUSU:</strong> Sayın Bakan’la az önce son derece faydalı ve yapıcı bir toplantı gerçekleştirdik. Ekonomimize ilişkin görüşlerimizi ve önerilerimizi Sayın Bakan’la paylaştık. Ekonomimizin çok daha iyi bir noktaya evrildiğini görmek, hepimizin ortak arzusu. Bu çerçevede Ekonomik ve Sosyal Konseyin geniş bir yelpazede, toplumun çeşitli kesimlerinin temsilcilerinin katılımıyla ekonomik ve sosyal sorunlar ile bunlara ilişkin çözüm yolları hakkında görüş üretilmesinde önemli bir katkısı olabileceğini de değerlendirmekteyiz. Enflasyon bu ay için biraz gerilemiş gözüküyor ancak devam eden zamlar ve TL’de yaşadığımız hızlı değer kaybı, bu sorunun bir süre daha bizimle kalacağını gösteriyor. Oysaki sağlıklı bir büyüme ortamının ilk şartı, fiyat istikrarı. Paranın değerini korumak, parasal ve finansal istikrarı sağlamak görevi Merkez Bankaları’na verilmiştir. Merkez Bankaları, ekonomi yönetiminin merkezinde yer alırlar. Fiyat istikrarını sağlamak, mali sistemin sistemik risklerini kontrol altında tutmak ve ödeme sistemlerinin kesintisiz işleyişini gözetmek üzere çalışırlar. Merkez Bankaları’nın bu fonksiyonları büyüme, istihdam ve refah artışı için yaşamsal önemdedir. Önümüzdeki dönemde Merkez Bankamızın, kurumsal bağımsızlıkla birlikte bu misyonunu yerine getireceğini görmek en büyük dileğimiz.</p>
<p><strong>VERGİ SİSTEMİNİ DAHA ADİL HÂLE GETİRMELİYİZ: </strong>Fiyat istikrarının acilen sağlanması konusu, Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması ihtiyacının ihmal edilmesine yol açmamalı. Türkiye ekonomisinin tek meselesi, enflasyon ve faiz politikası değil. Ülkemiz uzun yıllardır ekonomik yapısında gerekli dönüşümü sağlayamadı. Ekonomi politikası olarak hep para ve finans politikalarına biraz da dış ticaret politikasına başvuruldu ama ekonomi deyince sadece konjonktürü hedefleyen politikaları anlamamalıyız. Umuyorum ki para politikalarında başarıyı yakalarız. Makroekonomik istikrarı kısa sürede sağlayıp artık para politikasını konuşmaktan vazgeçeriz. Böylece asıl konuşmamız gereken konuya yoğunlaşabiliriz. Ekonomik yapıyı dönüştürmeye ve rekabet gücünü artırmaya başlayabiliriz. Gelir dağılımının iyileştirilmesi, büyümenin kapsayıcı olması ve hiçbir toplumsal kesimi geride bırakmama ilkelerini de unutmamalıyız. Bu çerçevede vergi sistemini daha adil hâle getirmeliyiz. Yoksullukla mücadeleyi güçlendirmeliyiz. Sosyal koruma yardımlarını daha etkin ve kurumsal yapmalıyız. Refah devletini derinleştirmeliyiz. 21’inci yüzyılın ikinci çeyreğine ilerlerken mevcut üretim yapımızı güncellemeliyiz.</p>
<p><strong>GELENEKSEL ÜRETİME DEVAM EDEREK KÜRESEL PİYASALARDA VAR OLAMAYIZ:</strong> Geleneksel yöntemlerle geleneksel üretime devam ederek küresel piyasalarda var olamayız. Dünya ticaretinde yüksek teknolojili ürün ve hizmetlerin payı artarken düşük ücret, düşük beceri, düşük teknoloji ile üretilenlerin payı azalıyor. Rekabet gücümüzü artırmak için ileri teknolojili ürün ve hizmetlere yönelmeliyiz. Daha fazla katma değer yaratmalıyız. Girişimcilerimizi ve KOBİ’lerimizi kurumsallaştırmalıyız. Çalışanlarımızın becerilerini çağa uydurmalıyız. Yeşil dönüşümü bütün bunlarla eş anlı olarak başarmalıyız. Bu dönüşüm tarımdan sanayiye, inşaattan hizmetlere tüm sektörleri ilgilendiriyor. Bu dönüşüm için bir dizi alanda çok sayıda reforma bir an önce başlamalıyız. Bu reformlarla finansmana erişimi iyileştirmeliyiz. Kayıtlı çalışmayı teşvik etmeliyiz. Sadece son iki ayda sanayi, verimlilik, yüksek teknoloji alanlarında raporlar yayınladık. Verimliliği artırmalıyız. Sanayide yapısal değişimin duraklamasına paralel olarak verimlilik artışının da sınırlı olduğunu gördük. Her firmanın daha verimli olmasını sağlamamız gerektiği gibi kaynakların girişimler arası dağılımını da iyileştirmeliyiz. Verimliliği yüksek olan işletmeleri sanayi portföyümüzde artırmalıyız. Rekabet koşullarını daha adil hâle getirmeliyiz. Piyasa engellerini kaldırmalıyız. İş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün geliştirilmesini teşvik etmeliyiz.</p>
<p><strong>BEYİN GÖÇÜNÜ DURDURMALIYIZ:</strong> Eğitim-istihdam bağlantısını güçlendirerek vasıf uyumsuzluğunu gidermeliyiz. Beyin göçünü durdurmalıyız. Aksi hâlde global trendleri kaçırırız. Dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm Avrupa’nın da geleceğini şekillendiren iki temel dinamik. Geçtiğimiz hafta Avrupa İş Dünyası Konfederasyonu BusinessEurope Başkanlar Konseyi Madrid Zirvesi’ndeydik. Avrupa iş dünyası açısından da temel öncelik rekabetçiliğin artırılması. TÜSİAD olarak misyonlarımızdan birisi de ülkemizin iş dünyasını yurt dışında temsil etmek. Dünya piyasalarında ülkemizin ekonomik çıkarlarını korumak için çalışıyoruz. Seçimler sonrası dönemde Türkiye-AB ilişkilerinin canlandırılması ve somut bir zeminde ilerlemesi hem bizim hem de Avrupa’nın ortak menfaatini oluşturuyor. Türkiye doğu-batı aksında Çin’den Almanya’ya kadar; kuzey-güney aksında ise Rusya’dan Suudi Arabistan’a geniş bir coğrafyadaki en etkili bölgesel güç. Bu özelliğiyle tüm Avrupa’nın rekabetçiliğine ve açık stratejik özerkliğine katkı sağlama potansiyeline sahip. Net-sıfır sanayi yapılanmasından Gümrük Birliği’nin güncellenmesine kadar gelecek odaklı pek çok başlıkta zaman kaybetmeden harekete geçilmeli. Stratejik alanlarda Türkiye-AB iş birliği ortak menfaatler doğrultusunda derinleştirilmeli.</p>
<p><strong>AB İLE VİZE SERBESTİSİNİN HAYATA GEÇİRİLMESİ GİBİ ALANLARIN, YENİ HÜKÜMETİN İCRAATINDA YER BULACAĞINA İNANIYORUZ:</strong> İstikrarlı, dirençli ve sürdürülebilir yeni dünya düzeni için AB ile entegrasyon perspektifini koruyarak ortak yol haritası belirlenmeli. Üyesi olduğumuz BusinessEurope zirvesinde ve bu zirve çerçevesinde yaptığımız temaslarda tüm bu noktaları vurguladık. BusinessEurope, Avrupa’nın açık stratejik özerkliğinin ve ekonomik direncinin artırılması için yaptığı öneriler arasına Türkiye-AB Gümrük Birliği’nin, yeşil ve dijital dönüşüm politikalarını da kapsayarak güncellenmesini de almış bulunuyor. Avrupa’da yeşil ve dijital dönüşüm gündemi Türkiye için çok önemli. Tedarik zincirlerinin kısaltılması, çeşitlendirilmesi, yakın coğrafyaya ve ortak değerlerin paylaşıldığı ülkelere taşınması, ülkemiz için birçok fırsat barındırıyor. Uluslararası güç dengelerinin ne yönde değişeceği konusunda farklı görüşler var. Tüm bu unsurları bir arada ele aldığımızda ilkeler ve kurallar bazlı dış politika önemli hâle geliyor. AB bir siyasi ve ekonomik istikrar, barış ve güvenlik projesi. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, AB ile vize serbestisinin hayata geçirilmesi gibi alanların, yeni hükümetin icraatında yer bulacağına inanıyoruz.</p>
<p><strong>GERÇEK BEKA SORUNU, DEPREM:</strong> Hepimizi derinden sarsan deprem felaketini konuşmamda en sona bırakmış olmam, konunun öncelik sıralamasında sonda yer almasından kaynaklanmıyor. Tam tersine en çok aklımızda bu konu kalmalı. Seçim süreci deprem gündemini geri plana itmişti. Şimdi dikkatlerimizi yeniden bu konuya çevirmeliyiz. Gerek yaşadığımız depremin yaralarını sararak bölgenin eskisinden de daha iyi bir biçimde ayağa kaldırılması, gerekse de İstanbul depremine hazırlanmamız açısından deprem en hayati konumuz. Deprem görev gücümüz iki senedir Marmara depremine dönük olarak iş dünyasının bilinçlendirilmesi konusunda çalışmalar yapıyor. Anladık ki gerçek beka sorunu, deprem. Hem merkezi hem de yerel yönetim düzeyinde birçok konuyu yeniden ele almamız gerekiyor. Deprem öncesinde kentleri depreme dirençli hâle getirmeliyiz. Gerçekleşmesi kaçınılmaz olan depremler sonrasında da yardımları hızlı ve etkin biçimde yapabilmeliyiz. Bunun için yeni bir yaklaşıma ihtiyacımız var. Bu yaklaşımın ana unsurunu da yönetişim konuları oluşturuyor. Kurumlarımızı ve kurallarımızı güçlendirerek afet yönetiminde planlı ve katılımcı bir süreci hayata geçirelim.</p>
<p><strong>ÜLKEMİZ İÇİN DEĞER YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ: </strong>Bu nedenle siyasi kutuplaşmanın ve kısa vadeli önceliklerin, bu gerçek beka sorununu gölgelemesine izin vermeyelim. Deprem bölgesinin yaralarını sarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edelim. Marmara bölgesi için hazırlıklarımızı da süratle tamamlayalım. Deprem deyince aklıma Voltaire’in ‘Candide’ ya da ‘İyimserlik’ başlıklı kitabı geliyor. Aydınlanma çağının en önemli isimlerinden olan Voltaire bu kitabı 1755 yılındaki Lizbon depreminin ilhamı ile yazar. Candide, bir felaketten diğerine savrulurken iyimserliğini hep korumaya çalışır. Sonunda Candide, İstanbul’da bir bahçıvanla yaptığı konuşmadan, insanın dünyasını iyileştirmesinin, herkesin elinden gelen işin en iyisini yapması ve üretmesiyle mümkün olduğunu anlar. Biz de yurdunu çok seven iş insanları olarak üretiyoruz, yatırım yapıyoruz, istihdam yaratıyoruz, iş ve aş sağlıyoruz. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya; üretime, yatırıma, ihracata, ülkemiz için değer yaratmaya devam edeceğiz. El birliğiyle ülkemizi ikinci yüzyılında hak ettiği yere taşıyacağız. Bizim iyimserliğimiz, ülkemizin geleceğine duyduğumuz güvenden geliyor. Bu memleket bizim, hepimizin.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-orhan-turan-kadinlarin-is-hayatinda-ayrimciliga-ugramasi-turkiyenin-ikinci-yuzyilina-yakismiyor/">TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan: “Kadınların iş hayatında ayrımcılığa uğraması Türkiye’nin ikinci yüzyılına yakışmıyor.</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-orhan-turan-kadinlarin-is-hayatinda-ayrimciliga-ugramasi-turkiyenin-ikinci-yuzyilina-yakismiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
