<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Özgür Özel haber - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<atom:link href="https://www.haberduyur.com/etiket/ozgur-ozel-haber/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/ozgur-ozel-haber/</link>
	<description>Flaş Haberler Son Dakika, Güncel Haberler, Gündem Haberler, İstanbul Haberleri, Ankara Haberleri, Tarafsız Ve Bağımsız İnternet Haber Sitesi - HaberDuyur.com</description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Jun 2023 10:55:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.haberduyur.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-haber-duyur-32x32.png</url>
	<title>Özgür Özel haber - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/ozgur-ozel-haber/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Özgür Özel: “Bundan sonra düzenli olarak, eğer bir engel yoksa; her hafta kapalı grup toplantısı yapacağız.”</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-bundan-sonra-duzenli-olarak-eger-bir-engel-yoksa-her-hafta-kapali-grup-toplantisi-yapacagiz/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-bundan-sonra-duzenli-olarak-eger-bir-engel-yoksa-her-hafta-kapali-grup-toplantisi-yapacagiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jun 2023 10:55:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Güncel Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=22838</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP TBMM Grubu, bugün basına kapalı olarak toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Bundan sonra düzenli olarak, eğer bir engel yoksa; her hafta kapalı grup toplantısı yapacağız” dedi. CHP TBMM Grubu bugün, basına kapalı olarak toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, şunları söyledi: “Ben CHP’nin, Genel Başkan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-bundan-sonra-duzenli-olarak-eger-bir-engel-yoksa-her-hafta-kapali-grup-toplantisi-yapacagiz/">Özgür Özel: “Bundan sonra düzenli olarak, eğer bir engel yoksa; her hafta kapalı grup toplantısı yapacağız.”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP TBMM Grubu, bugün basına kapalı olarak toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Bundan sonra düzenli olarak, eğer bir engel yoksa; her hafta kapalı grup toplantısı yapacağız” dedi.</p>
<p>CHP TBMM Grubu bugün, basına kapalı olarak toplandı. Toplantının ardından açıklama yapan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, şunları söyledi:</p>
<p>“Ben CHP’nin, Genel Başkan olmayan ilk Grup Başkanı’yım. Sayın Genel Başkanımız da çok partili dönemde, milletvekili olmayan ilk Genel Başkanımız; CHP tarihinde bunu ilk kez deneyimliyoruz. SHP pratiğinde Aydın Güven Gürkan ve Sayın Karayalçın ile ilgili böyle bir süreç vardı. Bu CHP’de ilk kez oluyor.</p>
<p>İlk kapalı grup toplantımızı gerçekleştirdik. Birazdan da basın açık toplantımızda, Sayın Genel Başkanımızı karşılayacağız. Kendisi basın açık grup toplantımızı gerçekleştirecek.</p>
<p>Biz bu toplantımızda; yasama pratiği açısından arkadaşlarımızın okuyarak öğrenemeyecekleri bazı bilgileri aktardık. Meclis İçtüzüğü ve Grup İç Yönetmeliği; okunarak öğrenilemeyecek, ancak yaşanarak öğrenilebilecek metinlerdir. Burada hem ben bir yasamaya yönelik kısa bir sunuş yaptım. Ardından tecrübeli milletvekillerimizin, diğer arkadaşlarımızın bilmesi gerektiği hususlarda deneyimleri paylaşıldı. Soru cevap yaptık. Bunun dışında genel kurallar ile ilgili bilgilendirmeleri yaptık. Ve seçimden sonraki ilk kapalı grup toplantımızı gerçekleştirdik.</p>
<p>Bundan sonra düzenli olarak, eğer bir engel yoksa; her hafta kapalı grup toplantısı yapacağız. Kapalı grup toplantılarımız hem grubun birliği ve birlikteliği açısından kıymetli toplantılar, hem de grubun hızlı şekilde yasama yapabilmesi için önemli toplantılar.</p>
<p>Dış politika sunumlarının olduğu, makro ekonomi sunumlarının olduğu, iç siyasete yönelik sunumların olduğu ve grubun kendi yetkinliklerini birbiriyle paylaştığı ve uzmanlık alanlarına göre de grubun arzu ettiği alanlarda yetkinleştiği bir çabanın içinde olacağız. Bu konuda arkadaşlarımızla fikir birliği sağlamış durumdayız.</p>
<p>Bundan sonra önümüzdeki hafta da devam ederek, kapalı grup toplantılarını sürdüreceğiz. Kapalı grup toplantılarına milletvekili olmayan MYK üyelerimiz, Kadın Kolları Genel Başkanımız, Gençlik Kolları Genel Başkanımız katılabiliyor, söz alabiliyor. Ancak oy kullanamıyorlar. Bu zenginlik içinde hem MYK’mız ile grubumuzu hem de uzmanlık alanları ile grubumuzu bir araya getirdiğimiz bir süreci bundan sonra devam ettireceğiz.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-bundan-sonra-duzenli-olarak-eger-bir-engel-yoksa-her-hafta-kapali-grup-toplantisi-yapacagiz/">Özgür Özel: “Bundan sonra düzenli olarak, eğer bir engel yoksa; her hafta kapalı grup toplantısı yapacağız.”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-bundan-sonra-duzenli-olarak-eger-bir-engel-yoksa-her-hafta-kapali-grup-toplantisi-yapacagiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel: 600 Adayımızın Hepsinin Devletten Temiz Kağıdı Var</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chp-grup-baskanvekili-ozgur-ozel-600-adayimizin-hepsinin-devletten-temiz-kagidi-var/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chp-grup-baskanvekili-ozgur-ozel-600-adayimizin-hepsinin-devletten-temiz-kagidi-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 07 May 2023 09:04:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=21768</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Malatya’daki Gençlik Buluşması’nda, “600 aday gösteriyoruz; içinde bir tane PKK’lı, DHKP-C’li, iddia ettikleri gibi bir tane terörle ilgili isim var mı? Yok. 600 adayımızın hepsinin devletten temiz kağıdı var ve hepsine de sonuna kadar kefiliz. AK Parti’nin ittifakına bakalım; koynunda HÜDA PAR var. Hangi HÜDA PAR? ‘Türk Bayrağı olmasın’, ‘Ne [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chp-grup-baskanvekili-ozgur-ozel-600-adayimizin-hepsinin-devletten-temiz-kagidi-var/">CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel: 600 Adayımızın Hepsinin Devletten Temiz Kağıdı Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Malatya’daki Gençlik Buluşması’nda, “600 aday gösteriyoruz; içinde bir tane PKK’lı, DHKP-C’li, iddia ettikleri gibi bir tane terörle ilgili isim var mı? Yok. 600 adayımızın hepsinin devletten temiz kağıdı var ve hepsine de sonuna kadar kefiliz. AK Parti’nin ittifakına bakalım; koynunda HÜDA PAR var. Hangi HÜDA PAR? ‘Türk Bayrağı olmasın’, ‘Ne mutlu Türk milleti denmesin’, ‘Türkçe resmi dil olmasın’, ‘Türkiye’ye özerklik gelsin, federasyonlara bölünsün’ diyen HÜDA PAR var. Bizim listemizde hesabını veremeyeceğimiz kimse yok, sizin listenizde kimler kimlerle beraber” dedi.</p>
<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde Millet İttifakı tarafından dün düzenlenen Gençlik Buluşması’nda gençlerle bir araya geldi.</p>
<p><strong>“ADAMIN NİYETİ BURADAN HİÇ GİTMEMEK”</strong></p>
<p>Özgür Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:</p>
<p>“Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en zorlu seçim dönemlerinden birindeyiz. Karşıda, iktidarı kaybetmemek için meseleyi iyice tuhaf yerlere çekmeye başlayanlar var. Mesela diyorlar ki ‘14 Mayıs günü yapılacak seçimler, siyasi darbe girişimidir’. Bu söz, ilk başta bir mizah gibi algılanabilir, biraz daha düşünülünce bir tehdit gibi algılanabilir, birazcık bakınca cehalete vurulabilir ama aslında niyetin, anlayışın kendisini gözler önüne seren bir emare, kanıttır. Çünkü adamın niyeti demokrasi, eşitlik, bu ülkeye hizmet etmek değil; niyeti, demokrasiyi kullanarak iktidara gelmek ki geldi, bir daha buradan hiç gitmemek. Oysaki demokrasi, iktidarların değiştirilebilmesidir. İktidar değişiyorsa o ülkede demokrasi vardır. Eğer iktidar değişmiyorsa o ülkede mutlakiyet vardır. Eğer siz, seçimlere ‘darbe’ diyorsanız esas darbeci sizsiniz. Geldiğiniz iktidarı seçim yoluyla bile bırakmamaya niyet etmişsiniz demektir.</p>
<p><strong>“</strong><strong>BİZİM LİSTEMİZDE HESABINI VEREMEYECEĞİMİZ KİMSE YOK, SİZİN LİSTENİZDE KİMLER KİMLERLE BERABER”</strong></p>
<p>“Kampanyanın ilk başını düşünün; dediler ki ‘Evet, kötüye gidiyoruz. Anketler kötü. Gençlerin yüzde 80-85’i ve seçmenin önemli bir kısmı bizlere oy vermiyor. Karşımızda bir yapı var ve o yapının etkili olduğunu görüyoruz’. Analiz yaptılar. O yapı ne yapmış? Görevini yapmış. Geçti ikinci bölüme; o zaman dedi ki ‘Madem milletin parasını basıp millete dağıtmakla gönüllere giremedik. Bu millet milliyetçidir, ülkesini ve bayrağını sever. Biz, bunlara devletin projelerini parti projeleri gibi gösterelim.’ AK Parti, Türkiye Yüzyılı diye bir şey çıkardı. Müziği, klibi, AK Parti’nin koca ampulü var. Bunu 1 Ocak günü Türkiye’deki bütün gazetelerde bakanlıkların parasıyla, ilanlarla devlet projesi gibi gösterdiler. Sonra, millet aç gezerken bunlar TOGG gezdirmeye başladılar. TOGG, elektrikli milli araba. İnanıyor muyuz? İnanıyoruz. Destekliyor muyuz? Sonuna kadar destekliyoruz. TOGG, Türkiye Cumhuriyeti’nin arabası ama bunlar AK Parti’nin seçim kampanya arabası yaptılar. Millet aç gezerken TOGG’u gezdirip, ‘Soğanı, açlığı, işsizliği konuşma, TOGG’u konuş’… TOGG bitti, TCG Anadolu. Bugüne kadar olmaması hata. Sana 2000’li yıllarda iktidar nasip olmuş, TCG Anadolu gibi bir gemiden 10 tane, hatta gerçekten uçak gemisi lazım. Bunu da AK Parti’nin gemisi yaptılar. ‘Damadın SİHA’sı’ deyip AK Parti’ye mal etmeye çalışıyorlar. Uçak ve tank yapılıyor, AK Parti’ye mal ediliyor. Büyük projelerle seçmenin kafasını karıştırmaya çalıştılar, o da olmadı. Ölçüyorlar, yine Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı önde. Yine ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ diyenler önde yer alıyor. Bu sefer üçüncü bölüme geçtiler. Üçüncü bölüm; yalan, iftira ve hakaret. Bizim ittifakımız Millet İttifakı ve adını milletten alıyor, ‘zillet’ diyorlar. Millete zillet denir mi? Bunu diyecek kadar şuursuz olunur mu? Olunur. Gezi’ye katılan kadınlara ağza alınmayacak laflar söylüyor, ‘sürtük’ diyor. Bildiği bütün küfürleri sıralıyor. En sonunda evirdiler çevirdiler dediler ki ‘Bunlar oturdular, Abdullah Öcalan ile anlaşma yaptılar’. İftar sofralarını iftira sofralarına çevirdiler. Oturdular orada, ‘Zillet ittifakı 6’dan değil, 7’den oluşuyor. Bunlardan biri de filanca parti’ dediler. Kardeşim, o partinin bir ittifakı, bizim ayrı, senin ayrı bir ittifakın var. Biz, Malatya’da HDP ile yarışıyoruz. 600 aday gösteriyoruz; içinde bir tane PKK’lı, DHKP-C’li, iddia ettikleri gibi bir tane terörle ilgili isim var mı? Yok. 600 adayımızın hepsinin devletten temiz kağıdı var ve hepsine de sonuna kadar kefiliz. AK Parti’nin ittifakına bakalım; koynunda HÜDA PAR var. Hangi HÜDA PAR? ‘Türk Bayrağı olmasın’, ‘Ne mutlu Türk milleti denmesin’, ‘Türkçe resmi dil olmasın’, ‘Türkiye’ye özerklik gelsin, federasyonlara bölünsün’ diyen HÜDA PAR var. Bizim listemizde hesabını veremeyeceğimiz kimse yok, sizin listenizde kimler kimlerle beraber.</p>
<p><strong>“YALANDAN ÜRETİLMİŞ BİR VİDEOYU ARŞİVDE BULAMAZSIN KARDEŞİM”</strong></p>
<p>Şimdi çıktılar; önce Recep Tayyip Erdoğan, ‘Bunlar Apo’yu serbest bırakacak’ dedi. Hemen Süleyman Soylu çıktı, aynı şeyi tekrar etti. Bende çıktım, ‘Ne böyle bir niyetimiz ne de böyle bir beyanımız var’ dedim. Ama bunlar, ‘Anlaştılar, söylüyorlar’ diyorlar. Yalanı 83 milyona atıyor, ‘Sen bunu düzelt’ diyorsun. Sesinin yettiği sana kalıyor, sesinin duyulmadığı, yalanla kandırdıkları ona yetiyor. Süleyman, ‘Bunlar açıkça söylüyor, Apo’yu bırakacaklarmış’ diyor. ‘Kaydı gösterin’ dedim, canlı yayında bekliyorum; ‘Kaydı gösterin yayından da ayrılacağım, milletvekilliğini de bırakacağım, patiden de adaylıktan da ayrılacağım. Yetmez, Kemal Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığı adaylığından ayrılacak.’ Dört gündüz sustu, video arıyor. Yalandan üretilmiş bir videoyu arşivde bulamazsınız kardeşim. Öyle bir video, öyle bir beyan yok. Abdullah Öcalan gibi birisini ‘hapisten çıkaracağız’ diyen ne CHP’li ne de Millet İttifakı’ndan birisi var. Herkes bunu bu şekilde bilsin.”</p>
<p><strong>“BU MEMLEKETTE TEKRAR LİYAKATİ HAKİM KILACAĞIZ”</strong></p>
<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ise şöyle konuştu:</p>
<p>“Bu ülkede liyakatin ne anlama geldiğini aslında 6 Şubat depreminde gördük. Liyakat, insan hayatıdır. Liyakatsizlik ölümdür. Bu liyakatsizlikler nedeniyle insanlar inleyerek, bağıra bağıra soğuktan öldüler. Bu liyakatsizler yüzünden insanların cesetlerini, hemen yanı başımızda kurtlar parçaladı. Bu liyakatsizlerin yüzünden ilk kez insanlarımız maalesef ayakkabılarıyla gömüldüler, cenaze namazları kılınmadı. Bu liyakatsizlerin yüzünden insanlar günlerce çadır bulamadılar, kar ve yağmurun altında beklediler. Liyakat, hayat ve can demektir. Bu memlekette tekrar liyakati hakim kılacağız.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chp-grup-baskanvekili-ozgur-ozel-600-adayimizin-hepsinin-devletten-temiz-kagidi-var/">CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel: 600 Adayımızın Hepsinin Devletten Temiz Kağıdı Var</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chp-grup-baskanvekili-ozgur-ozel-600-adayimizin-hepsinin-devletten-temiz-kagidi-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel, Çorum’da: “Bir kolunda MHP bir kolunda BBP, listesinde HÜDA PAR. Kimler kimlerle beraber&#8230;”</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-corumda-bir-kolunda-mhp-bir-kolunda-bbp-listesinde-huda-par-kimler-kimlerle-beraber/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-corumda-bir-kolunda-mhp-bir-kolunda-bbp-listesinde-huda-par-kimler-kimlerle-beraber/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 May 2023 13:19:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=21747</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Çorum’da; “CHP için, iki kırmızı çizgi vardır. Biri vatanımız, biri de elinizde tuttuğunuz al bayrağımız… Ama bir de AK Parti’nin listesine bakalım… Bir kolunda MHP bir kolunda BBP, listesinde HÜDA PAR. Kimler kimlerle beraber…” dedi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Çorum’da bir seçim bürosunun açılışına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-corumda-bir-kolunda-mhp-bir-kolunda-bbp-listesinde-huda-par-kimler-kimlerle-beraber/">Özgür Özel, Çorum’da: “Bir kolunda MHP bir kolunda BBP, listesinde HÜDA PAR. Kimler kimlerle beraber&#8230;”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Çorum’da; “CHP için, iki kırmızı çizgi vardır. Biri vatanımız, biri de elinizde tuttuğunuz al bayrağımız… Ama bir de AK Parti’nin listesine bakalım… Bir kolunda MHP bir kolunda BBP, listesinde HÜDA PAR. Kimler kimlerle beraber…” dedi.</p>
<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Çorum’da bir seçim bürosunun açılışına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:</p>
<p>“CHP için, iki kırmızı çizgi vardır. Biri vatanımız, biri de elinizde tuttuğunuz al bayrağımız… Ama bir de AK Parti’nin listesine bakalım. Bir kolunda MHP, bir kolunda Destici’nin BBP; AKP’nin sıralarında, içinde, koynunda HÜDA-PAR var.</p>
<p>Kim bu HÜDA PAR? &#8216;Türk Bayrağı olmasın&#8217; diyen parti HÜDA-PAR, AK Parti&#8217;nin listesinde. ‘Türk milleti olmasın’ diyen HÜDA PAR, AK Parti’nin listesinde. &#8216;Ne mutlu Türküm diyene&#8217; denmesin diyen HÜDA PAR, AK Parti’nin listesinde. Özerklik olsun, federasyon olsun, vatan bölünsün diyen HÜDA PAR. AK Parti’nin listesinde.  Diyarbakır’dayken Gaffar Okkan’ımızı şehit eden Hizbullah’ın savunucusu, davanın baş avukatı bugün HÜDA PAR&#8217;ın bugün Genel Başkanı. Gaffar Okkan’ın katilleri, onların avukatları AK Parti listesinde.</p>
<p>Kolunda kim var, kolunda da MHP var. Yani bir kolunda MHP bir kolunda BBP, listesinde HÜDA PAR. Kimler kimlerle beraber. Kimler kimlerle beraber. Çorum&#8217;dan açıkça söylüyoruz, Abdullah Öcalan’ı serbest bırakmayla ilgili ne beyanımız ne niyetimiz var. Bunu aklından geçiren AK Parti&#8217;dir. Ama bugün gelmiş milliyetçilik taslamaktadır. Külliyen yalan, külliyen yalan, külliyen yalandır.”</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ERKAN KARACA</strong></p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-corumda-bir-kolunda-mhp-bir-kolunda-bbp-listesinde-huda-par-kimler-kimlerle-beraber/">Özgür Özel, Çorum’da: “Bir kolunda MHP bir kolunda BBP, listesinde HÜDA PAR. Kimler kimlerle beraber&#8230;”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-corumda-bir-kolunda-mhp-bir-kolunda-bbp-listesinde-huda-par-kimler-kimlerle-beraber/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Esenboğa Havalimanına Ankara Büyükşehir Belediyesi araçlarının içeriye alınmamasına Özgür Özel&#8217;den Tepki</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/esenboga-havalimanina-ankara-buyuksehir-belediyesi-araclarinin-iceriye-alinmamasina-ozgur-ozelden-tepki/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/esenboga-havalimanina-ankara-buyuksehir-belediyesi-araclarinin-iceriye-alinmamasina-ozgur-ozelden-tepki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 18:01:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=20635</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel; kent merkezi ile Esenboğa Havalimanı arasında ulaşımı sağlayan BelkoAir firmasının ihale süresinin dolması üzerine dün gece burası için özel belediye otobüsü kaldıran Ankara Büyükşehir Belediyesi araçlarının içeriye alınmamasını TBMM’de eleştirdi. Özel, “Ankara Büyükşehir Belediyesi, kamu hizmeti veriyor. Bu dar zamanda buna izin vermiyorlar. Ulaştırma Bakanı’na ulaşılmasını ve Ulaştırma Bakanı’nın bu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/esenboga-havalimanina-ankara-buyuksehir-belediyesi-araclarinin-iceriye-alinmamasina-ozgur-ozelden-tepki/">Esenboğa Havalimanına Ankara Büyükşehir Belediyesi araçlarının içeriye alınmamasına Özgür Özel&#8217;den Tepki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel; kent merkezi ile Esenboğa Havalimanı arasında ulaşımı sağlayan BelkoAir firmasının ihale süresinin dolması üzerine dün gece burası için özel belediye otobüsü kaldıran Ankara Büyükşehir Belediyesi araçlarının içeriye alınmamasını TBMM’de eleştirdi. Özel, “Ankara Büyükşehir Belediyesi, kamu hizmeti veriyor. Bu dar zamanda buna izin vermiyorlar. Ulaştırma Bakanı’na ulaşılmasını ve Ulaştırma Bakanı’nın bu tuhaf karardan geri dönmesini bekliyoruz” dedi.</p>
<p>Ankara Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ile Esenboğa Havalimanı arasında ulaşımı sağlayan BelkoAir firmasının ihale süresinin dolması ve hizmet vermeyecek olması nedeniyle harekete geçerek, dün gece EGO seferlerini başlattı. EGO’nun mevzuat açısından hiçbir engeli olmamasına rağmen vatandaşın iniş-biniş noktalarının belli olması ve kaos yaşanmaması adına yer tahsisi talepli resmi yazılarına, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü cevap vermedi. 37 TL yerine 20 TL ücret karşılığında taşımacılık yapan EGO otobüsleri ise havalimanına giriş izni olmadığı öne sürülerek engellendi. Mağdur olan vatandaş ise yürüyerek havalimanına ulaşmaya çalıştı.</p>
<p><strong>“VATANDAŞIMIZA DA BU ZAM ZULÜM İKTİDARINI ŞİKÂYET EDİYORUZ”</strong></p>
<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de yaşanan ulaşım krizi ve ABB’nin engellenmesini bugün TBMM Genel Kurulu’nda dile getirdi. Özgür Özel şöyle konuştu:</p>
<p>“Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankaralı vatandaşların havaalanına taşınması ile ilgili zamanında bir ihale açmış, ‘BelkoAir’ diye bir şirket almış, 10 yıldır da taşımış. Yandaş bir şirket, orasına girmeyeyim. Kimin olduğuna da girmeyeyim. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden ihaleyi verenin kim olduğunu herkes biliyor. Bitmiş ihale. Mansur Yavaş da şehir otobüsleri UKOME kararı ile havaalanına gidiyor, vatandaşları şehir otobüsü fiyatına havaalanına götürüyor. Ulaştırma Bakanlığı, şehir otobüslerini havaalanı girişinde durduruyor, BelkoAir’in sözleşmesi bitti diye. BelkoAir’in araçları bambaşka, bunlar Ankara Büyükşehir’in şehir otobüsleri. Havaalanına sokmuyor. Vatandaş şimdi yağmurun altında elinde valizi zulüm çekiyor. Neden? Buradan birisi para kazansın diye. Ankara Büyükşehir Belediyesi, kamu hizmeti veriyor. Normal taşıma ücreti fiyatına havaalanına gitme imkanı veriyor. Bu dar zamanda buna izin vermiyorlar. Ulaştırma Bakanı’na ulaşılmasını ve Ulaştırma Bakanı’nın bu tuhaf karardan geri dönmesini bekliyoruz. Vatandaşımıza da bu zam zulüm iktidarını, BelkoAir’in anlaşması bitince artık belediye bedava taşısın anlayışına direnen bu kafayı şikâyet ediyoruz.”</p>
<p>EGO Genel Müdürlüğü, 5 Nisan (dün) gece saatleri itibarıyla AŞTİ-15 Temmuz Kızılay Milli İrade Meydanı-Havalimanı güzergâhında 442 hat numaralı otobüslerle yaklaşık yüzde 50 uygun ücretle 20 TL’ye hizmet vermeye başladı.</p>
<p>Esenboğa Havalimanı, Ankara Kızılay Meydanı’na 30 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve yolculuk 50 dakika sürüyor.</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/esenboga-havalimanina-ankara-buyuksehir-belediyesi-araclarinin-iceriye-alinmamasina-ozgur-ozelden-tepki/">Esenboğa Havalimanına Ankara Büyükşehir Belediyesi araçlarının içeriye alınmamasına Özgür Özel&#8217;den Tepki</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/esenboga-havalimanina-ankara-buyuksehir-belediyesi-araclarinin-iceriye-alinmamasina-ozgur-ozelden-tepki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: &#8220;Biz Bundan Sonra Madencilerin Analarının Değil, Onlardan Sorumlu Bakanın Göz Yaşı Döktüğü Bir Rejime Geiyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-biz-bundan-sonra-madencilerin-analarinin-degil-onlardan-sorumlu-bakanin-goz-yasi-doktugu-bir-rejime-geiyoruz/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-biz-bundan-sonra-madencilerin-analarinin-degil-onlardan-sorumlu-bakanin-goz-yasi-doktugu-bir-rejime-geiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 15:38:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=20626</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Biz bundan sonra madencilerin analarının değil, onlardan sorumlu bakanın göz yaşı döktüğü bir rejime geçiyoruz. Biz sağlık emekçilerinin değil, Sağlık Bakanının gözünün yaşarabildiği, gırtlağının düğümlenebildiği bir rejime geçiyoruz. Biz yoksul işçilerin, kan ter içinde bindikleri servis otobüsünde nefes nefese evlerine döndükleri bir rejimden onlar daha iyi sendikalaşabilsin diye koşturan bakanların [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-biz-bundan-sonra-madencilerin-analarinin-degil-onlardan-sorumlu-bakanin-goz-yasi-doktugu-bir-rejime-geiyoruz/">Özgür Özel: &#8220;Biz Bundan Sonra Madencilerin Analarının Değil, Onlardan Sorumlu Bakanın Göz Yaşı Döktüğü Bir Rejime Geiyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Biz bundan sonra madencilerin analarının değil, onlardan sorumlu bakanın göz yaşı döktüğü bir rejime geçiyoruz. Biz sağlık emekçilerinin değil, Sağlık Bakanının gözünün yaşarabildiği, gırtlağının düğümlenebildiği bir rejime geçiyoruz. Biz yoksul işçilerin, kan ter içinde bindikleri servis otobüsünde nefes nefese evlerine döndükleri bir rejimden onlar daha iyi sendikalaşabilsin diye koşturan bakanların nefes nefese koşacağı bir döneme geçiyoruz. Biz elindeki pasaportla dünyanın öbür ucunda bunların hataları yüzünden vize kontrolünde bekleyen gençlerin üzüldüğü, sıkıldığı değil; vizeyi kaldırmak için Dışişleri Bakanı’nın koşturduğu bir rejime geçiyoruz” dedi.</p>
<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, bugün TBMM’nin 27’nci döneminde, son basın toplantısını düzenledi. Özel’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:</p>
<p><strong>“MİLLETTEN YETKİ İSTEYENLER 14 MAYIS’TAN SONRA BAHARI GETİREBİLMEK İÇİN MİLLETİN HUZURUNA VARACAKLAR”</strong></p>
<p>“Bugün, Meclis’in son çalışma günü. Bu son çalışma gününden sonra artık hep birlikte önce aday listelerinin verilmesini, ardından da partilerin de kampanyalarının fiilen başlamasını göreceğiz. Milletten yetkiyi alıp gelenler 5 yıl boyunca yaptıklarının sonunda gidip millete hesap verecekler. Milletten yetki isteyenler 14 Mayıs’tan sonra baharı getirebilmek için milletin huzuruna varacaklar. Yetki isteyecekler.</p>
<p>Biz bu ülkeyi bir saray rejiminden kurtarmış, bu ülkeyi 7 düvelin işgalinden kurtarmış ve kurtuluşu gerçekleştirdikten sonra kuruluşta kendisine saraylar inşa etmek yerine millete bir Meclis inşa etmiş yetkiyi millete vermiş, o millet ne yetki verdiyse kabul etmiş, yetkiyi elinden aldığında da muhalefet çekilmeyi hatta millet bazen yetkiyi vermediği zaman Meclis’te olmamayı dahi hazmedilmiş bir siyasi partiyiz.</p>
<p><strong>“14 MAYIS’TA YENİDEN ÜLKEYİ BİR TEK ADAM REJİMİNDEN, GÜÇLÜ PARLAMENTOYA GEÇİRMEK ÜZERE AZİMLE YÜRÜYORUZ”</strong></p>
<p>Çok seçim kazandık, çok seçim kaybettik. 14 Mayıs 1950 tarihinde kaybettiğimiz seçime sayın Genel Başkanımız, ‘Şüphesiz benim en büyük yenilgim ama demokrasinin zaferidir’ diyebilmişti. Ve kaybettiğimiz seçimden sonra milletin yetkiyi verdiklerine devrettik. O gün yetkiyi devrettiğimiz Demokrat Parti geleneğiyle geçmişte rekabet halinde olduğumuz pek çok siyasi gelenekle ve birlikte olamadığımız pek çok dostumuzla birlikte 14 Mayıs’ta yeniden ülkeyi bir tek adam rejiminden, güçlü parlamentoya geçirmek üzere azimle yürüyoruz. 14 Mayıs’ta bu parlamentonun bahçesinde çiçekler açacak, söz veriyoruz ki yine baharlar gelecek.</p>
<p>8 yıldır burada Grup Başkanvekili olarak basın toplantıları yapıyorum. 12 yıldır milletvekili olarak basın toplantıları yapıyorum. Pozantı Çocuk Cezaevi’nin kapatılmasına sebebiyet verecek raporu da burada açıkladık. Şimdi burada son olarak Afet Yönetimi Kanun Teklifi’mizi açıklayacağım. Bundan sonra hangi makam, mevkilerde oluruz ne yaparız bilmiyoruz. Ama bu kürsüden sürçü lisan etmişsizdir, affola. Bizim bir kusurumuz olduysa, hak yediysek hakkınızı helal edin, bizden yana tamamı helal olsun.</p>
<p>Biz Genel Başkanımızın, Millet İttifakı’nın tüm liderlerinin onayı ve parlamentoda bulunan tüm Millet İttifakı milletvekillerinin iştirakiyle geçtiğimiz günlerde kanun teklifimizi sunmuştuk. O bu depremden yıkılan 10 ili ve yıkılan Türkiye’yi nasıl ayağa kaldıracağımızı, nasıl yıkılmaz bir Türkiye inşa ederken devletin vatandaşına sahip çıkacağını söylüyor. Bu kanun teklifimiz 69 maddeden oluşuyor. Sabah saatlerinde Meclis Başkanlığı’na sunuldu.</p>
<p><strong>“BU KANUN TEKLİFİNİN BİRİNCİ İMZA SAHİBİ KEMAL KILIÇDAROĞLU”</strong></p>
<p>Bu kanun teklifinin birinci imza sahibi Kemal Kılıçdaroğlu… Sayın İbrahim Özden Kaboğlu hocamız inanılmaz emek verdiler. Genel Başkanımızın talimatıyla bir telefon görüşmesi yaptık. Kendisi bana dedi ki ‘Deprem bölgesindesiniz yüreğim orada, gördüklerimden sonra orada olmak istiyorum, ancak Kemal Bey, afet yönetimiyle ilgili her yönüyle düşünülmüş bir kanun teklifi istiyor. Ne dersiniz’ dedi. ‘Hocam siz bize Ankara’da lazımsınız’ dedim. ‘Bugün kalkamayan enkazı bir dahaki sefere kaldırabilelim diye yetişemediğimiz yere bir dahaki sefere devlet yetişsin diye çadır yoksa çadır olsun diye günü gelince konteyner olsun diye bugün siz burada bir şey yapamazsınız ama Ankara’da çok şey yaparsınız’ dedik.</p>
<p>Şöyle bir çalışma yapıldı. Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği (ANAYASADER), Türkiye Barolar Birliği, Türk Mühendis, Mimar Odaları Birliği (TMMOB) kendisi ve bileşenleri ve Türk Ceza Hukuku Derneği yönetim kurullarıyla birlikte çalışılarak bu 69 maddelik Türkiye Afet Yönetimi Kanun Teklifi’miz oluşturuldu.</p>
<p>Afetler hukukunun etkili kılınması için 69 maddelik bu kanun teklifimizi derledik, topladık, yazdık ve altına imzalarımızı attık. Millet İttifakı Ortak Politikalar Mutabakat Metninden tutun kendi deneyimlerinin devlet arşivlerinden taranmasına ve Şili’de Japonya’ya, Filipinler’den İtalya’ya uzanan geniş bir uluslararası düzenlemelerin de incelendiği, uluslararası kriterlerin gözetildiği disiplinler ve disiplinler arası bu kanun teklifi hazırlandı.</p>
<p><strong>“TBMM BÜNYESİNDE İSE AFET RİSKLERİ DEĞERLENDİRME ADI ALTINDA DAİMİ BİR İHTİSAS KOMİSYONU KURUYORUZ”</strong></p>
<p>Örneğin Afet ve Sivil Savunma Akademisi, Afet Kriz Merkezi, Kamu Acil Haberleşme Merkezi, Kamu Acil Haberleşme Sistemi üzerinden sistemin nasıl birbiriyle konuştuğunu, denetlediğini, kolladığını ve koordine olabildiğini göreceksiniz. Afet anında her şey çöktüğünde neyin, nasıl devreye gireceğini, neyi, nasıl devreye girecekse onu kimin hazırladığını göreceksiniz. TBMM bünyesinde ise Afet Riskleri Değerlendirme adı altında daimi bir ihtisas komisyonu kuruyoruz. Yani sel, yangın, deprem olduktan sonra biz bunları araştıran bir komisyon kuralım, neden yandık, neden öldük diye komisyon yerine kimse ölmeden ağaçlar, sincaplar yanmadan, kimse sele kapılmadan, enkaz altında inleyerek evladına duyurduğu sesi devletine duyurmadan ölmesin diye daimi bir komisyon devamlı çalışacak.</p>
<p>Devletin yükümlülüklerinin ayrıntılı bir biçimde düzenlendiği afete duyarlı ulaşım planlaması ve afet öncelikli kentsel dönüşümü devletin en önemli yükümlülükleri olarak tarif ediyor. Devlete bu ödevleri veriyor. Ve takip ediyoruz. Afet olduğunda ulaşıma nasıl müdahale edilebileceğini, canını orada kurtarabilmiş yakınları çökük altındaki jandarma personeline kendisi de afetzede olan o ilin polislerine değil, devletin afete duyarlı ulaşım planlamasında kim görevlisiyle onlara bırakıyoruz.</p>
<p>Afet öncesi kentsel dönüşümü en öncelikli görevimiz olarak görüyoruz. Ne kadar hızlı iktidar değişirse bu kanun ne kadar hızlı çıkarsa ve görevler ne kadar hızlı teslim edilse ve bizim tarafımızdan denetlenirse İstanbul başta olmak üzere Türkiye’de beklenen bütün depremlerde kayıplarımız aza inecek.</p>
<p><strong>“MUASIR MEDENİYETLER NEREDEYSE YAKALAYIP GEÇMENİN YOLU AB’YE TAM ÜYELİKTİR”</strong></p>
<p>Sayın Genel Başkanımız gençleri, bizleri heyecanlandıran bir vaatte bulunmadı, olacağı söyledi. İktidar olursak en kısa sürede vizesiz Avrupa vaadinde bulundu. Aksi yönde sesler yükseldi. Niçin olmayacak? Bu Kemal Bey’in yapacağı bir şey değil ki diğer Avrupa ülkelerinin yapacağı bir şey. Bu kadar bihaberler konudan. Bir il AB macerası İsmet Paşa döneminde başlamıştır. Vasiyet bilindik yerdendir, ‘muasır medeniyetleri yakalayın ve geçin’ diyorsa Mustafa Kemal Atatürk, o muasır medeniyetler neredeyse yakalayıp geçmenin yolu AB’ye tam üyeliktir.</p>
<p>İttifak ortağımız Ahmet Davutoğlu Başbakanlığında 55 maddelik yol haritası önümüzde. 52’si bitti son üçüne kalındı. O üçüne katılınmasaydı bugün hepimiz Avrupa Birliği’nde vizesiz geziyorduk. Anlaşma hazır. Birinci madde, Tayyip Erdoğan’ın ‘Eğer sen bunu hayata geçirirsen il ve ilçe başkanı bulamazsın’ dediği ve kıyametin koptuğu Siyasi Ahlak Yasası. İkincisi Kişisel Verileri Koruma Kanunu AB standardında olsun. Üçüncüsü de ifade özgürlüğünün sınırlarını genişletin diyor… Avrupa Birliği sen bunları yaparsan vizesiz gel diyor. Yapmayan bunlar. Niye yapamıyorlar? AKP il, ilçe başkanı bulamazmış. MHP, ifade özgürlüğüne karşı çıkarmış. Kişisel verilerde de bildiğin lakaytlık. Geçen gün tapu kayıtlarını çaldırdı adamlar. Bu konuda kimsenin endişesi olmasın.</p>
<p><strong>“BU YALANCILIKLA OY İSTENMESİ DOĞRU BİR İŞ DEĞİL”</strong></p>
<p>Çıkmış, iftardan sonra diyor ki ‘Millet İttifakı gelirse Abdullah Öcalan’ı serbest bırakacak.’ Ya arkadaşlar, bunu nerede duydunuz, kim söyledi? Biz nerede böyle bir şey söylemişiz. Çıksın bunu söylesinler. Yok. Ben atayım bu yalanı, nasılsa herkes duyur, bütün televizyonlar veriyor. Onlar düzeltse de yüzde 20, 30, 50 duyar. Kalan 50 bana yeter, belki onları kandırarak seçim kazanırım. Böyle bir şey yok. Bu ahlak değil, bu siyasi ahlakta değil, kişisel olarak da bu yalancılıkla oy istenmesi doğru bir iş değil. Bizim bu yönde bir imamız bile yok.</p>
<p>Dışişleri Bakanı dün çıkıyor, ‘Darbe yapmış FETÖ’cüleri serbest bırakacaklar.’ Allah’ından kork. Kapalı Meclis’i açtıran biziz. Kapalı Meclis’i açtırıp orada darbeye direnip, F-16’nın bombasını yiyen biziz. O gece ben demişim ki, ‘Demokrasinin yanındayız, darbelerin karşısındayız, yeni seçimde millet yeni bir görev verene kadar ana muhalefetiz. Demokrasinin ve seçilmiş parlamentonun, hükümetin arkasındayız.’ A Haber stüdyosu diyor ki, ‘Bugüne kadar çok eleştirdik ama bugün Özgür Özel’in söylediklerinin karşısında söyleyecek söz bulamıyorum’ diyor, takdir ediyor.</p>
<p><strong>“SİZ SEÇİMİ KAZANACAĞINIZI BİLSENİZ GİDER FETHULLAH GÜLEN’İN ELİNİ ÖPERSİNİZ”</strong></p>
<p>Şimdi çıkmış o Çavuşoğlu, bu iktidarın Dışişleri Bakanı, ‘bunlar darbeyi yapan komutanları serbest bırakacak’ diyor. Bunu aklından geçirenin iki elim yakasında olur. Bunu hayali yasak bizim dünyamızda. Adam milletin üstüne tankları sürecek, arabaların içinde milleti ezecek, elinde bayrak olanlara yaylım ateşi açtıracak talimat verecek. Meclis’e füze attıracak biz onları serbest bırakacağız. Geçin. Ama seçimi kaybedeceğimi bilsem onu yapmam, bunu yapmam; siz seçimi kazanacağınızı bilseniz gider Fethullah Gülen’in elini öpersiniz. Buraya yazıyorum. Bu kadar net söylüyorum. FETÖ’yle tarihi husumeti olan biziz, tarihlerinde etle tırnak olanlar, ‘bize nifak sokmayın, hoca efendiyle aramıza nifak sokamazsınız’ diyenlerin, birbirine göz yaşı dökenlerin dediğine bak.</p>
<p>Bu iki büyük yalandan sonra bir de gelelim Ömer Çelik’e. Troller yapar. Üç gündür yapıyorlar sahiplenen çıkmadı. Bir baktım Ömer Çelik dün yine asker bavulu gibi atlamış oraya. Bu kadar yalan olur mu, bu kadar utanmamak olur mu? Marteniçka, Mart ayı gelmeden bileğine takıyorsun. Gözün leylek arıyor. Bu bir balkan geleneğidir. Üsküplü bir dedenin, Selanikli bir anneannenin torunu olarak anlatıyorum. Leyleği gördüğün anda çıkarıyorsun dileğin olmuştur. Bir inanışa göre kırlangıçta olsa oluyor. Mart’ın sonu geldiğinde eğer hala duruyorsa da bunu gidip tomurcuk veren bir ağaca, tercihen gül ağacı da iyidir. Gidip bunu oraya asıyorsun. Ben asarken fotoğrafımı çektim.</p>
<p>Kemal Beyin kampanyasında ‘Sana söz yine baharlar gelecek.’ Trollerin söylediği, Ömer Çelik’in sahiplendiği darağacı. Oradaki gül ağacının dallarına ‘darağacı’ diyorlar. ‘Bu da idam’ diyorlar. ‘Bize idam sehpasıyla tehditte bulundu Trabzon mitinginde’ diyorlar. Bu görüntüye ‘idam sehpası’ diyor, duyanda inanıyor. Allah’tan kork. Rahmetli anneannem Selanik göçmeni ben böyle bir şey yapsam ‘Ramazan mübarek gün yalan atma Allah çarpar’ derdi.</p>
<p><strong>“BİZ BÖYLE YALANCILIĞI ÖĞRENEMEDİK, BÖYLE SAHTEKAR GÖRMEDİK”</strong></p>
<p>Biz böyle yalancılığı öğrenemedik, böyle sahtekar görmedik. Balkan göçmenlerinin, Üsküplülerin, Selaniklilerin, suyun öte yanından gelenlerin, canlarımızın, Makedon göçmenlerinin hepsinin bildiği ve bir Makedon göçmeninin genel başkanımızın bileğine takıp emanet ettiği onun da çok etkilenip kampanyasına ilham aldığı marteniçkadan bu yalanı çıkarıyorsunuz ya artık sizin bu yalanınıza inanacak kimse kalmadı. Ama sizi en çok da göçmenler ayıpladı. Siz bizim bu baharımızdan, siz bizim bu inancımızdan, sizin bizim bu hevesimizden, bu küçücük ve bin yıllık gelenekten idam sehpası çıkardınız ya yazıklar olsun size Ömer Çelik. Söyleyecek başka bir şey bulamıyorum.</p>
<p><strong>“BUNLAR HAMDİ BEY GİBİ MEHMET ŞİMŞEK’E DEVAMLI TEKLİFTE BULUNUYORLAR. ADAM ‘YOKUM’ DİYOR KAPATIYOR”</strong></p>
<p>Tayyip Erdoğan, her yeni küresel kriz çok büyük eleştirileri göğüsleyerek hayata geçirdiğimiz Türkiye Ekonomi Modeli’nin doğrulunu teyit ediyormuş. Sonra da diyor ki, ‘Önümüzdeki dönem ekonomi politikalarımızı daha da güçlendirmek için şimdiden ciddi hazırlıklar yürütüyoruz. Uzun yıllar ekonomi yönetimimizde yer alan Mehmet Şimşek kardeşimiz koordinasyonunda bir ekip çalışıyor.’ Bir; sen ne dedin? Önce Yeni Ekonomi Modeli (YEM), sonra Yeni Ekonomi Programı (YEP), sonra olmadı Çin Modeli dediniz, sonra Türkiye Ekonomi Modeli (TEM). Bu TEM başarılıysa Mehmet Şimşek ne çalışıyor? İkincisi; Mehmet Şimşek mevzusu Hamdi Bey mevzusuna döndü. Geçen sefer de ‘Mehmet Şimşek geliyor.’ Adam yalanladı. ‘Mehmet Şimşek geliyor, geliyor…’ Yokum dedi. Şimdi bunlar Hamdi Bey gibi Mehmet Şimşek’e devamlı teklifte bulunuyorlar. Adam ‘yokum’ diyor kapatıyor. Bunlar bir daha başlıyor. Teklifi kabul etmiyor, ‘kutuma gideceğim’ diyor Mehmet Şimşek. Kutu nerede? 14 Mayıs’ta milletin önünde, sandık orada.</p>
<p><strong>“MADEM SENİN EKONOMİ MODELİN İYİ GİDİYOR NEDEN MEHMET ŞİMŞEK EKİBİYLE BERABER KURTULUŞ REÇETESİNE ÇALIŞIYOR?”</strong></p>
<p>Madem senin ekonomi modelin iyi gidiyor neden Mehmet Şimşek ekibiyle beraber kurtuluş reçetesine çalışıyor? Yok öyle bir şey. Mehmet Bey ‘var’ derse de krizin varlığını kabul ederler. Mehmet Bey, ‘yokum’ derse bir daha arayacak seçim gecesine kadar. Sandık orada, kutuya gideceğiz hepimiz işte o zaman YEM’den de TEM’den de yoksulluktan da işsizlikten de hep beraber kurtulacağız. Kutumuza gideceğiz, millet açacak, Allah’ın izniyle yüzde 55-60 Millet İttifakı, yüzde 55-60 Kemal Kılıçdaroğlu, 300’ün üzerinde milletvekiliyle Millet İttifakı bak o zaman millet hangi teklife ‘evet’ diyormuş. Millet o zaman örneğin Kurban Bayramı’ndaki 15 bin liraya ‘evet’ diyecek. Kutusuna gidecek alacak onu.</p>
<p>Kutuya giden kazanıyor, bunlara kanan kazanmıyor. Millet kutusuna gidip açtırınca sandığı her bayram bir asgari ücret, Kurban’da 15 bin lira, taşerona kadro, atanamayan 100 bin öğretmen bu sene 100 bin atama. Kutusuna gidiyor atanamayan öğretmen, ‘aç kutumu alayım tayin hakkımı’ diyor. EYT’liyi bile kandırdılar. Kutusuna gidiyor BAĞ-KUR’lu ‘9 bin gün beklemeyeceğim, 5 bin günde emekli olacağım’ diyor. 14 Mayıs’ta kutuyu açtıran kazanacak. Teklife aldanan, Hamdi Beye kanarsan yandın.</p>
<p><strong>“NEBATİ ENFLASYON 10 OLACAK DİYORDU, TÜİK 50 DİYOR”</strong></p>
<p>Nebati’de konuşmuş. Bu Nebati, ‘2023 seçimlerine tek haneli enflasyonla gideceğiz’ dedi mi, demedi mi? Dedi. Onun dediğine göre en çok 9,9 olacaktı. Peki TÜİK ne diyor? ‘T’ Tayyip’i, ‘Ü’ üzmeyen, ‘İ’ istatistik, ‘K’ kurumu ne diyor? Yüzde 50 diyor. Millet yüzde 50’ye inanmıyor. Nebati 10 olacak diyordu, TÜİK 50 diyor. Kuru soğan geçen sene bugün 2 liraymış enflasyon yüzde 50 olsa 3 lira olacakmış. Pazarda soğan 3 lira mı, 19 lira mı? Patates 7 liraymış, enflasyon TÜİK’in dediği gibi olsa 10 lira olacakmış bugün 18 lira. Kuru soğan için yüzde 800, patates için yüzde 163 enflasyon var. Şekerin geçen sene kilosu 10 lira, TÜİK doğru söylese bu sene 15 lira olması gerek. Şeker 28 lira mı, 15 lira mı? Tahin helvası akşam iftar sofrası için. 41 lira geçen sene, enflasyon yüzde 50 olsa 61 olacak bugün bakkalda 89 lira mı değil mi? Eğer tayin helvası 89’sa biz doğru söylüyoruz, 61’se TÜİK doğru söylüyor. Eğer soğan 19 liraysa biz doğru söylüyoruz, 3 liraysa TÜİK doğru söylüyor.</p>
<p>Pirinç 20’yken 30 olması lazım, bugün 44 lira pirinç. 44’e değil, 30’a pirinç varsa onlar doğruyu söylüyor. Ekmek 3 lira olması lazımmış 5 lira. 3 liraya ekmek varsa onlar doğru söylüyor. Koyun kuşbaşı 140 liraymış olmuş 300 lira. Yüzde 50 olsa 211 lira olacak. 211 lira mı? Kaşar peyniri 93 liradan 212 liraya çıkmış. TÜİK doğru söylese 139 lira olacakmış. Biz utanırlar diye, yüzünüz mü kızarmıyor diye kırmızıyla yazdık. TÜİK’in yalanındaki fiyatlar onlar ama maalesef bu fiyatlar var ve bu fiyatlar vatandaşın belini büken fiyatlar. Bunlar bu seçime yüzde 9 enflasyonla girmeyi taahhüt etmiş, yalanlarıyla yüzde 50, fiilen yüzde 115, ENAG’a göre soğan için 800’ü, patates için yüzde 160’ı, salçada yüzde 20’yi, şekerde yüzde 170’i, pekmezde yüzde 180, kahvede yüzde 110’u bulmuş, gerçek hissedilen enflasyonla giriyoruz bu seçime.</p>
<p><strong>“BİR CAN KURTARMAK PAHASINA CANINI ORTAYA KOYAN HEKİMLERİN HAKKI ÖDENMEZ”</strong></p>
<p>Dün bu toplantıda kamu mühendislerinin çok haklı taleplerini dile getirirken kurduğum cümle biraz da devrik bir cümle hekim arkadaşların bazılarını üzmüş. Ömrüm boyunca sağlık meslek örgütlerinde mücadele etmiş onlarla beraber olmuş, onların bütün haklarını 12 senedir burada savunan birisi olarak bende buna çok üzüldüm. Benim orada demek istediğim kamuda aynı kıdemde olanlar arasında bir uçurum var ama peşi sıra fiyat, maaş karşılaştırması gibi olunca üzülmüşler. Birincisi Covid’de hepimiz gördük bir can kurtarmak pahasına canını ortaya koyan hekimlerin hakkı ödenmez. Karşılaştırdığımız maaşların çok üzerini hak ediyorlar ona katkı sağlamak Millet İttifakı olarak, CHP olarak boynumuzun borcu.</p>
<p><strong>“HEKİMLERDEN ÖZÜR DİLEMEK ONLARIN HAKKINI VERMEK; BİR YENİLMİŞLİK DEĞİL BİR ÖĞRENMİŞLİK HALİDİR”</strong></p>
<p>Bunu söyledim açıkladım birçok hekim örgütünden, birçok hesaptan teşekkür geldi. Ama tek tük ‘özür dile’ diyenler var. Bu siyasette de özür dileyince sanki diskalifiye oldum, mağlup oldum. Hayır. Özür dilemek bir erdem. Örneğin Erzurum’un Hınıs Devlet Hastanesi’nde bir kardeşim üzüldüyse, Manisa Sarıgöl’deki devlet hastanesindeki bir nöbetçi doktor cep telefonunda görüp de gönlü kırıldıysa, Malatya’da karaciğer nakli yapan Sezai hocanın ekibinden bir doktorun canı sıkıldıysa, Edirne’de Trakya Üniversitesi’nde acil nöbetinde bir doktor, ‘Ya Özgür ağabey bunu niye böyle demiş’ bir yıllık yeni doktor böyle bir şeyden rahatsız olduysa, zorunlu hizmetlerini deprem bölgesinde konteynerda yapanlar, Islahiye’den, Nurdağı’ndaki doktorlardan herhangi birinin kalbi kırıldıysa özür diliyorum. Çünkü doktorlardan, hekimlerden özür dilemek onların hakkını vermek; bir yenilmişlik değil bir öğrenmişlik halidir.</p>
<p><strong>“MADENCİLERİN ANALARININ DEĞİL, ONLARDAN SORUMLU BAKANIN GÖZ YAŞI DÖKTÜĞÜ BİR REJİME GEÇİYORUZ”</strong></p>
<p>Biz bundan sonra örneğin madencilerin analarının değil, onlardan sorumlu bakanın göz yaşı döktüğü bir rejime geçiyoruz. Biz sağlık emekçilerinin değil, Sağlık Bakanının gözünün yaşarabildiği, gırtlağının düğümlenebildiği bir rejime geçiyoruz. Biz yoksul işçilerin, kan ter içinde bindikleri servis otobüsünde nefes nefese evlerine döndükleri bir rejimden onlar daha iyi sendikalaşabilsin diye koşturan bakanların nefes nefese koşacağı bir döneme geçiyoruz. Biz elindeki pasaportla dünyanın öbür ucunda bunların hataları yüzünden vize kontrolünde bekleyen gençlerin üzüldüğü, sıkıldığı değil; vizeyi kaldırmak için Dışişleri Bakanının koşturduğu bir rejime geçiyoruz.</p>
<p>O yüzden doktorlardan veya bu kadar zaman yaptığım bütün basın toplantılarında kalbini kırdığım kim varsa hepsinden ağız dolusu özür diliyorum. Artık devletin özür dileyebildiği bir rejime geçiyoruz. Bakanların istifa edebildiği bir rejime geçiyoruz. Partilerin hatalarını kabul edebildiği bir rejime geçiyoruz. Buna da vesile olan Twitter’da önce kızan sonra helalleşen ve biraz daha inatçı olup tek tük de olsa ‘Özgür Özel özür dilesin’ diyen bütün kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Siyasiler özür dilemesini de bilecekler bundan sonra.</p>
<p><strong>“HER ANKETTE SİZİ ERİTEN, YEREL SEÇİMLERİ KAYBETTİREN BU DİLDEN SİZDE KURTULUN”</strong></p>
<p>İstanbul İl Başkanlığımıza silahlı bir saldırı yapıldı. Nöbetçi polislerin ifadeleri ve nöbetçi güvenliğin ifadeleriyle İstanbul İl Başkanlığımıza önünden geçen otoyoldan, bir aracın içinden, hedef gözetilerek ama isabet kaydedilemeyerek silahla atış yapıldığı söyleniyor. Burada ilk akla gelen tepkiyi vermeyeceğim. Kimseye siz yaptınız diyemeyiz. Kimseye siz yaptırdınız da diyemeyiz. Ama biri çıkar bütün bunlar hep bu kutuplaştırılan siyaseti geren dilin ve Cumhur İttifakı’nın hedef gösteren, herkese ‘terörist’ diyen, ‘hain’ diyen, bu taraftakileri vatansever, bu taraftakileri ‘hain, terörist’ olarak gösteren dilin bunu tetiklediğini söylerse de kimse de buna karşı çıkmaz. O kişiye de yanlış diyemeyiz. Bu dili terk etmek lazım. 14 Mayıs’tan sonra devlet bu dili terk edecek ama 14 Mayıs’a kadar hiçbirimizin canı yanmasın, bir annenin daha gözü boşuna yaşla dolmasın diyorsanız lütfen Cumhur İttifakı olarak size de faydası olmayan ve her ankette sizi eriten, yerel seçimleri kaybettiren bu dilden sizde kurtulun.</p>
<p>Çünkü siz, ‘Ekrem terörist’ dedikçe Ekrem İmamoğlu yükseldi. Mansur Yavaş’a terörizm yapışır mı? Onu yapıştırdıkça sizin yalancılığınız tescillendi. O yüzden korkmuyoruz, sinmiyoruz, bir kelime eksik konuşmuyoruz, bir santim geri gitmiyoruz, bir parmak eğilmiyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki bir parmak eğilirsek siz bu millete diz çöktürürsünüz. Biz bu millete diz çöktürtmeyeceğiz.”</p>
<p>Özel, basın toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Özel, seçim listelerinin nasıl olacağına ilişkin ve Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’yle görüşülmesine ilişkin sorulara şu yanıtı verdi:</p>
<p><strong>“BÜTÜN İTTİFAK ORTAKLARIMIZ ARASINDA MAKSİMUM İŞ BİRLİĞİ, EN İYİ PARLAMENTO SONUCU İÇİN ÇALIŞIYORLAR”</strong></p>
<p>“İttifak halinde bazı yerlerde birlikte gireceğimizi biliyorum ama bilgilerin tüm taraflar tarafından teyit edilir ve doğrulanır bir noktada olması lazım. Ben bir partinin yasama kanadındaki sözcüsü olarak böyle bir açıklamayı yapmayı doğru bulmam. Bu bilgilerin tüm partiler tarafından teyit edilip eğer varsa ortak basın açıklaması ya da basın metnini beklemek gerekir. Hala bu bilgiler ben toplantıya hazırladığım sırada teyide muhtaçtı. Bütün ittifak ortaklarımız arasında maksimum iş birliği, en iyi parlamento sonucu için çalışıyorlar.</p>
<p><strong>“MAKAM ODASINDA OTURUP ‘SEN ÇEKİL SANA ŞUNU VERELİM’ BİZ BUNU TÜRKİYE’YE DE KENDİMİZE DE İNCE’YE DE YAKIŞTIRMAYIZ”</strong></p>
<p>Sayın İnce’yle birlikte sayın genel başkanımızın yapmış olduğu görüşmedeki heyette bende vardım. Resmi görüşmede genel başkanımız depremden, afetten, afet yönetiminden, ülkenin içinde bulunduğu krizlerden; bu krizlerden nasıl çıkacağımız yönündeki ortaklaştığımız politikalar metninden bahsederek son derece nazik bir üslupla sayın İnce’ye sunumlarını yaptı. Sayın İnce’de aynı nezaketle cevaplar verdi. O toplantıda neler konuşulduğunu zaten genel başkanımız çıkıştaki basın açıklamasında söylemişti. O kapsam doğrudur. İçeride konuşulmasa da sayın İnce, ‘ittifak konusunda farklı ilkelerimiz var’ deyip, içeride konuşmamıştık, onları söylememişti bize çünkü öyle bir konu açılmamıştı ama birtakım değerlendirmelerde de bulunmuştu. İçerideki görüşmede bir pazarlık olmamıştı, bir teklif yapılmamıştı. Zaten meselenin özü de şuydu; Türkiye’yi yönetmeye talip, 13. Cumhurbaşkanlığına talip iki adayın bir partinin genel merkezinde, genel başkanın resmi makam odasında oturup ‘sen çekil sana şunu verelim’, ‘sen benden ne istersin’ biz bunu Türkiye’ye de kendimize de İnce’ye de yakıştırmayız.</p>
<p><strong>“ENGİN ALTAY KENDİSİYLE O GÜN AKŞAM YÜZ YÜZE BİR GÖRÜŞMEDE BULUNDU”</strong></p>
<p>Ayrıldıktan sonra bizim ümidimiz tabi ki o günden sonra seçimi ilk turda kazanacak bir iradeyi hep beraber ortaya koymaktı. Sayın İnce’ye orada ‘çekiliyor musunuz’ diye sorulunca ‘hayır’ demişti. Biz zaten ona çekilin demeye gitmedik ama birinci turun önemini hepimiz teyit ediyoruz. Kamuoyunda ‘niye bir teklif yok, niye anlaşmıyorsunuz’ beklentisi üzerine benim de bilgim dahilinde, kıdemlimiz, geçen kampanyada sayın İnce’ye eşlik eden sayın Engin Altay kendisiyle o gün akşam yüz yüze bir görüşmede bulundu. Daha sonra döndü ve ertesi sabah bir görüşme daha yaptılar. Bu görüşmelerin sonucunda biz bu görüşmelerde hep birlikte kazanacağımız ve ilk turdan sonra ülkeyi birlikte yöneteceğimiz bir imkan olur mu şartlarını aradık ve sorduk. Bu müzakerelerden iki geçmiş kuvvetli dostun partileri adına yürüttükleri bu müzakerelerden bir sonuç alamadık. Görüşmeler o aşamada bitti. O günden bugüne de resmi bir görüşme yoktur.</p>
<p><strong>“TREND BİRİNCİ TURDA BU SEÇİMİ YÜZDE 50’NİN ÜZERİNDE, YÜZDE 51’LER DÜZEYİNDE BİR OYLA DÖRTLÜ BİR YARIŞTA KAZANABİLECEĞİMİZİ GÖSTERİYOR”</strong></p>
<p>Ancak sayın İnce’nin de bugün teyit ettiği bir başka görüşme adaylıklar kesinleştikten sonra gerçekleştiğini bizde her iki tarafın beyanlarından öğrendik. Orada Fikri Sağlar bir mutabakata varmış olsa o zaman mutlaka gelip bunu partimize söyleyip burada da yol alınabilirdi, hala da alınabilir. Adaylıklar kesinleşmiştir ama bundan sonra sayın İnce, ‘bu seçimi birinci turda Kemal Kılıçdaroğlu kazanmalı, tek adam rejimi bitmelidir’ dediği anda o zaman bu iş birinci turda zaten bitecektir. Demediği durumda bizim elimizdeki anket trendleri seçimi birinci turda kazanacağımızı gösteriyor. Ama işin garantisi olması için açık fark olması için, yüzde 50’nin çok daha üzerindeki bir sonuç için formüller işleyebilir. İşlemezse elimizdeki trend birinci turda bu seçimi yüzde 50’nin üzerinde, yüzde 51’ler düzeyinde bir oyla dörtlü bir yarışta kazanabileceğimizi gösteriyor. Biz bu trendin çok daha iyi bir noktaya gideceğini düşünüyoruz.</p>
<p><strong>“BİZ SAYIN İNCE’Yİ SEVİYORUZ, İNCE’Yİ SEVENLERİ DE SEVİYORUZ”</strong></p>
<p>Biz sayın İnce’yi seviyoruz, İnce’yi sevenleri de seviyoruz. İnce’ye oy vermek isteyenleri de seviyoruz hepsini de anlıyoruz. Bugünlerde artık onların nasıl davrandığını ve nasıl bir umut içinde olduklarını da yani bu tek adam rejimini bitirmenin herkese çok iyi geleceğini de hep birlikte hissediyoruz. O açıdan biz asla ve asla germek istemeyiz, tartışmak istemeyiz, kırmak istemeyiz. Partimize emeği olan birisidir. Kendi deyimiyle partinin öz evladıdır. Bu partide benim 8 yıldır yaptığım görevi benden önce 4 yıl boyunca yapmış, bana da emeği olan, partimize de emeği olan bir kişidir. 14 Mayıs’ta birinci turun sonunda size söz yine baharlar gelecek.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-biz-bundan-sonra-madencilerin-analarinin-degil-onlardan-sorumlu-bakanin-goz-yasi-doktugu-bir-rejime-geiyoruz/">Özgür Özel: &#8220;Biz Bundan Sonra Madencilerin Analarının Değil, Onlardan Sorumlu Bakanın Göz Yaşı Döktüğü Bir Rejime Geiyoruz&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-biz-bundan-sonra-madencilerin-analarinin-degil-onlardan-sorumlu-bakanin-goz-yasi-doktugu-bir-rejime-geiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: &#8220;22 Yıldır Süründürdüğünüz Emekliye Sahip Çıkıyoruz, &#8216;Yapamazlar, Yapamazlar.&#8217; Bal Gibi Yaparız, İnadına Yaparız&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-22-yildir-surundurdugunuz-emekliye-sahip-cikiyoruz-yapamazlar-yapamazlar-bal-gibi-yapariz-inadina-yapariz/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-22-yildir-surundurdugunuz-emekliye-sahip-cikiyoruz-yapamazlar-yapamazlar-bal-gibi-yapariz-inadina-yapariz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Apr 2023 16:21:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=20576</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Gelecek Kurban Bayramı’nda her emeklinin 15 bin lira alacak olmasına, birileri kaynak tartışması açmaya çalışıyor. Kur Korumalı Mevduat ile sadece bütçeden 200 milyar lirayı fakirin cebinden zenginin cebine koyan sensin. Ya bırak da biraz da biz emeklinin cebine koyalım. 22 yıldır süründürdüğünüz emekliye sahip çıkıyoruz, ‘yapamazlar, yapamazlar.’ Bal gibi yaparız, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-22-yildir-surundurdugunuz-emekliye-sahip-cikiyoruz-yapamazlar-yapamazlar-bal-gibi-yapariz-inadina-yapariz/">Özgür Özel: &#8220;22 Yıldır Süründürdüğünüz Emekliye Sahip Çıkıyoruz, &#8216;Yapamazlar, Yapamazlar.&#8217; Bal Gibi Yaparız, İnadına Yaparız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “Gelecek Kurban Bayramı’nda her emeklinin 15 bin lira alacak olmasına, birileri kaynak tartışması açmaya çalışıyor. Kur Korumalı Mevduat ile sadece bütçeden 200 milyar lirayı fakirin cebinden zenginin cebine koyan sensin. Ya bırak da biraz da biz emeklinin cebine koyalım. 22 yıldır süründürdüğünüz emekliye sahip çıkıyoruz, ‘yapamazlar, yapamazlar.’ Bal gibi yaparız, inadına yaparız. Senin yakınların bile o 15 bin lirayı aldığında, ‘Allah razı olsun, hakkımızı verdiler’ diyecek. Bugüne kadar, deyip de yapmadığımız yok. Ama CHP’nin yapacağız deyip de sizin seçimi kaybettiğinizi görünce yaptığınız işler de çok” dedi.</p>
<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM’de basın toplantısı düzenledi. Özel, Kahramanmaraş merkezli depremlerinde depreme maruz kalan öğrenciler kadar kalmayan öğrencilerin de depremzede haline getirildiğini söyleyerek, “Gençlerin umutlarının yıkıldığı, morallerinin çöktüğü bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Bütün dünya Türkiye üzerinde hayaller kurarken, gençlerinin dörtte üçünün yurt dışında hayal kurduğu bir Türkiye ile karşı karşıyayız” dedi.</p>
<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, gündemi değerlendirdi. Özel, şunları söyledi:</p>
<p><strong>“YIKILMAZ BİR TÜRKİYE İNŞA ETMEK İÇİN GÖREVE TALİBİZ: </strong>Yıkılmış bir Türkiye ile karşı karşıyayız. 6 Şubat depremlerinde 10 ili yıkılmış bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Ekonomisi yıkılmış, Milli Eğitimi, üniversiteleri yıkılmış bir Türkiye ile karşı karşıyayız… Bütün dünya bu güzel topraklar üzerinde hayaller kurarken, gençlerinin dörtte üçünün yurt dışında hayal kurduğu bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Dış politikası yıkılmış bir Türkiye ile karşı karşıyayız. 14 Mayıs’tan sonra yıkılmaz bir Türkiye’yi inşa etmek için göreve talibiz ve hazırız.</p>
<p><strong>ENERJİSİNİ KAYBETMİŞ BİR AKP…: </strong>Parlamentoyu izliyorsunuz, dağılmış bir Cumhur İttifakı görüntüsü. Enerjisini kaybetmiş bir AKP görüntüsü. 22 yıl önce erdemliler hareketi diye yola çıkmış, bugün yüzlerine sorulduğunda; Kızılay ve AFAD başkanının yaptıkları, Dışişleri Bakan Yardımcısının kurmuş olduğu Falyalı ile şirketler… Ya da bir takım suç örgütü liderinin ifşaları, onu susturmak için orada gayret gösteren İçişleri Bakanı. Giderken yalnız gidip, dönerken yanında getirdikleri. Dün darbenin finansörü dediklerine sırf bir suç örgütü liderine dijital tecrit uygulasın diye yapılan anlaşmalar ve üstüne o darbenin finansörü ile kucaklaşmalar, kol kola girmeler. Büyük devletler suçlu da olsa, dünyanın öbür ucunda da olsa bir vatandaşı gözaltına alınır, tutuklanırsa Dışişleri budan haberdar olur, gider sorar görünür, bilgi sahibi olur. Bizimkiler bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı susturulsun, tecrit edilsin diye üst düzey politik temaslar yürütülüyorlar. İçişleri Bakanı, Dışişlerine gidiyor. Başka başka işler yapıyor. Bu, büyük devletlere yakışmaz.</p>
<p><strong>KANUNSUZ EMİRLERİ TAKİP EDİYORUZ: </strong>Şunu bilsinler: Bir suç örgütü liderinin ifşaları olacak da Cumhur İttifakı kaybedecek, Millet İttifakı kazanacak. Biz seçimi kazanmak için hazırız, güçlüyüz, etkiliyiz. Milletimizin vereceği yetkiye, 14 Mayıs günü kavuşup, geçmişteki bütün sis perdelerini ortadan kaldırmaya talibiz, hukuk yoluyla. 14 Mayıs günü bir perde açılacak, bütün sis perdeleri açılacak. Kimsenin endişesi olmasın. Bugünkü kanunsuz emirlerin de gözümüz üzerinde, takip ediyoruz, olanları izliyoruz.</p>
<p><strong>SEÇİM TAKTİĞİ İÇİN DEĞİL, BİR VASİYETİ YERİNE GETİRMEK İÇİN: </strong>Rejime kasteden Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesi ile ülkemizde yaşanan bütün sorunlar bugünkü halini almaz üzere; katmerlendi, katmerlendi. Çünkü tek adam rejimlerinin sonu bu. Dünyanın fakir ülkelerini tek adamlar, zengin ülkelerini güçlü parlamentolar ve demokrasiler yönetiyor. 14 Mayıs’tan sonra milletimizin illallah dediği; bütün kararların bir yerden verildiği, o yüzden milletin sorunlarının değil, yandaşın sorunlarının çözüldüğü bir süreçten, milletin derdi ile dertlenen bir sürece geçeceğiz. Bunu bin seçim taktiği için değil, bir vasiyeti yerine getirmek için yapacağız. O vasiyet, şudur: ‘Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.’ Bu ülkenin kurtarıcısının vasiyetini yerine getirmek için 14’ünden sonra çalışmaya başlayacağız.</p>
<p><strong>PARLAMENTO SARAYIN GÜNDEMİNE MAHKUM OLMUŞTUR: </strong>Bu parlamento gündemine hakim olamamıştır. Bu parlamento, milletin gündemine hâkim olamamıştır. Bu parlamento yoksulların, işsizlerin, emeklilerin, emekçilerin, çiftçilerin, köylülerin gündemine değil sarayın gündemine mahkûm olmuştur. Bu parlamentoda Devlet Bahçeli’nin imzası ile kanun teklifleri var, komisyonda gündeme bile almıyorlar. Bu parlamentoda Kemal Kılıçdaroğlu’nun ana muhalefet partisinin kanun teklifleri var, gündeme dahi almıyorlar. Hatta şunu diyorlar: Yıllarca, ‘yapmayız’ diyorlar. EYT’de olduğu gibi… Saray anketi görüp ürkünce hemen yapıyorlar. Milletin gündeminin değil sarayın gündeminin dayatıldığı bu ülkede, böyle yönetilirse millete fayda yok. Millet İttifakı tarafından yönetildiğinde herkesin sorunları çözülecek.</p>
<p><strong>14 MAYIS’TAN SONRA BİZ YAPACAĞIZ: </strong>Bu son hafta. 21 yıllık yorgun iktidarınızda, bazı sorunların çözülmesi onuruna ortak olmak isterseniz biz varız. Yoksa, 14 Mayıs’tan sonra biz yapacağız. EYT’de yaratılan büyük kargaşayı hemen ortadan kaldıracağız. İntibak olmadan, kademe olmadan EYT’de, asla asla ve adalet olmaz. Emeklilerin intibakla ilgili sorunları çözülmeden asla adalet sağlanmış olmaz. 20 gün geç sigortalı olup, 20 yıl sonra emekli olacaklar için mutlaka kademelendirme, 2000’liler için mutlaka adaletin getirilmesi gerekiyor. Ayrıca staj mağdurlarına verdiğimiz söz 14 Mayıs’tan sonra tutulacak. 14 Mayıs’tan önce staj mağdurlarının rahatsızlığını ortadan kaldırmak isterlerse sabahlara kadar çalışmaya ve bu Meclis’i çalıştırmaya biz varız. Yapmazlarsa 14 Mayıs’tan sonra biz buradayız. Kısmi emeklilik beklentisi olanların, beklentilerini karşılayacağız.</p>
<p><strong>ÖZLÜK HAKLARI İLE İLGİLİ ADALETSİZLİĞİ KALDIRACAĞIZ: </strong>Hele hele kamudaki mühendisler… Kamudaki mühendis 18 – 20 bin lira maaş alırken, aynı sürede görev yapmış doktor, o da daha iyisine layıktır ama 45 bin lira alıyor. Aynı yaş, aynı eğitim, aynı çaba, prestijli meslekler, ama birileri çok başka yerde, birileri çok başka yerde oluyor. Özlük hakları ile ilgili adaletsizliği kaldıracağız. Ayrıca, beş mühendisten biri kamuda çalışıyor. Geri kalanı taşerona mahkûm. Ve çok az ücretler alıyorlar. Bu sorunları mutlaka ortadan kaldıracağız.</p>
<p><strong>BÜYÜKELÇİLERDEN DESTEK İSTİYOR: </strong>Dün, Recep Tayyip Erdoğan büyükelçilerle birlikteydi. Onlara propaganda yaptı. Söylediklerini, herhangi başka bir siyasetçi söylese… Örneğin Kemal Bey çıksa ‘Bu seçimlerde yurt dışı oylar çok önemli, desteğinizi bekliyoruz’ dese kıyamet kopar. ‘Sizlerin yardımlarınızı istiyoruz’ dese, vatan haini ilan ederler. Ama öyle bir tükenmişlikle karşı karşıya ki büyükelçilere propaganda yapıyor ve büyükelçilerden destek istiyor. Daha önce Ahlat’ta, ‘Bizde öyle bir ana muhalefet var ki’ diye Ahlat’taki büyükelçilere bizi şikâyet etmişti. Dün büyükelçilere propaganda yapıp destek istedi. Dış güçler, dış güçler diyenlerin, seçimi kaybetme noktasına geldiğinde ne hale geldiğini gördük.</p>
<p><strong>BÜYÜKELÇİ, KAFAN BOZULUNCA AZARLAMAK İÇİN YOKTUR: </strong>Büyükelçi iyi ilişkiler için vardır. Diploması için vardır. Dedikodu yapmak, şikâyet etmek ya da kafan bozulunca azarlamak için yoktur. Büyükelçiyi Türkiye’yi rencide ederse azarlarsın. Büyükelçi Türkiye’yi rencide ederse çağırır ve uyarırsın. Kamunun önünde de azarlamazsın. Büyükelçi bir sonraki cumhurbaşkanını ziyaret etti diye, bir cumhurbaşkanı adayı ve ana muhalefet liderine nezaket ziyareti yaptı diye ona köpürüp de onun dışındaki bütün büyükelçilere, ‘Beni destekleyin, bana yardım edin’ demek, hele hele Türk dünyasındaki ülkelerin liderlerini aktif siyasetin içine dahil etmeye çalışmak bu ülkeye yakışmaz, bir siyasetçinin de gücünü değil, acziyetini gösterir.</p>
<p><strong>BU MİLLET BUNA İZİN VERMEZ: </strong>HÜDA PAR’a yerli ve milli diyorlar. Sadece Erdoğan değil, Bahçeli de Destici de HÜDA PAR ile kurdukları ittifakı savunan bir hale gelmiş. Burada Gaffar Okan’ın kemiklerinin sızladığını, ailesinin ve bütün milletimizin içine ateş düşürdüğünüzü bilin. Gaffar Okan’ın katili kim? Bunu Bahçeli biliyor, yanıltmaya çalışırken Tantan’a sorun diyor. Saadettin Tantan Bahçeli’yi yalanlıyor. Gaffar Okkan’ın katillerinin kim olduğunu bu millet biliyor. Ailesi biliyor, Allah biliyor. HÜDA PAR’ın Genel İdare Kurulu üyesi, ‘15 Mayıs sonun başlangıcı olacakmış’. Hala masum göstermeye çalışanlar var. Buraya getirecekler, Meclis’e sokacaklar, Gaffar Okan’ın kemiklerini sızlatacaklar. Milletimizin bu hamleye karşı sandıkta nasıl bir hamle yapacağını bekliyoruz. Bu millet buna izin vermez. Buna tenezzül edenlere tahminlerin üzerinde cevap verir. Sandık bazen dile gelir konuşur. Şakır şakır konuşur.</p>
<p><strong>MİLLETİMİZİN ADALETİNE SIĞINIYORUZ: </strong>Destici ve Bahçeli’ye, ayrıca; yerli ve milli diyen Erdoğan’a: ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ lafı kaldırılmalı diyen, andımıza ‘Faşist metin’ diyen, ‘Özerklik ve federasyon gelmelidir’ diyen bir yapıyı alıp da ‘Biz çok milliyiz, bunların hepsi terörist’ diye ikna etmeyi çalıştığınız seçmeninize ‘Bunlar çok iyi adamlar’ diye mi anlatacaksınız. Federasyon, özerklik olsun diyor. Bunları yaparken de güya din adına ve gözü dönmüş her şeyi hazır bir portre çiziyor. Biz bunlardan korkmuyor, milletimizin adaletine sığınıyoruz.</p>
<p><strong>DEVLET DEVLET GİBİ DAVRANIRSA BÖYLE YAPAR: </strong>Millet İttifakı’nın ilk kanun teklifidir. Depremin yaralarının nasıl sarılacağına dair kanun teklifi… Dün AK Parti grup başkanvekillerine de verdim. Ne var teklifimizde? Bunlar para ile ev verecek ya. O evlerin bedelsiz verilmesi var. İlk ev ve tek ev. Çok evi olanlar, çocuğu için de bir ev satın almak isterse, orada vergileri almamak var. Kiracıları 2 yıl gerçek kira yardımı, kiralayacak ev bulamıyor, o yardımla kiralayacak ev bulamıyorsa, o kiracıya da ev var. Teknik olarak güçlendirilebileceği belirlenen yapıların hak sahiplerine çok uzun vadeli, çok uygun finansmanla destek var. Deprem için toplanan ve harcanan paralarda ekstra denetim ve şeffaflık var. Böyle günde, bu kadar duygular yüksekken verilen paranın hesabını daha ciddi sormak ve takip etmek lazım… İşini ve gelirini kaybeden depremzedenin kredi kartı ve tüketici kredisi borçlarının silinmesi ya da borcun hacmi ve kişinin durumuna göre uzun süre ertelenmesi var. Tarımsal üretimi canlandırmak için mazot, gübre ve ilaç desteği, onları üretime yeniden kazandırmak için can suyu var. Küçük işletme ve esnafa yapacakları yeni yatırımlar için kamu bankalarından, yani Demirören’e değil de depremzede çiftçi ve esnafa Halk Bankası ve Ziraat Bankası’ndan uzun vadeli krediler var… Deprem bölgesindeki bebekler için ailelerinin talebi ile 1 yaşına kadar ücretsiz mama, süt ve bebek bezi, 1 yaşından sonra devamı gerekiyorsa doktorun bir reçetesi ile yine ücretsiz olarak verilmesi var. Deprem bölgesindeki belediyelerin çoğu AK Partili. İller Bankası’ndaki borçlarının tamamen silinmesi var. Yeni kredi talepleri için İller Bankası’nın sermayesinin 90 milyar liraya arttırılması var… Kolunu, bacağını, uzvunu kaybetmişlere en kaliteli protez, hemen ve uğraştırmadan var. Devlet, devlet gibi davranırsa böyle yapar diye altına imza attık. Bugüne dair bir iddia, 14 Mayıs’a dair taahhüt. Kelimesi kelimesine tutanaklara emanet ettik, Meclis Başkanlığı’na verdik. Yapalım derlerse 3 günlük iştir. Biliyoruz ki yapmayacaklar. Depremden sonraki ilk işimizdir. Devlete devlet olma niteliğini geri verecek bir kanun teklifi. Yoksa ‘bir yıl içinde konutlar teslim, 20 yılda ödersin.’ Devletin kusuru yüzünden yıkıldı. Kusuru olan bedelini öder.</p>
<p>Bekir Bozdağ’ı dinliyoruz, tebessümle. Recep Tayyip Erdoğan’ı en çok kim över, gözüne en çok kim girer? Aktif siyasette çok sesinin çıkmadığı o dönemin telafisine girmiş. Söylediklerini söyleyemem…. Ama kendisine böyle bir kutsiyet atfediyor. ‘Dik duruşlu’ diyor… Böyle dik duruş size yakışır. Ama bu ülkeye yakışmaz.</p>
<p><strong>AFAD’IN DEDİĞİ FIRTINA OLMADI AMA KEMAL KILIÇDAROĞLU FIRTINASI OLDU: </strong><strong>AFAD, Genel Başkanımızın dünkü Trabzon mitingi öncesi, Trabzonlulara fırtına uyarısında bulundu. </strong><strong>‘Aman mitinge gitmeyin.’ Bakıyorsun, Meteoroloji’de öyle bir fırtına yok, AFAD’ta var. </strong>Dün Trabzon’da AFAD’ın dediği fırtına olmadı ama Kemal Kılıçdaroğlu, Ekrem İmamoğlu fırtınası oldu. AFAD fırtınayı da gördü, gelecek güzel günlerin de müjdesini bütün Türkiye gördü. Ama kamu gücünü bir partinin yararına, bir adayın aleyhine bu kadar aşikâr kullanan, yalana sarılan, kurumları yalana alet eden bu anlayıştan hesabı milletimiz soracak.</p>
<p>Türkiye’nin gündemi, Nebati’nin de gündemi olmuş. Nebati’nin de tanıdığı birçok emekli vardır. Sıcak parayı gördü, gözler pırıl pırıl oldu. ‘Her bayram, her emekliye 8500 lira.’ Hikâye, 7 Haziran 2015’te Kemal Bey söyleyince başladı. Veremez, yapamaz dediler. 1 Kasım’a giderken yumuşattılar, ‘biz de verebiliriz’ dediler. Seçimden sonra unuttular…. Emeklilere bayramda 2 bin lira verilecek. Bütün emekliler biliyor ki, Bay Kemal sayesinde. Bilsinler ki her bayram 8500 lira, emekliye verilecek. Gelecek Kurban Bayramı’nda her emeklinin 15 bin lira alacak olmasına, birileri kaynak tartışması açmaya çalışıyor. Kur Korumalı Mevduat ile sadece bütçeden 200 milyar lirayı fakirin cebinden zenginin cebine koyan sensin. Ya bırak da biraz da biz emeklinin cebine koyalım. 22 yıldır süründürdüğünüz emekliye sahip çıkıyoruz, ‘yapamazlar, yapamazlar.’ Bal gibi yaparız, inadına yaparız. Senin yakınların bile o 15 bin lirayı aldığında, ‘Allah razı olsun, hakkımızı verdiler’ diyecek. Bugüne kadar, deyip de yapmadığımız yok. Ama CHP’nin yapacağız deyip de sizin seçimi kaybettiğinizi görünce yaptığınız işler de çok.”</p>
<p>Özgür Özel, açıklamalarının ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Millet İttifakı’nın ortak milletvekili adayı listesi hazırlayıp hazırlamayacağı ile ilgili bir soru üzerine Özel, şunları söyledi:</p>
<p>“10 ilde bunu yaptık. Bu rakamın listeler verilene kadar dahada yukarı çıkmasını bekliyoruz. Bu arttıkça Millet İttifakı’nın Meclis çoğunluğunu garantilemesi daha da artmış olacak. O konuda ciddi bir kararlılığımız var.”</p>
<p>Özel, anketlere göre Cumhur İttifakı’nın Meclis çoğunluğunu kaybettiğini aktararak, “Millet İttifakı tek başına Meclis çoğunluğunu sağlamak için her geçen gün daha iyi anketler görmeye başladı. Biz bu seçimi birinci turda bitirmek istiyoruz, bunun için de iktidarın değişmesini isteyen tüm seçmenleri Kemal Kılıçdaroğlu’na birinci turda oy vermeye ve Millet İttifakı’nı Meclis çoğunluğunu sağlayacak bir biçimde parlamentoda görevlendirmeye çağırıyoruz” diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-22-yildir-surundurdugunuz-emekliye-sahip-cikiyoruz-yapamazlar-yapamazlar-bal-gibi-yapariz-inadina-yapariz/">Özgür Özel: &#8220;22 Yıldır Süründürdüğünüz Emekliye Sahip Çıkıyoruz, &#8216;Yapamazlar, Yapamazlar.&#8217; Bal Gibi Yaparız, İnadına Yaparız&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-22-yildir-surundurdugunuz-emekliye-sahip-cikiyoruz-yapamazlar-yapamazlar-bal-gibi-yapariz-inadina-yapariz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel&#8217;den Bakan Muş&#8217;a: Kızılay’ın İlgili Şirketi, Hangi Tarihte, Hangi Kişi Ve Kuruluşlara Ne kadar Bedelle Çadır Satmıştır?</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-kizilayin-ilgili-sirketi-hangi-tarihte-hangi-kisi-ve-kuruluslara-ne-kadar-bedelle-cadir-satmistir/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-kizilayin-ilgili-sirketi-hangi-tarihte-hangi-kisi-ve-kuruluslara-ne-kadar-bedelle-cadir-satmistir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Mar 2023 12:40:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=19478</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin ardından Kızılay’ın çadır satışıyla ilgili Ticaret Bakanı Mehmet Muş’a “Çadır sevkinin hızla ve yeterince yapılmaması, bölgeden hızlı bir göç dalgası yaşanmasına da sebep olmuştur. Kızılay’ın ilgili şirketi, hangi tarihte, hangi kişi ve kuruluşlara ne kadar bedelle çadır satmıştır? Çadır bedeli, konut kirası, gıda vb. ürün ve hizmetlerde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-kizilayin-ilgili-sirketi-hangi-tarihte-hangi-kisi-ve-kuruluslara-ne-kadar-bedelle-cadir-satmistir/">Özgür Özel&#8217;den Bakan Muş&#8217;a: Kızılay’ın İlgili Şirketi, Hangi Tarihte, Hangi Kişi Ve Kuruluşlara Ne kadar Bedelle Çadır Satmıştır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 6 Şubat depremlerinin ardından Kızılay’ın çadır satışıyla ilgili Ticaret Bakanı Mehmet Muş’a “Çadır sevkinin hızla ve yeterince yapılmaması, bölgeden hızlı bir göç dalgası yaşanmasına da sebep olmuştur. Kızılay’ın ilgili şirketi, hangi tarihte, hangi kişi ve kuruluşlara ne kadar bedelle çadır satmıştır? Çadır bedeli, konut kirası, gıda vb. ürün ve hizmetlerde yaşanan ürün kıtlığı ve fahiş fiyat artışına sebep olduğu gerekçesiyle ilgili şirket hakkında işlem başlatılacak mıdır” diye sordu.</p>
<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Kızılay’ın AHBAP ve Türk Eczacıları Birliği’ne çadır satmasını soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Ticaret Bakanı Mehmet Muş’un yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren Özel, şunları kaydetti:</p>
<p>“11 Haziran 1868’de Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kurulan, Osmanlı Hilali Ahmer Cemiyeti, Türkiye Hilaliahmer Cemiyeti, Türkiye Kızılay Cemiyeti ve son olarak Türkiye Kızılay Derneği adını alan Kızılay’ın Dernek Tüzüğü 7’nci maddesi Kızılay’ın görevlerini sıralamaktadır. Kızılay’ın afet ve güvenli yaşama ilişkin görevleri arasında, ‘Afet ve acil durum hallerinde erken dönem iyileştirme, iyileştirme ve yeniden inşa safhalarında beslenme, gıda, barınma, sağlık ve hijyen alanlarında insani yardım ve hizmet sağlar, eğitim verir, toplumsal ve fiziksel kapasite geliştirir’ yer almaktadır. Kızılay’ın gelirleri arasında, ‘Afet hazırlık ve müdahale faaliyetleri sonucunda Kızılay depolarından halka dağıtılan temel afet malzemelerinin yeniden stoklanması için Devlet tarafından aktarılacak kaynak’ gösterilmektedir. 4123 sayılı Tabii Afet Nedeniyle Meydana Gelen Hasar ve Tahribata İlişkin Hizmetlerin Yürütülmesine Dair Kanun’un üçüncü maddesi, ‘Yiyecek, içecek, giyecek, tabii yardım, çadır ve diğer her türlü taşınır mallar Kızılay’a aktarılır. Bu amaçla toplanan yardımlar derhal tabii afet bölgelerine intikal ettirilir ve tabii afet bölgeleri dışında kullanılamaz’ hükmünü içermektedir. 6 Şubat 2023 tarihli Kahramanmaraş depremleri, 11 ilimizi etkilemiş, koordinasyonsuzluk, liyakatsizlik ve arama kurtarma faaliyetlerindeki yetersizlik nedeniyle afete geç müdahale edilmiştir. Olağanüstü halin ilan edilmesinin ardından Kızılay Derneği’nin görevi tüzüğünde ve ilgili mevzuatta da açıkça ifade edildiği şekliyle, stoklarındaki tüm malzemeleri afet bölgesine göndermekten ibaret olmak durumundadır. Hal böyleyken Kızılay’ın, 46 milyon liraya Ahbap Derneği’ne stoklarında bulunan 2050 adet çadırı sattığı, bunun dışında Kızılay’dan gıda ve konserve satın aldığı da kamuoyuna yansımıştır. Kızılay, bununla da yetinmemiş, bölgede sahra eczanesi kurmak isteyen Türk Eczacıları Birliği’ne tanesi 140 bin TL’den 5 adet çadır satmıştır. Türkiye’de 81 ilde bulunan 84 milyon yurttaşımız, depremin yaralarını sarmak için seferber olmuşken, Kızılay Derneği’nin kurduğu şirketler aracılığıyla adeta fırsatçılık yaparak maddi kazanç sağlama yarışına girmesi, kamuoyunun vicdanını yaralamıştır. Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Yönetmeliğinde stokçuluğun tanımı, ‘Olağanüstü hal, afet ve ekonomik dalgalanma dönemleri ile diğer acil durumlarda üretici, tedarikçi ve perakende işletmelerin piyasada darlık yaratan, piyasa dengesini ve serbest rekabeti bozan faaliyetleri ile tüketicinin mallara ulaşmasını engelleyen faaliyetleri’ olarak yapılmaktadır. Hal böyle olunca Kızılay’ın iştiraki şirketlerin bu süreçte yaptığı faaliyetlerin stokçuluk kapsamında değerlendirilebileceği aşikardır.”</p>
<p><strong>“KIZILAY’IN ŞİRKETİ BU ÇADIR SATIŞLARI SONUCUNDA HANGİ HİZMETLERİ BÖLGEYE ULAŞTIRMIŞTIR”</strong></p>
<p>Özel, Bakan Muş’a şunları sordu:</p>
<p>“Deprem günü Kızılay’ın elinde ne kadar çadır stoku vardı, ilk 1 haftada ne kadarını hangi kurum, kuruluş, şirketlere ve kişilere satmıştır? Ticaret Bakanlığı, Kızılay’ın iştiraki şirketler hakkında Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu eliyle denetim yapacak mıdır?</p>
<p>Stoklarında çadır bulunmasına karşın bölgeye çadır ulaştırmayarak, barınma sorununun çözülmesini engelleyen şirketler hakkında işlem yapılacak mıdır?</p>
<p>Depremin ilk günlerinde çadırların bölgeye doğrudan ulaştırılmaması sonucunda mağdur edilerek göç eden, göç ettiği illerde kira fiyat artışlarına maruz bırakılan vatandaşlarımızın yaşadığı sorunların tespit edilerek kira fiyatları ve diğer fahiş fiyat artışlarına yol açan kişi ve şirketler hakkında inceleme başlatılacak mıdır?</p>
<p>Çadırların bölgeye doğrudan ve ücretsiz sevkinin sağlayacağı kamusal fayda ile bu çadırların kişilere ve kurumlara satılmasının getireceği gelir kıyaslandığında, bu satışın etki analizi yapılmış mıdır?</p>
<p>Kızılay’ın şirketi bu çadır satışları sonucunda hangi hizmetleri bölgeye ulaştırmıştır?</p>
<p>Çadır sevkinin hızla ve yeterince yapılmaması, bölgeden hızlı bir göç dalgası yaşanmasına da sebep olmuştur. Kızılay’ın ilgili şirketi, hangi tarihte, hangi kişi ve kuruluşlara ne kadar bedelle çadır satmıştır? Çadır bedeli, konut kirası, gıda vb. ürün ve hizmetlerde yaşanan ürün kıtlığı ve fahiş fiyat artışına sebep olduğu gerekçesiyle ilgili şirket hakkında işlem başlatılacak mıdır?”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-kizilayin-ilgili-sirketi-hangi-tarihte-hangi-kisi-ve-kuruluslara-ne-kadar-bedelle-cadir-satmistir/">Özgür Özel&#8217;den Bakan Muş&#8217;a: Kızılay’ın İlgili Şirketi, Hangi Tarihte, Hangi Kişi Ve Kuruluşlara Ne kadar Bedelle Çadır Satmıştır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-kizilayin-ilgili-sirketi-hangi-tarihte-hangi-kisi-ve-kuruluslara-ne-kadar-bedelle-cadir-satmistir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: Milleti Enkazdan Çıkarmayanları Siyasi Enkazdan Çıkarmaya Niyetimiz Yok</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-milleti-enkazdan-cikarmayanlari-siyasi-enkazdan-cikarmaya-niyetimiz-yok/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-milleti-enkazdan-cikarmayanlari-siyasi-enkazdan-cikarmaya-niyetimiz-yok/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2023 16:19:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel son dakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=18505</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8220;Ahlaksız, namussuz, adi, terbiyesiz, vicdansız, fırsatçı, fesatçı, depremden menfaat devşirenler, yüzü kösele derisi olanlar” sözlerine ilişkin, &#8220;Şimdi bunlara cevap vermek, bunların seviyesine inmek, bunları düştükleri çukurdan kurtarmak olur. Milleti enkazdan çıkarmayanları siyasi enkazdan çıkarmaya niyetimiz yok. O çukurda bırakıyoruz onları. O çukurda kalsın Erdoğan. ‘Ahlaksız, namussuz, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-milleti-enkazdan-cikarmayanlari-siyasi-enkazdan-cikarmaya-niyetimiz-yok/">Özgür Özel: Milleti Enkazdan Çıkarmayanları Siyasi Enkazdan Çıkarmaya Niyetimiz Yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın &#8220;Ahlaksız, namussuz, adi, terbiyesiz, vicdansız, fırsatçı, fesatçı, depremden menfaat devşirenler, yüzü kösele derisi olanlar” sözlerine ilişkin, &#8220;Şimdi bunlara cevap vermek, bunların seviyesine inmek, bunları düştükleri çukurdan kurtarmak olur. Milleti enkazdan çıkarmayanları siyasi enkazdan çıkarmaya niyetimiz yok. O çukurda bırakıyoruz onları. O çukurda kalsın Erdoğan. ‘Ahlaksız, namussuz, adi’ diyen diliyle orada kalsın. Biz, ona demeyeceğiz. O sözü söyleyen diliyle millet onu o çukurda bırakacak zaten. Ben, küfrüne cevap vermem. Küfrünü tekrar da etmem. Ama millet onun hakkını, notunu verir&#8221; dedi.</p>
<p>Özgür Özel, bugün TBMM&#8217;de basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  Özel’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:</p>
<p><strong>“42 BİN 310 VATANDAŞIMIZ HAYATINI KAYBETTİ. 115 BİN YURTTAŞIMIZ YARALANDI: </strong>Zor bir basın toplantısı, çünkü burası bizim kürsümüz. Meclis, milletin evi, bizim evimiz. Yıllardır burada görev yapıyoruz. 17 gün önce çok büyük bir deprem gerçekleşti. Kahramanmaraş’ta peşi sıra 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki depremden Kahramanmaraş’ımız, Hatay’ımız, Adıyaman’ımız, Malatya’mız, Gaziantep’imiz, Osmaniye’miz, Adana’mız, Diyarbakır’ımız, Şanlıurfa’mız ve Elazığ’ımız etkilendi. 42 bin 310 vatandaşımız hayatını kaybetti. 115 bin yurttaşımız yaralandı.</p>
<p><strong>ÇOK ACILARI BİRLİKTE GÖĞÜSLEDİK, KALDIRMAYA ÇALIŞTIK:</strong> Bu topraklar çok acılar gördü. Çok acıları birlikte göğüsledik, kaldırmaya çalıştık. Şüphesiz, Cumhuriyet’in ikinci yüz yılında yaşadığı en büyük felaketlerden bir tanesini ve en çok can kaybıyla sonuçlanan bir felaketi hep beraber yaşıyoruz. CHP Grubu adına, bir kez de Meclis çatısı altında, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyoruz. Acılı ailelerine, şehirlerine, tüm milletimize başsağlığı diliyoruz.</p>
<p><strong>SUÇLUNUN SUÇLU, SORUMLUNUN SORUMLU OLDUĞU GERÇEĞİNİ KABULLENEREK HAREKET EDECEĞİMİZİN SÖZÜNÜ VERİYORUZ:</strong> Ayrıca depremden iki hafta sonra Hatay’ın Defne ve Samandağ ilçelerinde de iki ayrı deprem oldu. Orada da kayıplarımız var. Aynı duyguları paylaşıyoruz. Bundan sonra böyle kayıplar verilmemesi için hem ulus olarak hem devlet olarak üzerimize düşen her şeyin yapılması için tüm gayretleri göstereceğimize; sorumluların araştırılmasında, kovuşturulmasında, cezalandırılmasında, cezalarının affedilmemesinde, caydırıcılığın sürdürülmesinde herhangi bir siyasi ayrım olmaksızın suçlunun suçlu, sorumlunun sorumlu olduğu gerçeğini kabullenerek evrensel hukuk ilkelerine ve ülkenin kanunlarına ve kurallarına göre hareket edeceğimizin şimdiden sözünü veriyoruz.</p>
<p><strong>DÖRT KATLI RUHSATLARI GÖKDELENLERE ÇEVİRDİLER, ORADA KİŞİSEL MENFAATLER ELDE ETTİLER:</strong> Yerel yönetici bir başka siyasi partidense ve eğer bir kusuru, bir suçu varsa ona hukuk işletirken kendi siyasi partisinden olunca ‘İstifa etmezsen biz gereğini yaparız’ deyip, ‘Ya FETÖ’cüsün ya hırsız ama, istifa edersen sana kimse bir şey yapmaz’… Biliyorsunuz, ‘metal yorgunluğu’ adı verilen dönemde kimi güle oynaya, kimi ağlaya ağlaya istifa ettirilen ve kamuoyuna ‘Bu ya bir terör örgütüne mensup ya da yolsuzluklara bulaşmış, o yüzden genel başkanımız onu görevden alıyor’ denen kişilerden yargılanan, hesap veren bir kişi olmadı. Bu kişilerin yönettiği şehirlerde yarın bir deprem olduğunda Hatay’dan, İskenderun’dan, Malatya’dan, geçmiş depremdeki Elazığ’dan, bu depremdeki Adıyaman’dan, Kahramanmaraş’tan farklı görüntülerin ortaya çıkmayacağını, bin beterinin ortaya çıkacağını biliyoruz. Ama o kişiler ne yaptılarsa yaptılar, kimi parsel parsel sattılar, kimi yükseklikleri sonsuz yaptılar, görünürde bir okul, bir cami yaptırma karşılığında dört katlı ruhsatları gökdelenlere çevirdiler, orada kişisel menfaatler elde ettiler. Bunu herkes konuştu ama ‘Bizim dediğimizi yapıp, istifa edip gidersen yargılamadan bağışıklısın’ dendi.</p>
<p><strong>ÜLKENİN KANUNLARI NE DİYORSA O UYGULANACAK:</strong> CHP iktidarında, Millet İttifakı iktidarında, milletin gerçek iktidarında, hangi siyasi görüş olursa olsun kusuru, hatası olana, evrensel hukuk ne diyorsa, ülkenin kanunları ne diyorsa o uygulanacak. Cezalandırılmalarını da cezalarının affedilmemesi ve caydırıcılığın sağlanmasını da hep birlikte takip edeceğiz.</p>
<p><strong>BUNLARI AYRI AYRI VE DETAYLI ŞEKİLDE NOT ETTİK. AMA HIRS, İNTİKAM İÇİN DEĞİL: </strong>17 günün 13 gününü deprem bölgesinde geçirdim. Deprem haberini aldığımız anda, daha önceki İzmir, Elazığ depremleri tecrübelerimizden, dakikalar içinde Genel Başkan’ımızla görüşerek, grup başkanvekilleriyle gerekli eşgüdümü sağlayarak gruba ilk mesajımız, ‘İlk bulduğunuz vasıta ile deprem bölgesine ulaşın’ oldu. O gün yollarda olanlarla 86, ertesi gün 90, en nihayetinde 110 milletvekiliyle birlikte ilk andan itibaren oradaydık. Acıyı paylaşmak, sorunlarını görmek, görünür kılmak, koordinasyonsuzluğa karşı, milletvekili olmanın verdiği imkanlarla, sözünü dinletebilme kapasitesiyle katkı sağlamak için ellerinden geleni verdiler. Koordinatör valiler ve kaymakamlarla ve ilin atanmış ve seçilmiş tüm yöneticileriyle iş birliği içinde çalıştılar. Bu noktada çok olumlu örnekler, iş birliklerinin olduğunu da biliyoruz. Ancak bir muhalefet partisinin milletvekili olduğu için kaygıyla yaklaşan, hatta kaçan, uzaklaşanları da biliyoruz. Bunları ayrı ayrı ve detaylı şekilde not ettik. Ama hırs, intikam için değil, bu süreç geçtikten sonra şeffaflıkla hem devletin ilgili kademeleri hem kamuoyuyla paylaşmak hem de devlet hafızasına bırakabilmek için. Çünkü bir yerde can pazarı varken siyasi hesap olmaz.</p>
<p><strong>SUÇLARI, DEPREM BÖLGESİNDEN HABER VERİRKEN EKRANA YANSIYAN ‘DEVLET NEREDE’ SÖYLEMLERİ: </strong>Siyaset, tutarlılık işi. Siyasetin ekmeği, suyu, tuzu, mazotu, benzini, gazı tutarlılıktır. Söylediğinde haklı çıkmaktır. Tutarsızlıkların bedelini ödemektir. Haksız çıktığında bunu kabullenmektir. Ama bir tutarlılık lazım. Bugün RTÜK, Fox TV’ye, Haber Türk’e, Halk TV’ye, TELE 1’e, KRT’ye ve daha birçok kanala, yerel gazeteye, yerel televizyona cezalar yağdırmak üzere hazırlığını yapmış durumda. Suçları, deprem bölgesinden haber verirken örneğin ekrana yansıyan ‘Devlet nerede’ söylemleri. ‘Enkazın altında kaldık, devlet bizi yalnız bıraktı’ sözlerinin ekrana taşınması, vatandaşın isyanı, olmayan çadırı söylemek, gelmeyen yardımı, sönmeyen yangını söylemek. Bunları 12’nci, 13’üncü günde söylemek ağır bir suç mu Türkiye’de? Ben, bu konuşmayı yaparken hepsi birbirinden deneyimli Meclis muhabirlerinin gözlerinin içine bakarak, kayda alan kameramanlarımızın gözüne ve objektiflerine, dolayısıyla milletimizin gözünün içine bakarak söylüyorum; bugün 17’nci günde isyan etmek kolay değil. Edene, yazana, söyleyene şaşırılıyor. Çünkü sabah kapılar çalınıyor, alınıyor ya da kurumlara ceza yağdırılıyor.</p>
<p><strong>O MANŞETİ ATANLAR, BUGÜN DEVLETİN ÇÖKÜŞÜNÜ 10 GÜN SONRA SÖYLESEN VATAN HAİNİ İLAN EDİYOR:</strong> Depremden sonra ilk manşet; o gün Sabah Gazetesi, ‘Çaresizlik’ diyor. ‘Vatandaş çaresiz, devlet çaresiz, ölülerimizi koyacak yer bulamıyoruz’ deyip bir buz pistinin üzerindeki görünürde 10-12 vefat etmiş vatandaşımızın görüntüsüne ‘Çaresizlik’ diyor. Dün hepiniz, deprem bölgesinde yakınlarını TIR’ların arasında ve yaklaşık 250 vefat etmiş vatandaşlarımızın evlatlarının nasıl aradığını, o görüntüleri izlediniz. Bu görüntü, bu manşet, depremden sonraki günün ilk manşeti olarak atılabilir. Ama bugün o haberi yapanlar sorgulanıyor. Diyorlar ki ‘Devleti acz içinde gösteriyorlar. Bunlar fırsatçı. Siyasi fırsatçılık’. Yeni Şafak konuşsun mesela. Bugün iktidar adına manşet atan, tehdit eden, icap ettiğinde küfreden Yeni Şafak, 18 Ağustos günü, depremin ertesi günü ‘Devletin çöküşü’ demeye çekinmemiş. İki boyutu var. Bir; bu manşet atılabilmiş. İki; o manşeti atanlar, bugün devletin çöküşünü 10 gün sonra söylesen vatan haini ilan ediyor. Daha ilk gün ya. Bismillah, bir arama-kurtarma yapılsın. İlk gün.</p>
<p><strong>NE VARSA İÇİNDE YANSIN İSTİYOR SUÇÜSTÜ OLMUŞ DEPREM ANINDA, KİMİN KONTEYNERE BİLİYORUZ:</strong> Daha sertleri var. Örneğin Akit. ‘Devlet enkaz altında.’ 18 Ağustos’ta böyle çıkmış. 19 Ağustos’ta bir benzer manşet ile devam etmişler. Şimdi İskenderun’daki yangın iki konteyner ile çıkıp, müdahale edilmeyip bütün konteynerler yanıp, ne varsa içinde yansın istiyor. Suçüstü olmuş deprem anında, kimin konteyneri ise biliyoruz. İçinde ne varsa çıkacak elbet. Yansın istiyor. Koca İskenderun’da limanı cayır cayır yaktılar. Günlerce sürdü, izlediniz. Yangın haberini yapana soruşturma açtılar. Akit’in başlığının altında sayfanın dörtte biri; ‘Beceriksizlik değil ihanet, TÜPRAŞ hâlâ yanıyor’. Bu haber yapıldığında TÜPRAŞ 36 saattir yanıyordu. İskenderun Limanı göz göre göre yanarken o haberi yapana ‘vatan haini’ diyenler, ‘TÜPRAŞ hâlâ yanıyor’ haberinin üstüne gelmişler. Samimiyet, tutarlılık diyoruz ya… Hani ağzımıza yakışmaz, ‘Biraz adam olun, adam’ diyor, ‘insan olun’ demek istiyor. O eril dille ‘Adam olun’ diyor, ‘Erkek olun’ diyor. Busunuz siz, buradan geliyorsunuz.</p>
<p><strong>AK PARTİ’YE, MHP’YE OY VEREN GÜZEL İNSANLAR, BUNLAR BURADAN GELİYOR: ‘</strong>Kötü niyetli yaklaşımlarla devleti yıpratan hainler’ diye bize laf söyleyen Ömer Çelik… Mesela Yeni Şafak’ta köşe yazıyor. Diyor ki 23 Ağustos Pazartesi, depremden sonraki ilk köşe yazısını yazıyor arkadaş, diyor ki ‘Depremin ilk saatlerinde ortada olmayan devletlü zevat, aradan saatler geçtikten sonra, -saatleri diyor, günler demiyor- her köşe başlarından başlarını uzatıyorlar. İş yapmak adına bildikleri tek şey açıklama yapmak ve kesintisiz olarak sürdürmek’ Altında da beceriksizlerle doldurmuş. ‘Bugün’ diyor ‘susup da birilerinin façasını bozmamak için susmak ihanettir’ diyor. ‘Susmamak lazım’ diyor. Oysa ağzını açana had bildiriyordu Ömer Çelik. Deprem konusundaki en ufak eleştiri vatan haini. Bundan geliyor bunlar ey milletimiz. AK Parti’ye, MHP’ye oy veren güzel insanlar, bunlar buradan geliyor.</p>
<p><strong>ECEVİT, ÖĞLEN SAATİ, YANİ DEPREMDEN 9 SAAT SONRA VALİLİK BİNASI ÖNÜNDE AÇIKLAMA YAPIYOR:</strong> Bunlar, 1999 deprem enkazı ve onun tetiklediği 2001 krizi üzerine inşa ettikleri iktidarında sürekli aynı yalanları attılar. Ne dediler? ‘Ecevit ortalarda yoktu.’ Ömer Çelik, ‘Saatler sonra çıkabildi’ diyor. Yandaşlaştırdıkları, devşirdikleri birisine, ‘Bir hafta deprem bölgesine gidemedi’ yalanını attırdılar. Ecevit, öğlen saati, yani depremden 9 saat sonra valilik binası önünde açıklama yapıyor, yanında bakanları ile. Erdoğan’ı çarşambadan önce görebilen oldu mu? ‘Saatler sonra çıkabildiler’ diyenler, günler sonra çıkabildiler meydana. Destekçisi Devlet Bahçeli. Buradaki devlet kimin tarafından yönetiliyordu. Kendisinin başbakan yardımcısı olduğu hükümet. Ya Devlet Bahçeli değil de Cevdet Bahçeli olsa bu manşetlerden utanır, ‘Adamın kardeşlerine neler söyledik’ diye. Devlet Bey, bu kadar uyum, sükût içinde; ‘Cumhurbaşkanımızın yanındayız’… Geçmişte sana yaptılar. Şimdi ettiklerini buluyorlar. Sen, onlar ettiklerini bulurken yine onların yanındasın. Yine ezilen, yine yetişemeyen, yine isyana uğrayan taraftasın. Bir dön bak ya. Burada haksızlık yapıyorlarsa bugünküne niye bu tavrı koyuyorsun? Yok bugünkü tavrın doğruysa o gün bunu yapanların nasıl koluna giriyorsun?</p>
<p><strong>DEVLET BEY KONAĞI, BİLGE APARTMANI’NIN TAM KARŞISINDA. GÖZÜ YAŞLI DEPREMZEDE, ‘BU KAPILAR BİZE AÇILMADI’ DEDİ:</strong> İsyan var. Ben gittim, 5’inci gün Osmaniye’ye. Osmaniye’de apartmanın adı Bilge Apartmanı. İsyan yükseliyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay demiş ki Osmaniye’yi arama-kurtarmanın bittiği illerde saymış. Bir sonraki paragrafta da bitmek üzere olan illeri saymış. Oysa Bilge Apartmanı, 175 kişi içeride. 114’ünün hâlâ içeride olduğu söyleniyor. ‘Nasıl bırakırlar arama-kurtarmayı’ isyanı var. Gittik, Bilgi Apartmanı’nın yanında el sıka, el öpe insanlarla konuştuk. ‘Rahat olun, buradayız, arama-kurtarma sürecek.’ Diyor ki ‘Osmaniye’de bitmek üzereymiş, ne olacak çocuklarımız’. Orada şaşalı bir bina var karşıda. Bu binayı bilen var mı? Sağlam yapılmış. Devlet Bey Konağı. Devlet Bahçeli’nin bundan sonra gideceği, istirahat buyuracağı, misafirlerini kabul edeceği konak. Bilge Apartmanı’nın tam karşısında. Gözü yaşlı depremzede, ‘Bu kapılar bize açılmadı’ dedi. Oysaki Türk gelenek göreneği, örfü adeti, bu depremdeki ruhla beklemez misiniz bu konak açılsın, çorbalar kaynasın, bir sıcak çay verilsin analara. O geniş bahçesindeki çimlerin üzerine hiç olmazsa çadırlar kurulsun. Sayısız odası, Devlet Bey’in komşularını misafir etsin. Hiç açılmadı bu kapı. Ben, başka bir şey söylemeyeceğim. Benim işim hakaret etmek değil. O gün gördüğümde, onu açıp, videoyu koyup da ‘Devlet Bey, aç şu kapıları’ demeyi de bilirdik. Bizim işimiz orada infial yaratmak da değil. Ama bizim işimiz, bu söylediklerinizi duyduktan sonra bunu milletin vicdanına havale etmek.</p>
<p><strong>O 10 İL DEĞİL, 71 İL FELAKETİN BOYUTUNU GÖRMESİN DİYE SOSYAL MEDYAYI KAPATTI BUNLAR: </strong>Bu ülkede insanlar hayata sosyal medyaya yardımlaşmaları üzerinden tutunmuşken, enkaz altıyla bile Whatsapp’tan, Twitter’dan, Facebook’tan ilişki kuruluyorken sırf o 10 il değil, 71 il felaketin boyutunu görmesin diye sosyal medyayı kapattı bunlar. Bilge Kaan açı doyurmuş, bunlar sağlıklı adamı ölüme terk ettiler. Kurtarmak yerine, kurtardığı bilinmesi yetiyordu ona. Çünkü Tayyip Bey’in dediği gibi, ölen ölür, onlar yoluna devam eder. ‘Fıtrat’ deyip geçti bizim Soma’da yüzümüze. ‘Bu mesleğin fıtratında var, ölenler olur.’ Ölenlerin sayısı seçim kaybettirmeye yetmiyorsa kalanların ne hissettiği, ne algıladığı, ne kadar bildiği, nasıl oy kullandığı önemli onun için. Sorun burada. İsyan buna.</p>
<p><strong>AFAD’IN ELİNDE DAHA DA ÇADIR OLMADIĞININ, ÇADIRLARI DA DOĞRU YERE KURMADIĞININ BİR İSPATI:</strong> AFAD, en son 16 Şubat’ta dedi ki ‘Bölgeye 386 bin 874 çadır yolladım. Bunların 172 bin 265’i kuruldu’. Yani yüzde 44. Depremin onuncu gününde çadır ihtiyacından çok azı yollanmış ve yüzde 44’ü kurulmuşken o günden sonra eleştiri alınca AFAD, bu açıklamaları kesti. Dün Tayyip Bey’in ağzından, ‘AFAD verilerine göre’ diyor, bize vermiyor. AFAD’ın ona verdiğine göre, ‘Şu an itibariyle 301 bin 289 çadır kuruldu’ diyor. Bakın, açıklamanın üzerinden ilave 6 gün geçmiş. 386 bin çadırın 301 kurulmuş. Halen daha kurulmayan 80 bin çadır var. Halen talep edilen 500 bin çadır var. AFAD’ın elinde daha da çadır olmadığının, çadırları da doğru yere kurmadığının bir ispatı. Bazı yerlerde çadırkentte boş yer var. Bazı yere hiç çadır kurulmamış.</p>
<p><strong>4 YIL ÖNCE KENDİ YAZDIĞI YAZININ BUGÜN CELLADI OLMUŞ ORHAN BEY, BUGÜN VİCDANIN VARSA GİTME: </strong>Bugün ceza verecek RTÜK üyeleri var. Bıçağı biliyorlar. Saraydan talimat öyle gelmiş. Palayı biliyor adam. Birazdan kesecek kafaları. Örneği Orhan Karataş. TürkGün Gazetesi’nde yazar arkadaş. 27 Eylül 2019 günü. TürkGün Gazetesi’nde şöyle yazmış; ‘Her depremden sonra yeterli hazırlığın yapılmadığı, alınan tedbirsizliklerin ve eksikliklerin kaldığı, tamamlananlarda da devamlılık sağlanmadığı ve unutulup bir kenara bırakıldığı ortaya çıkıyor. Bir an önce tedbir alınmalı ve depreme dayanıklı binalar yapılmalı.’ Şimdi Orhan Bey, yazının altına imza atıyoruz da sen bugün böyle eleştiriler yapanların cezasının altına nasıl imza atacaksın? 4 yıl önce kendi yazdığı yazının bugün celladı olmuş Orhan Bey, bugün vicdanın varsa gitme, katılma o toplantıya. Atma o imzayı.</p>
<p><strong>TORUNUN OLUR, ÇOCUĞU OLUR, BU İKİSİNİ GÖRÜR, DEDESİNDEN UTANIR: </strong>Deniz Güçer var, bir başka RTÜK üyesi. 2011 Van depreminin ardından bu iktidarın 2007 yılında kapattığı Ulusal Deprem Konseyi’nin başkanı Haluk Eyidoğan ile röportaj yapıyor. Sayın Eyidoğan’ı canlı yayına çıkardı diye bugün bir televizyona, Sayın Eyidoğan’ın söylediği sözler nedeniyle kapatma veya para cezası vermeye çalışacaklar. Yani Deniz Güçer, Van depreminden sonra röportaj yaptığı kişiyi o depremden 12 yıl sonra röportaj yapan bir kanala, ‘Niye Haluk Eyidoğan’ı çıkarıp da provokasyon yaptırtıyorsun, bu deprem önceden biliniyordu, gelecekte de olacak, hazır değiliz’ dedi diye şimdi ceza vermeye çalışıyor. Tanımam, görmem. Deniz Güçer, o kararın altında imza atarsan bugün sana ‘aferin’ derler ama yarın birileri ikisini de önüne koyar. Tutar gazetecilik okur, torunun olur, çocuğu olur, bu ikisini görür, dedesinden utanır. Utandırtmayın.</p>
<p><strong>2. ORDUNUN EMRİNDE 120 BİN ASKER VAR. SAHADA 7 BİN 500: </strong>Vatandaşın yanında olamamış, beceriksiz bir afet yönetimi ile karşı karşıyayız. Bu süreçte AFAD’dan beklenenlerin yanında, ilk gün ben sahaya ilk ulaştığımda ilk duyduğum laf, ‘Asker nerede kardeşim, 99’da asker kurtardı milleti.’ Ertesi gün Gölbaşı’na gitmek üzere dağ yolundan giderken kayalar yuvarlanmış, döndük Nurhak’ı bulduk. Nurhak’a ilk girenlerdik. Nurhak’ta, ‘İlk siz geldiniz, asker niye yok’ dediler. Oradan çıktık, Elbistan’a gittik, ‘Asker olmazsa bu yük kalkmaz’ diye devletin görevlileri söylediler. Hulusi Akar, açıklamalar yapmış; aslında kendince orduyu kollayan, üstü kapalı bir şekilde Recep Tayyip Erdoğan’ı millete şikayet eden açıklamaları var. Diyor ki 04:30, askere hazır ol emri verilmiş. 13 dakika sonra. Ordu böyle bir şey arkadaşlar, kimse şaşırmasın. 04:50, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Metin Gürak görevinin başında. Böyledir ordu. Niye 2. Ordu? Çünkü Malatya’da. 100, 120 bin kişi. Deprem bölgesine en yakın. ‘Buradayım’ demiş. Herhangi bir kusur yok. Sabah 06:00, 2. Ordu birlikleri AFAD Arama Kurtarma Koordinasyonu’na geçmişler. AFAD’ı bulsalar koordine olacaklar. Sabah 07:00, TGC İskenderun, Bayraktar ve Sancaktar çıkarma gemilerine seyre hazır olun emri vermişler. 07:30 fırkateyn ve iki helikopter hazır duruma geçirilmiş. Peki arkadaşlar, çıkarma gemisini çıkarken gören var mı? Oradan tahliye yaparken görev var mı? 2. Ordu; 120 bin kişiyi, sahada görev var mı? ‘Biz hazırdık’ diyor, ‘sahaya sürmediler’. Çarşamba günü yaptı bu açıklamayı Akar, sahada 7 bin 500 TSK mensubu var, 2. Ordu’nun emrinde 120 bin asker var. Sahada 7 bin 500. 3 bin 500’ü arama-kurtarmada çalışıyor. 4 binini ben gördüm. Her köyün başında. Güvenlik.</p>
<p><strong>SOYLU’YA GÖRE 7 BİN 300 EKSİK BİR RAKAM. BENCE DE ÖYLE. HULUSİ AKAR’A GÖRE KAFİ:</strong> Şimdi 3 bin 500, arama-kurtarma için yeter mi? Yetmeyeceğini ben söylemiyorum, Süleyman Soylu söylüyor. ‘AFAD’ın toplam personeli 7 bin 300’tür. Takdir edilir ki 7 bin 300 personelle Türkiye’de bu afeti veya herhangi bir afeti yönetmek mümkün değildir.’ Şimdi Süleyman Soylu’ya göre 7 bin 300 eksik bir rakam. Bence de öyle. Hulusi Akar’a göre kafi. Hulusi Akar, ‘Orduyu hazır ettim’ diyor. Ama birileri o çıkarma gemilerini, o fırkateynleri değil, 7 bin 300 askeri istemiş. Bir paranoya var deniyor ya. Hani sabah atışmışlar ya. ‘Ne ordusu?’</p>
<p><strong>O ÇUKURDA KALSIN ERDOĞAN:</strong> Dün ‘Ahlaksız, namussuz, adi, terbiyesiz, vicdansız, fırsatçı, fesatçı, depremden menfaat devşirenler, yüzü kösele derisi olanlar’… Şimdi bunlara cevap vermek, bunların seviyesine inmek, bunlar düştükleri çukurdan kurtarmak olur. Milleti enkazdan çıkarmayanları siyasi enkazdan çıkarmaya niyetimiz yok. O çukurda bırakıyoruz onları. O çukurda kalsın Erdoğan. ‘Ahlaksız, namussuz, adi’ diyen diliyle orada kalsın. Biz, ona demeyeceğiz. O sözü söyleyen diliyle millet onu o çukurda bırakacak zaten. Ben, küfrüne cevap vermem. Küfrünü tekrar da etmem. Ama millet onun hakkını, notunu verir. Çıkmış diyor ki yanında 15 gün sonra memleketine gidebilmiş Devlet Bahçeli olduğu halde, Haçlı Seferleri’nde Moğol akımlarına karşı koyduğumuz dirençten falan bahsediyor. Öteki zaten kurtulan bebeklerin mucize, bunun da bir mesaj olduğundan bahsediyor. Bu akılla, bu yaklaşımla, bu mantıkla deprem ve afet yönetimi yapacaklarını ve diyor ki ‘Bana 1 yıl süre verin, nasıl düzelteceğimi göreceksiniz.’ Sana 21 yıl süre verdiler. Nasıl yıktığını gördük. Nasıl enkaz yarattığını, nasıl liyakatsizlerle beceriksiz bir yönetim olduğunu gördük. Daha verecek bir ayı yok bu milletin.</p>
<p><strong>DÜN OSMANİYE’YE GİDİNCE, ORTALIK TOZ DUMAN OLMASIN DİYE OSMANİYE BELEDİYESİ’NİN ASFALT DÖKÜMÜ İLE KARŞILAŞTILAR:</strong> Osmaniye’de toz toprak içinde Devlet Bey Konağı bir kenarda kale gibi dururken o mahallede 6 yakın apartman yıkılmış. Mahallede toplam 13 enkaz varken ve o kapılar sertçe kapalı, perdeler çekili, kılı kıpırdamayanlar, dün Osmaniye’ye gidince, ortalık toz duman olmasın diye Osmaniye Belediyesi’nin asfalt dökümü ile karşılaştılar. Türkiye’de Hatay Havalimanı açılsın diye dökülen asfalttan sonra dökülen ilk asfalt, Osmaniye’de toz kalkıp da Devlet Bey Tayyip Bey’e, Tayyip Bey Devlet Bey’e mahcup olmasın diye dökülen siyasi asfaltlama çalışmasıdır. Diyecek başka söz bulamıyorum.</p>
<p><strong>A GRUBU, YANİ DEPREMİN ETKİLEDİĞİ VE HALEN BULUNMAMIZ GEREKEN İLLERDE, İLÇELERDE, BELDELERDE, KÖYLERDE GÖREV YAPAN ARKADAŞLARIMIZ:</strong> Dünden itibaren grubumuzu 3 farklı gruba ayırdık. Bu arkadaşlarım, birazdan arz edeceğim plan dahilinde çalışacaklar. A Grubu, yani depremin etkilediği ve halen bulunmamız gereken illerde, ilçelerde, beldelerde, köylerde görev yapan arkadaşlarımız; 23 Şubat-26 Şubat arası illerde görev yapan genel başkan yardımcılarımızın varlığında. Örneğin Kahramanmaraş’ta Mehmet Göker, Ünal Demirtaş, Tufan Köse, Ahmet Kaya, Kemal Zeybek; Adıyaman’da Onursal Adıgüzel’in koordinasyonunda Abdurrahman Tutdere, Ednan Arslan, Mürsel Alban, Özgür Karabat; Fethi Açıkel koordinasyonunda 13 arkadaşımız Hatay’da, Veli Ağbaba koordinasyonunda 4 arkadaşımız Malatya’da, Aylin Nazlıaka koordinasyonunda 4 arkadaşımız Gaziantep’te olacak şekilde. Bu grup çalışmalarına devam edecek.</p>
<p><strong>ARKADAŞLARIMIZ DİĞER İLLERDEKİ NAKLEDİLEN DEPREMZEDELERİ ZİYARET EDECEK, İHTİYAÇLARINI ÖĞRENECEK VE YARDIMCI OLACAK:</strong> B Grubu’ndaki arkadaşlarımız, diğer illerdeki nakledilen depremzedeleri ziyaret edecek, ihtiyaçlarını öğrenecek ve yardımcı olacak. Bu illerimiz öncelikle Mersin, Antalya, Muğla, Eskişehir, Aydın, Bursa, Manisa, Balıkesir, Nevşehir, Yozgat. Bunun dışında diğer illerin valileriyle ve il başkanlarıyla koordinasyonu sağlayarak nöbet koyacağımız illeri belirlemek üzere bugün Kadim Durmaz, İsmail Atakan Ünver ve Mustafa Tuncer milletvekilimizin, olmadığı ya da henüz kaç depremzedenin nereye yerleştirildiğinin envanteri elimizde olmayan iller için çalışmalarını yapıyorlar.</p>
<p><strong>BU KOMİSYON, BİR JEOLOJİ MÜHENDİSİ, İKİ İNŞAAT MÜHENDİSİ, BİR MİMAR, BİR ELEKTRİK MÜHENDİSİ VE İKİ AVUKAT ARKADAŞIMIZDAN OLUŞUYOR:</strong> Bir C grubu çalışmamız var. O da tematik komisyonlarımız. Tematik komisyonlarla ilgili şöyle bilgi vereyim; birincisi teknik komisyonumuz. Bu komisyon, bir jeoloji mühendisi, iki inşaat mühendisi, bir mimar, bir elektrik mühendisi ve iki avukat arkadaşımızdan oluşuyor. Müzeyyen Şevkin, Sevda Erden Kılıç, Gülizar Emecan, Gökan Zeybek, Ulaş Karasu, Zeynel Emre ve Ednan Arslan. Bu arkadaşlarımız, deprem bölgesinde hasarlı binaların tespiti, bu tespitlerdeki itiraz ve uyuşmazlıklar, bunun takibi, delil takibi ve delil karartmaya karşı önlemler, delillerin korunması, hukuki sürecin takibi ve deprem yönetmeliğine uygunluklar, aykırılıklarla ilgili teknik çalışmaları yapıp rapor edecek ekibimiz.</p>
<p><strong>İKİNCİ KOMİSYONUMUZ KÜLTÜR VARLIKLARININ KORUNMASI KOMİSYONU:</strong> İkinci komisyonumuz, Kültür Varlıklarının Korunması Komisyonu. Hatay başta olmak üzere Gaziantep’te, Kahramanmaraş’ta ve diğer illerimizdeki kültür varlıklarının envanterini aldık. Mehmet Akif Hamzeçebi, Gürsel Erol ve Nihat Yeşil, bu kültür varlıklarının envanteri üzerinden, deprem sonrası durumlarını araştırıp hızlıca konservasyon, restorasyon ve bunun için önceden gerekli koruma tedbirlerinin alınıp alınmadığını, alınmıyorsa bu noktada alınması gereken tedbirler konusunda kamuoyunu bilgilendirecek; ilgili müze müdürlükleri, kültür il müdürlükleri ve Kültür Bakanlığı nezdinde çalışacak.</p>
<p><strong>ÜÇÜNCÜ KOMİSYONUMUZ, TARIM VE HAYVANCILIK KOMİSYONU: </strong>Üçüncü komisyonumuz, Tarım ve Hayvancılık Komisyonu. Orhan Sarıbal, Okan Gaytancıoğlu, Ayhan Barut, Cengiz Gökçel, İlhami Özcan Aygun ve Ömer Fethi Gürer’den oluşan bu komisyon, tarımda göçük altında traktör, tohum ekme makinaları, tohum ihtiyacı, gübre ihtiyacı, mazot ihtiyacı, bu sorunları görünür kılma ve yardım ulaştırma, ayrıca hayvancılıkta yem ihtiyacı, gebe hayvanlara veteriner desteği ve hayvanları barındıramayacakların paraya çevirmek istedikleri hayvan varlıklarının fırsatçılar değil, adilane bir şekilde çeşitli kurumlar tarafından alınması için gerekli çalışma ve koordinasyonu sağlayacaklar.</p>
<p><strong>EKONOMİ KOMİSYONU:</strong> Ekonomi Komisyonu’muz ise Çetin Osman Budak, Aykut Erdoğdu, Ünal Demirtaş, Tahsin Tarhan, Neslihan Hancıoğlu ve Bedri Serter’den oluşuyor. Ekonomi masamızın, esnaf masamızın ve emek bürolarının temsilcilerinden oluşan küçük komisyon, gereğinde yine genişletilmiş haliyle de çalışacaklar. Deprem nedeniyle sanayi kuruluşları, ticaret, esnaf ve emekçinin uğradığı zarar ve onlar için yapılabilecekleri yapacaklar.</p>
<p><strong>SAĞLIK KOMİSYONU</strong>: Sağlık Komisyonu, bir çocuk doktoru, bir kadın doğum uzmanı, bir genel cerrah ve bir eczacıdan oluşuyor. Ali Fazıl Kasap, Fikret Şahin, Çetin Arık, Gamze Taşcıer. Hijyen, çevresel şartların iyileştirilmesi ile ilgili gözlem, katkı ve projeleri çalışacaklar.</p>
<p><strong>REFAKATSİZ ÇOCUKLAR VE KAYIPLARIN TAKİBİ KOMİSYONU:</strong> Son olarak Refakatsiz Çocuklar ve Kayıpların Takibi Komisyonu. Sezgin Tanrıkulu, Mahmut Tanal, Ali Haydar Hakverdi ve Aysu Bankoğlu’ndan oluşuyor. Bu arkadaşlarımızın tamamı hukukçu, üçü İnsan Hakları Komisyonu’ndan, bir tanesi Çocuk Hakları Alt Komisyonu’nda görevli olan arkadaşlarımız, refakatsiz çocuklar ve kayıplar üzerinde gerekli çalışmaları yaparak sizlerle gerekli bilgileri paylaşacaklar. Bu çocukların takibini yapacaklar. Devletin şefkatli elinde olmasını, bir takım illegal yapıların eline geçmemelerini, geçmişler varsa onların takiplerini, aileleriyle kavuşturulabilecekler varsa onların kavuşturulmasını, gözetileceklerin ve korumaya alınacakların devlet eli şefkati ve resmi kurumlar tarafından yapılmasına katkı sağlayacaklar. Bu konuda olabilecek sıkıntıları ortadan kaldıracaklar.</p>
<p><strong>SAHADAKİ KİMSE 42 BİN ÖLÜM RAKAMINA İNANMAZ, İNANMASI DA DOĞRU DEĞİLDİR: </strong>Gerçek rakamlara ulaşacağız. Sahadaki kimse 42 bin ölüm rakamına inanmaz, inanması da doğru değildir. Bölgede bir ile gitmek üzereyken haber geldi. Kahramanmaraş tarafındaydım. ‘Abdurrahman’ın ağabeyinin kızı, torunu ve damadı, yani Abdurrahman’ın amcası olduğu 5 yaşında evladımız, annesi ve babası göçük altında çıkarılmış, cenazesini alacağız’ dediler. Mümkün olan en kısa sürede gittim. ‘Daha göçüğün başındayız’ dediler. Ben gittiğimde son cenazeyi verdiler. Birlikte bindik. Etrafta Abdurrahman, ailesi ve arama-kurtarma gönüllüsü iki arkadaştan başka kimse yoktu. Yanılmıyorsam depremin 5’inci günüydü. Birlikte Abdurrahman Tutdere’nin köyüne gittik. Köyde halen bekleyen 30 ve doldurulmuş 60 mezarın varlığında 3 cenazemizi defnettik. Abdurrahman’ın annesinin, bütün ailenin ömrüm boyunca aklımdan çıkmayacak ağıtlarının arasında defnetmek üzereyken biraz da ayıbıma giderek Abdurrahman’a dedim ki ‘Savcı gelmedi, savcı gördü mü?’ ‘Ağabey ne savcısı’ dedi. DNA örneği alınacak, fotoğraf çekilecekti, ‘Adıyaman’da ne savcısı ne DNA’sı? Biz televizyon mu izliyoruz ağabey’ dedi. ‘Ben milletvekiliyim, benim haberim yok. Buraya 70 kişi gömdüler, bir tanesini savcı görmedi’ dedi. Adıyaman’ın bütün köyleri böyleydi.</p>
<p><strong>ERKEN BİR ŞEY SÖYLEMEK İSTEMEMEM AMA 42 BİNİN ÇOK ÇOK ÜZERİNDE BİR RAKAMLA KARŞI KARŞIYA OLDUĞUMUZ BİR GERÇEK:</strong> Bu 42 bin rakamının gerçek olmadığı noktada biz, gerçek rakamları araştırmak üzere sahadaki arkadaşlarımıza teker teker bütün muhtarlardan başlayarak, sağlıklı ve resmi veri alabilecekleri tüm kaynaklardan verileri derleyerek karşılaştıracağız. Erken bir şey söylemek istememem ama rakamın bu 42 binin çok çok üzerinde bir rakamla karşı karşıya olduğumuz bir gerçek. Bunu sahadaki herkes kabul ediyor. Gerçek rakamlar konusunda tüm kurumların iş birliğine açık ve şeffaf olması gerekir. Bu konuda önerilerimiz var, bildiklerimiz var, yönlendirmelerimiz olabilir. Bu konuda maalesef arkadaşlarımız halihazırda karşı tarafın sürekli verileri paylaşmama noktasındaki bir direnci, inadıyla karşı karşıya olduklarını ifade ediyorlar.</p>
<p><strong>ULUSAL AFET STRATEJİSİ ÇALIŞMA GRUBUMUZ OLUŞTURULDU:</strong> Bir de büyük resme bakmak gerekiyor. Ulusal Afet Stratejisi Çalışma Grubu’muz oluşturuldu. 40’a yakın jeoloji mühendisi, jeofizik mühendisi, bunun yanında inşaat mühendisleri, mimarlar, şehir bölge planlamacıları… Şu anda telefonla davet ve teyit aşamasındayız. Grubumuzdan ilgili milletvekili, ilgili komisyon, genel başkanımız, genel sekreterimiz ve yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Seyit Torun’un da varlığında, Selin Sayek Böke’yle birlikte bir ilk büyük toplantıyı organize ediyoruz. O gönüllü gruplardan şehirlerin nasıl tasarlanacağını, taşınacaksa nereye taşınacağını, var olan yerde inşa edilecekse faylara, fay yasasının da eksikliğinin altını çizerek nasıl ilişkilendirileceklerini, hangi teknolojinin yapılması gerektiğini ve nasıl bir Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya, İslahiye, Nurhak, Nurdağı, hangi birini ne şekilde yeniden yapılacağını hep birlikte çalışacağız.</p>
<p><strong>İŞTE ÖLÜMÜ GETİREN MANTIK BU. NEREYE YAPACAKSIN? TAYYİP BEY’İN DEDİĞİ YERE:</strong> Bugün inşaatlar başlıyor. İşte ölümü getiren mantık bu. Nereye yapacaksın? Tayyip Bey’in dediği yere. Müteahhidin seçtiği yere. Boş bulduğun yere. Onun oraya, bunun buraya, o kadar katlı… Olmaz. Önce bir doğrusunu öğrenmek lazım, aynı yanlışı tekrar etmemek lazım. ‘Ben bir yıl içinde hepsini yapacağım.’ Bir yıl içinde sen yapmayacaksın, biz yapacağız. Ama doğru yere yapacağız. Bilim insanlarından faydalanmazsan bir sabah 5’i 10 geçe yine bakanlara fırça atarken bulursun kendini. Allah’tan öyle bir siyasi ömrün kalmadı. Böyle yıkımlarla karşılaşmamak için bilime sarılmak, tekniğe sarılmak, teknik insanlardan yardım almak ve doğrularını yapmak lazım. O yüzden en iyi bildiği iş, hemen inşaat, hemen çimento, hemen harç; arkasından ekonomi canlanır. Bir kere öyle bir şey yok. Çok büyük bir krizdeyiz ve alt, orta sınıf yoksullaşması, bu kadar satın alma güçlüğü varken o senin inşaat dediğin lokomotife takılacak vagonlar yok artık. Öyle bir orta sınıf yok, öyle bir orta direk yok. Domino etkisiyle yıkılan binalar var ama birbirine yaslanarak kalkacak toplum sınıfları yok artık. Eskinin orta direği şimdi ezildi. Yoksul oldu. Eskinin yoksulları; derin yoksullukta canı çıktı onların. Krizlerden dolayı çıktı, kötü para politikanızdan dolayı çıktı, en son üzerine de bu deprem çöktü.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-milleti-enkazdan-cikarmayanlari-siyasi-enkazdan-cikarmaya-niyetimiz-yok/">Özgür Özel: Milleti Enkazdan Çıkarmayanları Siyasi Enkazdan Çıkarmaya Niyetimiz Yok</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-milleti-enkazdan-cikarmayanlari-siyasi-enkazdan-cikarmaya-niyetimiz-yok/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: &#8220;Seçim Yaklaştıkça Her Şeyi Satır Satır Açıklayacağız, Altılı Masa&#8217;da Kriz Değil Kararlılık Var&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-secim-yaklastikca-her-seyi-satir-satir-aciklayacagiz-altili-masada-kriz-degil-kararlilik-var/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-secim-yaklastikca-her-seyi-satir-satir-aciklayacagiz-altili-masada-kriz-degil-kararlilik-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2023 15:54:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=16000</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Demirören Grubu’nun kredi borçlarına karşılık Ziraat Bankası’na geçtiği belirtilen İstanbul&#8217;un Göktürk Mahallesi’ndeki Kemerköy Sitesi Golf Sahası&#8217;na, Emlak Konut GYO’nun inşa edeceği projeyi durdurmak amacıyla site sakinlerinin başlattığı nöbete katıldı. Özel, “Seçim yaklaştıkça bu ülkede yoksulluğu nasıl bitireceğimizi de istihdamı nasıl sağlayacağımızı da cari açığı nasıl kapatacağımızı da, yüzleri nasıl güldüreceğimizi de [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-secim-yaklastikca-her-seyi-satir-satir-aciklayacagiz-altili-masada-kriz-degil-kararlilik-var/">Özgür Özel: &#8220;Seçim Yaklaştıkça Her Şeyi Satır Satır Açıklayacağız, Altılı Masa&#8217;da Kriz Değil Kararlılık Var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, <span data-contrast="auto">Demirören Grubu’nun kredi borçlarına karşılık Ziraat Bankası’na geçtiği belirtilen İstanbul&#8217;un Göktürk Mahallesi’ndeki Kemerköy Sitesi Golf Sahası&#8217;na, Emlak Konut GYO’nun inşa edeceği projeyi durdurmak amacıyla site sakinlerinin başlattığı nöbete katıldı. Özel, “S</span><span data-contrast="none">eçim yaklaştıkça bu ülkede yoksulluğu nasıl bitireceğimizi de istihdamı nasıl sağlayacağımızı da cari açığı nasıl kapatacağımızı da, yüzleri nasıl güldüreceğimizi de hangi çevre katliamına nasıl dur deyip hangi hakları geri teslim edeceğimizi de satır satır açıklayacağız. Altılı Masa’da kriz değil, kararlılık var. Altılı Masa’nın tek adayı var</span><span data-contrast="auto">” dedi. </span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="auto">Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı AŞ, Demirören Grubu&#8217;nun borçlarına karşılık Ziraat Bankası’na devredilen İstanbul Kemerburgaz’daki 224 bin metrekarelik araziyi yapılaşmaya açtı. Demirören Holding’in Ziraat Bankası&#8217;ndan aldığı 300 milyon dolar ve 1 milyar 118 milyon lira krediye karşılık ipotek ettirdiği ve kredi borcunu ödemediği için Ziraat Bankası’na devredilen araziye konut inşa edileceği belirtildi.</span><span data-ccp-props="{"> </span>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, milletvekili Gürsel Tekin, Kuzey Ormanları Savunması, Validebağ gönüllüleri, Berkoz’u Savunuyoruz, Ormancılar Derneği, Şahitepe Halk Dayanışması’nın da katılımıyla bugün Kemerköy Sitesi sakinlerinin direniş eylemine destek verdi.</p>
<p>Özgür Özel, söz konusu alanın Demirören Holding’in Ziraat Bankası’na olan 895 milyon dolarlık borcunu kapatmak için proje alanına dönüştürüldüğünü belirterek şunları söyledi:</p>
<p><strong><span data-contrast="none">KONUNUN MECLİSTE GÜNDEME GELMESİNİ SAĞLAMAYA ÇALIŞIYORUZ: </span></strong><span data-contrast="none">Burada iki buçuk aydır bir mücadele veriliyor. Ses yükseltilmeye büyük bir talan, büyük bir usulsüzlük, büyük bir hukuksuzluk, büyük bir anayasa tanımazlığın karşısında bir direnç gösteriliyor. Bu direnci örgütleyenlere bu direncin bir parçası olanlara buradakileri umutlandıran, onlarla dayanışma gösteren herkese, buradaki herkese ve yüreği burada olan her. Herkese selam olsun. Meclis zemininde, diğer parti gruplarıyla görüşmelerin yapılabilmesi için grup toplantılarında konunun gündeme gelebilmesi için katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bunu bu hafta da önümüzdeki haftalarda da sürdüreceğiz. Ama meselenin Türkiye kamuoyuna gelmesinin önünde önemli bariyerler var, çıkar grupları var. Bugün ülkeyi yönetenlerden hala birtakım beklentisi olanlar var. Medyadaki büyük karartma kamuoyundaki büyük baskılama çabaları bundandır. Onun için burada yapılan eylemler son derece önemli. Siyasilerin buraya katılımı son derece önemli. Bugün televizyonlar ülke gündemine dair bir şeyler sordular. Dedik ki ‘Anka Haber Ajansı orada olacak. Ne söylersek oradan söyleyeceğiz. Eğer haber bültenlerinde kullanacaksanız Göktürk Yeşil Yalsın girişiminin bayrağı önünden yayın yapacağız, orayı gösterin, oranın sesini duyurun.’</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">AKP EN İYİ BİLDİĞİ BİRKAÇ İŞİ BİRDEN YAPIYOR:</span></strong><span data-contrast="none"> Meselenin adını bir doğru koyalım. Burada Adalet ve Kalkınma Partisi en iyi bildiği birkaç işi birden yapıyor. Yani hem çevreyi, doğayı değil, biraz önce dendiği gibi ağacın yeşilini değil doların yeşilini tercih ediyor. Hem birtakım basın yayın organlarını ele geçirmek için birtakım yandaşlaştırdığı kendi yanına çektiği iş adamlarına verilen usulsüz krediler o krediyi kapatılamayınca onu kapatmak için çok bildik yöntemlerle imar rantı yaratma, bunu yaparken yargı denetimine karşı kuvvetler ayrılığını ayaklar altına alarak yargı mensuplarına yapılan baskılar idaredeki güç kullanılarak bilirkişi raporunu geciktirme, yazdırmama ve kolluk kuvvetlerini, polisimizi aslında haklı olduğunu bildiği, gördüğü vatandaşlarımızın karşısına kanunsuz, hukuksuz, anayasaya aykırı emirlerle karşı karşıya getirme. Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;nin son 20 yılı neyse son 2 ayı da odur. Adalet ve Kalkınma Partisi budur.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">MİLLİYET VE VATAN GAZETELERİNİ ÇOK UCUZA DEMİRÖREN’E VERDİLER:</span></strong><span data-contrast="none"> Burası 1987’den beri var. 2010’a kadar Kemerköy ve işletme alanı hiç birbiriyle sorun yaşamıyordu. Önce 2010’da burayı Demirörenler&#8217;e verdiler. Sonra 2011’de niyetin ne olduğu ne kadar belli ki kronolojiye bakın Türkiye&#8217;nin en itibarlı ve baskıda ilk beşte olan Milliyet ve Vatan gazetelerini Demirören&#8217;e beklenmedik ucuz fiyata verdiler, zorla verdirdiler. Demirören o günden sonra o itibarlı Milliyet’i o Türk basınının amiral gemisini yavaş yavaş ekseninden kaydırdı, Yandaşlaştırdı. Vatan ve milliyeti iktidara yakın basın organları haline dönüştürdü. Hemen ardından 2015’te Total’i verdiler, çok uygun bir fiyata, Ziraat Bankası kredisiyle. 2018’de döndüler bu sefer Doğan Medya Grubu&#8217;na yaptıkları baskılar sonucunda Doğan Medya&#8217;yı Demirören&#8217;e verdiler. Yine Ziraat Bankası kredisiyle. 2019’da gözümüzün içine baka baka altın yumurtlayan bir tavuğu kestiler. Milli Piyango’yu Demirören&#8217;e verdiler, yine Ziraat Bankası kredisiyle. Toplamda 700 milyon dolar, iki kez borcunu ödemediği için yenilediler, gün itibariyle 895 milyon dolar, neredeyse bir milyar dolar bu işlerden dolayı Demirören&#8217;in Ziraat Bankası&#8217;na borcu var. </span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">DEMİRÖREN’DEN BU PARAYI ÇATIR ÇATIR ALACAĞIMIZI BİLİYORLAR: </span></strong><span data-contrast="none">Peki ne oluyor bu borç? Bu borcun ödenmesi lazım. Seçimlere beş ay kalmış bu işler başladığında baktığınız zaman o günde 7 buçuk ay var. Görünen o ki iktidar gidiyor. Ve Demirören&#8217;den bu parayı çatır çatır alacağımızı da bildikleri için çayın taşıyla çayın kuşunu vurma niyetiyle aslında yeşil alan olan ve daha sonra hukuki statüsü değişen bu alandan Demirören&#8217;in borcunu ödetmeye çalıştılar. İlk önce şu yapıldı, bunu unutmayalım, burada bir imar değişikliği yaptılar. Sizler hukuk yoluna gittiniz. Mahkeme o işi iptal etti. Sonra karşımızdaki iş hani o çete dediğimiz yapı devleti suç örgütü gibi yöneten yapı, tekrar harekete geçti. ‘O zaman Çevre Bakanlığı eliyle biz bu alanı rezerv alana çeviriyoruz.’ Rezerv alan nedir? Kentsel dönüşümde riskli bölgelerin yakınına ayrılır. Buraya yakın en yakın riskli bölge tam 35 kilometre ileride. Burası deprem toplanma alanı yani yapılaşmaya açılması en yanlış alan ve bunun sonucunda buradan yarattıkları arsalarla buradan yaratacakları milyonlarca liralık, yüz milyonlarca liralık rantla hepimizden çaldıkları parayı hepimizden, yine hepimizden çalarak bir borcu kapatmanın yoluna gidiyorlar. Öyle bir kullanışlı adam buldular ki ailesi yaka silkiyor bundan. Şimdi böylesine beceriksiz ve böylesine kötü niyetli bir işbirliğine karşı hep birlikte burada direniyorsunuz. Bugün 68 dava İstanbul mahkemelerinde bekliyor.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">O PARAYI TÜPÇÜDEN DE ONA BU GÖREVİ VEREN KÖTÜ AKILDAN DA ALACAĞIZ:</span></strong><span data-contrast="none"> Herkes aklını başına toplasın. Bir beceriksiz adama peşkeş çekilen bu kredi ne? Tüyü bitmemiş yetimin 85 milyon, herkesin hakkı vardır, payı vardır. O parayı geri almak için buradaki deprem toplanma alanını villa imarına çok katlı imarları açıp da bu işi örtmeye çalışanlar önümüzdeki dönem bu paraları da o tüpçüden de ona bu görevi veren bu kötü akıldan da alacağız. Geri alacağız.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">7 NİSAN’A KADAR SEÇİM YAPARSANIZ DÜNDEN HAZIRIZ:</span></strong><span data-contrast="none"> O İstanbul seçimini kaybedince çıkıp, ‘Hiçbir şey olmasa bile, bir şeyler olmuştur’ diyen AK Parti&#8217;nin seçim işlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı var ya çıkmış demiş ki ‘Erken seçim değil, seçim tarihinin güncellenmesi söz konusu.’ Demiş ki, ‘Seçim karardan doksan gün sonra değil, altmış gün sonra’ ve demiş ki ‘Bizim yapacağımız bu seçimle Türkiye&#8217;de şu olacak, bu olacak.’ Bakın buradan bir kez daha tekrarlıyoruz, biz hazırız. Seçim mühendislikleri yapıyorlar, bizlerin ittifakı güçlü çıkmasın diye seçim kanununu değiştirdiler. Altılı masa açıkça söylüyor, 7 Nisan&#8217;a kadar seçim yaparsanız dünden razıyız, bugünden hazırız. Seçimi kendisi öne çeker, 60 gün sonra diyorlarsa 60 gün sonra gideriz. Bu zulüm iktidarını da bitiririz. Herkes böyle bilsin.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">ALTILI MASA’DA KRİZ DEĞİL KARARLILIK VAR: </span></strong><span data-contrast="none">Son olarak şunu söyleyeyim, çok soran var ‘Moraller nasıl’ diye. Bizde moraller iyi. Seçim yaklaştıkça bu ülkede yoksulluğu nasıl bitireceğimizi de istihdamı nasıl sağlayacağımızı da cari açığı nasıl kapatacağımızı da, yüzleri nasıl güldüreceğimizi de hangi çevre katliamına nasıl dur deyip hangi hakları geri teslim edeceğimizi de satır satır açıklayacağız. Altılı Masa’da kriz değil, kararlılık var. Altılı Masa’nın tek bir adayı olacak ama Altını Masa’nın Millet İttifakı&#8217;nın ötesinde İstanbul&#8217;u kazandığımız gibi İstanbul ittifakında olduğu gibi bir Türkiye İttifakı için de hep birlikte mücadele edeceğiz. Hep birlikte kazanmak için sonuna kadar şartları zorlayacağız.</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><strong><span data-contrast="none">CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ, ÜLKEDEKİ SIKINTILARIN BİTMESİNİ İSTEYEN HER BİR SEÇMENİMİZDİR: </span></strong><span data-contrast="none">Bütün muhalefet seçimlerde birleşebilirse birleşir. Herkes birleşmez. Birkaç farklılık olursa da o noktada bu zam ve zulüm iktidarından yılmış, yüz milyonlar, on milyonlar sandık başına gider, İstanbul&#8217;da olduğu gibi Türkiye ittifakını kurar. Bu zam, zulüm, işkence, doğa katliamından sorumlu bir iktidarı yollar. Hepimizin iktidarını hep birlikte kurar. Buna inanıyoruz. Bütün televizyonlar son dakika geçebilir. Cumhurbaşkanı adayımızın adını açıklıyorum. Cumhurbaşkanı adayımız bu ülkedeki sıkıntıları bitirip tüm özlemlere kavuşmak isteyen her bir seçmenimizdir. Her bir Göktürklü&#8217;dür, her bir Eyüpsultanlı&#8217;dır. Her İstanbulludur.”</span><span data-ccp-props="{"> </span></p>
<p><span data-contrast="none"><strong>“3 YIL SONRA EVİNİZİN SUYU OLMAYACAK”</strong></span></p>
<p>Kalan yeşil alanların sadece askeri bölgeler ve mezarlıklar olduğunu belirterek “Askeri alanlar gitti. Yakında mezarlıklarda giderse şaşırmayın” diyen Gürsel Tekin, şunları söyledi:</p>
<p>“Sizin, bizlerin hak arayanların, bugün kentsel mağduru olanlar, rantsal mağduru olanların tamamı beton çetesi ve imar çetesiyle mücadele ediyorsunuz. Onların cumhurbaşkanı var, onların başbakanı var, onların bakanları var, onların belediye başkanları var, onların yargı mensupları var, onların üniversitelerin tamamında bilirkişileri var. 2008 yılından itibare 250 yıl önce, hiçbirimiz buraları bilmezken İstanbul&#8217;a gelip yerleşen Sultan Mahallesi&#8217;ndeki vatandaşlarımız hepimizin gözü önünde sürgüne tabi tutuldu. Ama hepimiz seyrettik bunu. Hepimiz suç ortaklarıyız. Kusuruma bakmayın. Bize dokununca aklımıza geliyor. Fikirtepe&#8217;de 16 kişi intihar etti. Şahin Tepesi&#8217;nden, Tozkoparan’dan, Esenyurt&#8217;tan İstanbul coğrafyasının tamamında sadece burası mı? Şu tarihe bir dipnot olsun, üç yıl sonra evinizin suyunun olmayacağını göreceksiniz. 20 bin arsa satıldı, 20 bin parsel, ses yok. Televizyonlarda anlatıyoruz, oradaki yerel yöneticileri uyarıyoruz. Adeta bir düşmanın yapmayacağı bir şekilde devletin elindeki bütün ne kadar menkul, gayrimenkul varsa talan edildi. Kime edildi? 100 kişi sadece. 2019 yılında bu çetenin haritasını açıkladım. ‘İstanbul’dan 100 milyar dolar para çaldılar’ dedim. İsimlerini yazarak içinde gazete patronları dahil olmak üzere. “</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-secim-yaklastikca-her-seyi-satir-satir-aciklayacagiz-altili-masada-kriz-degil-kararlilik-var/">Özgür Özel: &#8220;Seçim Yaklaştıkça Her Şeyi Satır Satır Açıklayacağız, Altılı Masa&#8217;da Kriz Değil Kararlılık Var&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-secim-yaklastikca-her-seyi-satir-satir-aciklayacagiz-altili-masada-kriz-degil-kararlilik-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Özgür Özel: Türkiye&#8217;nin Bütün Demokratları Birlikteyiz</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-birlikteyiz/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-birlikteyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Dec 2022 11:49:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel haber]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=15206</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Tez-Koop-İş Sendikası&#8217;nın 12. Genel Kurulu’nda; “Türkiye’nin bütün demokratları birlikteyiz. Sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakâr demokratlar… Hep birlikteyiz. Partisi ne olursa olsun bu ülkede yoksulluğun yönetilen değil yok edilen, aşılan, geride bırakılan bir mesele olması hepimizin yükümlülüğüdür” dedi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Ankara’da düzenlenen; Tez-Koop-İş Sendikası&#8217;nın 12. Genel Kurulu&#8217;na katıldı. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-birlikteyiz/">Özgür Özel: Türkiye&#8217;nin Bütün Demokratları Birlikteyiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Tez-Koop-İş Sendikası&#8217;nın 12. Genel Kurulu’nda; “Türkiye’nin bütün demokratları birlikteyiz. Sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakâr demokratlar… Hep birlikteyiz. Partisi ne olursa olsun bu ülkede yoksulluğun yönetilen değil yok edilen, aşılan, geride bırakılan bir mesele olması hepimizin yükümlülüğüdür” dedi.</p>
<p>CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Ankara’da düzenlenen; Tez-Koop-İş Sendikası&#8217;nın 12. Genel Kurulu&#8217;na katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada; şunları söyledi:</p>
<p>“Elbette gelecek sene de bu kongreler yapılacak. Gelecek sene, birçok sendika çağıracak. Canlı yayınlarda beş değil, 20 kamera; gazeteciler beş değil 50 kişi buralarda olacak. Bu kürsülerde; Cumhurbaşkanları olacak, Cumhurbaşkanı yardımcıları, bakanlar olacak. Ama emin olun; kongresini bu dönemde, gürültülü olmasından kaygı duymadan herkese açık, siyasi partilere açık, basına açık yapabilen Tez-Koop-İş’in de farklı bir yeri olacak.</p>
<p>Sendika toplantılarını; hafta sonu iki gün değil hafta içi tek gün yapanlar, kapalı salonlarda yapanlar, üyesine bile kapatanlar, basına kapatanlar, siyasete kapatanlar… Sendikacılığı kapalı kapılar ardından, kâğıdın üzerinde yapıp o kağıtlara yazdıklarını dışarı çıkınca bambaşka düzlemlerde bambaşka fısıltılarla tekrar edenleri de tarih not etti, not etmeye devam edecek… Emek mücadelesinin ya da toplumda birilerinin hakkına el uzatanlara karşı o elin önünde bir göğüs göğüse durmanın, onları hakkını savunmanın; yaşamdaki en önemli gayem olduğunu düşündüm.</p>
<p>1951 İpek-İş Fabrikası’nda başlayan bir mücadelesinin 1960’ta resmileştiği, partimizde de örgütlü olan bir sendikanın genel kurulundayız. Pandemi en başta sağlık emekçileri için çok zordu. Ama bu sendikanın örgütlü olduğu marketlere, iş yerlerine bakıldığında; sendikanın üyelerinin de en çok yorulan, mücadele eden, en çok kendi hayatını insanların yaşaması için siper eden kişilerin örgütlü olduğu bir sendika olduğunu gördük.</p>
<p>Yüzde 14,26’lık sendikalılık oranı… Kamudaki örgütlülük olmasa, özel sektördeki örgütlülük bunun çok daha gerilerinde ve Türkiye açısından utanç verici bir durumda. Her geçen gün sendikalaşma mücadelesinin sürdüğü, ama iktidarın; sendikaların bu kadar zorda, işverenin bütün olanaklarını kullandığı halde gücünü de asimetrik olarak sermayeden yana kullandığı bir süreci yaşıyoruz.</p>
<p><strong>“ŞİMDİYE KADAR 19 TANE GREV ERTELEDİ, HEM DE ‘MİLLİ GÜVENLİĞE TEHDİT OLUR’ DİYE”</strong></p>
<p>Kendisi bir grev önlüğü ile gurur duyan, İBB’de çalışırken, grev önlüğü ile fotoğrafı olan birisi bugün Türkiye’yi yönetiyor. Şimdiye kadar 19 tane grev erteledi, hem de ‘milli güvenliğe tehdit olur’ diye. Geçtiğimiz üç günde, büyük bir mücadele verildi, Meclis’te. Bir yandan bütçe görüşülürken, bir yandan Sanayi Komisyonu’na bir ‘günah torbası’ getirdiler. Büyük günah, büyük mücadele ile geri tepti. Zeytinliklerini 9. kez maden aramasına açıyorlardı, birinci madde geri gitti. Ama ikinci madde, kendi dönemlerinde ihalelerini yaptıkları limanların, sözleşmelerini 49 yıla tamamlıyorlar. Buradaki amacın en geç haziranda son bulacak iktidarlarının son bulduğuna kendilerinin de ikna olmuş olup; yandaşın ve Katarlıların limanlarının serbest ihaleler  ile değil de mevcut ihalelerin uzatılması ile sürmesini istemeleri… Bununla mücadele ettik. Bu paranın yüzde 25’ini peşin alıp seçimde sermaye olarak kullanmak istediklerini yüzlerine vurduk. Ama hiç erinmediler, çekinmediler, utanmadılar; komisyonu tamamladılar.</p>
<p>Bir yandan da; memur sendikalarına yüzde 1 olup, Danıştay’ın iptal ettiği barajı yüzde 2 olarak kanuna getirdiler. Dayanışma aidatı alıyor, memur sendikalarındaki örgütlüler. Yandaş sendika önce yönetmelik çıkarmıştı, yüzde 1 ve üzeninde olan sendikaların üyeleri bu dayanışma aidatını alsın diye… Yani küçük sendikaları ezip, yandaş sendikanın kan kaybetmesini engelleyip, ona doğru insanları 700 lira karşılığında yönlendirme… Bunu da Danıştay iptal etmişti. Bunu şimdi, ‘Yüzde 2 ve üzerindeki sendikalar…’ diyerek niyetlerini bir kez daha gösteriyorlar. Emekten gelen milletvekillerinin büyük mücadeleleri ile işçi sendikalarındaki yüzde 1’lik baraj, defalarca uzatılmıştı. Son sefer uzatılmadı. Bu haksızlığı görüyoruz.</p>
<p>Biz hem kanun metinlerine döktüğümüz, önümüzdeki ocak ayında iktidarın biz ne söylersek yaptığı ile ilgili kamuoyu algısının da farkında olarak; bunun yüklediği sorumluluğun da farkında olarak… Taşerona muhalefetteyken kadro verebilmiş bir parti olarak. Emeklilere muhalefetteyken iki maaş ikramiye verebilmiş bir parti olarak. 3600 ek göstergeyi muhalefetteyken çıkartmış ve öğrenci burslarının faizlerini muhalefetteyken sildirebilmiş; EYT’yi de ittifak ortaklarımız ile birlikte muhalefetteyken çıkartabilecek olan bir parti olarak sorumluluklarımızın farkındayız.</p>
<p>O yüzden dijital platform çalışanları ile ilgili bir kanun teklifi sunduk. CHP olarak, ‘emek 4.0’ı… Dijitalleşen dünyada emeğin sömürüsünün önüne nasıl geçeceğini, nasıl denetleyeceğini, dijital emeğin değerinin nasıl korunacağını; bu işçilerin bu süreçten nasıl birer dijital köle olmaya dönüştürülmeden kurtarılabileceklerini, dinlenme haklarını tarif eden bir dijital platform çalışmaları yasa tasarımız da var, emek 4.0 vizyonu da var…</p>
<p>Özel sektörde çalışanların promosyon hakları var. Promosyon kanun teklifimiz; işçi ile banka arasındaki işvereni çıkarıp, doğrudan bir promosyon ilişkisi kuran; bir emeklinin 8500 lira promosyon parası alabildiği süreçte özel sektörde çalışan işçiler… 15 bin liraya yakın bir promosyonun bankalar tarafından verilebilir olduğunu görüyoruz. Aradan işvereni çıkartıyoruz. Karakış başlarken; giderlerin tamamını karşılayabilecek bir toplu ödemenin, sadece çıkacak bir kanunla çözülebileceğini düşünüyoruz. Promosyon hakkına, siz değerli emekçilerin de sonuna kadar sahip çıkmalarını bekliyoruz.</p>
<p><strong>“TÜRK-İŞ’İN BU SÜREÇTEKİ MÜCADELESİNİ DİKKATLE TAKİP EDECEĞİZ”</strong></p>
<p>İki tartışma birden yürüyor. Asgari ücret… Türk-İş’in temayüllere aykırı bir şeklide talebi belirleyip onu pazarlık edip onu tartışmak yerine, kırmızı çizgiyi açlık sınırına çekmek gibi yeni bir müzakere tekniği benimsemiş olmasından irkildik. Bu iş eğer müzakeresizliği, aza razı olmayı makul gösterecek bir şeye evrilirse, bu tarihi bir hatadır. Türk-İş’in asgari ücrette genel beklentiyi karşılayacak hatta aşacak bir rakam üzerine imza atması gerektiğini… Açlık sınırını kırmızı çizgi yapmakla, beklentiyi açlık sınırının biraz üzerine çekmek gibi bir psikolojik meseleye çok tehlikeli baktığımızı, Türk-İş’in bu süreçteki mücadelesini, atacağı veya atmayacağı adımı dikkatle takip edeceğimizi ifade etmek isterim.</p>
<p><strong>“10 BİN 128 LİRALIK RAKAMI, OLMAZSA OLMAZ OLARAK GÖRÜYOR VE ASGARİ ÜCRET OLARAK ÖNERİYORUZ”</strong></p>
<p>Hem bu yılın ikinci yarısındaki şimdiye kadarki enflasyonu hem yıl sonu enflasyon beklentisini hem de ananızın ak sütü gibi helal olan son çeyrek büyüme oranını içeren; 10 bin 128 liralık rakamı, olmazsa olmaz olarak görüyor ve asgari ücret olarak öneriyoruz.</p>
<p>Vergi dilimleri… Kanun teklifimizi Meclis’e sunduk. Bu kanun teklifine sahip çıkmaya, mücadele etmeye davet ediyorum.</p>
<p><strong>“İŞSİZLİK SİGORTA FONU, ALNININ TERİ İLE O KUMBARAYI DOLDURANLARIN NAMUSUDUR”</strong></p>
<p>İşsizlik sigorta fonu, işçinin kumbarası… Fona işverenin para ediyor olması, işverenin de faydalanıyor olması gibi, abuk bir fikri; hükümet ve işveren, Türkiye işçi sınıfına dayatmaktadır. Yükselen itirazlar kifayetli noktada değildir. Duble yollara kullanılan fonların peşine düşülmelidir. Ayrıca, elimizdeki korkunç rakam… Ocaktan kasıma kadar işsizlik sigorta fonundan işçiye, 11,2 milyon ödenmiş. Ama patronlara 25 milyar lira asgari ücretli çalıştırma desteği ödenmiş. Hem kumbara bizim olacak. Hem de içine para atan atmayan, kumbaraya musallat olacak. İşsizlik sigorta fonu, alnının teri ile o kumbarayı dolduranların namusudur. Namusumuz gibi koruyacağız.</p>
<p>Bir asgari ücretli yoksa, ya da o asgari ücreti yitirdiyse, hak ettiği desteği alamıyorsa; o hanenin gelirinin bir asgari ücrete tamamlanması ile ilgili projenin Cumhuriyetin ikinci yüzyılının en önemli projesi olduğunu düşünüyorum.</p>
<p>Bir dönem, ‘Dünyanın bütün demokratları birleşin’ sloganı vardı. Bugün Türkiye’nin bütün demokratları birlikteyiz. Sosyal demokratlar, milliyetçi demokratlar, muhafazakâr demokratlar… Hep birlikteyiz. Türkiye’nin bütün demokratlarının, Türkiye’nin ikinci yüzyılına armağan edebilecekleri en büyük proje, en büyük ulusal mutabakat olduğunu düşünüyoruz. Öyle olunca; bir elin verdiğini öbür elin görmemesi de hiçbir çocuğun yatağa aç girmemesi de hepimizin başka başka referanslarla ama ortak bir duyguyla bu millete ettiğimiz taahhütlerin yerine gelmesi; partisi ne olursa olsun bu ülkede yoksulluğun yönetilen değil yok edilen, aşılan, geride bırakılan bir mesele olması hepimizin yükümlülüğüdür.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-birlikteyiz/">Özgür Özel: Türkiye&#8217;nin Bütün Demokratları Birlikteyiz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/ozgur-ozel-turkiyenin-butun-demokratlari-birlikteyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
