<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Orhan Turan - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<atom:link href="https://www.haberduyur.com/etiket/orhan-turan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/orhan-turan/</link>
	<description>Flaş Haberler Son Dakika, Güncel Haberler, Gündem Haberler, İstanbul Haberleri, Ankara Haberleri, Tarafsız Ve Bağımsız İnternet Haber Sitesi - HaberDuyur.com</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Feb 2025 12:50:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.haberduyur.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-haber-duyur-32x32.png</url>
	<title>Orhan Turan - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/orhan-turan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TÜSİAD YİK Başkanı hakkında soruşturma</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/tusiad-yik-baskani-hakkinda-sorusturma/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/tusiad-yik-baskani-hakkinda-sorusturma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Feb 2025 12:50:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Aras]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Turan]]></category>
		<category><![CDATA[soruşturma]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD YİK Başkanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=52219</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras ve TÜSİAD Başkanı Orhan Turan hakkında &#8220;yargıyı telkin ve yönlendirme ile gerçeğe aykırı, kamu barışını bozmaya elverişli nitelikli sözleri nedeniyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve gerçeği aykırı bilgiyi alenen yayma&#8221; gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Hibya Haber Ajansı</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-yik-baskani-hakkinda-sorusturma/">TÜSİAD YİK Başkanı hakkında soruşturma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Ömer Aras ve TÜSİAD Başkanı Orhan Turan hakkında &#8220;yargıyı telkin ve yönlendirme ile gerçeğe aykırı, kamu barışını bozmaya elverişli nitelikli sözleri nedeniyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve gerçeği aykırı bilgiyi alenen yayma&#8221; gerekçesiyle soruşturma başlatıldı.</p>
<p><strong>Hibya Haber Ajansı</strong></p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-yik-baskani-hakkinda-sorusturma/">TÜSİAD YİK Başkanı hakkında soruşturma</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/tusiad-yik-baskani-hakkinda-sorusturma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TUSİAD Başkanı kötü haberi verdi: Zorlu bir süreç başlıyor</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-kotu-haberi-verdi-zorlu-bir-surec-basliyor/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-kotu-haberi-verdi-zorlu-bir-surec-basliyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jan 2025 13:46:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Turan]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Zorlu bir süreç başlıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=50822</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dezenflasyon süreci 2025’te de devam edecek, ancak hedeflenen seviyelere ulaşabilmemiz için bütüncül bir bakış açısıyla hareket ederek para politikasını daha uyumlu bir mali politika ve yapısal reformlarla desteklememiz gerekiyor.&#8221; dedi. Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “2025 Yılında Türkiye Ekonomisi” isimli seminerde açılış konuşması yaptı. Prof. Dr. Selva Demiralp, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-kotu-haberi-verdi-zorlu-bir-surec-basliyor/">TUSİAD Başkanı kötü haberi verdi: Zorlu bir süreç başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="lead text-lg-start text-dark my-2 description">Dezenflasyon süreci 2025’te de devam edecek, ancak hedeflenen seviyelere ulaşabilmemiz için bütüncül bir bakış açısıyla hareket ederek para politikasını daha uyumlu bir mali politika ve yapısal reformlarla desteklememiz gerekiyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “2025 Yılında Türkiye Ekonomisi” isimli seminerde açılış konuşması yaptı.</p>
<p>Prof. Dr. Selva Demiralp, Gizem Öztok Altınsaç, Prof. Dr. Hakan Kara ve Hakan Özyıldız’ın panelist olduğu seminerde TÜSİAD Başkanı Orhan Turan konuşmasında şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;2023 yılında gerçekleştirilen genel seçim sonrası, ekonomi politikalarında önemli bir değişim başladı. 2024 yılı da attığımız önemli adımların meyvelerini toplamaya başladığımız bir yıl oldu. Geride bıraktığımız neredeyse bir buçuk yılda Ülke Risk Primi, Merkez Bankası rezervleri ve cari açık anlamında pek çok başarı elde edildi. Bu süreçte TÜSİAD olarak istişare süreçlerine katkı sağladık ve özellikle enflasyon ile mücadele noktasında desteğimizi her zaman vurguladık.</p>
<p><strong>&#8220;DEZENFLASYON SÜRECİ 2025&#8221;TE DE DEVAM EDECEK&#8221;</strong></p>
<p>Enflasyonu düşürmenin ilk aşamasında ilerleme sağladığımızı görüyoruz. Ancak şimdi daha zorlu bir süreç başlıyor. Dezenflasyon süreci 2025’te de devam edecek, ancak hedeflenen seviyelere ulaşabilmemiz için bütüncül bir bakış açısıyla hareket ederek para politikasını daha uyumlu bir mali politika ve yapısal reformlarla desteklememiz gerekiyor. Bunun için enflasyonla mücadele konusunda sağlanan toplumsal mutabakatı bozacak adımlardan kaçınılmalı, para politikasının doğru işleyişinden ve Merkez Bankası bağımsızlığından ödün verilmemeli, gelirler ve maliye politikasını da içeren daha kapsamlı bir uzun vadeli program tasarlanmalı, enerji ve tarım-gıda gibi sektörlerde ihtiyaç olan reformlar yapılmalı.</p>
<p>Geçtiğimiz yılda Merkez Bankası’nın başarılı politikası devam ederken, maliye politikası tarafında özellikle kamuda tasarruf ve kayıt dışı ile mücadelede daha güçlü adımlara ihtiyaç duyuyoruz. Benzer şekilde harcama kompozisyonunun çok daha verimli olması gerektiğine inanıyoruz.</p>
<p><strong>YAPILMASI GEREKENLER </strong></p>
<p>Ciddi bir kamu harcama reformu çerçevesinde 3 başlıkta hızlı ve sistematik adım atılmasına ihtiyaç var:</p>
<p>1. Ekonominin etkin işleyişine katkısı olmayan kamu harcama kalemlerinde ciddi tasarrufa gidilmesi.</p>
<p>2. Ekonominin etkin işleyişine destek verecek olan eğitim, teknoloji, üretimin yeniden yapılandırılması gibi alanlarda kamu kaynaklarının artırılması.</p>
<p>3. Sosyal devlet sorumluluğunun doğrudan, açık ve şeffaf uygulanan bir sosyal politika ile yerine getirilmesi.</p>
<p>Kayıt dışı ekonomiyle mücadele konusunun son dönemde kamunun da gündemine ciddi şekilde girmiş olmasını memnuniyetle karşılıyoruz. TÜSİAD olarak bu konuda alınacak önlemlere daha önce olduğu gibi bundan sonra da destek olmaya devam edeceğiz. Kayıtlı mükellefler için vergi oranlarının artırılması veya bu mükelleflere ek vergiler yüklenmesinden ziyade vergilendirilmeyen alanlara yönelik vergi getirilmesini, vergi adaletine zarar veren af uygulamalarından kaçınılmasını, vergi denetimlerinin öncelikle kayıt dışı alanlara odaklanmasını son derece önemsiyoruz. Bu konudaki detaylı önerilerimizi her fırsatta kamu ile paylaşıyoruz ve paylaşmaya devam edeceğiz.</p>
<p><strong>&#8220;SANAYİ ÜRETİMİ GEÇTİĞİMİZ DÖNEMDE BASKI ALTINDA KALDI&#8221;</strong></p>
<p>Her ne kadar öncü veriler yavaş bir toparlanmaya işaret etse de sanayi üretimi geçtiğimiz dönemde baskı altında kaldı. Öte yandan iç talepteki soğumanın ne derece yeterli boyutta olduğunu bu konferansımızda da kıymetli katılımcılarla tartışacağız. Sadece para ve maliye politikası ile enflasyonla mücadelede ne derece ilerleme sağlarız bu da yine tartışmayı arzu ettiğimiz konular arasında.</p>
<p><strong>REEL KESİM BİLANÇOLARINDA BOZULMA</strong></p>
<p>Öte yandan reel kesim bilançolarında bir miktar bozulma yaşadığımız bir süreçten de geçmekteyiz. Bir yandan faiz, kur, enflasyon meselelerine kafa yorarken, diğer yandan dijital dönüşüme yeterince güçlü şekilde entegre olamıyoruz. Önümüzdeki dönemde otomasyona, insan kaynağına, markaya yatırım yapmazsak verimliliğimizi arttıramayacağız ve rekabetçilik avantajımızı kaybedeceğiz. Kalıcı, sürdürülebilir, doğru bölüşülmüş refahın ve ekonomik kalkınmanın sağlanması için hem çok daha köklü reformlar gerekiyor hem de sanayinin bakış açısının değişmesi gerekiyor.</p>
<p>Buradan yola çıkarak, rekabetçilik ve verimlilik konularını daha doğru analiz edebilmek ve somut veriler üzerinden tartışabilmek için, Türkiye’nin rekabet gücüne dair bir veri seti üzerinde çalışıyoruz. Bu çalışmanın ilk sonuçlarını mart ayında kamuoyu ile paylaşacağız. Mart ayının ardından da oluşturduğumuz endeksi her çeyrekte yayınlamaya devam edeceğiz. Bu önemli çalışma bize, Türkiye’nin ihracat pazarlarında rekabet şartlarının ne durumda olduğunu daha bilimsel şekilde ölçme imkânı verecek.</p>
<p><strong>HUKUK, YARGI VE DEMOKRASİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ</strong></p>
<p>Önümüzdeki dönemde beklentimiz; hukuk devletinin, yargı sisteminin ve demokrasinin güçlendirilmesi, hukuki öngörülebilirliğin sağlanması ve piyasa ekonomisi ilkeleri ile uyumlu politikalar geliştirilmesi, kurumsal kapasite ve bağımsızlığın artması, çağımıza uygun bir eğitim reformunun yapılması, verimlilik ve rekabetçiliğin artması için teknolojik dönüşümün desteklenmesi, sanayide yeşil dönüşümün esas alınması, kayıt dışı ekonomi ile daha etkin bir mücadele.</p>
<p>Bu alanlara ciddi şekilde eğilmediğimiz sürece kısa vadede elde ettiğimiz başarıları uzun vadeli kazanımlara dönüştürme şansımız olmayacak. Bu nedenle TÜSİAD olarak bu alanlardaki yapısal değişimlerin önemin ve aciliyetin her fırsatta vurguluyoruz.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div class="article-source py-3 small "><span class="source-name pe-3"><strong class="text-uppercase">Kaynak: </strong>Ekonomim</span></div>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-kotu-haberi-verdi-zorlu-bir-surec-basliyor/">TUSİAD Başkanı kötü haberi verdi: Zorlu bir süreç başlıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-kotu-haberi-verdi-zorlu-bir-surec-basliyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan: En becerikli gençlerimizi başka ülkelere kaybediyoruz</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-orhan-turan-en-becerikli-genclerimizi-baska-ulkelere-kaybediyoruz/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-orhan-turan-en-becerikli-genclerimizi-baska-ulkelere-kaybediyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2024 12:03:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Turan]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=43527</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSİAD, “Geleceğimiz için Eğitimi Birlikte Konuşmak” temalı bir konferans düzenledi. Eğitim konusundaki görüşlerini paylaşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, &#8220;Araştırmalar, şirketlerin, aradıkları beceri ve yetkinliklere sahip işgücünü bulmakta çok zorlandığını gösteriyor.  Özellikle teknoloji yetkinliği gerektiren iş kollarında yaşanan beyin göçü ise yetenek ihtiyacını belirginleştiriyor. En becerikli, eğitimli, yetenekli gençlerimizi, daha iyi eğitim, yaşam ve çalışma [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-orhan-turan-en-becerikli-genclerimizi-baska-ulkelere-kaybediyoruz/">TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan: En becerikli gençlerimizi başka ülkelere kaybediyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜSİAD, “Geleceğimiz için Eğitimi Birlikte Konuşmak” temalı bir konferans düzenledi. Eğitim konusundaki görüşlerini paylaşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, &#8220;Araştırmalar, şirketlerin, aradıkları beceri ve yetkinliklere sahip işgücünü bulmakta çok zorlandığını gösteriyor.  Özellikle teknoloji yetkinliği gerektiren iş kollarında yaşanan beyin göçü ise yetenek ihtiyacını belirginleştiriyor. En becerikli, eğitimli, yetenekli gençlerimizi, daha iyi eğitim, yaşam ve çalışma koşulları gibi sebeplerle başka ülkelere kaybediyoruz. Gençlerimize potansiyellerini ve hayallerini kendi ülkelerinde gerçekleştirebileceği bir ülke iklimi yaratmamız gerekiyor. Her zaman vurguladığımız bir diğer konu da, okul öncesi eğitimin erken yaşlardan itibaren zorunlu ve ücretsiz olmasıdır&#8221; dedi.</p>
<p>TÜSİAD, geleceğin ihtiyaçlarına yanıt verebilecek bir eğitim anlayışını ele alacak bir konferansa ev sahipliği yaptı. “Geleceğimiz için Eğitimi Birlikte Konuşmak” başlıklı etkinlikte, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, eğitim konusundaki görüşlerini paylaşarak, şunları söyledi;</p>
<p>&#8220;Eğitim, ülkemizin refahının itici gücü ve geleceğimizi belirleyecek en temel unsur. Eğitim, ülkemizi geleceğe taşıyacak genç nesillerin potansiyeline yapılan en önemli yatırımdır. Nitelikli ve herkes için erişilebilir bir eğitimin önemini uzun yıllardır vurguluyoruz. Okul öncesinden temel eğitime, mesleki eğitimden yükseköğretime ve yaşam boyu öğrenmeye kadar, eğitimin her aşamasını bu anlayışla güçlendirmeliyiz. Kendi potansiyelini en üst düzeyde gerçekleştirebilen bireylerin, sadece kendisini ve çevresini değil, ülkemizi her alanda gelişmiş medeniyetler arasında, ileriye taşıyacağına inanıyoruz. Tüm dünyada paradigmalar değişirken, eğitimi de bu değişimlerden bağımsız düşünemeyiz. Dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve demografik dönüşümün birlikte yaşandığı bir zamandayız. Araştırmalar da bu dönüşümlerin etkilerine dikkat çekiyor. Örneğin, Dünya <a href="https://www.haberduyur.com/kategoti/ekonomi/">Ekonomi</a>k Forumu’nun &#8216;İşlerin Geleceği&#8217; raporuna göre, sadece 5 yıl sonra bile, bambaşka mesleklerden ve becerilerden konuşuyor olacağız. Bugün okula başlayan çocukları, mezun olduklarında bambaşka bir dünya bekliyor.</p>
<p><strong>&#8220;Eğitim sistemimizin kalitesi de dünyada ilk 10’a girmeli&#8221; </strong></p>
<p>McKinsey’nin tahminlerine göre 2030 yılına kadar Avrupa&#8217;da 160 milyon çalışanın yapay zeka ve dijital beceriler konusunda yeniden eğitilmesi gerekecek. Fen-Teknoloji-Mühendislik-Matematik yani &#8216;STEM&#8217; ve sağlık alanındaki mesleklere talebin ise yüzde 30’a kadar artması bekleniyor. OECD’nin İstihdama Bakış 2024 raporu ise, son 10 yılda en hızlı büyümenin yeşil dönüşüm odaklı yeni işlerde olduğunu gösteriyor. Ayrıca yaşlanan nüfusla beraber, sağlık başta, pek çok alanda iş ve hizmetlerin dönüşmesi gerekecek. Bu büyük dönüşüm dalgalarına karşı suyun üstünde kalabilmemiz, hazırlıklı ve donanımlı olmamıza bağlı. Gelecek için hazır ve donanımlı olmanın en önemli koşulu ise, her bir insanımıza, nitelikli eğitim sunmaktır. Yaptığımız konuşmalarda sıklıkla, küresel rekabetin hızı ve şeklinin değiştiğinden bahsediyoruz. Geçtiğimiz temmuz ayında yaptığımız TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantımızda da vurgulamıştım. Küresel rekabet için, daha yüksek teknolojili ve katma değerli alanlarda dünya ekonomisinden daha fazla pay alabilmemiz gerekiyor. İster şirket, ister ülke çapında olsun, bir işi rakiplerinizden iyi yapabilmek ve ön plana çıkmak için geniş bir vizyon, gerekli finansman ve yetkin insan kaynağı olması gerekiyor. Ben insan kaynağını birinci sıraya koyuyorum. Ülkemizin rekabet gücü ve refah düzeyinin artmasının arkasında şüphesiz nitelikli insan kaynağını yetiştirme zorunluluğu var. Yani meselenin özünde, eğitim alanında da bir rekabet var. Eğitimde geri kalmak, dünyadan da geri kalmak demek. Dünyanın ilk 10 ekonomisinden birisi olacaksak, eğitim sistemimizin kalitesi de dünyada ilk 10’a girmeli. Bu nedenle eğitim; iş dünyasından eğitim camiasına ve tüm vatandaşlarımıza kadar, hepimizin önceliği, hepimizin ortak meselesi.</p>
<p><strong>&#8220;Nitelikli işgücü ihtiyacı ve beceri uyumsuzluğu iş dünyasının en önemli problemleri arasında&#8221;</strong></p>
<p>Öte yandan, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, nitelikli işgücü ihtiyacı ve beceri uyumsuzluğu iş dünyasının en önemli problemleri arasında. Araştırmalar, şirketlerin, aradıkları beceri ve yetkinliklere sahip işgücünü bulmakta çok zorlandığını gösteriyor.  Özellikle teknoloji yetkinliği gerektiren iş kollarında yaşanan beyin göçü ise yetenek ihtiyacını belirginleştiriyor. En becerikli, eğitimli, yetenekli gençlerimizi, daha iyi eğitim, yaşam ve çalışma koşulları gibi sebeplerle başka ülkelere kaybediyoruz. Oysa nitelikli insan kaynağını çekmek için küresel bir yarış varken, hiçbir gencimizi kaybetme lüksümüz yok. Gençlerimize potansiyellerini ve hayallerini kendi ülkelerinde gerçekleştirebileceği bir ülke iklimi yaratmamız gerekiyor. Türkiye olarak geleceğe yönelik vizyonlarımız ve programlarımızda, teknoloji ve inovasyona dayalı, katma değer yaratan bir ekonomi olma hedefi çiziyoruz. Biliyoruz ki, ülkemizin genç nüfusu, eğer iyi değerlendirebilirsek, gelişmiş ülkeleri yakalayacak sıçramayı yapmamız için bir fırsat penceresi sunuyor. Ancak zamanımız giderek daralıyor. Yeni nesilleri erken yaşlardan itibaren temel becerilerde yetkin, sosyo-duygusal ve dijital becerilere sahip, kendi dilinde ve yabancı dilde güçlü iletişim becerisi olan, disiplinler arası düşünebilen, yaratıcı, yenilikçi, belirsizlikler karşısında dayanıklı, demokrasiyi özümsemiş, farklılıklara saygılı ve doğaya duyarlı bireyler olarak hayata hazırlamalıyız. Unutmayalım ki geleceğin dünyasında &#8216;insan&#8217;, teknik becerilerin yanında kendisini insan yapan sosyal ve duygusal özellikleriyle ve en yetkin haliyle ön planda olmak zorunda.</p>
<p><strong>&#8220;Eğitim sistemlerini yeniden değerlendirmeye başladığı özel bir süreçten geçiyoruz&#8221;</strong></p>
<p>Dönüşümlerin ivmelendiği bu dönemde, pek çok ülkenin de, eğitim sistemlerini yeniden değerlendirmeye başladığı özel bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle eğitim alanında atılacak adımların, PISA gibi uluslararası araştırma ve verilerden de yararlanarak planlanması çok önemli. Çünkü doğru istikamette yürümemiz için, dünyada nerede durduğumuzu da iyi analiz etmemiz gerekiyor. Daha önce PISA 2012’nin sonuçlarını değerlendiren bir rapor yayınlamıştık. PISA 2022 sonuçları açıklandıktan hemen sonra da, bu yıl Ocak ayında, OECD işbirliğiyle bir konferans gerçekleştirdik. Ardından, TÜSİAD ve Eğitim Reformu Girişimi işbirliği ile, PISA 2022 sonuçlarını ele aldığımız ve bugün sabah tanıtılan yeni raporumuzu sizlerle ve kamuoyuyla paylaştık. Rapor, gelecekte en çok aranacak 21. yüzyıl becerilerinin ön koşulu olarak; matematik, okuma ve fen alanındaki temel becerilerde güçlü bir yetkinliğe sahip olmamız gerektiğini gösteriyor. Bunun için, içerik olarak iyi bir eğitim sunmak gerekli ama yeterli değil. Veriler, sosyoekonomik olarak dezavantajlı öğrencileri destekleyen ve okullar arası farklıkları azaltan politikaları hızla önceliklendirmek gerektiğini gösteriyor. Hem öğrenci hem öğretmenin iyi olma halini odakta tutmalıyız. Eğitim sisteminde başarılı ülkeler, öğretmenlerin çalışma ve yaşam koşullarını önceliklendirmekte, nitelikli öğretmen yetiştirmeye yatırım yapmaktalar.</p>
<p><strong>&#8220;Eğitimi, yeniden, tüm bireyler için fırsat eşitliğinin en önemli dayanağı yapmalıyız&#8221;</strong></p>
<p>Unutmamalıyız ki her birey biriciktir, her bireyin farklı potansiyeli ve yeteneği vardır. Farklılıkların yeşermesine ve bireylerin kendi yetenekleri doğrultusunda gelişimine imkan sağlayan, kısacası tek-tipçi olmayan bir eğitim anlayışı, hem insanımızı, hem ülkemizi güçlendirecektir. Araştırmalar, dünyada okul temelli yaklaşımın daha çok benimsenmeye başladığını, okullara ve öğretmenlere daha çok esneklik tanındığını gösteriyor. Ülkemizde de bu yönde adımlarla, öğrenci ve öğretmenlerimizin potansiyellerini en iyi şekilde gerçekleştirebilecekleri bir ortam sağlayabiliriz. Her zaman vurguladığımız bir diğer konu da, okul öncesi eğitimin erken yaşlardan itibaren zorunlu ve ücretsiz olmasıdır. Hepimizin bildiği gibi, bilimsel düşünceye dayalı, çağdaş ve eşit eğitim, Cumhuriyetimizin temel kazanımlarındandır. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, tıpkı Cumhuriyetimizin kurulduğu dönemdeki gibi, eğitimi, yeniden, tüm bireyler için, fırsat eşitliğinin en önemli dayanağı yapmalıyız.</p>
<p><strong>&#8220;&#8230;Eğitim seferberliği, bu topraklarda, her koşulda eğitime verilen önemi göstermiştir&#8221;</strong></p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının Milli Mücadelemizin en kritik zamanlarında, 1921 yılında topladığı Maarif Kongresi ve Cumhuriyetin ilk yıllarında başlatılan Eğitim Seferberliği, bu topraklarda, her koşulda eğitime verilen önemi göstermiştir. Son yıllarda, özellikle okullulaşma oranlarında çok önemli ilerlemeler kaydettik. Bugün, dönüşümlerin baş döndürücü hız kazandığı bir çağdayız. Çağın gereklerine uyumlu, bilimsel temelli bir eğitimi esas almalıyız. Böyle bir eğitim; demokratik, laik, hukuk devleti olan Türkiye’yi, ekonomik ve sosyal kalkınma ile küresel rekabet hedeflerine ulaştıracak en önemli kaldıraçtır. Bu nedenle; eğitimin felsefesi, müfredat, uygulama, öğretmen eğitimi gibi, eğitimin tüm boyutlarını; Akıl ve bilim üzerine inşa edilmiş Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan. Ve çağdaş eğitim normlarına uygun şekilde hayata geçirmeliyiz. Bugün sizlerle beraber eğitimi farklı bakış açılarıyla ele almayı çok önemsiyoruz. Kamu, özel sektör, sivil toplum, akademi işbirlikleri ile ihtiyacımız olan dönüşümü başarabiliriz.&#8221;</p>
<p><strong>Haber: EDDA SÖNMEZ &#8211; Kamera: Onur DURSUN</strong></p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-orhan-turan-en-becerikli-genclerimizi-baska-ulkelere-kaybediyoruz/">TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan: En becerikli gençlerimizi başka ülkelere kaybediyoruz</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/tusiad-yonetim-kurulu-baskani-orhan-turan-en-becerikli-genclerimizi-baska-ulkelere-kaybediyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: &#8220;Eğitim sisteminde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir.&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-egitim-sisteminde-cemaat-ve-tarikatlara-da-siyasetle-iliskilendirilen-yapilara-da-yer-olmamasi-gerekir/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-egitim-sisteminde-cemaat-ve-tarikatlara-da-siyasetle-iliskilendirilen-yapilara-da-yer-olmamasi-gerekir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Feb 2024 20:22:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Turan Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=32297</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, TÜSİAD Olağan Genel Kurulu’nda; &#8220;Çağı yakalamamızı sağlayacak olan eğitim sistemi ezberci değil, eleştirel ve yaratıcı düşünceyi öncelemekten geçer. Bilimin yol göstericiliğine sıkı sıkı sarılmalıyız. Bu sistemde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir&#8221; dedi. Ülke ekonomisinde yaşanan sorunların sadece para ve maliye politikalarıyla aşılabilir nitelikte olmadığını kaydeden [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-egitim-sisteminde-cemaat-ve-tarikatlara-da-siyasetle-iliskilendirilen-yapilara-da-yer-olmamasi-gerekir/">TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: &#8220;Eğitim sisteminde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, TÜSİAD Olağan Genel Kurulu’nda; &#8220;Çağı yakalamamızı sağlayacak olan eğitim sistemi ezberci değil, eleştirel ve yaratıcı düşünceyi öncelemekten geçer. Bilimin yol göstericiliğine sıkı sıkı sarılmalıyız. Bu sistemde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir&#8221; dedi. Ülke ekonomisinde yaşanan sorunların sadece para ve maliye politikalarıyla aşılabilir nitelikte olmadığını kaydeden Turan, &#8220;Sorunların etrafından dolaşmak, pansuman önlemlerle çözümü geleceğe ötelemek, ülkenin çıkarına olmuyor” diye konuştu.</p>
<p>TÜSİAD Genel Kurulu, bugün toplandı. Toplantıda konuşan TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, yaklaşan yerel seçimlere dikkat çekerek &#8220;Umuyorum ki önümüzdeki yerel seçimler, genel seçim mantığında ilerlemek yerine kentlerdeki yaşam kalitesinin iyileştirilmesine yönelik somut projeleri tartışacağımız bir zemin oluştursun. Tüm siyasi partilerimizden, örneğin akıllı kent projelerini, teknolojiyi kent yaşamına nasıl entegre edebileceklerini duymak isteriz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;ADAYLAR ARASINDA KADINLARIN AĞIRLIĞI BEKLENTİMİZİ KARŞILAMAKTAN UZAK&#8221;</strong></p>
<p>Yerel seçimlerde kadın adayların azlığından yakınan Turan, &#8220;Uzun yıllardır kadınların siyasete katılımının önemini vurgulamaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar açıklanmış olan adaylara baktığımızda maalesef bu yerel seçimlerde de seçilebilecek yerlerden gösterilen adaylar arasında kadınların ağırlığı beklentimizi karşılamaktan uzak&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;EKONOMİDE YANAN ATEŞİ SÖNDÜRMEK İÇİN RASYONEL POLİTİKA ÇERÇEVESİNE BAĞLI KALMAYA DEVAM ETMEMİZ GEREKİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Ekonominin durumuyla ilgili de değerlendirmeler yapan Turan, &#8220;Çok zorlu ekonomik bir dönemden geçtik. Ekonomide yanan ateşi söndürmek için rasyonel politika çerçevesine bağlı kalmaya devam etmemiz gerekiyor. Enflasyonla mücadelede para politikasının sosyal politikalar ve maliye politikasıyla desteklenmesini önemsiyoruz. Bu süreç sadece enflasyonun düşürülmesi açısından değil, aynı zamanda özellikle sabit gelirlilerin üzerindeki olumsuz etkilerin hafifletilmesi açısından da son derece önemlidir&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN SORUNLAR SADECE PARA VE MALİYE POLİTİKALARIYLA AŞILAMAZ&#8221;</strong></p>
<p>Türkiye ekonomisinde yaşanan sorunların sadece para ve maliye politikalarıyla aşılabilir nitelikte olmadığını kaydeden Turan, &#8220;Sorunların etrafından dolaşmak, pansuman önlemlerle çözümü geleceğe ötelemek, ülkenin çıkarına olmuyor. Üretim yapısını son teknolojik devrime uygun biçimde dönüştürmeden, verimlilik artışı sağlamadan, sanayi ve tarımda yüksek katma değerli üretimi arttırmadan, beyin göçünün önüne geçmeden, nitelikli eğitim ve nitelikli insan kaynağı sorununu çözmeden ekonomimizin rekabetçiliğini koruyamayız, enflasyonda kalıcı bir iyileşme elde edemeyiz, geçim sıkıntısını çözemeyiz, cari açık sorununu tarihe havale edemeyiz, istihdam yaratamayız, orta gelir tuzağından kurtulup yüksek gelirli ülkeler arasına katılamayız. Belirsizlik ve dönüşümlerin giderek daha yoğunlaştığı bir dönemde bu adımları vakit kaybetmeden atmamız gerekiyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;PARLAK BEYİNLERİ BAŞKA ÜLKELERE KAPTIRIYORUZ&#8221;</strong></p>
<p>Ülkedeki beyin göçünün önlenmesi gerektiğine vurgu yapan  Turan, şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Üniversite çağına kadar binbir emekle yetiştirdiğimiz gençlerimiz parlak beyinler olarak başka ülkelere kaptırıyoruz. Ancak neredeyse tüm kentlerimizde üniversiteler var. Ancak görüyoruz ki üniversite mezunları arasında iş gücüne katılım oranı düşüyor, işsizlik oranı ise artıyor. Eğitim masrafları artıyor, eğitimin getirisi ise geriliyor. Eğitimin niteliğini yükseltemezsek, nitelikli eğitimde fırsat eşitliği sağlayamazsak, gençlerimizi yeni çağın becerileriyle donatamazsak işimiz zor. Ne rekabet gücümüzün asli unsuru olarak iş gücünü yetiştirebiliriz, ne de gençlerimizi mutlu edip beyin göçünü önleyebiliriz.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;BU SİSTEMDE CEMAAT VE TARİKATLARA DA SİYASETLE İLİŞKİLENDİRİLEN YAPILARA DA YER OLMAMASI  GEREKİR&#8221;</strong></p>
<p>Turan, çağdaş eğitimin önemine vurgu yaparak, &#8220;Çağı yakalamamızı sağlayacak olan eğitim sistemi ezberci değil, eleştirel ve yaratıcı düşünceyi öncelemekten geçer. Bilimin yol göstericiliğine sıkı sıkı sarılmalıyız. Bu sistemde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir. Unutmayalım ki geleceğimizi üzerine inşa edeceğimiz en önemli sütunlarından biri insan. Belki de en önemlisi. Bu temeli tahkim etmeliyiz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;SİYASETTEKİ GERİLİM TOPLUMSAL KUTUPLAŞMALARI DERİNLEŞTİRİYOR&#8221;</strong></p>
<p>Günlük yaşamda gerginliklerin çok yükseldiğini belirten Turan, &#8220;Eski gerilimlerin üzerine yenileri ekleniyor. Günlük yaşamın hemen her alanında gördüğümüz gerginlik, kutuplaşma ve şiddet eğilimi birbirimize güvenimizi zedeliyor. Bu durum siyasetteki gerilimin tırmanmasına da yol açıyor. Siyasetteki gerilim de toplumsal kutuplaşmaları derinleştiriyor. Bu negatif döngüyü kırmak zorundayız. Siyasetteki gerilimi ve toplumdaki kutuplaşmayı önlemenin bildiğimiz en etkili yolu demokratik süreçlerin daha iyi iyileştirilmesinden geçiyor&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>&#8220;ADALETE GÜVEN DUYGUSUNUN GÜÇLÜ OLMASI İÇİN MAHKEME KARARLARINDA ÇELİŞKİ OLMAMASI GEREKİR&#8221;</strong></p>
<p>İstikrarlı bir demokrasi ve demokratik standartların yükseltilmesi yolunda daha alınması gereken mesafe olduğuna dikkat çeken Turan, &#8220;Haklar ve özgürlükler, eşit yurttaşlık, denge ve denetleme mekanizmaları siyasi hayata katılım gibi başlıklarda ilerleme sağlamak gerekiyor. Özellikle de hukukun üstünlüğü başlığında adalete güven duygusunun güçlü olması için mahkeme kararlarında çelişki olmaması, yargı organları arasında uyum sağlanması, kararların herkes için bağlayıcı olması, adil yargılama hakkının mutlaka Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi standartlarında uygulanması, her düzeydeki mahkeme kararlarının parçası olduğumuz uluslararası normlara ve sözleşmelere de uygun olması gerekiyor. Ancak tarif ettiğimiz standart ve referanslara uyum bir adalet anlayışıyla siyasi ve toplumsal gerilimlerin düşürülmesi yönünde ilerleyebilir. Yargının hakemliği konusundaki tereddütleri ortadan kaldırabiliriz&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;KAYIKÇI KAVGASINI BİR KENARA BIRAKALIM&#8221;</strong></p>
<p>Turan, &#8220;Vakit geçirmeden ülkemizin geleceği için yaşamsal konulara odaklanalım. Kayıkçı kavgasını bir kenara bırakalım, kısa vadeli kısır çekişmelere rağbet etmeyelim, şahsi ikbal peşinde koşmak yerine ülkenin geleceği için rekabet edelim. TÜSİAD&#8217;ın ülkemizi çağdaş uygarlık seviyesine taşımak için bu yönde çalışmaya devam edeceğine inanıyorum&#8221; dedi.</p>
<p><strong>ORHAN TURAN YENİDEN SEÇİLDİ, TUNCAY ÖZİLHAN&#8217;IN YERİNE ÖMER ARAS GELDİ</strong></p>
<p>Genel Kurul&#8217;da yapılan seçimde Orhan Turan yeniden seçilirken, Tuncay Özilhan&#8217;ın yerine Ömer Aras Yüksek İstişare Konseyi Başkanı oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>HAKAN KAYA</strong></p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-egitim-sisteminde-cemaat-ve-tarikatlara-da-siyasetle-iliskilendirilen-yapilara-da-yer-olmamasi-gerekir/">TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: &#8220;Eğitim sisteminde cemaat ve tarikatlara da siyasetle ilişkilendirilen yapılara da yer olmaması gerekir.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-egitim-sisteminde-cemaat-ve-tarikatlara-da-siyasetle-iliskilendirilen-yapilara-da-yer-olmamasi-gerekir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSİAD Başkanı Turan: Global Ekonomi Türkiye’yi Desteklemiyor Aksine Sınıyor</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-turan-global-ekonomi-turkiyeyi-desteklemiyor-aksine-siniyor/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-turan-global-ekonomi-turkiyeyi-desteklemiyor-aksine-siniyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Nov 2022 16:39:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD Başkanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=14101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, dünya ekonomisindeki yavaşlamanın giderek belirginleştiğini belirterek, “Global ekonominin mevcut gidişatının Türkiye perspektifinden baktığımızda destekleyici değil, aksine sınayıcı olduğunu görebiliyoruz” dedi. TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, Türkiye Kalite Derneği’nce (KalDer) Kocaeli Kongre Merkezi&#8217;nde &#8220;Riskin Ötesi: Bilim, Sektör ve Toplumda Adalet&#8221; temasıyla bugün düzenlenen 31. Kalite [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-turan-global-ekonomi-turkiyeyi-desteklemiyor-aksine-siniyor/">TÜSİAD Başkanı Turan: Global Ekonomi Türkiye’yi Desteklemiyor Aksine Sınıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, dünya ekonomisindeki yavaşlamanın giderek belirginleştiğini belirterek, “Global ekonominin mevcut gidişatının Türkiye perspektifinden baktığımızda destekleyici değil, aksine sınayıcı olduğunu görebiliyoruz” dedi.</p>
<p>TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, Türkiye Kalite Derneği’nce (KalDer) Kocaeli Kongre Merkezi&#8217;nde &#8220;Riskin Ötesi: Bilim, Sektör ve Toplumda Adalet&#8221; temasıyla bugün düzenlenen 31. Kalite Kongresi&#8217;ne katılarak bir konuşma yaptı. Dünyanın ekonomik ve politika açısından türbülanslı bir dönemden geçtiğini belirten Turan’ın konuşması şöyle:</p>
<p><strong>“ÇIKIŞIN ANAHTARI ‘RİSKİN ÖTESİNİ’ GÖREBİLMEKTE: </strong>Tüm dünya ekonomik ve politik açıdan türbülanslı bir dönemden geçiyor. Böyle dönemlerde eğilimlere yön vermek, değişen koşulların getirdiği fırsatları yakalamak, derinleşen eşitsizliklere çözüm bulmak şüphesiz ki hiç kolay değil. Çok yakın geçmişte seyrek olarak karşımıza çıkan birçok sorun, küresel risk mozaiğinin artık kalıcı bir parçası haline geldi.  Bugünkü Kongre’nin temasını bu açıdan baktığımda oldukça önemli buluyorum. Çünkü çıkışın anahtarı ‘riskin ötesini’ görebilmekte. Bunu nasıl başaracağımızın yanıtını ise ancak küresel sorunlarımızın boyutunu ve etkilerini yeterince analiz ettiğimizde bulabiliriz.</p>
<p><strong>RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI DÜNYADA ENFLASYONİST ORTAMI KÖRÜKLÜYOR: </strong>Küresel refah ortamı, özellikle geride bıraktığımız beş yıl içinde ekonomik ve toplumsal açıdan derin kırılmalar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Dünya ekonomisinde yavaşlama giderek belirginleşiyor. IMF’nin geçen ay güncellenen tahminlerine göre geçen sene yüzde 6 olan büyümenin bu sene yüzde 3,2’ye, önümüzdeki sene ise yüzde 2,7’ye gerilemesi bekleniyor. Rusya-Ukrayna savaşının enerji, gıda ve genel olarak hammadde fiyatları üzerindeki baskısı dünyada enflasyonist ortamı körüklüyor. Pandeminin küresel tedarik zincirleri üzerindeki olumsuz etkisini hala hissediyoruz. Arz kısıtları özellikle Çin’de devam etmekte. Yanı başımızda Avrupa tahmin edilenden daha uzun bir enerji krizi ve arz şokuna maruz kalabilir.</p>
<p><strong>İTHALAT FATURASI ARTARKEN, İHRACAT YAVAŞLIYOR: </strong>Global ekonominin mevcut gidişatının Türkiye perspektifinden baktığımızda destekleyici değil aksine sınayıcı olduğunu görebiliyoruz. Küresel finansal koşulların sıkılaşması ve dünya ekonomisindeki yavaşlama, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok gelişmekte olan ülke ekonomisini zorluyor. İthalat faturası artarken, ihracat yavaşlıyor. Enerji maliyetindeki artış TL’deki değer kaybı ile birleştiğinde ekonomiye yük bindiriyor. Bu değer kaybı makroekonomik dengeleri bozarken ihracatın rekabet gücüne katkısının önüne geçiyor.</p>
<p><strong>AZALAN KREDİ ARZI, DÜŞEN DIŞ TALEP VE YAVAŞLAYAN İÇ TALEP, BÜYÜME DİNAMİKLERİNİ ZORLAŞTIRIYOR: </strong>Son 4-5 yıldır bozulmakta olan enflasyon dinamikleri ve varılan yüksek enflasyon seviyeleri fiyatlama davranışlarını da bozarken, şirketler kesimi ve hane halkları açısından maalesef belirsizlik, öngörülemezlik, toplumsal refah kaybı, bozulan kaynak tahsisi ve ilave maliyet yaratıyor. Azalan kredi arzı, düşen dış talep ve yavaşlayan iç talep, büyüme dinamiklerini zorlaştırıyor. Küresel rekabet gücümüzü artırmak, mevcut potansiyelimizi ortaya koyarak hem toplumsal hem de ekonomik refah düzeyimizi yükseltmek için politika tasarımında bu süreçleri mutlaka göz önünde bulundurmalıyız.</p>
<p><strong>EKONOMİK İSTİKRAR VE REFAH BOYUTUNDA İLERLEME MÜMKÜN: </strong>Mevcut zorlu tablo fırsatları görmemize engel olmamalı. Belirsizlik ortamından çıkışta, sürdürülebilir dönüşümü bütüncül politikalarla çıpa olarak belirlediğimiz noktada; yatırım, istihdam, rekabet gücü, ekonomik istikrar ve refah boyutunda ilerleme mümkün. Bugünün ekonomisinin yüksek katma değerli üretim üzerine kurulu olduğu açıktır. Verimlilik artışı ve yüksek katma değer yaratmak için bilimsel ve teknolojik ilerlemeyi yakalayabilmek önemli.</p>
<p><strong>CUMHURİYET DEĞERLERİ IŞIĞINDA HEDEFİMİZ, GELİŞMİŞ, SAYGIN, ADİL VE ÇEVRECİ BİR TÜRKİYE’DİR: </strong>Önceliğimiz, insanımızın yetkinliklerini geliştirmek, bilimi ve teknolojik gelişmeyi esas almak ve ekonomiden hukuka ve demokrasiye kadar tüm alanlarda güvenilir ve kapsayıcı kurum ve kuralları hayata geçirmek olmalı. 100. Yılımıza girerken, akıl, bilim, hukuk ve özgürlük üzerine inşa edilmiş Cumhuriyet değerleri ışığında hedefimiz; gelişmiş, saygın, adil ve çevreci bir Türkiye’dir.  Bugünün teması ile de çok iyi örtüştüğünü düşündüğüm bu vizyonun bizi hedeflerimize ulaştıracağına inanıyorum.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-turan-global-ekonomi-turkiyeyi-desteklemiyor-aksine-siniyor/">TÜSİAD Başkanı Turan: Global Ekonomi Türkiye’yi Desteklemiyor Aksine Sınıyor</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-turan-global-ekonomi-turkiyeyi-desteklemiyor-aksine-siniyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: &#8216;Fiyat İstikrarı Olmadan Ekonomi Doğru Şekilde İşlemez&#8217;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-fiyat-istikrari-olmadan-ekonomi-dogru-sekilde-islemez/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-fiyat-istikrari-olmadan-ekonomi-dogru-sekilde-islemez/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Oct 2022 12:23:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Turan]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD Açıklamaları]]></category>
		<category><![CDATA[TÜSİAD Haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=12991</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “Dünyada nakde, dolara erişim zorlaşıyor, pahalı hale geliyor ve büyümenin finansmanı zorlaşıyor. Artık global ekonomi Türkiye perspektifinden baktığımızda, destekleyici değil aksine son derece sınayıcı hale geliyor. 2013’ten bu yana global ekonomiden aldığımız payın hızla düşmesi hepimizi düşündürmeli&#8221; dedi. Dış politikaya ilişkin de değerlendirme [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-fiyat-istikrari-olmadan-ekonomi-dogru-sekilde-islemez/">TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: &#8216;Fiyat İstikrarı Olmadan Ekonomi Doğru Şekilde İşlemez&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “Dünyada nakde, dolara erişim zorlaşıyor, pahalı hale geliyor ve büyümenin finansmanı zorlaşıyor. Artık global ekonomi Türkiye perspektifinden baktığımızda, destekleyici değil aksine son derece sınayıcı hale geliyor. 2013’ten bu yana global ekonomiden aldığımız payın hızla düşmesi hepimizi düşündürmeli&#8221; dedi. Dış politikaya ilişkin de değerlendirme yapan Turan, &#8220;Özellikle Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinde bugün gelinen noktada her iki tarafın da hataları olduğunu söyleyebiliriz” diye konuştu.</p>
<p>Güney Ege Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (GESİFED) ve Bodrum Esnaf ve Sanayici İş İnsanları Derneği (BESİAD) iş birliğiyle düzenlenen &#8220;İş İnsanları Zirvesi&#8221; Bodrum&#8217;da yapıldı.</p>
<p>Zirvede konuşan TÜSİAD Başkanı Orhan Turan, finansmana erişimde yaşanan zorluklara dikkat çekti. Turan, şunları söyledi:</p>
<p><strong>“HEM ÜLKEMİZ HEM DE DÜNYAMIZ EKONOMİK OLARAK ÖNEMLİ DEĞİŞİMLERE GEBE BİR ORTAM İÇİNDE: </strong>Yarın Cumhuriyetimizin 99. yılını kutlayacağız. Cumhuriyetimizin 100. yılında hem ülkemiz hem de dünyamız açısından önemli değişimlere gebe olabilecek küresel bir ekonomik ortam içerisinde, konumumuzu ve geleceğimizi belirlememiz gerekecek. Günümüzün tahlilinde küresel ekonomiyi durgunluk, enflasyon ve istikrar arasındaki hassas denge ile tanımlayabiliriz. Ekonomik aktivitenin son üç yılda tecrübe ettiği şoklar neticesinde, dünyada ve ülkemizde ekonominin yavaşladığı yeni bir dönem içerisine giriyoruz.</p>
<p><strong>DÜNYADA NAKDE, DOLARA ERİŞİM ZORLAŞIYOR: </strong>Ekonomiler henüz pandeminin etkilerinden sıyrılmamışken, Rusya-Ukrayna savaşının farklı kanallar üzerinden tetiklediği şoklara maruz kaldı. Öne çıkan enerji arzı problemi, Avrupa ekonomisi için koşulları fazlasıyla zorlaştırırken, ABD tarafında ise yüksek enflasyon öncelikli konu başlığı haline geldi. Bu çerçevede global ekonomide üç temel konuyu yakından takip ediyoruz. Avrupa’daki olası resesyon ve ihracatımıza yansıması. Asya’nın ve özellikle Çin’in hızlı yavaşlaması. Ve en önemlisi ABD Merkez Bankası başta olmak üzere tüm merkez bankalarının fiyat istikrarını önceliklendirdiği para politikasının sıkılaştığı süreç. Bu süreç beraberinde doların güçlenmesini de getiriyor. Dünyada nakde, dolara erişim zorlaşıyor, pahalı hale geliyor ve büyümenin finansmanı zorlaşıyor. Artık global ekonomi Türkiye perspektifinden baktığımızda, destekleyici değil aksine son derece sınayıcı hale geliyor.</p>
<p><strong>FİYAT İSTİKRARI OLMADAN EKONOMİ DOĞRU ŞEKİLDE İŞLEMEZ: </strong>Geçtiğimiz dönemde pandeminin etkilerini cesaretli hamlelerle hafifletmeye çalışan para politikalarının, günümüzde enflasyon ile mücadele için yoğun bir biçimde kullanıldığına şahitlik ediyoruz. Para politikasının sadece genişleyici değil, gerektiğinde sıkılaştırıcı yönde kullanımının dengelenme için gerekli olduğunu unutmamamız gerekli. Uzun vadede tüm ekonomik paydaşlara fayda sağlayacak bir ortamı yakalamak için, kullanılan para politikası bileşenleri ne kadar sade ve anlaşılır olursa istenilen noktaya ulaşmak o denli kolay olacaktır. Ekonomik aktörler tarafından kolayca anlaşılabilen politikalar, bütüncül etkileri değerlendirilmeden tasarlanan mikro düzeydeki karmaşık politikalardan çok daha iyi sonuçlar verecektir. Unutmayalım ki, fiyat istikrarı olmadan ekonomi doğru şekilde işlemez ve bu durum, daha önce de belirttiğimiz gibi, hiçbir paydaşa fayda sağlamaz. Enflasyonla doğru mücadelenin, sağlıklı büyüme için önkoşul olduğunu tekrar hatırlatmak isterim.</p>
<p><strong>2013’TEN BU YANA GLOBAL EKONOMİDEN ALDIĞIMIZ PAYIN HIZLA DÜŞMESİ HEPİMİZİ DÜŞÜNDÜRMELİ: </strong>İçinden geçtiğimiz global sürece ve önümüzdeki yıllarda ülkemize ne sunduğuna çok dikkatli bakmalı, gelişmeleri doğru okumalı ve sürdürülebilir politikalar üretmeliyiz. Attığımız adımlar hedeflerimize ulaşmamızda yeterli gelmiyorsa, gerekiyorsa var olan iktisadi politikalarımızı gözden geçirmeliyiz. 2013’ten bu yana global ekonomiden aldığımız payın hızla düşmesi hepimizi düşündürmeli. Bundan 10 yıl evvel ülke ekonomimizin dünyadan aldığı pay yüzde 1,2’lerdeyken bugün bu pay yüzde 0,8’e kadar düşmüş durumda. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 7’lik bir büyümeyi yakalamamıza rağmen, ekonomideki öncü göstergeler hem ihracatımızda hem iç ekonomide ve üretimde yıl sonuna doğru hızlı bir yavaşlamayı işaret ediyor.</p>
<p><strong>KREDİYE ERİŞİM HER GEÇEN GÜN ZORLAŞIYOR: </strong>Cari açık halen artış trendinde. Enflasyon hedeflediğimiz seviyelerde değil, refah kaybımız yüksek. Krediye erişim her geçen gün zorlaşıyor. Yoğun regülasyon döneminden geçen finansal kesimin de bu regülasyonlar çerçevesinde kredi vermesi daha da zorlaşıyor. Unutmayalım ki, sağlıklı işleyen üreten, istihdam yaratan bir reel kesimin arkasında bu süreci destekleyen sağlıklı işleyen bir finansal sektöre ihtiyaç var. Uyguladığımız politikaları dizayn ederken bu süreçleri göz önünde bulundurmalıyız.</p>
<p><strong>TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ BİR SÜREDİR ÇOK YANLIŞ BİR ZEMİNE OTURDU: </strong>Dış politikaya baktığımızda da özellikle Avrupa Birliği-Türkiye ilişkilerinde bugün gelinen noktada her iki tarafın da hataları olduğunu söyleyebiliriz. Son yıllarda Türkiye’de temel alanlarda yaşanan gerilemenin kaynağının önemli bir bölümü, Türkiye’nin kendi iç sorunları ile ilgilidir. Ancak Avrupa Birliği tarafından 2006’dan bu yana Türkiye ile demokrasi, yargı, temel hak ve özgürlükler, dış politika gibi öncelikli temel alanlarda müzakere süreci işletilmedi. 2016’da sığınmacılara ilişkin iş birliği mutabakatı ile de ilişkiler bir alışveriş ilişkisine döndü. Genişleme tartışmalarında Türkiye’den bahsedilmiyor. Sonuçta Türkiye-AB ilişkileri bir süredir çok yanlış bir zemine oturdu.</p>
<p><strong>TÜRKİYE’NİN AVRUPA’NIN GELECEĞİ TARTIŞMALARINDA DOĞRU BİR ŞEKİLDE KONUMLANMASI GEREKİR: </strong>Bu zihniyetten her iki tarafın da hızla çıkması ve entegrasyon odaklı yapıcı politikalar işletmeye başlatılması gereklidir. Yeni oluşturulan Avrupa Siyasal Topluluğu’nun da genişleme sürecine alternatif oluşturmayan, AB’yi tamamlayıcı ve üyelik sürecini kolaylaştırıcı bir işlevi olması gerekir. Çağımızın karmaşık sorunları karşısında AB’nin açık, kapsayıcı ve daha ileri düzeyde entegre bir kimliğe bürünmesi, medeniyetçi temelde dışlayıcı bir anlayışa prim vermemesi gerekiyor. Türkiye’nin Avrupa’nın geleceği tartışmalarında doğru bir şekilde konumlanması gerekir. Bugünkü gibi sığınmacılara karşı Kale Avrupası’nın sınır bekçisi gibi bir mantığı sürdürmeye çalışan her tasarım başarısızlığa mahkumdur. İlişkilerin yeniden ilerleme ve reform çıpasına dönmesi gerekir. Sürekli vurguladığımız gibi, Türkiye’nin yeri başından itibaren hem jeopolitik, hem demokratik değerler, hem de ekonomik ilişkiler açısından transatlantik ittifak, AB ve demokrasiler ailesidir.</p>
<p><strong>SAVAŞ ORTAMINDA İLİŞKİLERİN GELMİŞ OLDUĞU NOKTANIN KİMSE TARAFINDAN ARZU EDİLİR OLMADIĞINI GÖRDÜK: </strong>Bu konulardaki görüşlerimizi paylaşmak ve Türkiye-AB ilişkisinin mevcut durumunu ve önümüzdeki dönemdeki temel öncelikleri istişare etmek üzere, bu hafta 2 gün Brüksel’de yoğun temaslarda bulunduk. AB Komisyonu ve Parlamentosu’ndan üst düzey yetkililer ve kanaat önderleri ile görüşmeler gerçekleştirdik. Avrupa’da yaşanan savaş ortamında ilişkilerin gelmiş olduğu noktanın kimse tarafından arzu edilir olmadığını gördük. Ancak sorunların aşılabilmesi için, her seviyede diyaloğun devam ettirilmesi, iki tarafın da yaşanan gerilemenin sebeplerine odaklanması gerekiyor. Son dönemde Türkiye hükümeti ve AB Kurumları arasında artan görüşmelerin karşılıklı güveni yeniden tesis etmeye yönelik önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz. Bugün Rusya ile olan ilişkiler, pek çok ülkenin enerji politikasını tekrardan gözden geçirmesine sebep oldu. Nitekim kalkınma politikalarının en stratejik bileşenlerinden birini enerji sektörü oluşturuyor. Enerji kaynakları açısından dışa bağımlılığımızı, jeopolitik sorunların arz güvenliğine etki gücünü de değerlendirdiğimizde sektörün kritik önemi daha da artıyor. İklim değişikliği ile mücadele hedeflerimizi de bu denkleme ilave ettiğimizde, enerjide dönüşümü ülkemizin en öncelikli konuları içinde konumlandırıyoruz.</p>
<p><strong>YENİLENEBİLİR ENERJİ POTANSİYELİMİZ GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE SİSTEME KAZANDIRILMALI: </strong>Arz güvenliğini tesis edecek ve temiz enerjiye geçişi sağlayacak dönüşüm tüm değer zincirinde bütüncül bir yaklaşımı gerektiriyor. Yenilenebilir enerji potansiyelimizin güçlü bir şekilde sisteme kazandırılması için gerekli olan mekanizmaların etkinleştirilmesini çok önemli görüyoruz. Enerji arz güvenliğine ve kalitesine yönelik altyapının güçlendirilmesi; kaynak ve rezerv planlamasının etkili bir şekilde yapılması; depolama ve hidrojen teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik adımların desteklenmesi önemli. Enerji dönüşümü olgusunun bir diğer temel unsuru ise üretimden tüketime tüm değer zincirinde verimliliğin azami seviyeye yükseltilmesidir. Enerji sistemlerinin verimlilik odağında dönüştürülmesini; tüketici alışkanlıklarının değişimini, enerji tasarrufunun içselleştirilmesini sağlayacak çok boyutlu bir kültürel dönüşümü hayata geçirmeliyiz.</p>
<p><strong>KAMU VE İŞ DÜNYASININ GÜÇLÜ BİR SİNERJİ İÇİNDE HAREKET ETMESİ KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR: </strong>Ekonomimizin önemli aktörleri olan KOBİ’lerimizin yeşil dönüşüm kapasitesini geliştirmeye odaklı teşvik tedbirlerini güçlendirmemiz gerekiyor. Küresel tedarik zinciri, çevresel ayak izinin izlenmesini öngören bir yapıda şekilleniyor. İkiz dönüşümün sağlıklı temeller üzerinden hayata geçirilmesi nitelikli insan kaynağına, altyapı iyileştirmelerine ve finansman mekanizmalarının çeşitlendirilmesine ihtiyaç duyuyor. Ana hatlarını çizmeye çalıştığım bu süreçte kamu ve iş dünyasının güçlü bir sinerji içinde hareket etmesi kritik önem taşıyor.</p>
<p><strong>TARIMSAL VERİMLİLİĞİMİZ VE SEKTÖRDE YARATILAN KATMA DEĞER MAALESEF ARZU EDİLENDEN DÜŞÜK: </strong>İklim değişikliğinin etkilerini hissedeceğimiz bir diğer önemli alan da tarım. Üreticiden tüketiciye çok katmanlı bir yapıda olan tarım ve gıda sektörü ülke ekonomimiz ve sosyal kalkınma politikalarımız açısından stratejik bir önem taşıyor. Pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşından tecrübe ettiğimiz üzere tedarik zinciri ve gıda arz güvenliği son derece hassas dengeler üzerine kurulu. Bununla birlikte sektörün tüm paydaşlarca dikkat çekilen önemli yapısal sorunları var. Tarımsal verimliliğimiz ve sektörde yaratılan katma değer maalesef arzu edilenden düşük. İklim değişikliğinin tarımsal verimlilik üzerinde negatif etkisi giderek artıyor. Gıda atık ve kayıpları yüksek seviyelerde. Sektördeki ölçek sorunu ve yaşlanan tarım nüfusu kırdan kente göçü tetikliyor. Sektörün karşı karşıya kaldığı bu tehditler tarım ve gıda değer zincirinde yıkıcı etkilere neden oluyor. Gıda fiyatları artıyor ve gıda arz güvenliğinde ciddi kırılmalar meydana geliyor.</p>
<p><strong>TARIMI GENÇLERİN, GİRİŞİMCİLERİN İLGİ ALANINA ÇEKMELİYİZ: </strong>Üretici örgütlenmelerinin güçlendirilmesi, üreticilerin katma değerden aldıkları payın artırılması iyileştirilmesi gereken alanların başında geliyor. Tarımı gençlerin, girişimcilerin ilgi alanına çekmemiz; teknolojik dönüşümü sektörün tüm bileşenlerine entegre edecek teşvik politikalarını güçlendirmemiz; eğitim ve Ar-Ge’nin dönüştürücü gücüne azami ağırlık vermemiz gerekiyor.</p>
<p><strong>YETKİN İNSAN KAYNAĞI YETİŞTİRMEK, GENÇLERİMİZE YATIRIM YAPMAK BİR NUMARALI ÖNCELİĞİMİZ OLMALI: </strong>Geçtiğimiz üç yılda, girişimcilik ekosistemimiz 2 tanesi decacorn olmak üzere toplamda 6 unicorn çıkarmayı başardı. Türkiye&#8217;de 2021&#8217;de yapılan rekor seviyedeki yatırım miktarına 2022’nin daha ilk yarısı itibariyle ulaştık. Ekosistemimizin yakaladığı bu güzel ivmeyi sürdürmesi için tüm paydaşların iş birliği içerisinde çalışmaya devam etmesi oldukça kritik. Dünyaya çözüm üreten Türk girişimlerinin önünün açılması büyüme potansiyeli yüksek girişimlere özel destek mekanizmaları geliştirerek mümkün. Bunun için finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi, hukuki ve idari altyapının güçlendirilmesi ve uluslararası pazarlarla etkileşimin artırılması elzem ama tek başına yeterli değil. Yetkin insan kaynağı yetiştirmek, gençlerimize yatırım yapmak bir numaralı önceliğimiz olmalı.</p>
<p><strong>KIZ ÇOCUKLARI VE KADINLARA FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLANMASI SON DERECE KRİTİK ÖNEMDE: </strong>TÜSİAD olarak kadınların ve erkeklerin ekonomik yaşama, karar alma mekanizmalarına, siyasete ve toplumsal hayata eşit katılımının bir ülkenin demokrasi ve kalkınma düzeyinde belirleyici bir faktör olduğuna inanıyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği çok boyutlu; bu nedenle her adımda farklı yönlerinin düşünülerek yaklaşılması ve bütüncül politikalarla harekete geçirilmesi gereken bir alan. Eğitimin her kademesine erişimde ve devamlılıkta kız çocukları ve kadınlara fırsat eşitliği sağlanması son derece kritik önemde. Diğer taraftan eğitim tek başına kadınların çalışma hayatına katılımı ve devamlılığı için yeterli olamıyor. Bunun için çok boyutlu tedbirlere ihtiyaç var. Kadınlar özellikle anne olduktan sonra iş hayatına ya uzun süre ara veriyor ya da tamamen bırakıyor. Üniversite mezunu kadınlarımızın yüzde 32&#8217;si çalışmıyor, bu çok ciddi bir kayıp. Bu çerçevede, nitelikli ve erişilebilir çocuk bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması kritik önem taşıyor. Dijitalleşmenin sunduğu imkanlardan yararlanarak iş-özel hayat uyumunu güçlendirecek güvenceli esnek çalışma koşullarının sağlanması da önemli katkı sağlayacaktır. Daha çok kadını yönetim düzeyinde görmemiz gerektiğini her fırsatta vurguluyoruz. Bunun için her şirketin ve kurumun kendisine hedefler koymasının, giriş düzeyinden üst yönetime kadar eşitliği gözetmesinin, yetenek havuzunu kadınlarla güçlendirmesinin, kadın yöneticilerine mentorluk ve profesyonel network imkanları sağlamasının önemine değiniyoruz.</p>
<p><strong>BEYİN GÖÇÜNE ENGEL OLMAMIZ, GENÇLERİMİZE YAŞAMAK İSTEYECEKLERİ BİR ÜLKE İKLİMİ SAĞLAMAMIZ DA GEREKİYOR: </strong>Buradan tüm iş insanları derneklerimize de yönetim kurullarında çok daha fazla kadını görmek istediğimiz çağrısını da yapmak istiyorum. TÜSİAD olarak geçen sene 50. kuruluş yıl dönümümüzde ‘Yeni Bir Anlayışla Geleceği İnşa’ adlı çalışmamızı kamuoyu ile paylaştık. Artık ülkelerin gelişmişlikleri sadece maddi kaynaklarıyla ölçülmüyor. Ülkelerin gelişmişlikleri maddi olmayan kaynaklar üzerinden de ölçülüyor. Biz bu maddi olmayan kaynakları üç başlıkta topladık: insan, bilim ve kurumlar. Maddi olmayan kaynaklarımızın başında insani gelişme ve yetkinleşme geliyor, gençlerimiz geliyor. Çağı yakalayan nitelikli bir eğitim alabilen, özgür düşünebilen ve kendini özgürce ifade edebilen gençlerimiz, bugün ve yarın refahın asıl göstergesi olacaktır. Geleceğin dünyasına gençleri bugünden hazırlamak, STEM becerilerini, disiplinlere arası düşünmeyi, dil becerilerini, dijital okuryazarlığı kazandırarak bir dünya vatandaşı olarak yetiştirmemiz ve eğitim sistemini bu bakış açısıyla gözden geçirmemiz gerekiyor. Ülkenin geleceğini düşünürken, bu ülkenin gelişimini sağlayacak insanları kaybetmememiz, beyin göçüne engel olmamız, gençlerimize yaşamak isteyecekleri bir ülke iklimi sağlamamız da gerekiyor.</p>
<p><strong>ARAŞTIRMA-GELİŞTİRME YATIRIMLARININ ARTIRILMASI YİNE BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR: </strong>Kalkınmanın dayanması gereken ikinci sütun; bilim, teknoloji ve inovasyondur. Dünyada teknoloji çok hızlı gelişirken, ülkemiz için hayallerimizi ancak bilim ve teknolojide ilerleme sağlayarak hayata geçirebiliriz. Bu çerçevede, dijital teknolojilerin üretim ekosistemine entegre edilmesini ve bu teknolojilerin ülkemizde geliştirilmesini kritik önemde görüyoruz. Üniversite-sanayi iş birlikleri, Araştırma-Geliştirme yatırımlarının artırılması yine büyük önem taşıyor.</p>
<p><strong>ÇOĞULCU DEMOKRASİ VE KUVVETLER AYRILIĞI GÜÇLENDİRİLMELİ: </strong>Üçüncü unsur ise kurumlar ve kurallardır. Hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı, hak ve özgürlüklerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi standartlarında güçlendirilmesi, her bireyin her düzeyde etkin hak arama imkanına sahip olabilmesi bu kapsama girmektedir. Çoğulcu demokrasinin ve kuvvetler ayrılığının güçlendirilmesi, şeffaf, hesap verebilir bir kamu yönetimi, denetleyici ve düzenleyici kurumların özerkliği de kurumlar ve kurallar başlığında ilerlememiz için önemlidir.&#8221;</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-fiyat-istikrari-olmadan-ekonomi-dogru-sekilde-islemez/">TÜSİAD Başkanı Orhan Turan: &#8216;Fiyat İstikrarı Olmadan Ekonomi Doğru Şekilde İşlemez&#8217;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/tusiad-baskani-orhan-turan-fiyat-istikrari-olmadan-ekonomi-dogru-sekilde-islemez/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
