<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deniz Yücel - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<atom:link href="https://www.haberduyur.com/etiket/deniz-yucel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/deniz-yucel/</link>
	<description>Flaş Haberler Son Dakika, Güncel Haberler, Gündem Haberler, İstanbul Haberleri, Ankara Haberleri, Tarafsız Ve Bağımsız İnternet Haber Sitesi - HaberDuyur.com</description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Aug 2025 17:40:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.haberduyur.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-haber-duyur-32x32.png</url>
	<title>Deniz Yücel - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/deniz-yucel/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CHP&#8217;li Deniz Yücel: “Bu İktidardan Hep Birlikte Kurtulacağız”</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-bu-iktidardan-hep-birlikte-kurtulacagiz/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-bu-iktidardan-hep-birlikte-kurtulacagiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Aug 2025 17:40:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Sözcüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Tüik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=56181</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine ilişkin olarak, “‘44 ayın en düşük enflasyonu’ diyerek sevinen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 44 aydır maaşı eriyen işçiye, emekliye, alım gücü her gün azalan memura bunu inandıracağını düşünüyorsa sadece komik duruma düşüyor. Kimse merak etmesin, sandık geldiğinde ekonomiden anlamayan, emekçiyi düşünmeyen, emekliyi görmeyen, işçiyi yok sayan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-bu-iktidardan-hep-birlikte-kurtulacagiz/">CHP&#8217;li Deniz Yücel: “Bu İktidardan Hep Birlikte Kurtulacağız”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, TÜİK’in açıkladığı enflasyon verilerine ilişkin olarak, “‘44 ayın en düşük enflasyonu’ diyerek sevinen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 44 aydır maaşı eriyen işçiye, emekliye, alım gücü her gün azalan memura bunu inandıracağını düşünüyorsa sadece komik duruma düşüyor. Kimse merak etmesin, sandık geldiğinde ekonomiden anlamayan, emekçiyi düşünmeyen, emekliyi görmeyen, işçiyi yok sayan bu iktidardan hep birlikte kurtulacağız” dedi.</p>
<p><em>TÜİK, temmuz ayında aylık enflasyonu yüzde 2,06; yıllık enflasyonu ise yüzde 33,52 olarak açıkladı. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, konuya ilişkin X hesabından paylaşım yaptı. Yücel, şunları kaydetti:</em></p>
<p>“Kiralar uçmuş, tatil hayal olmuş, yumurtanın tanesi 10 lirayı görmüş, bu millet kiraz yiyemeden yazı bitiriyor, çiftçi isyanda, esnaf siftah yapamıyor. Bugün temmuz enflasyonunu açıklayan TÜİK, makyajlı verileriyle yine sanal bir iyilik tablosu çizme derdinde. ‘44 ayın en düşük enflasyonu’ diyerek sevinen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 44 aydır maaşı eriyen işçiye, emekliye, alım gücü her gün azalan memura bunu inandıracağını düşünüyorsa sadece komik duruma düşüyor. Halkın alım gücü yedi ayda yüzde 20 azalmış, hala masal anlatıyorlar. Kimse merak etmesin, sandık geldiğinde ekonomiden anlamayan, emekçiyi düşünmeyen, emekliyi görmeyen, işçiyi yok sayan bu iktidardan hep birlikte kurtulacağız.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-bu-iktidardan-hep-birlikte-kurtulacagiz/">CHP&#8217;li Deniz Yücel: “Bu İktidardan Hep Birlikte Kurtulacağız”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-bu-iktidardan-hep-birlikte-kurtulacagiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;li Yücel&#8217;den Hüda-Par&#8217;a: &#8220;3-5 yobaz istedi diye Atatürk&#8217;ten vazgeçmeyiz!&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chpli-yucelden-huda-para-3-5-yobaz-istedi-diye-ataturkten-vazgecmeyiz/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chpli-yucelden-huda-para-3-5-yobaz-istedi-diye-ataturkten-vazgecmeyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 15 Sep 2024 13:53:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP'li Yücel'den Hüda-Par'a: "3-5 yobaz istedi diye Atatürk'ten vazgeçmeyiz!"]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Zekeriya Yapıcıoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=44484</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Hüda-Par Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu&#8216;nun bir televizyon programında &#8220;Biz Anayasa&#8217;nın 4&#8217;üncü maddesi olmasın diyoruz&#8221; açıklamasına tepki göstererek, &#8220;4&#8217;üncü madde, gericiler istiyor diye ilga edilemez. Taliban kafalı, gerici, 3-5 yobaz istedi diye ne Atatürk&#8217;ten ne demokrasiden ne cumhuriyetten ne de laiklikten vazgeçmeyiz&#8221; karşılığını verdi. CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Zekeriya Yapıcıoğlu&#8217;nun bir televizyon [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-yucelden-huda-para-3-5-yobaz-istedi-diye-ataturkten-vazgecmeyiz/">CHP&#8217;li Yücel&#8217;den Hüda-Par&#8217;a: &#8220;3-5 yobaz istedi diye Atatürk&#8217;ten vazgeçmeyiz!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.haberduyur.com/?s=CHP">CHP</a> Sözcüsü Deniz Yücel, Hüda-Par Genel Başkanı <strong>Zekeriya Yapıcıoğlu</strong>&#8216;nun bir televizyon programında &#8220;Biz Anayasa&#8217;nın 4&#8217;üncü maddesi olmasın diyoruz&#8221; açıklamasına tepki göstererek, &#8220;4&#8217;üncü madde, gericiler istiyor diye ilga edilemez. Taliban kafalı, gerici, 3-5 yobaz istedi diye ne Atatürk&#8217;ten ne demokrasiden ne cumhuriyetten ne de laiklikten vazgeçmeyiz&#8221; karşılığını verdi.</p>
<p>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, Zekeriya Yapıcıoğlu&#8217;nun bir televizyon programında söylediği &#8220;Ahmağa anlatır gibi tek tek söyledim buna rağmen anlamamakta ısrar ediyorlar. Biz anayasanın 4’üncü maddesi olmasın diyoruz. Bir daha söylüyorum, altını çizerek söylüyorum. İlk 4 madde değil, 4’üncü madde, tamam mı” şeklindeki ifadelerine tepki gösterdi.</p>
<p><strong>&#8220;Hizbullah artığı birkaç zibidiye de pabuç bırakmayız&#8221;</strong></p>
<p>Deniz Yücel, sosyal medya hesabından Zekeriya Yapıcıoğlu&#8217;na şu karşılığı verdi:</p>
<p>&#8220;Gerizekalıya anlatır gibi anlatalım. Devletin şekli ve niteliklerini tarif eden Anayasa&#8217;nın 1&#8217;inci, 2&#8217;nci ve 3&#8217;üncü maddelerini koruyan ve 1924, 1961, 1982 Anayasalarında da yer alan 4&#8217;üncü madde, gericiler istiyor diye ilga edilemez. Cumhuriyet Halk Partisi olarak herkesin inancına, yaşam tarzına saygılıyız. Sizin probleminiz olan &#8216;Laiklik İlkesi&#8217; de inanç özgürlüğünün teminatıdır.</p>
<p>Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’sinde Cumhuriyet&#8217;i laiklikten, laikliği Cumhuriyet&#8217;ten ayıramazsın. Cumhuriyet&#8217;i ve devrimleri koruyan maddelerden vazgeçmek, laik ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nden vazgeçmektir. Taliban kafalı, gerici, 3-5 yobaz istedi diye ne Atatürk&#8217;ten ne demokrasiden ne cumhuriyetten ne de laiklikten vazgeçmeyiz. Toplumun sinir uçlarıyla oynayarak siyaseten var olmaya çalışan Hizbullah artığı bir kaç zibidiye de pabuç bırakmayız&#8221;</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-yucelden-huda-para-3-5-yobaz-istedi-diye-ataturkten-vazgecmeyiz/">CHP&#8217;li Yücel&#8217;den Hüda-Par&#8217;a: &#8220;3-5 yobaz istedi diye Atatürk&#8217;ten vazgeçmeyiz!&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chpli-yucelden-huda-para-3-5-yobaz-istedi-diye-ataturkten-vazgecmeyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Sözcüsü Deniz Yücel&#8217;den Ak Parti&#8217;ye Narin Güran Tepkisi</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucelden-ak-partiye-narin-guran-tepkisi/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucelden-ak-partiye-narin-guran-tepkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Sep 2024 20:37:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Narin Güran]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=43929</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, “Bu ülkede ahlaki yapıyı bozanlar, bunun karşısında susanlar, toplumun her bir hücresine cemaat ve tarikatların sızmasına göz yumup bunu destekleyenler, bu ülkede bağımsız ve tarafsız yargıya müdahale ederek gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyenler yitirdiğimiz çocuklarımızın sorumlusudur. AKP iktidarda kaldıkça hiçbir çocuğumuzun canı güvende değildir&#8221; dedi. CHP MYK, saat 16.00&#8217;da toplandı. Parti [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucelden-ak-partiye-narin-guran-tepkisi/">CHP Sözcüsü Deniz Yücel&#8217;den Ak Parti&#8217;ye Narin Güran Tepkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>CHP Parti Sözcüsü</strong> <strong>Deniz Yücel</strong>, “Bu ülkede ahlaki yapıyı bozanlar, bunun karşısında susanlar, toplumun her bir hücresine cemaat ve tarikatların sızmasına göz yumup bunu destekleyenler, bu ülkede bağımsız ve tarafsız yargıya müdahale ederek gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyenler yitirdiğimiz çocuklarımızın sorumlusudur. AKP iktidarda kaldıkça hiçbir çocuğumuzun canı güvende değildir&#8221; dedi.<strong><br />
</strong></p>
<p>CHP MYK, saat 16.00&#8217;da toplandı. Parti Sözcüsü Deniz Yücel, MYK toplantısı devam ederken MYK gündemine ilişkin basın açıklaması yaptı. Yücel’in açıklamaları şöyle:</p>
<p>“İlk günlerde sağ olarak bulunur ümidiyle 18 gündür Türkiye’nin kilitlendiği, iyi haber beklediği küçük Narin’in acısı yetmezmiş gibi, yüreğimiz bir de şehitlerimize yandı. Irak’ın kuzeyinde, Gara Bölgesi’nde hain terör örgütü PKK ile çıkan çatışma sonucunda şehit düşen Üsteğmenimiz Ömer Fatih Ayar’a ve Tunceli Ovacık’ta görev esnasında şehit düşen Uzman Çavuş Ömer Eroğlu, Uzman Çavuş Mehmet Aykanat, Uzman Çavuş Orhan Burak Büyükçaylı ile Uzman Onbaşı Doğan Kızılateş&#8217;e Allah&#8217;tan rahmet, ailelerine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Sekiz yaşında hayattan koparılan Narin Güran kızımıza da Allah’tan rahmet diliyorum.</p>
<p><strong>“Hak edenler hak ettikleri kadar ceza alsalardı, belki de <a href="https://www.haberduyur.com/?s=Narin">Narin</a>’e dokunmaya kimse cesaret edemeyecekti”</strong></p>
<p>Yüreğimizi yakan bu acı, ne yazık ki çok tanıdık. Biz bu acıyı, Ağrı&#8217;da kaybolan dört yaşındaki Leyla Aydemir’den de tanıyoruz. O da Narin gibi, 18 gün sonra su kanalında ölü bulunmuştu. Biz bu acıyı, üç yaşındaki Müslüme Yağal’dan da biliyoruz. Mersin&#8217;in Gülnar ilçesinde dedesi tarafından katledilmişti. Biz bu acıyı, Ceylin Atik’ten de biliyoruz. Küçük Ceylin, 10 yaşında İzmir&#8217;in Ödemiş ilçesinde komşusu tarafından boğularak öldürülmüştü. Biz bu acıyı bir buçuk yaşında, Samsun’da üvey amcası tarafından cinsel istismara maruz bırakıldıktan sonra ormanda cesedi parçalanmış halde bulunan Ecrin bebekten de tanıyoruz. Biz bu acıyı, dört yaşında Manisa’da komşusu tarafından cinsel istismara maruz bırakıldıktan sonra öldürülen Irmak Kupal’dan da yedi yaşında Giresun’da dayısı tarafından katledilen İkra Nur’dan da tanıyoruz. Biz hem bu acıları tanıyoruz ve biliyoruz hem de birçoğunun davasında yaşanan hukuksuzları. Bu evlatlarımızın soruşturmaları etkin ve şeffaf bir şekilde yürütülseydi, hak edenler hak ettikleri kadar ceza alsalardı bugün belki de Narin’e dokunmaya kimse cesaret edemeyecekti. Bu nedenle hukuk sistemi etkin bir şekilde işletilirse hukuk zaten çocukları koruyacaktır. ‘Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar.’ Bu söz askerlerine, teğmenlerine dahi tahammül edemedikleri Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sözüdür.</p>
<p><strong>“Yargıya müdahale ederek gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyenler yitirdiğimiz çocuklarımızın sorumlusudur”</strong></p>
<p>Geldiğimiz nokta çok ama çok kaygı verici. 22 yılın sonunda ne vatanı koruyabiliyorlar ne de çocuklarımızı ne de adaleti sağlayabiliyorlar. Aile kavramının kutsallığını korudukları bahanesiyle İstanbul Sözleşmesi’ni yürürlükten kaldıran, 6284 sayılı yasayı hakları genişletmek ve daha iyi uygulamak yerine amaç ve anlamından uzaklaştıran, kadınların nafaka hakkına göz diken, ‘Kol kırılır, yen içinde kalır’ zihniyetiyle aile içinde yaşananları sözde mahremiyet bahanesiyle hukukun dışında tutanlar, çocuklarımızın katledilmesine seyirci kalıyorlar. Toplumumuzdaki yozlaşmayı, bu yozlaşmaya çocuklarımızın nasıl kurban edildiğini artık görmezden gelemezsiniz. Sizin kin ve nefret söylemleriniz kadını, kız çocuklarını, ikinci sınıf insan olarak gören, baskıcı, müdahaleci, ötekileştirici tavırlarınız bu ülkenin toplumsal ve ahlaki değerlerini yerle bir etti. Bu ülkede ahlaki yapıyı bozanlar, bunun karşısında susanlar, toplumun her bir hücresine cemaat ve tarikatların sızmasına göz yumup bunu destekleyenler, bu ülkede bağımsız ve tarafsız yargıya müdahale ederek gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyenler yitirdiğimiz çocuklarımızın sorumlusudur.</p>
<p><strong>“Bu ülkede gerçeklerin ortaya çıkıp çıkmamasının kriteri, AKP’lilerin dostu olmak mı”</strong></p>
<p>AKP iktidarda kaldıkça hiçbir çocuğumuzun canı güvende değildir. Bu topraklarda bir Narin olayı daha yaşanmasına asla tahammülümüz yok. Ahlaksızlığı kökünden temizlemezsek bitiremeyiz. Bir kez daha en net haliyle söyleyelim: Bu ülkede yaşanan tüm ahlaksızlıkların doğrudan ve dolaylı yegâne kaynağı AKP iktidarının liyakatsiz, yandaşı koruyan, kayırmacı ve hukuk tanımaz yönetim anlayışıdır. Bugün okullar, sekiz yaşındaki ilkokul öğrencisi Narin&#8217;in yokluğunda açıldı. Emin olun, tüm okullarda onun yası var. Bütün sözler anlamsız kalıyor, kelimeler boğazımızda düğümleniyor, üzüntümüzün tarifi yok. Narin, bu ülkede çocuk yaşta hayatı sönen binlerce çocuktan sadece biri. Maalesef çocukları koruyamıyorlar. Narin’i de koruyamadılar. ‘Devlet yaşatır’ denir ama bu ülkede devlet, Narin’i ve nicelerini yaşatamadı. Bu ülkede çocuklar hepimizi kahreden şekilde can veriyor. Kadınlar şiddet kurbanı oluyor, işçi cinayetleri engellenemiyor. Üstelik her cinayette olduğu gibi, burada da bir şeylerin üzeri örtülmeye çalışılıyor. Bir iktidar milletvekili çıkıp ‘Bazen bilip söylemememiz gereken şeyler oluyor. Çünkü aile, bizim dostumuz’ diyebiliyor. Biliyorsanız çıkın söyleyin. Sizin göreviniz gizlemek değil, gerçeklerin açığa çıkmasına yardımcı olmak. Bu ülkede gerçeklerin ortaya çıkıp çıkmamasının kriteri, AKP’lilerin dostu olmak mı? Bu anlayışın Türkiye’yi getirdiği, bu çok tehlikeli noktanın farkında mısınız? Biz, bu cinayetin feodal gerekçelerle üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz. Bu ve benzeri yöntemlerle alacağınız her oy gözünüze, dizinize dursun. Bu ülkede oya değil, adalete ihtiyaç var. Narin’in adalete ihtiyacı var.</p>
<p><strong>“Sayın Bakan, sizin göreviniz sekiz yaşında ölen çocukların davasını takip etmek değil, çocukların ölmesini engelleyecek tedbirleri almak”</strong></p>
<p>Bakın, bu ülkede bir Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı var. Başında bir bakan var. Bu bakan, 19 günlük süreçte neredeydi? Niye Diyarbakır&#8217;da onu göremedik? Niye sesini hiç duymadık? Sosyal medya hesabından, ‘Sorumluların en ağır cezayı alması için Bakanlık olarak sürecin bizzat takipçisi olacağız’ diye bir açıklama yaptı. Sayın Bakan, bilmiyorsanız hatırlatalım: Sizin öncelikli göreviniz sekiz yaşında ölen çocukların dava süreçlerini takip etmek değil. Onu Savcılık yapar, avukatlar yapar. Sizin göreviniz, bu ülkede çocukların ölmesini engelleyecek tedbirleri almak. ‘Bir çocuğu bir köy büyütür’ denirmiş ya Sayın Bakan, bizim ülkemizde bir çocuğun ölümü karşısında, bir köy susuyor. Ve siz, bakan olarak davayı takip edeceğinizi söylüyorsunuz. Yazık.</p>
<p><strong>“Bugün, Tekin&#8217;in hayran olduğu tarikatların isteklerine göre hazırlanan müfredatın uygulandığı ilk gün”</strong></p>
<p>Yeni eğitim-öğretim yılının tüm öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve velilerimize hayırlı olmasını diliyoruz. Ancak biliyoruz ki bugün yeni eğitim-öğretim yılı yine sorunlarla, dertlerle, şikâyetlerle başladı. Kırtasiye ve servis fiyatları velilerin ceplerini yakıyor, beslenme çantaları boş. Binlerce öğretmen, atanmayı bekliyor. Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) koltuğunda oturan zat-ı muhteremin tek motivasyonuysa tarikatlara şirin görünmek. Öğretmenlere ‘foncu’ diyecek kadar hadsizleşen bu şahsın tek derdi, Cumhuriyet değerleriyle hesaplaşmak. Bugün, Yusuf Tekin&#8217;in hayran olduğu tarikatların isteklerine göre hazırlanan ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Projesi’ isimli müfredatın uygulandığı ilk gün. Dayatılan bu müfredatla çocuklarımız laik, bilimsel ve çağdaş eğitimden uzaklaştırılıyor. Oysa Anayasa’nın 42’inci maddesinde, eğitim ve öğretimin Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yapılacağı açıkça yazıyor. Anayasa’yı bile çiğnemekte hiçbir sakınca görmeyen Yusuf Tekin, çocuklarımızın geleceğini karartmana izin vermeyeceğiz. Sen ve senin gibiler ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, bu milletin kalbinden Atatürk sevgisini silemezsiniz. Çünkü bu ülke Mustafa Kemal&#8217;in çocuklarına, Mustafa Kemal&#8217;in gençlerine, Mustafa Kemal&#8217;in askerlerine emanet. Bunu sakın ha aklından çıkarma.</p>
<p><strong>“‘Mustafa Kemal&#8217;in askerleriyiz’ dedikleri için bu milletin evlatlarına kustuğunuz kinin içinde boğulacaksınız”</strong></p>
<p>Yemin etmek ve mezuniyetlerini kutlamak isteyen teğmenlerimiz, Mustafa Kemal Atatürk’e bağlılıklarını ve vatan sevgilerini göstermek için kılıçlarını göğe kaldırdı diye AKP iktidarının darbe travmaları depreşti. Erdoğan, sekiz gün sonra teğmenlere karşı kılıcını çekti. Çocuğunuz değil, torununuz yaşındaki teğmenlere, sırf ‘Mustafa Kemal&#8217;in askerleriyiz’ dedikleri için mi kin kusuyorsunuz Sayın Erdoğan? Bu neyin intikamıdır? Siyasetinize, pırıl pırıl gençlerin geleceklerini feda edemezsiniz. Bu ülkenin ebedi Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk&#8217;tür. Başkomutanlarının izinde yürüyen gencecik teğmenleri gündelik siyasetin içine çekmek, bir kutuplaşma yaratıp siyasi rant devşirmeye çalışmak ancak iktidarının son günlerini yaşayanların yapacağı bir vicdansızlıktır. Düşünüp, hesap kitap yapıp sonra da ‘Mustafa Kemal&#8217;in askerleriyiz’ dedikleri için bu milletin evlatlarına kustuğunuz kinin içinde boğulacaksınız. Bu millet bunun hesabını size sandıkta soracak. Çok az kaldı.</p>
<p><strong>“Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün ilkelerini rehber edinen her CHP&#8217;li Mustafa Kemal&#8217;in askeridir”</strong></p>
<p>Bundan 102 yıl önce, 26 Ağustos sabahı, saat 05:30’da top atışıyla başlayan Büyük Taarruz, 9 Eylül’de İzmir’de işgal kuvvetlerinin süpürülmesiyle tüm dünyada ses getiren bir zaferle sonuçlandı. Bu zafer, 102 yıl önce yaralanmış olmasına rağmen Kordon’daki hükümet konağına giderek Yunan bayrağını indirip yerine göğsünde taşıdığı Türk Bayrağı’nı göndere çeken Yüzbaşı Şerafettin ve aynı inanca sahip olanların zaferidir. Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’da yaktığı ateş, 9 Eylül 1922’de İzmir’de zaferle taçlandı. Ve İzmir&#8217;in dağlarında açan çiçekler, tüm yurda yayıldı. Cephede kazanılan zaferle birlikte yine 9 Eylül&#8217;de, siyasette de bir güneş daha doğdu. ‘Benim iki büyük eserim var’ demişti Büyük Atatürk. ‘Birincisi Türkiye Cumhuriyeti, ikincisi CHP.’ İşte o iki büyük eserden biri olan CHP’mizin, bugün kuruluş yıl dönümünü kutluyoruz. Kimse kaygılanmasın. CHP, ulusal bütünlüğün güvencesidir, laikliğin teminatıdır, gençliğin umududur. Her CHP&#8217;li kadınların haklarını sonuna kadar savunur, emeğin en yüce değer olduğunu bilir, aklı ve bilimi tek yol gösterici olarak kabul eder. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün ilkelerini rehber edinen her CHP&#8217;li Mustafa Kemal&#8217;in askeridir. Kurtuluş ve kuruluşun partisi, CHP’nin kuruluşunun 101’inci yılı ve gözbebeğimiz güzel İzmir’imizin kurtuluşunun 102’nci yıl dönümü kutlu olsun.</p>
<p><strong>“AKP iktidarı, emeklilik sistemini tepetaklak etmeye and içmiş”</strong></p>
<p>Toplumsal yozlaşmanın önü alınamaz hale gelmesindeki en büyük sebeplerden biri de yaşanan ekonomik çürüme. Buna artık ‘ekonomik bunalım’ demek de ne yazık ki yaşanan sıkıntıları karşılamıyor. Bunun adı düpedüz çürüme, yozlaşma. Her geçen gün daha da kötüye giden, her gün organ yetmezliğinden çürüyen bir hasta gibi. Ve neredeyse en canı yanan kesimin canını daha da yakmayı hedefliyorlar. AKP iktidarı, emeklilik sistemini tepetaklak etmeye and içmiş. Yeni Orta Vadeli Program’a (OVP) göre Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) hayata geçirilecek. Artık SGK ile emekli olmak neredeyse hiçbir şey ifade etmeyecek ve sağlık sistemi tamamlayıcı emeklilik sigortasına ihtiyacın duyulacağı bir sisteme dönüşecek. Sadece SGK&#8217;dan emekli olanlar, geçinebilecekleri bir aylık alamayacaklar. Bu sistem kime yarayacak? Tabii ki sigorta sektörüne ve sigortacılara. AKP iktidarından yine dar gelirli vatandaşı, emekliyi perişan edecek, başka bir kesimi de ihya edecek bir düzenleme.</p>
<p><strong>“Ülkede özelleştirmedikleri hiçbir şey kalmadığı gibi, şimdi sıra emeklilik sistemine geldi”</strong></p>
<p>Aslında bu işin meali şudur: Artık hiç kimse için devletin sağladığı sağlık güvencesi olmayacak. Sosyal devlet anlayışı gereği, sağlık temel bir haktır. Daha doğrusu, AKP’den önce öyleydi ama bu düzenlemeyle artık bu mümkün değil. Artık vatandaşlarımız SGK’dan değil, özel sigorta kuruluşlarından emekli olabilecek. SGK, emeklilik hakkının güvencesi olmaktan çıkarılacak. Yani ülkede özelleştirmedikleri hiçbir şey kalmadığı gibi, şimdi sıra emeklilik sistemine geldi. Sistemi topyekûn özelleştirmenin hizmetine sunuyorlar. Emeklinin 12 bin 500 liralık maaşını mı konuşalım? O maaşla hem tamamlayıcı sigorta yapmak zorunda kalacaklarını, hem de yapamayacaklarını mı konuşalım? Artık ilaç almak, muayene olmak lüks olacak, ona mı yanalım? Bu ülkede hasta olmak, artık ölüme eşdeğer. Bu açlıkta, bu sefalette bağışıklığı sağlam tutup ayakta kalmaksa ne yazık ki mümkün değil. Toplumun büyük bir kesimi et yiyemez, süt içemez, yumurta tüketemez hale geldi. Emekli vatandaşlarımızın haklarını konuşmak, maaşlarının yetersizliğini konuşmak yerine konuştuğumuz şeye bakın. Bu sistem en başta emeklileri sonra sırasıyla hepimizi birer yaşayan ölü haline getirecek. İş hayatının da çalışıp didinmenin de ekonomik birikim yapmanın da anlamı artık kalmadı. AKP iktidarına sesleniyoruz: OVP’niz, ‘ne pahasına olursa olsun büyüyeceğiz’ hırsınız vatandaşın sonu olacak. Siz kendinize kaynak yaratacaksınız diye halkı ölüme mahkûm edip sadece kendi ekonominizi büyütüyorsunuz. Sözde ekonomik tabloyu pembeleştirip insanların hayatını karartıyorsunuz.</p>
<p><strong>“CHP, kıdem tazminatını kaldırmaya yönelik tüm adımların karşısında olacaktır”</strong></p>
<p>İşçinin, emekçinin tüm güvencelerini tek tek ortadan kaldırdınız. Sıra kıdem tazminatına geldi. Getirmeye çalıştıkları zorunlu tasarruf sistemiyle kıdem tazminatını yok etmeyi hedefliyorlar. Sağlık güvencesini özelleştirmeyi, halkı tamamlayıcı sağlık sigortalarına mahkûm etmeyi, kıdem tazminatını da yok edip emeklilik sistemini tamamıyla ortadan kaldırmayı hedefliyorlar. ‘Amaç ne’ diye soracak olanlara, sözde tasarruf bilincini arttırmak. Tasarruf bilincini sadece vatandaştan bekleyen bilinçsizler, kendi şatafatlı hayatlarından, makam araçlarından, ballı ihalelerinden ve lüks yaşamlarından zerre eksiltmiyorlar. Çalışma hayatını ilgilendiren bu kadar önemli bir konuda işçi kesimine, sendikalara hiç danışılmadan böyle bir adım atmak ancak ve ancak AKP gibi emek düşmanı bir partiye yakışırdı. Kıdem tazminatı, emekçinin çalıştığı süre boyunca kazandığı bir haktır. Sizin sistem değişikliği oyunlarınıza emek gibi kutsal kavramları kurban ettirmeyiz. Hak nedir bilmeyenden, emek nedir bilmeyenden, emekçinin alın teri kurumadan hakkını teslim etmeyenden hak ve hukuk beklenmez. Altından kalkamayacağı, boyunu aşan işlere kalkışan AKP iktidarı, kendi menfaatlerine göre yarattığı bu bozuk düzenin altında kalacak. Bugünden söylüyoruz: CHP, kıdem tazminatını kaldırmaya yönelik tüm adımların karşısında olacaktır. Hiçbir işçinin tek kuruş hakkını gasp etmenize izin vermeyeceğiz.</p>
<p><strong>“Adında adalet olan ihvancı partinin üyesi, Mısır&#8217;da Cumhurbaşkanı olunca Sayın Erdoğan pek mutlu oldu”</strong></p>
<p>2010 yılında, sözde bahar olarak başlayan Arap Baharı hareketleri, Orta Doğu’da birçok ülkenin yönetimini değiştirdi ve bu değişimden Mısır da payına düşeni aldı. Yaklaşık 30 yıllık iktidarı sona eren, Hüsnü Mübarek&#8217;in ardından, iktidara ihvancı Mursi gelmiştir. Mursi&#8217;nin partisi, Özgürlük ve Adalet Partisi&#8217;ydi. Dikkatinizi çekerim, Özgürlük ve Adalet Partisi. Tabii, adında adalet olan ihvancı partinin üyesi, Mısır&#8217;da Cumhurbaşkanı olunca Sayın Erdoğan da pek bir mutlu oldu. Koştura koştura 10 bakanıyla Mursi&#8217;yi ziyaret ettiler. Hükûmetiyle birlikte Mısır&#8217;a resmen çıkartma yaptı. 2013&#8217;te, ihvancı Mursi iktidardan indirilince Sayın Erdoğan buna pek bir içerledi. İktidara gelen Sisi&#8217;yi can düşmanı ilan eden Erdoğan, ‘katil, zalim, darbeci’ dediği Sisi nedeniyle Mısır&#8217;la ilişkileri bozdu. Büyükelçiler karşılıklı geri çekildi, diplomatik ilişkiler akamete uğratıldı. Bu dönemde, Orta Doğu&#8217;nun en kritik ülkeleriyle tüm diplomatik ilişkilerimiz bozuldu. Mısır&#8217;da, Suriye&#8217;de, İsrail&#8217;de yıllarca büyükelçimiz yoktu. Bunu Erdoğan istedi ve yaptı.</p>
<p><strong>“Erdoğan’ın her bir adımı, tutarsızlığın kitabını yazarken ülke olarak imajımızı da yerle bir ediyor”</strong></p>
<p>Bu dönemde Mısır, İsrail, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında, Doğu Akdeniz&#8217;de bulunan doğal gaz arama faaliyetleri için münhasır ekonomik bölge anlaşmaları yapıldı. Erdoğan ve yönetimi ise ‘değerli yalnızlık’ dış politika vizyonuyla bu duruma boş boş bakmakla yetindiler. Bugün, Akdeniz&#8217;e en uzun kıyısı olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Doğu Akdeniz doğal gazından payını ne yazık ki alamıyor. Seçim malzemesi yaptıkları doğal gaz arama gemileri, yıllardır hiçbir faaliyet gösteremiyor. Hepsi fos çıktı. İşte bu süreç boyunca Sisi&#8217;ye ‘katil’ ve ‘zalim’ derken, hatta ve hatta ‘Sisi&#8217;ye mi oy vereceksiniz, Binali Yıldırım&#8217;a mı oy vereceksiniz’ diyerek seçim malzemesi yapan Erdoğan, üç-beş oy devşirmek için 2019’da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu&#8217;nu Sisi’ye benzetmişti. Bugün ne oldu? Sisi&#8217;yi uçağın kapısında karşılıyor, uçağın kapısından uğurluyor. Arkasından bir su dökmediği kaldı. Bakın, aynısını Esad&#8217;a da yapacak aynısını Netanyahu&#8217;yla da yapacak. Dış politika, tutarsız bir tavrı kaldıramayacak kadar hassastır. Erdoğan&#8217;ın dış politikadaki tutarsızlığı ve her söyleminden bir süre sonra çark etmesi, Türkiye’yi uluslararası arenada güvenilmez bir ülke haline getiriyor. Ve Erdoğan’ın her bir adımı, adeta tutarsızlığın kitabını yazarken ülke olarak imajımızı da yerle bir ediyor.</p>
<p><strong>“Sivas Kongresi’ndeki milli mücadele ruhuyla parti programı kurultayımızın temelini oluşturacak iki günlük verimli bir çalışma yaptık”</strong></p>
<p>Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz hafta ve hafta sonu partimizin Tüzük Kurultayı’nı büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. Bugün, değişimin aşamalarından biri olan tüzük değişikliğini yapmanın ve parti programımız hazırlanmasında da önemli bir yol almış olmanın memnuniyeti ve gururu içindeyiz. Partimizin ilk kurultayı, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi, 4 Eylül 1919’da gerçekleşen Sivas Kongresi’dir. Sivas Kongresi’nde alınan kararlarla tam bağımsızlık ve milli egemenlik ilkeleri kabul edilmiş ve her türlü işgale karşı manda ve himaye reddedilmiş, topyekun mücadele edileceği vurgulanmıştır. Alınan bu kararlarla Sivas Kongresi, milli mücadelenin temelini oluşturduğu gibi o kararlar bugün de CHP’nin kırmızı ve kesin çizgileridir. Sivas, alelade seçilmiş bir şehir elbette ki değildi. 105 yıl önce, Sivas Kongresi’ndeki milli mücadele ruhuyla parti programı kurultayımızın temelini oluşturacak iki günlük verimli bir çalışma yaptık.</p>
<p><strong>“İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayımızla CHP’nin birlik ve beraberlik içerisinde olduğunu herkes gördü”</strong></p>
<p>Bundan 10 ay önce ‘değişim’ diyerek yola çıktık. ‘CHP değişirse Türkiye değişir’ dedik ve değişim sürecini 5 Kasım Kurultayı’nda başlattık. Katılımcı, şeffaf ve adil bir yönetim anlayışıyla gençlere güvenerek, kadın devrimini başlatarak, her zaman aklı ve bilimi önceleyerek yaptığımız ölçme ve değerlendirmelerle girdiğimiz yerel seçimlerde CHP’yi Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Atılan adımlar, inançla çıktığımız bu yol, bizleri hükümet programı yazacağımız, yönetim politikalarını da aynı titizlikle belirleyeceğimiz ve liyakatli kadrolarla uygulayacağımız günlere götürecek. İnanıyoruz ki partimizde başlattığımız değişim rüzgârı, bütün Türkiye’yi saracak. Dün tamamladığımız İkinci Yüzyıl Değişim Kurultayımızla CHP’nin birlik ve beraberlik içerisinde olduğunu herkes gördü. Bakın, 1173 hazirunun olduğu kurultayda, en tartışmalı madde bile sadece 36 red oyuyla geçti. Kurultayımızda en geniş mutabakatla kabul edilen demokratik, katılımcı ve eşitlikçi tüzüğümüzle oy birliğiyle kabul edilen ve iktidara geldiğimizde uygulayacağımız parti programımıza esas olacak kurultay sonuç bildirgemizde eşit, özgür, adil ve kalkınan bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Partimize ve ülkemize hayırlı olsun.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucelden-ak-partiye-narin-guran-tepkisi/">CHP Sözcüsü Deniz Yücel&#8217;den Ak Parti&#8217;ye Narin Güran Tepkisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucelden-ak-partiye-narin-guran-tepkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Son Dakika&#8230; Özgür Özel Filistin&#8217;e gidecek</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/son-dakika-ozgur-ozel-filistine-gidecek/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/son-dakika-ozgur-ozel-filistine-gidecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Aug 2024 19:32:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin'e gidecek]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Özel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=42083</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Can Atalay hakkındaki AYM kararı için Meclis Genel Kurulu&#8217;nu yeniden olağanüstü toplantıya çağıracaklarını duyurdu. Yücel, son günlerdeki orman yangınlarına ilişkin olarak da, “İtibardan ve şatafattan tasarruf etmezken, yangınla mücadeleden tasarruf eden, liyakatsiz kadrolarıyla, bütçeyi kullanma tercihleriyle, ideolojik saplantılarıyla, yangının yerleşim yerlerine sirayet etmesini engellemeyen anlayıştan zamanı geldiğinde hesap soracağız” dedi. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/son-dakika-ozgur-ozel-filistine-gidecek/">Son Dakika&#8230; Özgür Özel Filistin&#8217;e gidecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Can Atalay hakkındaki AYM kararı için Meclis Genel Kurulu&#8217;nu yeniden olağanüstü toplantıya çağıracaklarını duyurdu. Yücel, son günlerdeki orman yangınlarına ilişkin olarak da, “İtibardan ve şatafattan tasarruf etmezken, yangınla mücadeleden tasarruf eden, liyakatsiz kadrolarıyla, bütçeyi kullanma tercihleriyle, ideolojik saplantılarıyla, yangının yerleşim yerlerine sirayet etmesini engellemeyen anlayıştan zamanı geldiğinde hesap soracağız” dedi.<strong><br />
</strong></p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi Merkez Yönetim Kurulu (MYK), parti genel merkezinde toplandı. Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlık ettiği ve saat 14.30&#8217;da başlayan toplantı yaklaşık iki saat sürdü. Toplantı sonrası CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel basın açıklaması yaptı. TBMM’de 16 Ağustos günü Can Atalay oturumunda yaşanan saldırı hakkında konuşan Yücel, “Anayasa Mahkemesi kararının doğrudan okutulması için meclis genel kurulunun yeniden olağanüstü toplantıya çağrılması sağlanacaktır. Bu konuda Grup Başkan Vekilimiz Murat Emir önümüzdeki günlerde bir basın toplantısı düzenleyerek bu konudaki yol haritamızın detaylarını siz değerli basın mensuplarıyla ve kamuoyuyla paylaşacaktır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Özgür Özel, Filistin&#8217;e gidecek</strong></p>
<p>Bir basın mensubunun önümüzdeki süreçte CHP Genel Başkanı Özgür Özel&#8217;in Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas&#8217;ın daveti üzerine Filistin&#8217;e gidip gitmeyeceği sorusunu yanıtlayan Yücel, &#8220;CHP Genel Başkanı Özgür Özel Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas&#8217;ı ziyaret etmek için Filistin&#8217;e gidecek. Böyle bir ziyaret olacak. Takvim netleşince basın mensuplarıyla paylaşılacaktır&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Son günlerde meydana gelen yangınlara değinen Yücel, “Ormanlık alanda başlamasına rağmen zamanında etkin müdahale olmadığından kontrol altına alınamayan ve sert rüzgâr sebebiyle hızla yayılarak yaşam alanlarını da tehdit eden, çok sayıda iş yerini kullanılamaz hale getiren yangınlar nedeniyle büyük bir acı içindeyiz. Konunun tüm paydaşlarının uzmanlıkları doğrultusunda bilgi ve birikimlerini ortaya koydukları bir çalışma sonucunda derhal, hem genel hem de bölgesel yangınla mücadele stratejik planı oluşturulmalıdır” diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Bütçe 500 milyon TL, harcama 0 TL&#8221;</strong></p>
<p>Orman Genel Müdürlüğü&#8217;ne 2024 yılında, uçak ve helikopter alımı için ayrılan bütçenin 500 milyon TL, harcamanın ise 0 TL olduğunu kaydeden Yücel, “2024 yılının ilk 6 ayında 1285 orman yangını meydana gelirken; helikopter ve uçak alımına ayrılan 500 milyonluk bütçeden, 6 ayda hiç para harcanmamış. Peki bu ayrılan bütçe nereye gitti bilen var mı? Yok! Helikopter, uçak gibi müdahale ekipmanları yetersiz. Yetersiz olduğu için de bu ekipmanlar başka ülkelerden kiralanıyor” dedi. Yücel konuya ilişkin şunları söyledi:</p>
<p><strong>&#8220;Yangınla mücadeleden tasarruf eden anlayıştan hesap soracağız&#8221;</strong></p>
<p>“Görüyoruz ki; AKP iktidarı ve Sayın Erdoğan ‘Merkezi yönetim ile yerel yönetim el ele vermezse o şehre hizmet vermeyiz’ anlayışında ısrar etmekte. İtibardan ve şatafattan tasarruf etmezken, yangınla mücadeleden tasarruf eden, liyakatsiz kadrolarıyla, bütçeyi kullanma tercihleriyle, ideolojik saplantılarıyla, yangının yerleşim yerlerine sirayet etmesini engellemeyen, kendi vatandaşını bu zor gününde yalnız bırakan anlayıştan zamanı geldiğinde hesap soracağız.”</p>
<p><strong>&#8220;Devletin tepesine alınan lüks uçakların yerine, yangın söndürme uçaklarını koyacağız&#8221;</strong></p>
<p>17 Ağustos 1999 Marmara Depremi hakkında da hatırlatmalarda bulunan Yücel şunları kydetti:</p>
<p>&#8220;Bu çeyrek asırda milyonlarca lira deprem vergisi toplandı ama bir arpa boyu yol alınmadı. 22 yıllık AKP iktidarına; İzmir&#8217;den İstanbul&#8217;a, Bingöl&#8217;den Düzce&#8217;ye birçok il için deprem riski hatırlatıldı. Ama onlar, önlem almak yerine en riskli alanları ranta açtılar. Acil toplanma alanları yok edildi. Deprem eğitimlerine yeterince önem verilmedi. Deprem, yangınları da tetikler diyoruz, dinlemiyorlar. Belediyelerimiz &#8220;itfaiye personeli alalım&#8221; diyor, iktidar engelliyor. En son Sayın Ekrem İmamoğlu, 2 bin personel alımı yapmak için izin istedi, ona da izin vermediler. AKP iktidarında afetlere karşı bir hazırlık yapma derdi ve çabası yok. Ama CHP bu konuda kararlı. Başta İstanbul Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere Belediyelerimiz depreme hazırlıklı, dirençli kentler yaratmak için seferber olmuş durumda. Devletin tepesine alınan lüks uçakların yerine, yangın söndürme uçaklarını koyacağız.&#8221;</p>
<p>Yücel, DSÖ’nün alarm verdiği Maymun çiçeği virüsü hakkında iktidara seslendi ve şunları söyledi:</p>
<p>&#8220;AKP iktidarı insan hayatı konusunda sabıkalı… Covid-19 pandemisinde vatandaşları evlere kapattınız ama ilaç, maske gibi sağlık ihtiyaçlarını karşılayamadınız, organize dahi olamadınız. Depremzede vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarını dahi temin edemediniz. AKP iktidarının sabıkaları saymakla bitmezken aslında bizi endişelendiren, ikinci bir pandemi değil, AKP’nin yönettiği ülkede ikinci bir pandemi. İkinci bir hayal kırıklığı daha yaşatmak istemiyorsanız bu işi ciddiye alın ve ‘her türlü önlemi aldık’ dediğiniz o önlemleri kamuoyuyla paylaşın!&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Sayın Erdoğan! İsrail’e gireceğiz falan diyerek ancak trollerinden alkış alırsın&#8221;</strong></p>
<p>Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in gerçekleştirdiği görüşmeye de değinen Yücel şöyle konuştu:</p>
<p>&#8220;Daha önce, İsrail-Filistin meselesinde defaatle ikaz ettiğimiz Erdoğan yönetimi; tarihi bilmeyen, tarihten ders çıkarmayan, mezhepçi, ihvancı tutumunu sürdürmeye devam ediyor derken, yine AKP’nin bir U dönüşüne şahit olduk. Hamas da Hamas diye tutturan Erdoğan ve AKP, birdenbire Mahmud Abbas’ın TBMM’de konuşma yapmasını sağladı. Bunu biz de destekledik. Ancak merak ettiğimiz bir durum var; Erdoğan &#8216;Mahmud Abbas’ı davet ettik gelmedi, bizden özür dilemesi gerekli&#8217; demişti. Mahmud Abbas özür diledi mi? Buradan Hamas’a da geçmiş olsun. Erdoğan sizi de sattı… Rize’de yaptığı açıklamasında &#8216;İsrail’e gireriz&#8217; gibi gerçekçi olmayan, hamasi laflar etti. Yarın &#8216;Sayın Netanyahu&#8217; diyecek. &#8216;Hamas’tan bana ne&#8217; diyecek. Emin olun… Hatırlarsanız aynı Erdoğan, &#8216;Şam’a girip Emevî Camii’nde namaz kılacağını da&#8217; söylemişti. Şimdi &#8216;Sayın Esed’le&#8217; görüşeceğiz diyor. Esad Rejimi kendisini terörü destekleyenler listesine ekliyor. ‘Nisan 2013’te Gazze’ye gideceğim’ diye açıklama yapmıştı. 2013’ten beri beyefendi Gazze’ye gidecek. Sayın Erdoğan! İsrail’e gireceğiz falan diyerek ancak trollerinden alkış alırsın. Bütün dünya senin İsrail’e hiçbir şey yapamayacağını biliyor. İsrail’le ticaretin ortaya çıkana kadar ticareti bile durduramayanların bugün kalkıp ‘İsrail’e gireceğiz’ sözlerini kimse ciddiye almaz. Kaldı ki İsrail’e ticareti de durdurmamışlar. Grup Başkan Vekilimiz Ali Mahir Başarır’ın paylaştığı evraklarda gördük ki AKP Mersin İl eski Başkanı İsrail’e Pire Limanı üzerinden kurşun geçirmez cam satıyormuş. Hani bir laf var ya; deveye sormuşlar ‘boynun niye eğri?’ diye… demiş ki ‘nerem doğru?’ ….</p>
<p><strong>&#8220;Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin Filistin Davası&#8217;nda muhatabı Filistin Kurtuluş Örgütü’dür&#8221;</strong></p>
<p>Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Genel Başkanımız kendilerine &#8216;geçirdiği kazadan dolayı konuşması sırasında TBMM&#8217;de bulunmadığı için üzgün olduğunu&#8217; ifade etti. Sayın Abbas, CHP&#8217;nin geçmişte de Filistin davasına verdiği destekten ve Sosyalist Enternasyonal Genel Başkan Yardımcılığı sıfatıyla Sayın Özgür Özel&#8217;in Filistin Davasını dünyaya duyurmasından memnuniyetini dile getirdi. Yineliyoruz; Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nin Filistin Davası&#8217;nda muhatabı Filistin Kurtuluş Örgütüdür. Bu durum rahmetli genel başkanlarımız Sayın Ecevit ve Sayın Baykal döneminde de böyleydi, bugün de böyle.&#8221;</p>
<p>Emeklilere müjde adı altında ‘ücretsiz plaj, şemsiye ve şezlong’ uygulaması hakkında da konuşan Yücel, &#8220;İşte AKP’nin büyük hizmeti. Hayaldi gerçek oldu! Siz emekli vatandaşlarımızla dalga geçmeye devam edin, emekliler size yerel seçimde ‘sarı kartı’ gösterdi ama anlamadınız. Emekliler bu kez sizi tasdikname ile uğurlayacak&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Utanç verici&#8221;</strong></p>
<p>Yücel açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>
<p>&#8220;16 Ağustos Cuma günü, TBMM&#8217;de çok önemli bir birleşime tanıklık ettik. AKP’nin karşıt fikirlere, eleştirilere tahammülsüzlüğü; artık meclis genel kurulunda kürsü dokunulmazlığına saldırı boyutuna ulaşmıştır. Can Atalay’ın hakkının teslim edilmesi için olağanüstü toplanan o günkü meclis iradesi şiddetle, kanla sakatlanmıştır. Biz o gün; bu yaşanan yargı ve devlet krizinin nasıl aşılacağına dair mecliste Genel Görüşme açılmasını önermiştik. Genel görüşme talebimiz reddedildiği için genel görüşmeden sonuç alınmasına ilişkin iyiniyetli umutlarımız tükenmiştir.<br />
Anayasa Mahkemesi kararında açıkça ifade edildiği gibi Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşmesiyle sonuçlanan işlemin yok hükmünde olduğunun TBMM Genel Kurulu&#8217;nda okutulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları dahil tüm gerçek ve tüzel kişileri bağladığı, bu nedenle Can Atalay’ın milletvekilliğinin hiç düşmemiş sayılması ve dokunulmazlığını yeniden kazandığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu konuda MYK kararımız doğrultusunda önümüzdeki günlerde grup başkan vekillerimizce siyasi parti gruplarıyla yapılacak temaslar sonrasında Can Atalay hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararının doğrudan okutulması için meclis genel kurulunun yeniden olağanüstü toplantıya çağrılması sağlanacaktır. Bu konuda Nöbetçi Grup Başkan Vekilimiz önümüzdeki günlerde bir basın toplantısı düzenleyerek bu konudaki yol haritamızın detaylarını siz değerli basın mensuplarıyla ve kamuoyuyla paylaşacaktır. Unutulmasın ki; Can Atalay ile ilgili verdiğimiz mücadele, sadece bir milletvekilinin mecliste görevini yapması için verdiğimiz mücadele değildir. Bu mücadele hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, demokrasi ve millet iradesinin tecelli etmesi mücadelesidir.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Dilruba düşüncelerini ifade ediyor, Cumhurbaşkanı&#8217;na hakaret diyorlar&#8221;</strong></p>
<p>AKP, RTÜK’ü kullanarak sokak röportajlarını engellemeyi hedefliyor. Amaçları muhalif sesleri susturmak ve bastırmak. Geçtiğimiz hafta İzmir’de bir sokak röportajında, Dilruba Hanım, AKP’yi eleştirdiği için önce gözaltına alındı sonra da tutuklandı. Röportajında Cumhurbaşkanı&#8217;na hakaret yok, belirli bir kişiye hakaret yok, suç çağrısı yada suç işlemeye teşvik veya tahrik yok. Sadece ne var? Eleştiri var. Ağır eleştiri var. Hiçbir vatandaşımız sadece görüşlerini beyan ettiği için tutuklanamaz. Biz CHP olarak bu süreci yakından takip ediyoruz. AKP iktidarlarında tutukluluk bir ‘cezalandırma’ ve ‘sindirme’ yöntemi haline dönüştürüldü. Sokak röportajlarından bile korkmaya başlayan bu iktidarın, kendisi gibi düşünmeyen insanları ve kitleleri sindirmeye çalışmasına seyirci kalmayacağız.Tutuklama sadece bir tedbirdir ve hangi hallerde uygulanacağı yasada tahdidi olarak belirtilmiştir. ‘Kaçma şüphesi, delilleri karartma, etki etme ya da değiştirme’ konusunda somut bulguların olması gerekir. Buna rağmen sırf gözdağı vermek amacıyla, düşüncelerini ifade eden bir kişinin tutuklanması hukuk devletinde mümkün değildir. Açık açık iç savaş çağrısı yapan, toplumu kamplaştıran kutuplaştıran, ayrıştıran, muhaliflere, siyasetçilere, gazetecilere ağır hakaretler eden, tehdit eden AKP trollerine soruşturma bile açılmazken, sadece ve sadece &#8216;eleştiri&#8217; niteliğindeki sözlerin cezalandırılması kabul edilemez. Dilruba düşüncelerini ifade ediyor, Cumhurbaşkanı&#8217;na hakaret diyorlar. Oysa röportajda belirli bir kişi hedef alınmamış. Kaldı ki Cumhurbaşkanı, hangi eleştiriyi üzerine alınmış da kendisine hakaret addetmiş merak ediyoruz sokak hayvanları katliam yasasını mı? İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkılmasını mı, ülkeyi tek adama teslim edilmesi eleştirisi mi? Bu eleştirilerin tek bir tanesine dahi yalan diyebilir miyiz? Sonuç olarak Cumhuriyet Halk Partisi bu davanın sonuna kadar takipçisi olacak, iktidara geldiğimizde ise kimse düşüncelerini açıkladı diye ya da iktidarı eleştirdi diye tutuklanmayacak.</p>
<p><strong>Fıstık mitingine çağrı</strong></p>
<p>Şimdi sıra Gaziantep&#8217;teki fıstık üreticilerinin sorunları için yapacağımız Fıstık Mitingi&#8217;nde. 24 Ağustos&#8217;ta üretim maliyetleri altında ezilen fıstık üreticileri için Gaziantep&#8217;ten sesimizi yükseltiyor, tüm üreticilerimizi ve üreticileri bu hale getiren bu sistemden rahatsız olan herkesi Gaziantep’te düzenleyeceğimiz Fıstık Mitingine bekliyoruz.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/son-dakika-ozgur-ozel-filistine-gidecek/">Son Dakika&#8230; Özgür Özel Filistin&#8217;e gidecek</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/son-dakika-ozgur-ozel-filistine-gidecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Sözcüsü Deniz Yücel: Erken seçim halk istediği zaman olacak</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucel-erken-secim-halk-istedigi-zaman-olacak/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucel-erken-secim-halk-istedigi-zaman-olacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Jun 2024 13:48:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=38742</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, erken seçim tartışmalarını değerlendirirken, &#8221;Halk erken seçim isterse buna kimse dayanamaz. Buna kimse direnemez. Erken seçim halk istediği zaman olacak. Biz istiyoruz ki hemen olsun&#8221; dedi. CHP Manisa İl Danışma Kurulu, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel&#8217;in katılımıyla gerçekleştirildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür Sitesi&#8217;nde gerçekleşen danışma kurulu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucel-erken-secim-halk-istedigi-zaman-olacak/">CHP Sözcüsü Deniz Yücel: Erken seçim halk istediği zaman olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, erken seçim tartışmalarını değerlendirirken, &#8221;Halk erken seçim isterse buna kimse dayanamaz. Buna kimse direnemez. Erken seçim halk istediği zaman olacak. Biz istiyoruz ki hemen olsun&#8221; dedi.</p>
<p>CHP Manisa İl Danışma Kurulu, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel&#8217;in katılımıyla gerçekleştirildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Kültür Sitesi&#8217;nde gerçekleşen danışma kurulu toplantısına CHP Sözcüsü Yücel&#8217;in yanı sıra CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, CHP Manisa Milletvekilleri, CHP&#8217;li ilçe belediye başkanları, ilçe başkanları ve partililer katıldı. Toplantıda konuşan Deniz Yücel, şunları kaydetti:</p>
<p>&#8221;Cumhuriyet Halk Partisi olarak 47 yıl sonra birinci parti olduğumuz 14 büyükşehir ve 11 il olmak üzere toplam 420 belediyenin kazanıldığı bir seçimden sonra danışma kurulu toplantımızı yapmak için sizlerle bir aradayız. Konuşacağız, tartışacağız. Birbirimizi eleştireceğiz. Birbirimizi anlayacağız ama bu salondan hep birlikte kol kola, omuz omuza ve güçlenerek ve birbirimizin eleştirilerinden beslenerek çıkmayı bileceğiz. &#8216;Başaramaz, yapamaz&#8217; dediler. &#8216;Şu kadar il, şu kadar ilçe kayıp edilir&#8217; dediler. Ama ne oldu? Değişim. Cesur siyasetin, gençlere, kadınlara güvenmenin halkın gündemiyle ilgilenmenin halktan kopuk değil halkla iç içe, kol kola, omuz omuza siyaset yapmanın sonucunda 31  Mart 2024 başarısının temelleri de 2019 yerel seçimlerinde atıldı. O gün ittifak vardı, 2024&#8217;te seçimlere tek başımıza girdik. Hani birileri diyordu &#8216;ya özü başımıza&#8217; özü başımıza girdik ve bu başarıyı özü başımıza kazandık. Hiçbir zaman bozan taraf olmadık. Hiçbir zaman yıkan taraf olmadık. Bizi kavgaya çekmek istediler, uymadık. Muhalefete, muhalefet etmedik. Ne dedik? Türkiye İttifakı dedik. Peki kimdir bu Türkiye İttifakı?</p>
<p><strong>&#8220;Sokağa rağmen siyaset yapılmaz&#8221;</strong></p>
<p>10 bin lirayla ayın sonunu getirmeye çalışan emeklilerdir. 17 bin lira asgari ücretle çocuk okutmaya çalışan annedir, babadır. Çalışarak iflas eden çiftçidir. Kredi borcunu ödeyemediğim için iflas eden esnaf, ailesi okutamadığı için işsiz kalan üniversiteyi bırakan genç, atanmayan öğretmendir. Yoksulluk sınırının altında yaşayan memurdur. Şehit ailelerimizdir, gazilerimiz. Türkiye İttifakı&#8217;nda bize destek veren tüm vatandaşlarımızın ortak bir özelliği var. O da hepsi vatanını, milletini, bayrağını, ülkesini seven, Türkiye&#8217;yi seven insanlardır. 2019&#8217;da kazanılan İstanbul, Ankara, Adana, Antalya, Mersin yanında 2024 seçimlerinde Bursa&#8217;yı Balıkesir&#8217;i, Manisa&#8217;yı, Kütahya&#8217;yı, Denizli&#8217;yi, Afyon&#8217;u, Uşak&#8217;ı ve daha nice illeri kazandık. Adıyaman&#8217;ı, Kilis&#8217;i kazandık. Bunları neden anlatıyorum? Elbette övünmek için değil. Siyaseti doğru okumak lazım. Sokağa rağmen siyaset yapılmaz. Biz ne yaptık? Sokağın sesini dinledik. Sosyolojiye rağmen siyaset yapılmaz. Biz ne yaptık? Sosyolojiye uygun siyaset ürettik. Elbette bu başarıda herkesin payı var. Hayat pahalılığı altında ezilen emeklilerin, asgari ücretlilerin, işçinin, emekçinin, çiftçinin, esnafın payı var. Kadınların ve gençlerin payı var. Örgütlerimizin payı var. 2019&#8217;da göreve gelen ve her biri birer başarı hikayesi yazan belediye başkanlarımızın payı var. Ama bu başarının bir de mimarı var. Göreve geldiği günden beri gençliğiyle, enerjisiyle, heyecanıyla motivasyonuyla herkesi kucaklayan şeffaf ve hesap veren yönetim anlayışıyla ittifaksız girdiğimiz bu seçimde bu tarihi başarıyı ilmek ilmek ören genel başkanımız sayın Özgür Özel bu başarının mimarıdır.</p>
<p>Bugün Manisa&#8217;da ilk kez Cumhuriyet Halk Partili bir büyükşehir belediye başkanımız var. Böyle yüksek bir oyla Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı&#8217;nı bize kazandıran, bize bu onuru, bu gururu yaşatan Ferdi Zeyrek başkanıma şükranlarımı sunuyorum. Bugün Manisa&#8217;da 17 ilçenin 14 dördünü Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına yönetiyor. Yeni seçilen tüm belediye başkanlarımızı ve belediye meclis üyelerimizi yürekten kutluyorum. Tabii bu başarıda büyük emeği ve payı olan il başkanımız sayın İlksen Özalper&#8217;i, ilçe başkanlarımızı ve onların şahsında Manisa örgütümüzü, Manisa&#8217;nın her bir köşesine ayak basan milletvekillerimiz, sayın Bekir Başevirgen ile Vehbi Bakırlıoğlu&#8217;nu da kutluyorum. Özel bir teşekkür de Soma&#8217;da 301 canımızı kaybettiğimiz o kimilerine göre maden kazası bize göre katliamın yaşandığı, o büyük acılar yaşayan ilçemizde genel başkanımız daha grup başkan vekili olmadan önce başlattığı o direniş, o mücadeleyle ve o mücadeleyi genel başkanımızdan aldıkları enerjiyle sürdüren Soma örgütümüz kutluyorum, tebrik ediyorum.</p>
<p><strong>&#8220;İktidar olacağız&#8221;</strong></p>
<p>Bundan sonra ne yapmışız? Başarılar güzel, başarıları anlatmak güzel ama bundan sonra ne yapacağımızı da en az o başarılar kadar önemli. Bir kere herkesi kucaklayacağız. Kimseyi dışlamadan, kimseyi ötekileştirmeden, bu ülke insanları inançları nedeniyle etnik kimlik ve kökenleri nedeniyle siyasi görüşleri nedeniyle, yaşam tarzları nedeniyle ötekileştiren, ayrıştıran siyaset anlayışından çok çekti. Biz buna asla izin vermeyeceğiz. Bizim üç tane kırmızı çizgimiz var. Birincisi kurucumuz, kurtarıcımız değişmez önderimiz Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk. Bizim kırmızı çizgimizdir. İkincisi Türkiye Cumhuriyeti Devleti&#8217;nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü. Vatanımız ve cumhuriyetimizin, o anayasamızın ilk dört maddesinde sayılan kurucu nitelikli değişmez maddeler. Üçüncüsü, bağımsızlığımızın sembolü rengini şehitlerimizin kanından alan al bayrağımız. Bunlar bizim kırmızı çizgilerimiz, bunların dışında her görüşü dinleriz. Her görüşe saygılıyız. Her şeyi konuşabiliriz. Demokrasi konuşmak, tartışmak, uzlaşmak, orta üretmek demek. Biliyorsunuz bir taraftan ülkenin normalleşmesi için birtakım adımlar atıyoruz. Bir taraftan da hem parlamentoda hem de sahada, sokakta en sert şekilde muhalefet etmeye devam ediyoruz. Ülke normalleşmeli çünkü kamplaşmanın, kutuplaşmanın, ayrışmanın bu ülkeye, bu millete faydası yok. En sert şekilde muhalefet etmeye devam ediyoruz. Çünkü iktidar olacağız.</p>
<p><strong>&#8220;Halk erken seçim isterse buna kimse dayanamaz&#8221;</strong></p>
<p>Bir erken seçim tartışması sürüyor. Ben hep şunu söylüyorum; 3 ay önce seçimden çıktık. İnsanlar belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini seçtiler. Yerel yöneticileri seçtiler. Şimdi o belediye başkanlarının hizmet etme zamanı. Bugün erken seçimi konuşmuyoruz ama belki de bir sene sonra önümüzdeki sene bunu ciddi ciddi konuşacağız. Genel Başkanımız bu konuda çok net ifadeler kullandı. Genel başkanımız dün noktayı koydu. Bizim milletvekili sayımız ülkeyi erken seçime götürmeye yetmiyor. Ama iktidar, ülkeyi bu şekilde yönetmeye devam ederse, halkın sorunlarına gözünü, kulağını kapatmaya devam ederse, halkın sorunları, omuzlarındaki yük daha da artarsa işte o zaman bu iktidar erken seçim yapmak zorunda kalır. Halk erken seçim isterse buna kimse dayanamaz. Buna kimse direnemez. Erken seçim halk istediği zaman olacak. Biz istiyoruz ki hemen olsun, önümüzdeki hafta olsun. Ama dediğim gibi orada parlamentodaki çoğunlukla alınması gereken bir karardır.</p>
<p><strong>&#8220;Atatürk, vefat ettikten sonra bu ülkeye toprak kazandırmayı bildi&#8221;</strong></p>
<p>Bugün ülkemiz ve cumhuriyetimiz açısından çok ama çok önemli bir gün. 29 Haziran 1939&#8217;da bundan tam 85 yıl önce Hatay Millet Meclisi oy birliğiyle Hatay&#8217;ın Türkiye&#8217;ye katılması konusunda bir karar aldı. Hatay, Türkiye vilayeti oldu. Bundan 85 yıl önce Hatay&#8217;ın Türkiye&#8217;ye katılması için oy kullanan dönemin Cumhurbaşkanı başta Tayfur Sökmen&#8217;i, Hatay Başbakanı Abdurrahman Melek&#8217;i ve tüm milletvekillerini saygıyla ve minnetle anıyorum. Mustafa Kemal Atatürk o kadar ileri görüşlü, o kadar büyük bir liderdi ki vefat ettikten sonra bu ülkeye toprak kazandırmayı bildi.&#8221;</p>
<p><strong>&#8220;Yılmadan hep birlikte çalışacağız&#8221;</strong></p>
<p>CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper de &#8220;İktidara giden Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;nde neler yapacağız? Neyi doğru yaptık bu süreçte, neyi daha iyi yapabiliriz? Genel Başkanımızın da söylediği gibi bu başarıyı nasıl zaferle taçlandırabiliriz? Bunu konuşmak çok kıymetli. Çünkü her fırsatta yine genel başkanımızın belirttiği gibi bu bir başarı, ancak zafer değil. Ne zaman zafer olacak? Hiçbir çocuk yatağa aç girmediğinde, emekli hakkını aldığında, asgari ücretli hakkını aldığında yani iktidar olduğumuzda Türkiye Cumhuriyeti&#8217;nin tamamen kırmızıya boyadığımızda işte o gün zafer çığlıkları atacağız. Ama o güne kadar yılmadan hep birlikte çalışacağız. Ben çalışacağıma söz veriyorum&#8221; diye konuştu.</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucel-erken-secim-halk-istedigi-zaman-olacak/">CHP Sözcüsü Deniz Yücel: Erken seçim halk istediği zaman olacak</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucel-erken-secim-halk-istedigi-zaman-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyanet, beş ayda 2 milyon 312 bin asgari ücretlinin maaşına eşit harcama yaptı</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/diyanet-bes-ayda-2-milyon-312-bin-asgari-ucretlinin-maasina-esit-harcama-yapti/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/diyanet-bes-ayda-2-milyon-312-bin-asgari-ucretlinin-maasina-esit-harcama-yapti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2024 16:58:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=38519</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, “Diyanet İşleri Başkanlığı, 2024 yılının ilk beş ayında 39 milyar lira para harcadı. Basında çıkan haberlere göre, bu paranın büyük bir kısmı lüks makam araçlarına ve beş yıldızlı otellerde yapılan toplantılara harcanmış. Yani Diyanet, beş ayda 2 milyon 312 bin asgari ücretlinin maaşına eşit bir harcama yaptı&#8221; dedi. CHP MYK [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/diyanet-bes-ayda-2-milyon-312-bin-asgari-ucretlinin-maasina-esit-harcama-yapti/">Diyanet, beş ayda 2 milyon 312 bin asgari ücretlinin maaşına eşit harcama yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, “Diyanet İşleri Başkanlığı, 2024 yılının ilk beş ayında 39 milyar lira para harcadı. Basında çıkan haberlere göre, bu paranın büyük bir kısmı lüks makam araçlarına ve beş yıldızlı otellerde yapılan toplantılara harcanmış. Yani Diyanet, beş ayda 2 milyon 312 bin asgari ücretlinin maaşına eşit bir harcama yaptı&#8221; dedi.</p>
<p>CHP MYK saat 14.25 itibarıyla toplandı. MYK’nın gündeminde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Karatepe’nin dört saat süren görüşmesi vardı. Toplantının gündeminde ayrıca 30 Haziran’da Kocaeli’nde yapılacak ‘Geçinemiyoruz’ mitingi, tüzük kurultayı, kampanya döneminde parti aleyhine çalışanlar ve vergi paketi de vardı. MYK toplantısı sürerken CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi. Yücel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</p>
<p>“Diyarbakır Çınar ve Mardin Mazıdağı ilçelerinde çıkan ancak 85 milyonun yüreğine dokunan yangınlar, buruk da olsa yaşamaya çalıştığımız bayram sevincimizi maalesef kursağımızda bıraktı. Bu iki ilçemizin birbirine yakın köy ve mahallelerinde meydana gelen yangın nedeniyle ne yazık ki 15 vatandaşımız yaşamını yitirdi, çok sayıda vatandaşımız yangından etkilendi. Yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyorum. Tabii, can kayıplarımız sadece insandan ibaret değil. Yüzlerce hayvan sessiz sedasız kurtarılmayı beklerken alevler içinde telef oldu. Her birine canımız yandı, yüreğimiz dağlandı. Sorumlularının ivedilikle tespit edilmesini ve hak ettikleri cezaları almalarını temenni ediyoruz. Bölge halkının yanı sıra, 85 milyon vatandaşımız acısını yaşarken birileri sosyal medyada, bölgedeki belediyelerin yangını kasıtlı söndürmediği gibi senaryolar dillendirdiler. Açıkçası bizim de kulaklarımızda Erdoğan’ın ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse oraya hizmet gelmez’ sözleri bir kez daha çınladı. Ülkede yangın çıkıyor, iktidara mensup tek bir kişi bile üzerine alınmıyor. Anlaşılan, devletin yangın söndürme uçaklarını, her an uçmaya hazır halde bekleyen uçan sarayları kadar tetikte tutmuyorlar. Ülkemizin deprem, sel gibi doğal afetlere yönelik hazır bir eylem planı olmadığı gibi yangınlara yönelik de yok. Ülkeyi yönetmek konusunda yetki aldıkları 85 milyon vatandaşımızı, her seferinde yitirdiğimiz canlarımızın acısıyla küle dönen tarlalarımızın, ekinlerimizin, bereketli topraklarımızın acısıyla baş başa bırakıyorlar. Bu millet daha iyi bir yaşamı hak ediyor, bu ülke daha iyi yönetilmeyi hak ediyor.</p>
<p><strong>“Vatandaşlarımız bu yıl da Kurban Bayramı’nı ekonomik zorluklar içerisinde kutlamaya çalıştı”</strong></p>
<p>Dokuz günlük bayram tatilini geride bıraktık. Vatandaşlarımız bu yıl da Kurban Bayramı’nı ekonomik zorluklar içerisinde kutlamaya çalıştı. Ne yazık ki bu bayramda; otobüs bileti alamadığı için memleketine gidemeyen, evindeki ikramları küçülten, torunlarına harçlık vermekte zorlanan, kurban kesemeyen vatandaşlarımızın sayısının çok ama çok arttığını gördük. Emekliler de emekçiler de çok zor günler geçiriyor. Paranın alım gücü her geçen gün daha da düşüyor. 17 bin liralık asgari ücretle, 10 bin liralık emekli maaşıyla hayata tutunmak neredeyse imkânsız hale geldi. Gençlerin iş bulma ümidi tükendi. İnsanlarımız mutlu olmayı unuttu. Birleşmiş Milletler (BM) destekli yıllık Dünya Mutluluk Raporu&#8217;na göre, Türkiye Avrupa’nın en mutsuz ikinci ülkesi oldu. AKP iktidarıysa sanki her şey güllük gülistanlıkmış gibi davranmayı sürdürüyor.</p>
<p><strong>“Sen itib ar sahibi olacaksın diye benim vatandaşım yoksulluk çekecek öyle mi”</strong></p>
<p>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bir yıldır görevde. Göreve geldiği günden bu yana çalışanların kazanılmış haklarına göz dikmek dışında ekonomiyi düze çıkaracak, halka rahat bir nefes aldıracak tek bir adım dahi atmadı. Sarayın ‘itibardan tasarruf olmaz’ anlayışıyla yaptığı hesapsız harcamalara ses çıkarılmadı. Neyin itibarı arkadaşlar? Senin vatandaşın aç. Senin emeklin hayatta kalma mücadelesi veriyor. Senin gençlerin gelecekten umutsuz. Senin 9 buçuk milyon işsizin var. Sen itibar sahibi olacaksın diye, gösteriş yapacaksın diye, 85 milyonun hakkıyla, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla hava atacaksın diye, benim vatandaşım açlık, yokluk, yoksulluk çekecek öyle mi? Yok öyle. Bu düzen değişecek.</p>
<p><strong>“Diyanet, beş ayda 2 milyon 312 bin asgari ücretlinin maaşına eşit bir harcama yaptı”</strong></p>
<p>Diyanet İşleri Başkanı, resmen lüks otomobil koleksiyonu yapıyor. Diyanet, beş yıldızlı otellerde etkinlikler düzenlenmeye devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2024 yılının ilk beş ayında 39 milyar lira para harcadı. Basında çıkan haberlere göre, bu paranın büyük bir kısmı lüks makam araçlarına ve beş yıldızlı otellerde yapılan toplantılara ve başkanlığa harcanmış. Yani Diyanet, beş ayda 2 milyon 312 bin asgari ücretlinin maaşına eşit bir harcama yaptı. AKP milletvekilleri ıstakozlu masalarıyla, pahalı saatleriyle millete hava atıyor. Bakanlar devletin uçaklarını kendi özel işlerinde kullanıyorlar. Bunlardan tasarruf yapamayan Mehmet Şimşek memurların servisinden, fazla mesai ücretinden, lojmanından kesinti yaparak ekonomiyi düzeltebileceğini zannediyor.</p>
<p><strong>“TFF, EURO 2024 davetlileri için 3 milyon euro para harcadı”</strong></p>
<p>Mehmet Şimşek bu etkisiz önlemlerle aklı sıra ekonomiyi düzeltmeye çalışırken Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Almanya’da gerçekleştirilen EURO 2024 davetlileri için 3 milyon euro para harcadı. Meğer İngiltere’den de Fransa’dan da İsviçre’den de daha zenginmişiz. İngiltere’nin futbol federasyonu, sadece takım kafilesinin masraflarını karşıladı. Fransa, kafile dışında 27 kişiyi; İsviçre ise 14 davetliyi götürdü. TFF ise tam 197 kişiyi götürdü. İngiltere hiç kimseyi götürmezken Türkiye 197 kişiyi götürebilecek bütçeye ve imkana sahip. Ki bu federasyonun açıkladığı sayı. Bunun 600 kişiye kadar çıktığını söyleyen birçok yetkili var. Daha garibi bunların bir kısmı sponsorlardan seçilmiş. Yani TFF sponsorlara sponsor olmuş. Yazık, tasarruf için attığınız bu adımları ibretle izliyoruz.</p>
<p><strong>“Ekonomideki kötü gidişata dur demek için Karatepe, Mehmet Şimşek ile görüştü”</strong></p>
<p>Ekonomideki bu kötü gidişe dur demek, emeklilerin, asgari ücretlilerin omuzlarındaki yükü hafifletebilmek için Genel Başkan Yardımcımız, Gölge Bakanımız Sayın Yalçın Karatepe, bugün Mehmet Şimşek’le bir görüşme yaptı. Bu görüşmede Sayın Yalçın Karatepe, kendisinin de açıkladığı gibi CHP olarak ekonomi alanında yaşanan sorunları dört ana başlıkta Sayın Mehmet Şimşek’e iletti. Asgari ücrete ve emekli maaşlarında artış yapılmasının zorunlu olduğu, vergide adaletin sağlanmasının da bir zorunluluk olduğu ve çiftçiye, üreticiye verilmesi gereken tarımsal desteklerin arttırılmasının ulusal güvenlik meselesi olduğu gerekçeleriyle birlikte Sayın Karatepe tarafından Sayın Şimşek’e aktarıldı. Şu anda en çok ezilen kesim olan emeklilerle ilgili, emekli maaşlarına sadece enflasyon oranında artış yapılmasının yeterli olmadığı, bunun yanında refah payı verilmesi gerektiği ve en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesi gerektiği vurgulandı.</p>
<p><strong>“Bunun adı harç değil, haraçtır”</strong></p>
<p>Şunu bir kez daha vurgulamakta fayda görüyorum: Biz iktidarın milletimize yaşattığı ekonomik sıkıntıların sorumluluğuna ortak olacak değiliz. Biz bu görüşmeyi, AKP iktidarının yarattığı enkaza ortak olmak için değil; tam aksine AKP’nin yanlış ekonomi politikalarının bedelini ödeyen, dar gelirli vatandaş olmasın diye yaptık. Ve Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız, Hazine ve Maliye Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yalçın Karatepe’nin de yaptığı basın toplantısında detaylı bir şekilde ifade ettiği gibi; AKP’nin yanlış ekonomi politikalarının acı reçetesini vatandaşa çıkaran anlayışında bir değişiklik yapma iradesi olmadığını gördük. Hal böyleyken enflasyon ve hayat pahalılığı altında ezilen milyonlar, yanlış vergi politikalarıyla daha da büyük bir çıkmazın içine itiliyor. İktidar, tasarrufu toplumun dar gelirli kesiminden beklerken bir yandan da yine dar gelirli vatandaşlarımızı adaletsiz bir vergi sistemiyle kıskaca almakta hiçbir sakınca görmüyor. Bakın, iktidarın koruması altındaki şirketlere sürekli vergi muafiyeti getirilirken moto kuryelerin vergi yükünü artırmak gibi saçma sapan öneriler getiriliyor. Ne üzücüdür ki aynı iktidar, moto kuryelerin can güvenliğini sağlamak, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini arttırmak konusunda bu kadar istekli değil. Neymiş, bahşişlerden de vergi alınacakmış. Bir başka saçmalık da yurt dışı çıkış harcındaki anormal artış miktarları. Seyahat hakkına darbe vuracak biçimde, yurt dışı çıkış harcını 10 kat arttırmak nedir? Bunun adı harç değil, haraçtır. Bu akla ziyan öneriler, sadece vatandaşımızı daha da zora sokar.</p>
<p><strong>“Çocuklarımızın geleceğini bu şahsa teslim etmek, ülkemizin ve milletimizin bekasını tehlikeye atmak demek”</strong></p>
<p>Ekonomi kadar önem verdiğimiz diğer bir konu da eğitim… Millî Eğitim Bakanlığı koltuğunda, maalesef bir yıldır Atatürkçü düşünce karşıtı, aklı ve bilimi, fenni reddeden, eğitimi çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre değil tarikatlara göre şekillendiren ve her fırsatta Cumhuriyet değerleriyle hesaplaşma gayretinde ve çabasında olan bir kişi oturuyor. Bu kişi, o koltuğu kesinlikle hak etmiyor. Bu adamın her davranışı, her konuşması, her adımı faul. Çocuklarımızın geleceğini bu şahsa teslim etmek demek, ülkemizin ve milletimizin bekasını tehlikeye atmak demek. Göreve geldi, ÇEDES denilen ucube projeyi başlattı. Sınıfa mezar maketi koydurdu, gelişim çağındaki çocukların üzerine kefen örttürdü. Çocuklarımızı, Menemen’de Asteğmen Kubilay’ı katleden alçakların sözde türbesine götürdü. Camide palyaçolu etkinlik düzenlendi. Bu zat, adından içeriğine her şeyiyle berbat bir müfredat hazırladı. Akıldan, bilimden, çağdaşlıktan, evrensel değerlerden, Atatürk’ün gösterdiği aydınlık yoldan sapmak için her yolu deneyeceğini her fırsatta gösterdi.</p>
<p><strong>“Yusuf Tekin derhal görevden alınmalıdır”</strong></p>
<p>Bu zihniyet, mezuniyet törenlerini bile evlatlarımıza zehir etti. Kız çocuklarımızın kıyafetlerine müdahale ettiler. Bu zat, göreve geldiği günden bu yana toplumun tepkilerine hep kulak tıkadı. Bayramda ise sınırı iyice aştı. Öğretmenlerimize ‘fonlanan grup’ deme cüretini gösterdi. Milli eğitime ayırılan kaynakları, tarikatlara peşkeş çekmekten utanmayan bu kişi, öğretmenlerin emeğini hiçe saydı.   Tarikatları fonlayan bu kişi, öğretmenlik mesleği gibi kutsal ve kamusal bir görevi ‘fonlama’ diye nitelendirecek kadar hadsiz, insafsız, izansız. Bu zatın bir saniye bile o koltukta oturması çocuklarımızın, gençlerimizin ve ülkemizin geleceği açısından tehlike ve tehdit oluşturuyor. Buradan bir kez daha uyarıyoruz: Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız, evlatlarının gelişim ve öğrenim sürecinden kaygı duyan velilerimiz, kutsal bir meslek için emek harcayan öğretmenlerimiz, atanmayı bekleyen binlerce öğretmen adayımız bu eziyetten bir önce kurtarılmalıdır. Bu zat derhal görevden alınmalıdır. Köy Enstitülerini kuran Hasan Âli Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç gibi isimlerden, tarikat sevdalısı Yusuf Tekinlere… Türk milli eğitim sisteminin ışığını işte böyle söndürdüler. Sözü geçmişken, Köy Enstitülerini hayata geçiren iki efsane ismi; Milli Eğitim eski Bakanımız Hasan Âli Yücel’i ve bugün ölüm yıl dönümü olan dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’u saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyorum.</p>
<p><strong>“Terkoğlu, Pehlivan, Soykan ve Ağırel gibi mesleğini gazetecilik ilkelerine göre icra eden tüm gazetecilerin yanındayız”</strong></p>
<p>Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Timur Soykan ve Murat Ağırel… Son yıllarda yaptıkları haberlerle, ortaya çıkardıkları gerçeklerle Uğur Mumcu&#8217;ların, Abdi İpekçi&#8217;lerin yolundan yürüyen, hepimizin okumaktan, izlemekten, tanımaktan mutluluk duyduğu isimler. Özellikle Sinan Ateş cinayetiyle ilgili yaptıkları haberler nedeniyle açıkça hedef gösteriliyorlar. Gazetecilerin görevi toplumu yakından ilgilendiren olayları, eğer varsa bu olayların arkasındaki kirli ilişkileri aydınlatmak ve kamuoyunu bilgilendirmektir. Sinan Ateş Cinayeti de böyle bir olaydır. Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Timur Soykan ve Murat Ağırel gibi mesleğini gazetecilik ilkelerine göre icra eden tüm gazetecilerin yanındayız. Basın özgürlüğünü tartışmayız, tartıştırmayız. Daha önce de söyledik, bu gazetecilerin başına gelecek her türlü olumsuzluktan onları hedef gösteren siyasetçiler sorumludur.</p>
<p><strong>“Kabadayılara, Şerafettin Bahadır için hukuk önünde hesabı sorulacaktır”</strong></p>
<p>31 Mart yerel seçimlerinde Kayseri&#8217;nin Pınarbaşı ilçesinde, CHP&#8217;den belediye meclis üyesi adayı olan Şerafettin Bahadır’ı siyasi hazımsızlıklarından dolayı darp edenleri de unutmadık. Seçim sonucunu hazmedemeyip seçimi haksız yere tekrar ettiren anlayış, bu kez de suçsuz günahsız bir insana, kızının yanında, savunmasızken sopalarla saldırıp kurşun sıktı. Beş kişi bir araya gelip de pusu kurup savunmasız bir kişiye silahlarla saldırmak düpedüz namertliktir. Yapan da yaptıran da alçaktır. İki aydır tehditleri devam eden kabadayılara, Şerafettin Bahadır için ve büyük bir travmaya maruz kalan kızı için hukuk önünde hesabı sorulacaktır.</p>
<p><strong>“Asgari ücretle yaşam savaşı verenleri 30 Haziran’da Gebze’de bizlerle birlikte olmaya çağırıyoruz”</strong></p>
<p>Son olarak ekonomik krizin en can yakıcı halinin yaşandığı bugünlerde, tarafımız elbette emekten ve emekçiden yana. Ezilen, hor görülen, mağdur olan kim varsa; sesi, soluğu, çığlığı olmaya devam edeceğiz. Bu nedenle yerel seçimlerden sonra bugüne kadar atanmayan öğretmenler ve mülakat mağdurları, emekliler, çay üreticileri ve buğday üreticileri için düzenlediğimiz mitinglerden sonra 30 Haziran&#8217;da Kocaeli&#8217;nde ‘Emek Mitingi’ düzenliyoruz. Asgari ücretle yaşam savaşı verenleri, hayat pahalılığı altında ezilenleri, yıllarca bu ülkenin ekonomisine katkı koyan emekçileri ve onların yaşadığı bu zulmü yüreklerinde hisseden herkesi 30 Haziran’da Kocaeli Gebze’de bizlerle birlikte olmaya çağırıyoruz.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/diyanet-bes-ayda-2-milyon-312-bin-asgari-ucretlinin-maasina-esit-harcama-yapti/">Diyanet, beş ayda 2 milyon 312 bin asgari ücretlinin maaşına eşit harcama yaptı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/diyanet-bes-ayda-2-milyon-312-bin-asgari-ucretlinin-maasina-esit-harcama-yapti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;li Deniz Yücel: “Dünyanın mülteci kampı, çöp konteyneri olduğumuz yetmedi, şimdi de ölüm ülkesi olduk”</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-dunyanin-multeci-kampi-cop-konteyneri-oldugumuz-yetmedi-simdi-de-olum-ulkesi-olduk/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-dunyanin-multeci-kampi-cop-konteyneri-oldugumuz-yetmedi-simdi-de-olum-ulkesi-olduk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Apr 2024 09:17:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=35914</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, İzmir Aliağa’ya söküm işlemleri için getirilen İtalyan donanmasına ait üç deniz altı ve dört askeri gemiyi soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye “Gemilerin tehlikeli madde envanter raporu ve &#8216;gas free&#8217; belgeleri var mıdır? Asbest ve tehlikeli atık analizleri yapılmış mıdır” diye soran Yücel, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-dunyanin-multeci-kampi-cop-konteyneri-oldugumuz-yetmedi-simdi-de-olum-ulkesi-olduk/">CHP&#8217;li Deniz Yücel: “Dünyanın mülteci kampı, çöp konteyneri olduğumuz yetmedi, şimdi de ölüm ülkesi olduk”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="left">CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, İzmir Aliağa’ya söküm işlemleri için getirilen İtalyan donanmasına ait üç deniz altı ve dört askeri gemiyi soru önergesiyle TBMM gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’ye “Gemilerin tehlikeli madde envanter raporu ve &#8216;gas free&#8217; belgeleri var mıdır? Asbest ve tehlikeli atık analizleri yapılmış mıdır” diye soran Yücel, “Dünyanın mülteci kampı olduğumuz yetmedi, çöp konteyneri olduğumuz yetmedi, şimdi de ölüm ülkesi olduk” dedi.</p>
<p>CHP Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel, İzmir Aliağa’ya söküm işlemleri için getirilen İtalyan donanmasına ait üç denizaltı ve dört askeri gemiyle ilgili Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki’nin yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı yönelik soru önergesi verdi. Yücel, soru önergesinde şunları kaydetti:</p>
<p><strong>&#8220;YEREL SEÇİMLERDE UMDUĞUNU BULAMAYAN İKTİDAR İZMİR&#8217;E ACIMAMIŞ&#8221;</strong></p>
<p>“Aliağa’da Gemi Söküm Yönetmeliği’ni uygulamak yerine, işçi sağlığını hiçe sayan, bölgeyi çevre felaketine sürükleyen bir anlayışın hâkim olmasının nedeni nedir? Dünya kamuoyu bu donanma gemilerine ölüm gemileri diyor. Biz ise güzel İzmir’i ve halk sağlığını tehlikeye atıp bu işe, ev sahipliği yapıyoruz. Anlaşılan, yerel seçimlerde umduğunu bulamayan iktidar İzmir’e acımamış. Dünyanın mülteci kampı olduğumuz yetmedi, çöp konteynırı olduğumuz yetmedi, şimdi de ölüm ülkesi olduk. İktidarın gözünde insan hayatının hiç mi değeri yok? Radyasyon tehlikesi var mı yok mu bakılmadan, bunun ölçümü yapılmadan, çevreye verilen zararı hesaba katmadan, işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini düşünmeden, böylesine tehlikeli bir karara nasıl imza atarlar?</p>
<p><strong>&#8220;İZMİR&#8217;DE &#8216;BEN YAPTIM OLDU&#8217; ANLAYIŞINA GEÇİT YOK&#8221;</strong></p>
<p>İzmir’de ‘ben yaptım oldu’ anlayışına geçit yok. Belediyelerin aynı zamanda, çevre ve insan sağlığını etkileyen olumsuz durumlarda denetim yapmak gibi bir görevi de vardır. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay da üzerine düşen görevi yerine getirmiş, gereken açıklamayı yapmıştır. Elbette ki bu konuda çevre ve insan sağlığını gözeten müdahaleleri olacaktır.</p>
<p>İtalyan donanmasına ait üç denizaltı ile dört askeri gemi, sökümü yapılmak üzere Aliağa tersanelerine getirilmiştir. Maalesef bu gemilerle ilgili olarak da tam bir belirsizlik vardır. Söküm için getirilen gemilerle ilgili yönetmelikte yer alan tedbirlerin tersanedeki şirketler tarafından uygulanıp uygulanmadığı, tehlikeli atık envanter raporlarının gerçeğe uygun şekilde hazırlanıp hazırlanmadığı belli değildir. Bakanlığınız tarafından da şimdiye kadar konuyla ilgili bir açıklama yapılmamıştır.</p>
<p>Gemi sökümünde kullanılan basınçlı kaplar, kaldırma araç, gereç ve teçhizatlarının kontrollerinin de bu kapsamda titizlikle yapılması gerekmektedir. Aliağa’daki bu kontrolsüz ve denetimsiz işleyiş, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından büyük riskleri beraberinde getirmekte, çevre kirliliği açısından da Aliağa bir felakete doğru sürüklenmektedir. Dünya Denizcilik Örgütü tarafından &#8216;yeşil endüstri&#8217; olarak kabul edilen gemi söküm işleri ülkemizde ilgili yönetmeliklerin uygulanmaması, yeterli ve etkin denetimlerin yapılmaması nedeniyle ‘çevre katliamına’ dönüşmüş durumdadır.”</p>
<p>Yücel, Bakan Özhaseki’ye şu soruları yöneltti:</p>
<p>&#8220;İzmir Aliağa İlçesi’nde bulunan gemi söküm bölgesinde kaç firma faaliyet göstermektedir?</p>
<p>Bu firmaların denetimleri ne sıklıkla ve hangi esaslar çerçevesinde yapılmaktadır? Bu firmalarda toplam kaç işçi çalışmaktadır?</p>
<p>Bu firmaların en son denetimleri hangi tarihte yapılmıştır? Bu denetimler sonucunda tespit edilen eksiklikler nelerdir?</p>
<p>Bu firmalara uygulanan teftişler sonucunda son 5 yılda hangi idari ve cezai yaptırımlar uygulanmıştır?</p>
<p>Bakanlığınızca İtalyan donanmasına ait üç denizaltı ile dört askeri gemisinin Aliağa’da söküm işleminin yapılmasına ne zaman izin verilmiştir?</p>
<p>İtalya’dan Aliağa’ya getirilen gemilerin, tehlikeli madde envanter raporu ve &#8216;gas free&#8217; belgeleri var mıdır?</p>
<p>İtalya’dan Aliağa’ya getirilen gemilerin asbest ve tehlikeli atık analizleri yapılmış mıdır?</p>
<p>Aliağa’da &#8216;Gemi Söküm Yönetmeliği&#8217;ni uygulamak yerine, işçi sağlığını hiçe sayan, bölgeyi çevre felaketine sürükleyen bir anlayışın hâkim olmasının nedeni nedir?&#8221;</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-dunyanin-multeci-kampi-cop-konteyneri-oldugumuz-yetmedi-simdi-de-olum-ulkesi-olduk/">CHP&#8217;li Deniz Yücel: “Dünyanın mülteci kampı, çöp konteyneri olduğumuz yetmedi, şimdi de ölüm ülkesi olduk”</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-dunyanin-multeci-kampi-cop-konteyneri-oldugumuz-yetmedi-simdi-de-olum-ulkesi-olduk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;li Deniz Yücel: &#8220;Unutmayın ki ilk genel seçimler de ıstakoz sofralarınızın sonu olacak.&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-unutmayin-ki-ilk-genel-secimler-de-istakoz-sofralarinizin-sonu-olacak/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-unutmayin-ki-ilk-genel-secimler-de-istakoz-sofralarinizin-sonu-olacak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 Apr 2024 16:59:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[CHP haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=35798</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, partisinin MYK toplantısının ardından açıklama yaptı. Yücel, “Sanmayın ki, bu milli irade gasbına sessiz kalacağız. Sanmayın ki Hatay’dan vazgeçtik. Biz bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün &#8216;şahsi meselem&#8217; dediği Hatay, her bir Cumhuriyet Halk Partilinin şahsi meselesidir ve Hatay halkının iradesine bu anlayışla her zaman sahip çıkılacaktır. Hatay [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-unutmayin-ki-ilk-genel-secimler-de-istakoz-sofralarinizin-sonu-olacak/">CHP&#8217;li Deniz Yücel: &#8220;Unutmayın ki ilk genel seçimler de ıstakoz sofralarınızın sonu olacak.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="LEFT">CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, partisinin MYK toplantısının ardından açıklama yaptı. Yücel, “Sanmayın ki, bu milli irade gasbına sessiz kalacağız. Sanmayın ki Hatay’dan vazgeçtik. Biz bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün &#8216;şahsi meselem&#8217; dediği Hatay, her bir Cumhuriyet Halk Partilinin şahsi meselesidir ve Hatay halkının iradesine bu anlayışla her zaman sahip çıkılacaktır. Hatay seçimlerine şaibe bulaşmıştır. Var olan bu kanunsuzluklar nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu tarafından Hatay seçimlerinin derhal iptal edilerek yenilenmesine karar verilmesi gerekmektedir” dedi. AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın ıstakoz paylaşımı hakkında da konuşan Yücel, “Bu görgüsüzlüğün, bu eşitsizliğin ve haksızlığın akıllara getirdiği Tevfik Fikret’in şiirinde de dediği gibi &#8216;Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin&#8217;. Ama unutmayın ki ilk genel seçimler de ıstakoz sofralarınızın sonu olacak” diye konuştu.</p>
<p>CHP MYK, CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında toplandı. Toplantının ardından Parti Sözcüsü Deniz Yücel, açıklama yaptı.</p>
<p>12 Nisan Cuma günü teleferik kazası sonucu hayatını kaybeden yurttaşın ailesine başsağlığı dileyerek sözlerine başlayan Deniz Yücel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’n talimatıyla Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır&#8217;ın başkanlığında CHP heyetinin olay günü Antalya’ya hareket ettiğini hatırlatarak “Bu üzücü kaza ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında dün gece, Kepez Belediye Başkanımız Mesut Kocagöz hakkında tutuklama kararı verildi. Süreç, partimiz tarafından yakından takip ediliyor. Bu ülkede 7’si çocuk 25 kişinin öldüğü Çorlu Tren kazasında sorumlu kamu görevlileri, bırakın cezalandırılmayı ödüllendirilirken, onlarca madencimizin hayatını kaybettiği Amasra maden kazasındaki baş sorumlular hakkında aylarca soruşturma izni verilmezken, İliç&#8217;te toprak kayması sonucu meydana gelen faciada sorumlular korunurken, dün gece gelen tutuklama kararı şüphesiz, siyasi bir karardır” dedi.</p>
<p><strong>“BU SORUŞTURMAYI SİYASETLE İLİŞKİLENDİRMEYE ÇALIŞANLAR KARŞILARINDA CHP’Yİ GÖRECEKTİR”</strong></p>
<p>Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün 28 Kasım 2023 tarihinde belediye başkanlığına adaylık başvurusu yapmak için belediye iştiraki ANET Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan ve Genel Müdürlüğü’nden istifa ettiğini belirten Yücel, “İstifadan sonra işletmede defalarca denetim yapılmıştır. Ancak; bu acı olaydan bile siyasi rant devşirmeyi hedefleyen, partimizi karalamaya çalışanlar öncelikle şunu anlamalıdır: Kazada sorumluluğu olan herkes, tarafsız ve bağımsız yargı önünde hesap vermeli ve hak ettiği cezayı almalıdır. Kuşkusuz kazada dahli olan kim varsa kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Bu bizim kırmızı çizgimizdir. Ancak bu soruşturmayı, siyasetle ilişkilendirmeye çalışanlar, karşılarında Cumhuriyet Halk Partisi&#8217;ni görecektir” diye konuştu.</p>
<p><strong>“BİZ BU HUKUKSUZLUĞUN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”</strong></p>
<p>Hatay’daki seçimlerin iptal edilmesi çağrısında da bulunan Yücel, “Sanmayın ki, bu milli irade gasbına sessiz kalacağız. Sanmayın ki Hatay’dan vazgeçtik. Kurucu liderimizin şahsi meselesi bizim de şahsi meselemizdir. Biz bu hukuksuzluğun peşini bırakmayacağız. Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün &#8216;şahsi meselem&#8217; dediği Hatay, her bir Cumhuriyet Halk Partilinin şahsi meselesidir ve Hatay halkının iradesine bu anlayışla her zaman sahip çıkılacaktır. Hatay seçimlerine şaibe bulaşmıştır. Var olan bu kanunsuzluklar nedeniyle Yüksek Seçim Kurulu tarafından Hatay seçimlerinin derhal iptal edilerek yenilenmesine karar verilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>“AKP İKTİDARI SAATLERCE NE DİYECEĞİNİ BİLEMEDİ”</strong></p>
<p>İran ve İsrail arasında yaşanan son gerilime de değinen Yücel, AKP’yi eleştirerek “AKP iktidarı, saatlerce ne diyeceğini bilemedi… Bu önemli gelişmeler karşısında başta Dışişleri Bakanı olmak üzere tek bir yetkilinin dahi bu konuda, uzun süre bir açıklama yapmaması, ülkemizin dış politika hanesine eksi puan yazılmıştır. Füze ve roket atılıyor, &#8216;saldırı&#8217; bile diyemiyorlar. &#8216;Adım&#8217; ya da &#8216;hamle&#8217; diyorlar… CHP olarak bizim tavrımız net&#8230; Biz Filistinlilerin ve tüm mazlum halkların yanındayız. Ortadoğu&#8217;da gerilimi yükseltecek tüm politikaların da karşısındayız. Tüm ülkelerin itidalli davranmasını istiyoruz. Böyle bir ortamda, hiç şüphesiz, ülkemizin ve partimizin kurucusu Büyük Önder Atatürk’ün bize gösterdiği &#8216;Yurtta Barış Dünyada Barış&#8217; anlayışı ile hareket edilmelidir” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>“AKP MİLLETVEKİLİ ŞEBNEM BURSALI’NIN YEDİĞİ ISTAKOZUN HESABIYLA 1 AY GEÇİNMEK ZORUNDA OLAN AİLELER VAR”</strong></p>
<p>AKP İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı’nın ıstakoz paylaşımı hakkında da konuşan Yücel, “AKP milletvekili Şebnem Bursalı’nın yediği ıstakozun hesabıyla 1 ay geçinmek zorunda olan aileler var bu ülkede. Önümüzde Kurban Bayramı var… Bakalım 2 ay sonra, halkı küçümsemek adına neler yapacaklar. Kibir abidesi AKP&#8217;liler bu kez hangi görgüsüz davranışlarıyla gündem olacaklar, bekliyoruz… Bu görgüsüzlüğün, bu eşitsizliğin ve haksızlığın akıllara getirdiği Tevfik Fikret’in şiirinde de dediği gibi &#8216;Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin, doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin&#8217;. Ama unutmayın ki ilk genel seçimler de ıstakoz sofralarınızım sonu olacak” dedi.</p>
<p><strong>“İŞİMİZ GÜCÜMÜZ TÜRKİYE”</strong></p>
<p>“Partimizde başlattığımız değişim rüzgârı artık ülkemizde de esmeye başladı” diyen Yücel konuşmasını şöyle sonlandırdı:</p>
<p>“Cumhuriyet Halk Partisi’ni, yerel seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi yapan halkımız, inanıyoruz ki ilk genel seçimlerde de bize aynı gururu yaşatacak.</p>
<p>Değerli arkadaşlar, Buradan partim adına, partimin çeşitli kademelerinde görev yapan her bir ferdi adına söz veriyorum. Cumhuriyet Halk Parti’sinde kibirin en ufak bir emaresini dahi görmeyeceksiniz. Halkın verdiği oyları rahatlama sebebi olarak gören bir irade değil, aksine omuzlarımızda artan yükün farkında olarak ve fakat gururla taşıyarak doğru bildiği yolda durmaksızın ilerleyen bir irade göreceksiniz. Bu seçimlerde yaktığımız meşaleyi, hiç söndürmeden, değişim inancı ve gücü ile Türkiye İttifakı için çalışmaya devam edeceğiz. İşimiz gücümüz Türkiye” bizim için sadece bir seçim sloganı değildir.<br />
Sadece seçimde değil her gün için “İşimiz gücümüz Türkiye!” diyorum.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-unutmayin-ki-ilk-genel-secimler-de-istakoz-sofralarinizin-sonu-olacak/">CHP&#8217;li Deniz Yücel: &#8220;Unutmayın ki ilk genel seçimler de ıstakoz sofralarınızın sonu olacak.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-unutmayin-ki-ilk-genel-secimler-de-istakoz-sofralarinizin-sonu-olacak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP&#8217;li Deniz Yücel: &#8220;&#8216;Faiz sebep, enflasyon sonuç&#8217; gibi cin fikirleri olan Sayın Erdoğan, ülkeyi batırdı.&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-faiz-sebep-enflasyon-sonuc-gibi-cin-fikirleri-olan-sayin-erdogan-ulkeyi-batirdi/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-faiz-sebep-enflasyon-sonuc-gibi-cin-fikirleri-olan-sayin-erdogan-ulkeyi-batirdi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jan 2024 17:14:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=31780</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “Dün politika faizi 250 baz puan arttırıldı ve yüzde 45&#8217;e yükseltildi. Ne demişti Erdoğan, ‘Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez, faiz devamlı düşecektir. Göreceksiniz enflasyon da faizle birlikte düşecek.’ Bunu defalarca söyledi. Ve en son 14 Mayıs seçimlerinden kısa bir süre önce bir kez daha söyledi. Ama ne faiz düştü, ne [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-faiz-sebep-enflasyon-sonuc-gibi-cin-fikirleri-olan-sayin-erdogan-ulkeyi-batirdi/">CHP&#8217;li Deniz Yücel: &#8220;&#8216;Faiz sebep, enflasyon sonuç&#8217; gibi cin fikirleri olan Sayın Erdoğan, ülkeyi batırdı.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, <strong>“</strong>Dün politika faizi 250 baz puan arttırıldı ve yüzde 45&#8217;e yükseltildi. Ne demişti Erdoğan, ‘Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez, faiz devamlı düşecektir. Göreceksiniz enflasyon da faizle birlikte düşecek.’ Bunu defalarca söyledi. Ve en son 14 Mayıs seçimlerinden kısa bir süre önce bir kez daha söyledi. Ama ne faiz düştü, ne de enflasyon düştü. Bu sözler söylenirken faiz yüzde 8,5’tu, enflasyon yüzde 45,5. 9 ayda faiz de, enflasyon da düşmedi, aksine fırladı. ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ gibi cin fikirleri olan Sayın Erdoğan, ülkeyi batırdı” dedi.</p>
<p>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, bugün parti genel merkezinde yapılan MYK toplantısının gündemi ile ilgili açıklama yaptı. Yücel, şunları söyledi:</p>
<p><strong>“EMEKLİLERE BİR DÜŞMANLIĞIN MI VAR?: </strong>MYK toplantımız devam ediyor. Gündemimizde yerel seçimler dışında; ülkenin, vatandaşın gündemi ve vatandaşın sorunlarına için değerlendirmeler ve tespitler de yapıyoruz. Ülkemizdeki ekonomik buhran, dar gelirli vatandaşlarımızı nefes bile alamaz hale getirdi. Vatandaşta para yok, cepleri bomboş. İnsanlar ümitsiz, toplumun büyük bir kesimi geleceğe kaygı ile bakıyor. Ya bankalardan yüksek faizle kredi çekiyorlar, ya da kredi kartlarına yükleniyorlar. Çünkü hayatlarını idame ettirmeleri için başka çareleri yok. Borcu borçla kapatmaya çalışıyorlar. Son verilere göre vatandaşın kredi borcu, 3 trilyona yaklaştı. Tüketicilerin bankalara olan borcu son 1 ayda 152 milyar lira arttı. Bireysel kredi kartı borçları geçtiğimiz yıla göre yüzde 157 artarak 1 trilyon 200 milyara yükseldi. Borçlar arttıkça icra dairelerindeki dosyalar artıyor. Resmi verilere göre son 20 günde icra dosyaları yüzde 15 oranında arttı. Bireysel kredi kartı borçları geçtiğimiz yıla göre yüzde 157 artarak 1 trilyon 200 milyara yükseldi. Borçlar arttıkça icra dairelerindeki dosyalar da artıyor. Resmi verilere göre son 20 günde icra dosyaları yüzde 15 oranında arttı. Bu çok ciddi bir oran. Bu ülkede her 4 vatandaştan biri, borcu nedeniyle icralık. İşte 22 yıldır iktidarda olan AKP hükümetlerinin ülkeyi getirdiği ekonomik tablo bu. Hal böyle iken Sayın Erdoğan, büyük bir pişkinlikle en düşük emekli maaşını sanki bir müjdeymiş gibi 10 bin lira olarak duyurdu. Herhalde, utanma duygusunu da kaybetmiş olacak ki, üstüne bir de 2024’ü ‘Emekli Yılı’ ilan etti. Emeklilerle ne derdin var Sayın Erdoğan? Emeklilere düşman mısın sen?</p>
<p><strong>ERDOĞAN İTİBARDAN TASARRUF ETMEYECEK DİYE İNSANLAR, ÇÜRÜK MEYVE SEBZE TOPLUYOR: </strong>Bir kilo etin fiyatı 500 liraya dayanmış. En ucuzunu alayım deseniz bile, 1 kilo peynirin fiyatı 200 lira olmuş. Bir litre süt 30 lira. Patatesin kilosu 20, soğanın 10 lira olmuş. Meyve sebze fiyatları el yakıyor. Kira artışlarını, elektrik, su, doğalgaz faturalarını söylemiyorum bile. Sayın Erdoğan itibardan tasarruf etmeyecek diye bu ülkede insanlar, pazar tezgahlarından çürük meyve sebze topluyor. Saray itibardan tasarruf etmeyecek diye vatandaşlarımız ucuza ekmek alabilmek için sabahın kör karanlığında saatlerce kuyrukta bekliyor. Saraya ve yandaşlarına akan kaynaklar, iş emeklilere gelince birdenbire kesiliveriyor.</p>
<p><strong>‘ARTIK YETER’ DİYELİM:</strong> AKP, bütün emekli maaş zamlarını eşitleyerek sorunu çözmüş gibi yapmaya çalışıyor. Ama yüzde 127’lik enflasyon karşısında verdiğiniz ek yüzde 7’lik zam, cebe girmeden buharlaşıp gidiyor. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel haftalık grup toplantısında söyledi: 2002 yılında, en düşük emekli maaşı asgari ücretin yüzde 147’si kadardı, bugün yüzde 44’ü kadar. Emekliler de bu ülkenin vatandaşı. Emeklilerin de aileleri var. Emeklileri yok sayan, onları açlığa, sefalete, yokluğa ve yoksulluğa mahkûm eden anlayışı reddediyoruz.  Emeklilere sesleniyorum: Gelin bu anlayışı sandığa gömelim. Sizlere açlığı, yokluğu ve yoksulluğu reva gören bu anlayışa sandıkta ders verelim. Emekli yakınlarına sesleniyorum: Yıllarca emek verip, alın teri döküp sizleri büyüten, okutan, meslek sahibi yapan, hayata hazırlayan annelerinize, babalarınıza, büyüklerinize bu yokluk ücretini reva gören anlayışa ‘artık yeter’ diyelim.  Biz emeklilerin haklarını savunmaktan, yaşadıkları mağduriyeti dile getirmekten vazgeçmeyeceğiz. Bir kez daha söylüyoruz. Emeklilerimizin insan onuruna yaraşır bir hayat sürmesi için en düşük emekli maaşı en az asgari ücret kadar olmalıdır. Aylık bağlama oranlarında ve katsayılarda adaletsizliğe son verilmeli, emekliler yıllar boyunca verdikleri emeğin karşılığını hakkıyla ve layıkıyla, eksiksiz bir şekilde almalıdır.</p>
<p><strong>HALK, HER GÜN AÇLIKLA SINANIYOR: </strong>Ülkede ağır ekonomik koşullar altında ezilenler, sadece emekliler değil. Toplumun tüm kesimlerinde yoksulluk derinleşiyor. Yapılan araştırmalar, gıda fiyatlarındaki artışın ‘açlık riskini’ günden güne arttırdığını gösteriyor. Açlık sınırı, 17 bin 2 liralık asgari ücreti geçti. Halk, her gün açlıkla sınanıyor.</p>
<p><strong>PARA POLİTİKALARI AÇISINDAN EN ÖNEMLİ DEVLET KURUMLARINDAN BİRİNİN MAGAZİNEL KONULARLA GÜNDEME GELMESİ ÜLKEMİZİN İTİBARINI ZEDELEYEN CİDDİ BİR SORUNDUR: </strong>Ama son 1 haftadır konuşulan, Merkez Bankası Başkanı ve ailesinin pembe dizi kıvamındaki maceraları. Merkez Bankası Başkanı, göreve geldiği günden bu yana para politikaları ve ekonomide attığı adımlar yerine gafları, ailesi ve kendisine sağlanan ayrıcalıklarla gündeme geldi. Bir ülkenin Merkez Bankası Başkanının bu tarz haberlerle anılması; başta o ülkenin ekonomisi ve o ülkede yaşayan insanlar olmak üzere kimseye fayda sağlamaz. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın, kurumsal yapısına ve ciddiyetine zarar verilmesi para politikaları açısından en önemli devlet kurumlarından birinin, magazinel konularla gündeme gelmesi, ülkemizin itibarını zedeleyen ciddi bir sorundur. Kendi içindeki hesaplaşmaları, kamuoyu önünde bir güç savaşına dönüştüren AKP’nin tek yaptığı, ülkemizin itibarını zedelemektir.  Her zamanki gibi AKP, kendi istikbalini, ülkenin istikbalinden önde tutuyor. Bu çekişmelerden yine halkımız zarar görüyor.</p>
<p><strong>‘FAİZ SEBEP, ENFLASYON SONUÇ’ GİBİ CİN FİKİRLERİ OLAN ERDOĞAN, ÜLKEYİ BATIRDI: </strong>Dün politika faizi 250 baz puan arttırıldı ve yüzde 45&#8217;e yükseltildi. Ne demişti Erdoğan, ‘Bu kardeşiniz iktidarda olduğu sürece faiz yükselemez, faiz devamlı düşecektir. Göreceksiniz enflasyon da faizle birlikte düşecek.’ Bunu defalarca söyledi. Ve en son 14 Mayıs seçimlerinden kısa bir süre önce bir kez daha söyledi. Ama ne faiz düştü, ne de enflasyon düştü. Bu sözler söylenirken faiz yüzde 8,5’tu, enflasyon yüzde 45,5. 9 ayda faiz de, enflasyon da düşmedi, aksine fırladı. ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ gibi cin fikirleri olan Sayın Erdoğan, ülkeyi batırdı.</p>
<p><strong>AKP, ÇÖKEN SAĞLIK SİSTEMİ KONUSUNDA ÜÇ MAYMUNU OYNUYOR: </strong>Bir ülke düşünün, vatandaşları hastalıktan kırılıyor, doktora gitmek istese randevu alamıyor, randevu alsa bile ilaç bulamıyor. Bir yandan Türk Tabipler Birliği, ‘ameliyathaneler doldu, virüs günden güne yayılıyor’ açıklamaları yapıyor. Diğer yandan AKP’li rektörden ‘Randevu almak için torpil yaptırıyorum’ açıklaması geliyor. Acil servislerin kırmızı alanlarında boş sandalye kalmadı. Vatandaşlarımız eczanelerde muadil ilaç bile bulamıyor. Tüm dünya virüs alarmı verirken AKP, çöken sağlık sistemi konusunda üç maymunu oynuyor. İşte AKP Türkiye’sinde sağlıkta geldiğimiz son nokta bu. Yurttaş ne şehir hastanelerinden ne de kamu hastanelerinden randevu alamıyor. Sistem kilitlenmiş durumda. Sistem işlemiyor.</p>
<p><strong>ŞİMDİ DE ERDOĞAN’IN HAYALLERİNİ SATIYORLAR: </strong>‘Satmak’ AKP’de o kadar alışkanlık haline geldi ki satmadan duramıyorlar. Şimdi de Erdoğan’ın hayallerini satıyorlar. Erdoğan’ın ‘hayalim’ dediği şehir hastanelerini Arap yatırımcılara satıyorlar. Körfez&#8217;den bir Arap yatırımcı ile şehir hastanesi satışı için görüşmeler devam ediyor, diğer projelerin satışının da bu satışı takip edebileceği söyleniyor. Kendi projelerini Arap sermayesine peşkeş çekecek noktaya gelen iktidarın, ‘Sağlıkta Devrim’ söylemleri çoktan çökmüş durumda. Artık sağlıkta çöküş dönemi başladı. AKP’nin yıllardır uyguladığı kin ve nefret siyasetiyle, ekonomik dengeleri allak bullak etmesiyle, vatandaşın ruh sağlığını bozduğu yetmedi, şimdi de beden sağlığına kastediyor.</p>
<p><strong>ÖZGÜR ÖZEL’E VERİLMEYEN İZİN HAMZA DAĞ’A NEDEN VERİLDİ: </strong>AKP iktidarının yıllardır uyguladığı, ‘Bendensin, benden değilsin’ diyerek toplumu kamplaştıran, kutuplaştıran, ayrıştıran ve insanların siyasi duruşlarına ve tercihlerine göre, onlara farklı muamele yapan, onlara çifte standart uygulayan siyaset anlayışının bir örneğini de geçtiğimiz günlerde İzmir’de yaşadık. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in genel başkan seçilmesinin ardından 7 Kasım 2023’te, Manisa programı için İzmir’e ilk gelişinde, onu büyük bir heyecan ve coşkuyla karşılamak isteyen parti örgütümüz ve İzmirli hemşehrilerimiz için İzmir İl başkanlığımız Adnan Menderes Havalimanında bir hazırlık yaptı. Genel Başkanımızın vatandaşlara seslenebilmesi için bir platform ve ses düzeni kurulmasını istedik, ancak İzmir Valiliği güvenlik gerekçesiyle izin vermedi. İl başkanlığımız da devleti temsil eden, Valiliğinin sözüne güvendi ve yasağa uydu. Ancak 20 Ocak’ta yaşanan olayla çifte standardı gördük. Türkiye Cumhuriyeti’nin Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanına verilmeyen izin, AKP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayına verildi. Buradan İzmir Valiliği’ne soruyorum: Sayın Özgür Özel’e verilmeyen izin Sayın Hamza Dağ’a neden verildi? Siz devletin valisi misiniz, yoksa AKP’nin valisi misiniz? Eğer devletin valisiyim diyorsanız, bu olayla ilgili soruşturma başlattınız mı?  Eğer AKP’nin Valisiyim diyorsanız bunu mertçe söylemeye cesaretiniz var mı? Parti devleti kafasıyla, yandaş gibi hareket eden İzmir Valiliği bu konuyla ilgili derhal bir açıklama yapmak zorundadır.</p>
<p><strong>AKP’NİN SEÇİMLERİ, DEVLETİN HER TÜRLÜ İMKANLARINDAN YARARLANARAK YÜRÜTECEĞİ, ŞİMDİDEN GÖRÜLÜYOR: </strong>AKP’nin 31 Mart Yerel Seçimlerini, devletin her türlü imkanlarından yararlanarak yürüteceği, şimdiden görülüyor. Hava alanlarında kurulan platformlar sizin olsun. Bizim derdimiz Türkiye. O yüzden bu yaptıklarınız sizi kurtarmaya yetmeyecek. Biz, her türlü engellemenize rağmen başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere CHP’li belediyelere yenilerini ekleyerek sosyal belediyeciliği tüm Türkiye’ye yayacağız.</p>
<p><strong>KUMPAS SENARYOLARINIZ İMAMOĞLU’NA VIZ GELİR, TIRIS GİDER: </strong>İzmir’de bunlar yaşanıyorken İstanbul’da AKP’nin siyaset yapma biçiminin ne kadar kirli, ne kadar etik ve ahlaki değerlerden ne kadar yoksun olduğunu gösteren başka bir olay yaşandı. İstanbul’u kaybetmeyi içine sindiremeyen AKP, Sayın Ekrem İmamoğlu’nu karalamak için bir halk otobüsünü stüdyoya çevirmiş, oyuncular ayarlamış, bir senaryo yazmış ve sanki halk otobüsü arıza yapmış, vatandaş mağdur olmuş gibi bir film çekiyor. Amaç ne? İstanbul Büyükşehir Belediyesini ve Ekrem İmamoğlu’nu karalamak, başarısız göstermek. İnsan azıcık utanır. Sizin bu kumpas senaryolarınız, İstanbul’da gerçek insanlarla, gerçek hayatlar üzerinden gönül bağı kuran Sayın İmamoğlu’na vız gelir tırıs gider.</p>
<p><strong>YİNE AYNI SONUÇLA, AYNI İSİMLE KARŞILAŞACAKSINIZ: </strong>Görüyoruz ki; Cumhur İttifakı’nın; adil ve eşit şartlarda bir seçim yapmaya cesareti yok. Mühürsüz oy pusulalarıyla Anayasa’yı değiştiren, ‘Hiçbir şey olmasa da mutlaka bir şey olmuştur’ gibi zeka küpü bir gerekçeyle, aynı zarfın içindeki İlçe belediye başkanlığı, meclis üyeliği ve muhtarlık pusulalarını geçerli sayıp Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal ettiren AKP bizi şaşırtmıyor. 85 milyonun vergilerinden oluşan kamu kaynaklarını sınırsız bir şekilde kendi seçim propagandalarında kullanıyorlar. Bakanların her biri İstanbul’da geziyor. İsterseniz mahalle mahalle, sokak sokak gezin yine aynı sonuçla aynı isimle karışılacaksınız. Yine CHP kazanacak yine İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olacak.</p>
<p><strong>ÇEKİN O KİRLİ ELLERİNİZİ ÇOCUKLARIMIZIN ÜZERİNDEN: </strong>‘Lüks’ deyince akla ilk gelen kurum olan Diyanet, ilkokul öğrencilerine yönelik ‘Genç Gönüller, Çocuk Gönüllerle Buluşuyor’ adı altında yeni bir proje geliştirmiş. Yine laik eğitim sistemine darbe niteliğinde, yeni bir Diyanet Projesiyle karşı karşıyayız. 3. ve 4’üncü sınıfa giden öğrenciler, manevi danışmanlarla buluşacak. Ev ödevleri yapılacak. Öğrenciler öğle namazını kılıp evine dönecek. Eğitim etkinliklerini ve değerlendirme toplantılarını lüks otellerde yaparlar, çocuklara gelince de namaz kıldırıp evlerine gönderirler. Çocuklar için ceplerinden para harcamak akıllarından geçmez. Diyanet üzerinden eğitimi dizayn etme projelerinizden artık bıktık. Çocuklarımızı aklın ve bilimin ışığında çağdaş, laik eğitim sisteminden uzaklaştırarak, toplumsal yapıyı istediğiniz şekle sokma çabanızın farkındayız. Çekin o kirli ellerinizi çocuklarımızın üzerinden. Çekmezseniz ne olur? Onu da size merhum Uğur Mumcu’nun sözleriyle anlatayım: ‘Hangi iktidar din sömürüne dayanmış, mutlaka yıkılmıştır. Her kim ki, din sömürüsünü kullanır, belki bir süre yararlı olur ama sonunda mutlaka seçim sandığında yenilgiye uğrar. Halk affetmiyor.’ Ne güzel söylemiş Uğur Mumcu.</p>
<p><strong>AKP İKTİDARINI DA HALK AFFETMEYECEK:</strong> Dini; şatafatla birleştiren, lüks otellere, makam arabalarına alet eden, çocukların aydınlık geleceğine karanlık gibi çöken AKP iktidarını da halk affetmeyecek. ‘Ben Atatürkçüyüm…  Ben Cumhuriyetçiyim… Ben Laikim… Ben antiemperyalistim… Ben tam bağımsız Türkiye’den yanayım… Ben insan hakları savunucusuyum… Ben terörün karşısındayım… Ben yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım… Öyleyse vurun, parçalayın, her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır…’ diyen Uğur Mumcu’yu saygıyla, minnetle ve rahmetle anıyorum. Ocak ayı bizden koparılan kıymetli isimlerle doludur.  Bu yüzden bizim için hüzünlü bir aydır. Siyasi nezaketiyle iz bırakan, sosyal demokrasinin önemli isimlerinden, eski Dışişleri Bakanımız İsmail Cem’i de saygıyla ve rahmetle anıyoruz.</p>
<p><strong>CİNAYETİN, SUİKASTIN MERTÇESİ OLMAZ: </strong>‘Biz, geçmişimizde siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi’ cümlesini söylemek, bu cümleyi söyleyebilecek noktaya gelmek inanın çok korkunç. Cinayetin, suikastın mertçesi olmaz. Tıpkı Uğur Mumcu gibi Gaffar Okkan da namertçe katledildi. Diyarbakır’ın Diyarbakırspor’un Gaffar Babası’nı katledilişinin 23. yıldönümünde saygıyla ve rahmetle anıyoruz. Suikast her ne kadar faili meçhul olarak kayıtlara geçse de katiller de belli, yardım ve yataklık yapanlar da… Ve o zihniyetin bugünkü siyasi uzantıları da, onları meclis taşıyanlar da…</p>
<p><strong>FAİLİ BELLİ, FAİLE KALKAN OLANLAR BELLİ. MEÇHUL OLAN TEK ŞEY AKP’NİN ADALETİ: </strong>Bugüne baktığımızda yine kalleşçe, namertçe gerçekleştirilen Sinan Ateş suikastını görüyoruz. Sokak ortasında katledilişinin üzerinden tam 1 yıl geçti. Yine aynı senaryo. Faili belli, faile kalkan olanlar belli. Meçhul olan tek şey AKP’nin adaleti.”</p>
<p><strong>“SAYIN KILIÇDAROĞLU’NA YAKINLIK VEYA UZAKLIKLA İLGİLİ BİR KRİTER ASLA VE ASLA SÖZ KONUSU DEĞİLDİR”</strong></p>
<p>Deniz Yücel, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. CHP’li Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin partiden istifa ettiğini açıkladığının anımsatılması üzerine, Yücel; şunları söyledi:</p>
<p>“İstifa tek taraflı bir irade beyanıdır. Bize ulaşan böyle bir bilgi yok. İstifa ettiği iddia edilen Sayın İlgezdi’den bunu teyit edebilirsiniz, bize ulaşan böyle bir bilgi yok… Bu konuda bir açıklama yapmamız gerekirse, yaparız. Böyle bir şey varsa, şu anda sizden öğreniyorum.”</p>
<p>Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile Mezitli ve Konyaaltı Belediye başkan adaylarının adaylıklarının geri çekileceği yönündeki iddiaların sorulması üzerine Yücel, “Ben, basın toplantısına başladığım sırada, MYK toplantımız devam ediyordu. MYK toplantımızda böyle bir gündem olmadı, olmadığını biliyorum” dedi.</p>
<p>Yücel, DEM Parti ile görüşmelere yönelik soruya, “TBMM’de temsil edilen her siyasi parti ile görüşürüz. DEM Parti de TBMM’de temsil edilen bir partidir. Bu demokrasinin gereğidir. Ancak onların belli seçim çevrelerinde, belli illerde, belli ilçelerde aday çıkarıp, çıkarmamaları kendi kararlarıdır, kendi tercihleridir. Bize düşen bir söz olmaz” yanıtını verdi. Yücel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in ‘DEM’li kafalar’ yönündeki açıklamasına da soru üzerine “Sözleri kendisini bağlar” karşılığını verdi.</p>
<p>CHP’nin İzmir ve ilçe adaylarının sorulması üzerine de Yücel, “İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayımızın, ilçe başkan adaylarımızın açıklanmamasının sebebi; partimizin yetkili kurullarının, organlarının, yetkililerinin titizlikle çalışma yapmalarıdır. İzmir’in ilçeleri ile ilgili bir tartışma olduğu konusunda bende herhangi bir bilgi yok. Benim ismimin geçmesi ile ilgili de herhangi bir bilgi yok. İzmir siyasetçisiyiz, İzmir milletvekiliyim, geçmişte il başkanlığı yaptım. Dolayısıyla İzmir ile ilgili herhangi bir konuda, çeşitli yakıştırmalar yapılabilir, bize ulaşan bir sorun, çatışma, çekişme söz konusu değildir” dedi.</p>
<p>Partisinden istifa eden Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin, “Son kurultayda Kılıçdaroğlu&#8217;nu destekleyenler tek tek partimizden tasfiye ediliyor” yönündeki sözlerinin anımsatılması üzerine de Yücel, şunları söyledi:</p>
<p>“Adaylar belirlenirken, bir kişiye yakınlık ya da uzaklık asla ve asla kriter olamaz. Hele hele Kemal Kılıçdaroğlu gibi CHP’nin uzun süre Genel Başkanlığını yapmış, Genel Başkanlık yaptığı sürede büyük başarılara imza atmış, Türk siyaset tarihinde geçmişte örneği olmayacak bir şekilde demokratik bir kurultay ile görevi şu andaki Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’e devretmiş bir kişiye yakınlık ya da uzaklığın kriter olması asla ve asla söz konusu değildir. Adaylar belirlenirken çeşitli kriterler vardır. Mevcut belediye başkanlarımızla ilgili memnuniyet anketleri, kamuoyu yoklamaları, o ilin, o ilçenin örgüt görüşleri, milletvekilleri, PM üyeleri, MYK üyeleri… Onların görüşleri süzgeçten, değerlendirmeden geçirilerek önce MYK’da görüşülür, ondan sonra da PM’de karar altına alınır. PM daha başlamadı. Sayın İlgezdi’nin adaylaşması veya adaylaşmaması ile ilgili herhangi bir karar da verilmiş değil. Sayın Kılıçdaroğlu’na yakınlık veya uzaklıkla ilgili bir kriter asla ve asla söz konusu değildir. Biz değişim sürecinde, Özel’in liderliğinde bu yola çıkarken; bu partinin şeffaf, demokratik, katılımcı ve ortak akılla yönetilmesi konusunda bir iddia ortaya koyduk. Adaylarımız da bu kriterlere uygun bir şekilde belirlenmektedir.”</p>
<p>PM’de İzmir adaylarının gündemde olup olmayacağı sorusuna da Yücel, “İller ile ilgili şu anda paylaşacağım bir bilgi yok. Ancak 200’ün üzerinde seçim çevresi ile ilgili aday açıklama konusunda hazırlık var. Nihai kararı verecek olan PM’dir. PM toplantımızın bitiminde sizlerle paylaşılacaktır” karşılığın verdi.</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-faiz-sebep-enflasyon-sonuc-gibi-cin-fikirleri-olan-sayin-erdogan-ulkeyi-batirdi/">CHP&#8217;li Deniz Yücel: &#8220;&#8216;Faiz sebep, enflasyon sonuç&#8217; gibi cin fikirleri olan Sayın Erdoğan, ülkeyi batırdı.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chpli-deniz-yucel-faiz-sebep-enflasyon-sonuc-gibi-cin-fikirleri-olan-sayin-erdogan-ulkeyi-batirdi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CHP Sözcüsü Deniz Yücel: &#8220;Mehmetçiği bile bile ölüme gönderen ellerden çıkmış bildirilere, bizim mürekkebimizin tek bir damlası bile düşmeyecek.&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucel-mehmetcigi-bile-bile-olume-gonderen-ellerden-cikmis-bildirilere-bizim-murekkebimizin-tek-bir-damlasi-bile-dusmeyecek/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucel-mehmetcigi-bile-bile-olume-gonderen-ellerden-cikmis-bildirilere-bizim-murekkebimizin-tek-bir-damlasi-bile-dusmeyecek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Dec 2023 08:48:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Yücel Haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://haberduyur.com/?p=30290</guid>

					<description><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “Utanç verici olan çözüm sürecinde karakollara ‘Terör örgütü PKK’yı görmezden gelin, müdahale etmeyin’ talimatı vermektir. Utanç verici olan, terör örgütünün elebaşısı Öcalan’ın mektubunu devletin ekranlarında okumaktır. Osman Öcalan’ı, Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmi kanalı olan TRT’ye çıkarmaktır, utanç verici olan. Utanç verici olan teröristleri affetmek için Habur’da seyyar mahkeme kurmak, devletin hâkimlerini [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucel-mehmetcigi-bile-bile-olume-gonderen-ellerden-cikmis-bildirilere-bizim-murekkebimizin-tek-bir-damlasi-bile-dusmeyecek/">CHP Sözcüsü Deniz Yücel: &#8220;Mehmetçiği bile bile ölüme gönderen ellerden çıkmış bildirilere, bizim mürekkebimizin tek bir damlası bile düşmeyecek.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>CHP Sözcüsü Deniz Yücel, “Utanç verici olan çözüm sürecinde karakollara ‘Terör örgütü PKK’yı görmezden gelin, müdahale etmeyin’ talimatı vermektir. Utanç verici olan, terör örgütünün elebaşısı Öcalan’ın mektubunu devletin ekranlarında okumaktır. Osman Öcalan’ı, Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmi kanalı olan TRT’ye çıkarmaktır, utanç verici olan. Utanç verici olan teröristleri affetmek için Habur’da seyyar mahkeme kurmak, devletin hâkimlerini teröristlerin ayağına göndermektir. Sınırı koruyan Mehmetçiğe ‘çözüm süreci var’ deyip mermi bile vermemektir. Karakol baskınlarında Mehmetçiği mermisiz ve savunmasız bırakmaktır.  1999, 2000, 2001, 2002 yıllarında toplam 20 şehidimiz varken, 21 yılda binlerce evladımızın şehit olmasıdır, utanç verici olan. Mehmetçiği bile bile ölüme gönderen ellerden çıkmış bildirilere, bizim mürekkebimizin tek bir damlası bile düşmeyecek” dedi. Yücel, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katıldığı şehit cenazesinde yaşanan provokasyon ile ilgili olarak da “Genel Başkanımıza ve bizlere o saldırıyı yapanlar korkak ve karanlık güçlerin elinde maşa olmuş kullanışlı aparatlardır.  Bu ve benzeri provokasyonlar bizi doğru bildiğimizi yapmaktan ve söylemekten alıkoyamaz” değerlendirmesini yaptı.</p>
<p>CHP Sözcüsü, Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Deniz Yücel; parti genel merkezinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında yapılan MYK toplantısının ardından, Genel Merkez’de basın toplantısı düzenledi. Yücel, özetle şu açıklamayı yaptı:</p>
<p><strong>“İNSAN OLAN HERKESİN CANININ YANDIĞINDAN HİÇ ŞÜPHEMİZ YOK: </strong>Acımız büyük. 22-23 Aralık gecelerinde Pençe –Kilit Harekat operasyon bölgesinde 12 evladımızı şehit verdik. Piyade Teğmen Ramazan Günay, Piyade Uzman Çavuş Mehmet Serinkan, Piyade Uzman Onbaşı İsmail Yazıcı, Piyade Sözleşmeli Er Semih Yılmaz, Piyade Uzman Çavuş Abdulkadir İyem, Piyade Uzman Çavuş Ahmet Arslan, Piyade Sözleşmeli Er Emre Taşkın, Piyade Sözleşmeli Er Yasin Karaca, Piyade Sözleşmeli Er Çağatay Erenoğlu, Piyade Sözleşmeli Er Cebrail Dündar, Piyade Sözleşmeli Er Enis Budak ve Piyade Sözleşmeli Er Kemal Aslan. Her birinin ayrı bir hikayesi var, her birinin arkalarında bıraktıkları evlatları, gözü yaşlı anaları, babaları ve eşleri var. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun. İnsan olan herkesin canının yandığından hiç şüphemiz yok.</p>
<p><strong>ARTIK CUMHURBAŞKANI’NIN ŞEHİTLERİMİZ ÜZERİNDEN AHKÂM KESMESİNE TAHAMMÜLÜMÜZ YOK: </strong>Ancak biz CHP olarak, vatan savunmasında canlarını seve seve feda eden bu evlatlarımız için ‘canımız yanıyor’ sözünü söylemekten daha fazlasının yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Artık Cumhurbaşkanı’nın şehitlerimiz üzerinden ahkâm kesmesine tahammülümüz yok. Artık, ‘Aile Bakanlığı, şehidimizin Tokat’taki kerpiçten evini yenileyecekmiş’ gibi haberlere tahammülümüz yok. İçeriksiz kınama metinlerinin yer aldığı A4 kağıtlarına, altına atılmış samimiyetsiz imzalara tahammülümüzün kalmadı. Şehitlerimize Suudi Arabistan Kralı kadar kıymet vermeyenlerin, terör örgütleriyle yarışan hainliklerine tahammülümüzün kalmadığı bir noktadayız. Zenginlerin, ‘Fakirlerin şehadeti üzerinden siyaset yapmasına’ artık tahammülümüz kalmadı. Şehitlerimizin tabutlarının yanı başından, siyaset yankılanan mikrofonlara tahammülümüzün kalmadığı bir noktadayız.</p>
<p><strong>YAKIN GEÇMİŞTE KANDİL’DEN AKP’YE TEŞEKKÜR EDİLİYORDU: </strong>13 Ağustos 2012&#8217;de bir AKP Genel Başkan Yardımcısının ‘Birkaç Mehmet şehit oldu diye Meclis toplanmaz’ dediğini unutmadık.  Biz, emperyalizme karşı milli mücadele vermiş, Cumhuriyeti kurmuş bir partiyiz. AKP ise terör örgütleriyle müzakere masasına oturan partidir. Yakın geçmişte Kandil’den AKP’ye teşekkür ediliyordu. Şimdi kalkmış imzaladığınız kâğıt parçası üzerinden bize milliyetçilik taslıyorsunuz. Önce şu sorulara makul ve mantıklı cevap verin: Milli Savunma Bakanı Gazi Meclis’i neden bilgilendirmiyor? Ulusal yas ilan etmek için ne bekliyorsunuz? İdlip&#8217;te 36 evladımız şehit olurken, ‘Rusya’dan hesap soracağız’ dediniz; eliniz güçlü olsun istedik ve CHP olarak Gazi Meclis’ten çıkan ortak bildiriye imza atmıştık. Ne oldu? Putin’in kapısında dakikalarca bekletilmekten başka bir şey oldu da bizim mi haberimiz yok? 12 şehidimizin de 21 yıldır ülkemizin dört bir köşesine ateş düşmesinin sorumlusunun da ‘Bölücü örgütü bitirdik’ yalanıyla günü kurtarmaya çalışan AKP olduğunu biliyoruz. Bizim terörle ilgili hiçbir sorumuza yanıt vermeyen, sorumluluk almaktan kaçan ve sorumluluğu hep başkalarının üzerine atan bir iktidarla aynı A4 kâğıdının üzerinde buluşup ona meşruiyet kazandırmayacağız.</p>
<p><strong>ANKARA’DA ŞEHİT CENAZESİ VARKEN MECLİS’TE MANGAL PARTİSİ YAPANLAR BİZE BİLDİRİ DAYATAMAZ: </strong>Bir grup trol, havuz medyası bizi linç edecek diye gerçekleri söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Ankara’da şehit cenazesi varken Meclis’te mangal partisi yapanlar bize bildiri dayatamaz. Şehit haberleri ile yüreğimiz dağlanırken TRT’de müzik yayınlayanlar bize bildiri dayatamaz. Bu milletin evlatları vatan savunmasındayken hiçbir şey yokmuş gibi davrananlar bize milliyetçilik taslayamaz. AKP ‘Milli Yas’ ilan edemiyor, ama aslında milletimiz kendi yasını ilan etti. Çünkü 12 eve düşen ateş, 85 milyonu yakıp kavurdu ve kahretti. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in talimatı ile CHP’li belediyelerde de üç gün süreyle kutlama, konser kültür ve sanat etkinlikleri gibi organizasyonlar gelen şehit haberleri sonrasında ertelendi.</p>
<p><strong>BİR AVUÇ KENDİNİ BİLMEZİN ÇIKARDIĞI PROVOKASYON…: </strong>Dün, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’le birlikte, Manisa&#8217;daki şehidimiz Piyade Sözleşmeli Er Enes Budak’ın naaşını Akhisar Hava İndirme Komutanlığı’nda karşılayarak, Manisa Saruhan Bey Camii’nde son yolculuğuna uğurladık. Şehit cenazesinde, şehidimizin aziz hatırasına saygısı olmayan bir avuç kendini bilmezin çıkardığı provokasyonun amacının ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu provokasyona Manisa&#8217;dan katılanların parti aidiyetleri dikkat çekiyor. Hepsi tek tek tespit ediliyor. Şehidimizin ailesi ve yakınları provokasyona izin vermedi. Onlar Genel Başkanımızın arayarak yapılanlardan büyük üzüntü duyduklarını ilettiler. Genel Başkanımıza ve bizlere o saldırıyı yapanlar korkak ve karanlık güçlerin elinde maşa olmuş kullanışlı aparatlardır.  Bu ve benzeri provokasyonlar bizi doğru bildiğimizi yapmaktan ve söylemekten alıkoyamaz.</p>
<p><strong>ÖNCE SAVUNMA BAKANINIZA, 24 SAATTE 12 EVLADIMIZI NEDEN ŞEHİT VERDİK, ONUN HESABINI SOR: </strong>Kolay siyasete alışan ve CHP’den yükselen itiraz karşısında ne yapacağını şaşıran Ömer Çelik, aklınca bizi eleştirmiş. CHP’nin, terör karşısında kendi bildirisini yayınlamasından rahatsız olmuş. ‘Ortak bildiriye imza atmaması utanç vericidir’ demiş. Sayın Ömer Çelik, sana sesleniyorum. Sen önce Savunma Bakanınıza, 24 saatte 12 evladımızı neden şehit verdik, onun bir hesabını sor bakalım. Sonra Bakanınıza; Mehmetçiğimiz sınırda canını dişine takmış teröristlerle çatışıp şehit olurken, şimdiye kadar yayınlanan bildirilerden, atılan imzalardan sonra ne yapıldı, kaç evladımız şehit düştü; onu sor.</p>
<p><strong>MEHMETÇİĞİ BİLE BİLE ÖLÜME GÖNDEREN ELLERDEN ÇIKMIŞ BİLDİRİLERE, BİZİM MÜREKKEBİMİZİN TEK BİR DAMLASI BİLE DÜŞMEYECEK: </strong>Utanç verici olan nedir biliyor musun Ömer Çelik. Çözüm sürecinde karakollara ‘Terör örgütü PKK’yı görmezden gelin, müdahale etmeyin’ talimatı vermektir. Utanç verici olan; alçak terör örgütü PKK&#8217;yı muhatap alıp Oslo&#8217;da masaya oturmaktır. Sonrasında da ‘Biz görüşmedik devlet görüştü’ demek yüzsüzlüktür, pişkinliktir, utanmazlıktır. Utanç verici olan; terör örgütünün elebaşısı Öcalan’ın mektubunu devletin ekranlarında okumaktır. Osman Öcalan’ı, Türkiye Cumhuriyeti devletinin resmi kanalı olan TRT’ye çıkarmaktır, utanç verici olan. Utanç verici olan teröristleri affetmek için Habur’da seyyar mahkeme kurmak, devletin hâkimlerini teröristlerin ayağına göndermektir. Sınırı koruyan Mehmetçiğe ‘çözüm süreci var’ deyip mermi bile vermemektir. Karakol baskınlarında Mehmetçiği mermisiz ve savunmasız bırakmaktır.  1999, 2000, 2001, 2002 yıllarında toplam 20 şehidimiz varken, 21 yılda binlerce evladımızın şehit olmasıdır, utanç verici olan. Mehmetçiği bile bile ölüme gönderen ellerden çıkmış bildirilere, bizim mürekkebimizin tek bir damlası bile düşmeyecek.</p>
<p>Ülkemizde terör uzun yıllardır en temel sorunlardan biri. Terörle mücadele, siyasi ve askerî açıdan bütünlüklü bir politika, istikrar, açıklık ve hassasiyet gerektirir. AKP iktidarının terörle mücadele politikalarına baktığımızda ise gördüğümüz; sürece göre şekillenen, istikrarı olmayan, kapalı kapılar ardında yürütülen sözde bir mücadele. Milletleri tasada ve kıvançta birleştiren milli ve ortak değerlerimiz ve hassasiyetlerimiz, AKP tarafından her zaman günü birlik siyasetin malzemesi haline getiriliyor. Oysa terör, günübirlik siyasetin malzemesi yapılmayacak kadar önemli, iktidar hırsına kurban edilmeyecek kadar hassas bir konudur. Çünkü söz konusu olan vatandır, söz konusu olan Mehmetçiktir.</p>
<p><strong>TERÖRİSTLERİ BİLE SEÇİM MALZEMESİ OLARAK KULLANAN BİR PARTİ İLE AYNI TARAFTA OLAMAYIZ: </strong>Biz hiçbir siyasi partinin istikbalini bu memleketin sınır güvenliğinden, bu memleketin terörle mücadelesindeki başarısından daha üstün görmüyoruz. Bu nedenle de terörle mücadeleyi tutarlı bir siyasi çizgide götürmeyen, teröristleri bile seçim malzemesi olarak kullanan bir parti ile aynı tarafta olamayız.</p>
<p>Bu ülkede millet iradesinin tecelli ettiği yüce meclisi, operasyonlarla ilgili bilgilendirmekten imtina edenlerin, terörle mücadeledeki samimiyetlerine inanmıyoruz. Millî Savunma Bakanlığı’nın sayfasında, ‘başarıyla tamamlandı’ yazan Pençe Operasyonlarında neden bu kadar çok şehit verdiğimizi öğrenmek istiyoruz. Bu ülkede terörü ve başta alçak, hain, bölücü terör örgütü PKK olmak üzere tüm terör örgütlerini lanetliyoruz.”</p>
<p><strong>“SİYASET ÜRETMEYE ÇALIŞANLAR YA DA BAZI ŞEYLERİN ÜZERİNİ ÖRTMEYE ÇALIŞANLAR KENDİLERİDİR”</strong></p>
<p>Deniz Yücel, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Meclis’te beş siyasi parti grubunun imzaladığı bildiriye CHP Grubu’nun imza atmaması ile ilgili soru üzerine Yücel, şunları söyledi:</p>
<p>“Şu metin, ortak metin, siyasi partilerin imzaladığı metin; terörü ve terör saldırılarını kınıyor. Bizim metnimiz, terörü ve terör saldırılarını lanetliyor. Bu metin, başsağlığı diliyor ve ‘terör ve şiddetin hiçbir zaman hedefine ve amacına ulaşmayacağını ifade ediyor. Bizim metnimizde diyoruz ki, Bizim Mehmetçiğimiz neden şehit düştü. Biz bu konuda, TBMM’de Milli Savunma Bakanı’nın Gazi Meclis’e gelerek; milletvekillerini ve Genel Kurul’u bilgilendirmesini istiyoruz. Bu metinler, bu bilgilendirmeler yapıldıktan sonra; siyasi partiler aydınlatıldıktan sonra 12 Mehmetçiğimizin iki günde şehit düşmesinde sorumluluğu olanlar var mı, bir ihmal var mı, alınması gereken önlemlerin hepsi alındı mı; konuşulup, tartışıldıktan sonra imzalanması gereken metinler. Bu metinler, kaptıkaçtı bir şeklide, gelin ortak metin hazırlayalım, ‘Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğüne yapılan saldırılar amacına ulaşamayacaktır’ diyerek; samimiyetsiz, şehitlerimizi ve terörle mücadeleyi hafife alarak lalettayin bir metin kaleme alarak hazırlanacak ve açıklanacak metinler değildir.</p>
<p>Biz CHP olarak bu soruların cevaplarını istedik. Milli Savunma Bakanı’nın bu soruların cevaplarını vermesini ve Meclis’i aydınlatmasını istedik. Ondan sonra eğer gerekirse, ortak bir metnin hazırlanıp imzalanabileceğini ve kamuoyuyla paylaşılabileceğini ifade ettik.</p>
<p>CHP’nin bu olayın en ince detaylarını sorgulamakta, araştırmakta siyaset yapılıyor gibi yorumlanması doğru değildir. Aksine böyle geçiştiren ortak açıklamalarla bazı sorumluların ve sorumlulukların üzerini örtemeye çalıştıklarını biz çok iyi biliyoruz.</p>
<p>Dünyada asker millet olan çok az toplum vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yaşayan Türk milleti, bizim vatandaşlarımız, bizim toplumumuz; asker bir millettir. Her evden asker çıkar. Biz askerlerimizi ellerine kına yakarak askere göndeririz. Bu soruları sormak; bu olayın perde arkasındaki sorumluları ya da ihmaller zincirini araştırmak, soruşturmaz görevimizdir. Biz burada görevimizi yapıyoruz. Siyaset üretmeye çalışanlar ya da bazı şeylerin üzerini örtmeye çalışanlar kendileridir.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucel-mehmetcigi-bile-bile-olume-gonderen-ellerden-cikmis-bildirilere-bizim-murekkebimizin-tek-bir-damlasi-bile-dusmeyecek/">CHP Sözcüsü Deniz Yücel: &#8220;Mehmetçiği bile bile ölüme gönderen ellerden çıkmış bildirilere, bizim mürekkebimizin tek bir damlası bile düşmeyecek.&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/chp-sozcusu-deniz-yucel-mehmetcigi-bile-bile-olume-gonderen-ellerden-cikmis-bildirilere-bizim-murekkebimizin-tek-bir-damlasi-bile-dusmeyecek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
