<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bülent Arınç Haber - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<atom:link href="https://www.haberduyur.com/etiket/bulent-arinc-haber/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/bulent-arinc-haber/</link>
	<description>Flaş Haberler Son Dakika, Güncel Haberler, Gündem Haberler, İstanbul Haberleri, Ankara Haberleri, Tarafsız Ve Bağımsız İnternet Haber Sitesi - HaberDuyur.com</description>
	<lastBuildDate>Sat, 08 Apr 2023 14:31:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9</generator>

<image>
	<url>https://www.haberduyur.com/wp-content/uploads/2024/03/cropped-haber-duyur-32x32.png</url>
	<title>Bülent Arınç Haber - Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</title>
	<link>https://www.haberduyur.com/etiket/bulent-arinc-haber/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bülent Arınç: &#8220;Eskiden 70 TL&#8217;ye Doldurduğunuz File, Şimdi 400 Liraya Dolamıyorsa, Bir Şey Var Kardeşim, Bunu Görmezden Gelmeyin&#8221;</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/bulent-arinc-eskiden-70-tlye-doldurdugunuz-file-simdi-400-liraya-dolamiyorsa-bir-sey-var-kardesim-bunu-gormezden-gelmeyin/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/bulent-arinc-eskiden-70-tlye-doldurdugunuz-file-simdi-400-liraya-dolamiyorsa-bir-sey-var-kardesim-bunu-gormezden-gelmeyin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Apr 2023 14:31:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Arınç]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Arınç Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Arınç haberleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=20702</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç; “Süt veren ineklerin kesildiği bir ülkede, bunun kaçınılmaz olduğunu bilmemiz lazım… Eskiden 70 TL’ye doldurduğunuz file, şimdi 400 liraya dolamıyorsa, bir şey var kardeşim, bunu görmezden gelmeyin… Günün sonunda bu krizi üç harfliler diyerek marketlere bağladılar. Yapmayın, bu kadar basit değil bu olay. Bunun sebebi maliyet enflasyonudur. Maliyet artıkça bunların [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/bulent-arinc-eskiden-70-tlye-doldurdugunuz-file-simdi-400-liraya-dolamiyorsa-bir-sey-var-kardesim-bunu-gormezden-gelmeyin/">Bülent Arınç: &#8220;Eskiden 70 TL&#8217;ye Doldurduğunuz File, Şimdi 400 Liraya Dolamıyorsa, Bir Şey Var Kardeşim, Bunu Görmezden Gelmeyin&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç; “Süt veren ineklerin kesildiği bir ülkede, bunun kaçınılmaz olduğunu bilmemiz lazım… Eskiden 70 TL’ye doldurduğunuz file, şimdi 400 liraya dolamıyorsa, bir şey var kardeşim, bunu görmezden gelmeyin… Günün sonunda bu krizi üç harfliler diyerek marketlere bağladılar. Yapmayın, bu kadar basit değil bu olay. Bunun sebebi maliyet enflasyonudur. Maliyet artıkça bunların fiyatı da artar” dedi. Arınç ayrıca; “Bugün ‘ben dindarım’, ‘ben imam hatipliyim’ diyen insanın hiçbir yolsuzlukla anılmaması lazım, hiçbir suç örgütü ile anılmaması lazım” diye konuştu.</p>
<p>Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Elips TV’de Ömer Şahin’in Portreler programına konuk oldu.  Arınç, programda özetle şunları söyledi:</p>
<p><strong>“BİR SEKÜLERLEŞME İÇİNDEYİZ… DİNİN SİYASALLAŞMASI DA MUTLAKA ÖNEMLİ ETKENLERDEN BİR TANESİDİR: </strong>Azalmış olmasına rağmen oruç tutanların sayısı… Azaldığını tahmin ediyorum. Tutmayanların sayısı artıyor. Bir de teravih namazına giden kişi sayısı çok azaldı… Bir sekülerleşme içindeyiz. Vakit namazlarında da aynı şeyi görmeye başladık… Belki birkaç sebebi var. Bunun eğitim sistemi ile ilgisi olabilir, görsel yayınlarla ilgisi olabilir. Lüks bir hayat, seküler bir hayat yaşama özlemi olabilir. Dini temsil etme iddiası olan iddialar, farklı bir hayat yaşamaya başlarlar. Dindarlık, içinden ahlakı kaybetmişse, sadece bir şekilden ibaret kalır. Dinin siyasallaşması da mutlaka önemli etkenlerden bir tanesidir… Bu bir yaradır içimizde. Yakın planda çok bir çaresi de görünmüyor. İmam hatiplerin sayısının artması belki bir açıdan sevinilecek bir olaydır. Çünkü imam hatip meselesi, Türkiye’nin belki 60-70 yıllık bir meselesidir. İmam hatipler belli amaçlarla açılmıştı. ‘Namaz kıldıracak imam ve cenazeyi yıkayacak gassal kalmadı’ diyerek bunlara ihtiyaç duymuşlardı. Bu okullar dinini diyanetini bilen, babasının, annesinin arkasından birer Fatiha okumasını bilen çocuklar için açılmıştı fakat onlar bir iddianın peşine düştüler. Bu iddia içerisinde kendileri horlandı, dışlandı ama imam hatip davası ve nesli denilen nesil, kendilerini bu tüm olumsuzluklara karşı ispatladılar&#8230;</p>
<p><strong>AHLAK OLMADAN DİNDARLIK OLMAZ: </strong>Bugün ülke yönetiminde söz sahibi olan pek çok imam hatip mezunu var. Güzel bir söz var; ‘inandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanırsınız.’ İslam’ın güzel ahlak olduğunu bilmemiz gerekir. Ahlak olmadan dindarlık veya İslamiyet olmaz… İslam, ahlaktır. İyi ahlaklı olmalıyız.</p>
<p><strong>İMAM HATİPLİYİM DİYEN BİR İNSANIN YOLSUZLUKLA ANILMAMASI LAZIM: </strong>Bugün ‘ben dindarım’, ‘ben imam hatipliyim’ diyen insanın hiçbir yolsuzlukla anılmaması lazım, hiçbir suç örgütü ile anılmaması lazım. Kavmiyet asabiyeti ne kadar kötüyse, imam hatip asabiyeti de o kadar kötüdür… Bugün de gördüğümüz gibi; ‘sen kötüsün’, ‘sen zilletsin’, ‘sel alçaksın’… Bunları söylerken de utanıyorum. ‘Sen şöylesin’, ‘sen böylesin’… Bunlar bizimle aynı ülkeyi paylaşan insanlar, aynı evi paylaşan insanlar. Ola ki benim oğlum, benim evladım, benim gelinim; karşıdakilerin sahip olduğu siyasi inanca sahiptir. Bu da çok normal. Siz kendi ailenizdeki bir insana kötü sözler söyleyemezsiniz. Kötü gözle bakamazsınız. Bizler birer davetçi olmalıyız. Davetçiye yakışan da güzel, yumuşak söz ve üslupla kendi doğru bildiği yola davet etmesidir. Klasik Müslümanlık anlayışı çok gerilerde kaldı. Yani, İslamiyet’in ilk zuhurundaki fıkıh anlayışının bugün değişime uğradığını görmemek, hala katı bir taassup içinde karar verebilmek; sonunda ya İran modeline ya Selefi modeline, ya Vahhabi modeline götürecek hale geldi. Yani bir Hizbullah anlayışının sahip olduğu Müslümanlıkla, DAEŞ’in sahip olduğu Müslümanlık anlayışı… Allah bizden uzak etsin. Biz onları hiçbir şekilde benimsemiyoruz, yakıştırmıyoruz kendimize… Bugün maalesef çok keskin bir anlayış; ‘cemaatler, tarikatlar kapatılsın anlayışıdır.’ Buna sahip olan insanlar, hep kötü örnekler görüyorlar. Bu iticilik, sonunda İslam’a fatura ediliyor ve İslam’dan uzaklaşılıyor…</p>
<p><strong>MAĞDURİYETİNİ KULLANARAK BELLİ YERLERE SIÇRAMIŞ, HATTA BÜTÜN AİLESİ İLE DEVLETE YÜK OLMUŞ İNSANLAR DA VAR:</strong> Başörtüsü mücadelesi verip de ‘ben bunun için mi mücadele ettim’ diyerek bugün başörtüsünü çıkaranlar… Başörtülü bir polisin başörtülü kadına zulmettiği bir Türkiye’de ben kime ne anlatacağım? Bunların çözülmesi lazım. Başörtüsü için eşiyle, kızıyla mücadele etmiş bir insan olarak bugün başörtüsünü kurtarmış ama pek çok şeyini kaybetmiş insanlarla muhatap olmaktan üzülüyorum. Başörtüsüne biz Allah’ın emri diye sahip çıktık… Ama ben nasıl olsa başörtümü kurtardım, bunu bir aksesuar olarak kullanıp, başındaki örtüsü ile insanlara zulmedebilirim anlayışı bizi İslamiyet’ten uzaklaştırır… Bu bir avantaj değil. Bu mağduriyetini bugün, kullanarak belli yerlere sıçramış, hatta bütün ailesi ile devlete yük olmuş insanlar da var.</p>
<p><strong>ESKİDEN 70 TL’YE DOLDURDUĞUNUZ FİLE, ŞİMDİ 400 LİRAYA DOLAMIYORSA… BİR ŞEY VAR KARDEŞİM… BUNU GÖRMEZDEN GELMEYİN: </strong>Ben üç sene evvel söyledim. Ben bunu söylediğim zaman bana kızmışlardı, ‘pahalılık var’ demekten dolayı&#8230; Bize söylediler ki, ‘Bu gidişle siz 500 liraya da et bulamayacaksınız’ dediler. Bu işi bilenler söyledi. Biz boş oturmuyoruz… Süt veren ineklerin kesildiği bir ülkede, bunun kaçınılmaz olduğunu bilmemiz lazım… Tarım ve Orman Bakanlığı’nın başında işini bilen çok sevdiğimiz bir insan var. Vahit bey bu işin çaresini bulacaktır ama kısa vadede ne kadar bulacak onu bilemiyorum. Vahit Kirişci bu işin çilesini çekendir. Geçmişte Sırbistan’dan, Polonya’dan et ithalatı kapısını açıp da bunu görmeyenlerin, hatalı olduğunu söylüyorum. Et bir taraftan, süt bir taraftan… Eskiden 70 TL’ye doldurduğunuz file, şimdi 400 liraya dolamıyorsa… Bir şey var kardeşim… Bunu görmezden gelmeyin… Benden iki gün sonra Berat Albayrak istifa etti. Onu da bana yordular. Ben çok basit söyledim… Sorunu rahatlıkla kabul edeceksiniz. Bu dürüstlüktür. ‘Ey halkım, pahalılık var.’ Bunun sebepleri de var. Biliyorsanız, makul sebepleri, bunları söyleyeceksiniz. ‘Ama ben bunların hepsini çözeceğim, bana güvenin.’ Millete güven vererek, onların biraz daha sabırlı olmalarını istersin. Ama birisi, ‘Efendim pahalılık yok, bu psikolojik bir olaydır’ demez mi? Ben daha çok kızdım o zaman. Hanımla pazara çıkıyoruz.  Pazar yerlerindeki fiyatlar bazen marketlerin de üzerinde. Günün sonunda bu krizi üç harfliler diyerek marketlere bağladılar. Yapmayın, bu kadar basit değil bu olay. Bunun sebebi maliyet enflasyonudur. Maliyet artıkça bunların fiyatı da artar.</p>
<p><strong>SAĞ- SOL MESELESİ TÜRKİYE’DE BİR TABU OLMAKTAN ÇIKTI: </strong>Temel Karamollaoğlu, büyüğümüzdür. Yıllarca birlikte siyaset yaptık. CHP ile aynı grubun içinde bulunmasını, bazı dindar görünen kişiler; ‘nasıl yaparsın’ diyorlar. O da kendisini savunurken, doğruyu söylüyor aslında. Rahmetli Erbakan, Ecevit ile koalisyon kurdu. Bugünkü ittifak, o zamanki koalisyon… Batıda koalisyonlar hazmedilmiştir. Biz de koalisyonlar başarısız olmuştur. Neden? Önyargılar yüzünden… Koalisyon kültürü, birbirine saygıyı gerektiriyor… İttifakların da böyle olması lazım… Sağ- sol meselesi Türkiye’de bir tabu olmaktan çıktı. O yüzden daha rahat düşünmek, herkesle birebir; daha saygın, daha itibarlı bir ilişki kurmak lazım… Bu partiler, birbirleri rakipleri olarak görmeli, düşmanları olarak gören anlayışı terk etmek gerek.</p>
<p><strong>SERTLİĞİN BİR FAYDASI YOK: </strong>‘Alçak’, ‘şerefsiz’, ‘namussuz’, ‘haysiyetsiz’… Asla ve zinhar, hiçbir zaman gündeme gelmezdi. Nasıl kullanılabilir, böyle kelimeler? ‘Hain’… Hiçbir zaman kullanılmazdı. Bugün neden böyle? Bir rüzgâr geldi, önüne kattı bizi götürüyor. (Ne yapılmalı?) Beni örnek alsınlar. Bunun bir faydası yok. Sertliğin bir faydası yok…</p>
<p><strong>BİR İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE İHTİYAÇ VAR: </strong>Merhamet dilini kullanan, şefkatli olan, kul hakkına hiçbir zaman girmeyen ve herkesi şiddet dili, nefret dili ile değil de muhabbet dili ile davet edenler kazanacak… (İttifaklara baktığımız zaman, bu çerçeveye hangisi daha çok uyuyor?) İsimlendiremem. Bir iklim değişikliğine ihtiyaç var. Bir taraf bunu ısrarla yapıyor ve bence iyi yapıyor. Ama karşı tarafın da ondan daha çok kucaklayıcı olması lazım. İterek, söverek, kavga ederek olmaz. ‘İklim değişir, Akdeniz olur, gülümse’ diyor Kemal Burkay. (Seçimde Erdoğan’ı mı daha şanslı görüyorsunuz?) Benim oğlum aday. Bir dönem İstanbul Milletvekilliği yaptı. Tekrar aday oldu… Cumhurbaşkanlığı seçimini ben Erdoğan’ın alacağını düşünüyorum. (Rahat mı alır?) Rahatını bilmem, ben alacağını düşünüyorum. Ayrıca temenni ediyorum. Bizim aramızda, başkalarına benzemeyen bir dava arkadaşlığı var… Seçmenimize güvenmek lazım. (Siz kampanyaya katılacak mısınız?) Bana bir talep gelmedi. Oğlumun aday olduğu yerde belki gider yanında bulunurum. Talep olursa düşünürüz, talep olmazsa da hepimiz gider işimizi yaparız. Ben şu anda sadece bir seçmenim. (Bir gerginlik bekliyor musunuz?) Bunlara girmeye gerek yok. Seçim, seçimdir. Her seçimde millet, kendisine güvenenleri boşa çıkarmamıştır. Millet çok akıllı seçim yapar. Millete güvenelim, ama ona layık olmaya çalışalım.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/bulent-arinc-eskiden-70-tlye-doldurdugunuz-file-simdi-400-liraya-dolamiyorsa-bir-sey-var-kardesim-bunu-gormezden-gelmeyin/">Bülent Arınç: &#8220;Eskiden 70 TL&#8217;ye Doldurduğunuz File, Şimdi 400 Liraya Dolamıyorsa, Bir Şey Var Kardeşim, Bunu Görmezden Gelmeyin&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/bulent-arinc-eskiden-70-tlye-doldurdugunuz-file-simdi-400-liraya-dolamiyorsa-bir-sey-var-kardesim-bunu-gormezden-gelmeyin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bülent Arınç&#8217;tan Flaş &#8220;Seçim Erteleme&#8221; Çağrısı</title>
		<link>https://www.haberduyur.com/bulent-arinctan-flas-secim-erteleme-cagrisi/</link>
					<comments>https://www.haberduyur.com/bulent-arinctan-flas-secim-erteleme-cagrisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Feb 2023 19:42:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Arınç]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Arınç Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Arınç Seçim Açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[Bülent Arınç Son Dakika]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.haberduyur.com/?p=18008</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, depremlerin etkilediği 10 ilde yaşanan felaketten dolayı seçimlerin ertelenmesi çağrısında bulundu. Arınç, “Ne mayısta ne haziranda seçim olmaz, olamaz. Devlet bürokrasisinin vatandaşlarımızın yaralarına merhem olmasına odaklanması için seçimlerin ivedilikle ertelenmesi lazım. Bu bir tercih değil zarurettir… Anayasanın 78. maddesini ileri sürerek seçimlerin sadece savaş sebebiyle ertelenmesinin mümkün olduğunu söyleyenlere [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/bulent-arinctan-flas-secim-erteleme-cagrisi/">Bülent Arınç&#8217;tan Flaş &#8220;Seçim Erteleme&#8221; Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, depremlerin etkilediği 10 ilde yaşanan felaketten dolayı seçimlerin ertelenmesi çağrısında bulundu. Arınç, “Ne mayısta ne haziranda seçim olmaz, olamaz. Devlet bürokrasisinin vatandaşlarımızın yaralarına merhem olmasına odaklanması için seçimlerin ivedilikle ertelenmesi lazım. Bu bir tercih değil zarurettir… Anayasanın 78. maddesini ileri sürerek seçimlerin sadece savaş sebebiyle ertelenmesinin mümkün olduğunu söyleyenlere tek cevap yeterli olacaktır: Evet, bu hüküm var ama anayasalar kutsal metinler değillerdir, hukuki metinlerdir. Yasama organı her zaman anayasa maddesini ilga edebilir, değiştirebilir ve yenisini koyabilir” dedi.</p>
<p>Eski TBMM Başkanı, AKP Kurucularından Bülent Arınç, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde meydana gelen depremlerin ardından yaşanan felaketten dolayı en geç 2023 Haziran ayında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Seçimlerinin ertelenmesi çağrısını yaptı. Bugün yazılı açıklama yapan Arınç, seçmen kütüklerinin geçersizleştiğini ve seçim yapmanın hukuken ve fiilen imkansız hale geldiğini öne sürerek, seçimlerin 2024 Yerel Seçimleriyle birleştirilmesi veya seçimlerin Kasım 2023’e ertelenmesi önerisinde bulundu.</p>
<p>Arınç’ın sosyal medya aracılığıyla yaptığı açıklama şöyle:<br />
<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-9539178456781204"
     crossorigin="anonymous"></script><br />
<!-- kare reklam --><br />
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-9539178456781204"
     data-ad-slot="3071327148"
     data-ad-format="auto"
     data-full-width-responsive="true"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>“Tarih kitaplarına belki de Büyük Güneydoğu Anadolu depremi olarak geçecek, etkisi yıllara yayılacak, gönlümüzde ve ruhumuzda onulmaz yaralar açan devasa bir felaket yaşadık. Bu depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah&#8217;tan rahmet, yakınlarına ve büyük milletimize başsağlığı diliyorum.</p>
<p><strong>“ACILARIYLA YÜZLEŞEN VATANDAŞLARIMIZA KARŞI SEÇİM PROPAGANDASI MI YAPACAKSINIZ, OY MU İSTEYECEKSİNİZ?”</strong></p>
<p>Afetin acı bilançosu zaman geçtikçe daha da gün yüzüne çıkıyor. Binlerce kaybımız var, on binlerce yaralımız var. Artık kayıplarımızın rakamlarını vermekten, duymaktan korkar hale geldik. Birçok işyeri ve ev enkaz halinde. Depremden etkilenen on şehrimizin büyük bir kısmı yıkılmış durumda. Acısını yüreğinin en derinlerinde hisseden milletimizin ağzını bıçak açmıyor. Vatandaşlarımız şu an seçim değil yaşam mücadelesi veriyor. Ahval bu iken bazı siyasetçilerin ve gazetecilerin seçimin mayısta mı haziranda mı yapılacağını tartıştığını görüyoruz. Allah&#8217;tan korkun, hala enkaz altında cesetler var. Seçmenden bahsedilemezken seçimden bahsetmek nasıl mümkün oluyor? Böyle bir dönemde acılarıyla yüzleşen vatandaşlarımıza karşı seçim propagandası mı yapacaksınız, oy mu isteyeceksiniz? Aday mı olacaksınız, miting mi yapacaksınız? Bunları hangi yüzle yapacaksınız? Seçmen yok, sandık yok. Bunların yanı sıra bölgede adli ve idari bürokrasi yok. Halk size demez mi: ‘Vatandaş can derdinde, siz ne derdindesiniz?’ diye.</p>
<p><strong>“HEM SEÇMEN KÜTÜKLERİ GEÇERSİZLEŞMİŞ HEM DE SEÇİM YAPMAK HUKUKEN VE FİİLEN İMKÂNSIZ HALE GELMİŞ”</strong></p>
<p>Ortalama 15 milyon vatandaşımızın etkilendiği bu felakete maruz kalan şehirlerimiz TBMM&#8217;de toplam 85 milletvekili ile temsil ediliyor. Manzara o kadar acı ki; buralarda seçmen kalmamış. Hem seçmen kütükleri geçersizleşmiş hem de seçim yapmak hukuken ve fiilen imkânsız hale gelmiş. Belki de seçime gidilirken Yüksek Seçim Kurulu nüfus sayımı ile bu illerin kaç milletvekili ile temsil edileceğini yeniden hesaplayacaktır.</p>
<p><strong>“ANAYASALAR KUTSAL METİNLER DEĞİLLERDİR”</strong><br />
<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-9539178456781204"
     crossorigin="anonymous"></script><br />
<!-- kare reklam --><br />
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:block"
     data-ad-client="ca-pub-9539178456781204"
     data-ad-slot="3071327148"
     data-ad-format="auto"
     data-full-width-responsive="true"></ins><br />
<script>
     (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script></p>
<p>Belki de tarihimizin en acı felaketini yaşadığımız bugünlerde, ülke bir an evvel seçim stresinden kurtulmalıdır. Buna vatandaşımızın da bürokrasinin de siyasetin de ihtiyacı var. Daha açık ve net ifade etmek gerekirse ne mayısta ne haziranda seçim olmaz, olamaz. Devlet bürokrasisinin vatandaşlarımızın yaralarına merhem olmasına odaklanması için seçimlerin ivedilikle ertelenmesi lazım. Bu bir tercih değil zarurettir. Anayasanın 78. maddesini ileri sürerek seçimlerin sadece savaş sebebiyle ertelenmesinin mümkün olduğunu söyleyenlere tek cevap yeterli olacaktır: Evet, bu hüküm var ama anayasalar kutsal metinler değillerdir, hukuki metinlerdir. Yasama organı her zaman anayasa maddesini ilga edebilir, değiştirebilir ve yenisini koyabilir.</p>
<p><strong>“ANAYASANIN 78. MADDESİNE KONULACAK BİR FIKRA, MEVCUT HÜKME İLAVETEN, DEPREM BENZERİ AFETLERDE DE SEÇİMLERİN ERTELENMESİNİ HÜKME BAĞLAYABİLİR”</strong></p>
<p>Şahsi düşünceme göre yapılacak basittir: Sayın Cumhurbaşkanımız bizzat, mecliste grubu bulunan siyasi partilerin genel başkanlarıyla bir araya gelmeli ve bu zaruretin nasıl aşılacağı konusunda onlarla istişare etmelidir. Anayasanın 78. maddesine konulacak bir fıkra, mevcut hükme ilaveten, adeta olağanüstü hal ilanındaki gerekçeye benzer şekilde deprem benzeri afetlerde de seçimlerin ertelenmesini hükme bağlayabilir. Şüphesiz anayasa hükmü olacağı için tüm partilerin ve milletvekillerinin nitelikli çoğunlukta uzlaşmaları gerekmektedir.</p>
<p><strong>“YSK TOPLANARAK MEVCUT DURUM KARŞISINDA SEÇİMLERİN 2023 MAYIS VEYA HAZİRAN AYLARINDA YAPILMASININ MÜMKÜN OLMADIĞINA KARAR VEREBİLİR”</strong></p>
<p>Ayrıca anayasanın 79. maddesi seçimle ilgili YSK&#8217;yı görevlendirmiştir. 7062 Sayılı Yüksek Seçim Kurulu&#8217;nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun&#8217;unun 6. maddesine göre YSK toplanarak mevcut durum karşısında seçimlerin 2023 Mayıs veya Haziran aylarında yapılmasının mümkün olmadığına karar verebilir ve bu kararı gereği yapılmak üzere yasama organına bildirebilir. Ben tüm siyasi partilerin bu büyük felaket karşısında büyük üzüntü duyduklarına, ellerindeki bütün imkânları depremzedeler yararına kullandıklarına, hepsinin yurtseverliklerine ve samimiyetlerine gönülden inanıyorum. Tıpkı milletimizin farklı kesimlerinin el ele verdiği gibi iktidar ve muhalefetin de el ele vererek milletimizin tüm yaralarını saracaklarını ve elbette demokrasi gereği seçimlerin de gönül huzuruyla yapılacağını düşünüyorum.</p>
<p>Benim seçimleri erteleme konusundaki naçizane düşüncelerim şunlardır:</p>
<p><strong>“MİLLETVEKİLİ VE CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ İLE 2024 YILI MAHALLİ İDARELER SEÇİMLERİ BİRLEŞTİRİLEBİLİR”</strong></p>
<p>Birinci tercihim; Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ile 2024 yılı Mahalli İdareler Seçimleri birleştirilebilir. Bunun geçmişte örnekleri vardır. Bu yöntemle halka fazladan tercih hakkı verilecektir. İkinci tercihim Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilli Seçimlerinin ötelenerek Kasım 2023’te yapılmasıdır. Üçüncü tercihim ise ilk iki seçenekte anlaşılamadığı takdirde tüm siyasi partilerin mutabık kalacağı başka bir tarih üzerinde anlaşma sağlanmasıdır.</p>
<p><strong>“BU YIL SEÇİM OLACAKMIŞ GİBİ BÜTÇEYE KONULAN ÜÇ KAT HAZİNE YARDIMI DERHAL DURDURULMALI VE BU MİKTAR DEPREMİN YARALARININ SARILMASI İÇİN KULLANILMALIDIR”</strong></p>
<p>Sonuç itibariyle ne olursa olsun bu zaruret hali dolayısıyla seçimler bir defaya mahsus olmak üzere tehir edilmelidir. Seçimleri ertelemeye yönelik teklifim kabul görürse ayrıntılı olarak başka düşüncelerimi de ifade edebileceğim. Şimdilik sadece şunu söylemekle yetineceğim; depremin ekonomik maliyetinin 100 milyar doların üzerinde olacağının tahmin edildiği bu dönemde, bu yıl seçim olacakmış gibi bütçeye konulan üç kat hazine yardımı derhal durdurulmalı ve bu miktar depremin yaralarının sarılması için kullanılmalıdır. Bu kapsamda partilere ödenmiş olan miktarlar da geriye alınmalıdır.</p>
<p><strong>“SEÇİM TARİHİNE KADAR CUMHURBAŞKANI VE MİLLETVEKİLLERİ GÖREVLERİNE DEVAM ETMELİDİR”</strong></p>
<p>Yine bir fıkra ile belirlenen seçim tarihine kadar Cumhurbaşkanı ve milletvekilleri görevlerine devam etmelidir. Meclisin çalışacağı bu dönemde sadece seçimin ertelenmesine yönelik ve yapılacak yardımlara yönelik kanunlar çıkarılmalıdır. Bunun aksine bütçeye ve maliyeye yük getirecek yeni düzenlemelerden kaçınılmalıdır. Kendileri için kanun çıkmasını bekleyen toplumun tüm kesimlerine de hiçbir hak kayıplarına uğramayacakları taahhüt edilerek ileride yapılacak düzenlemelerle geçerlilik tarihinin/yürürlük tarihinin bugünden itibaren olacağı garantisi verilmelidir.”</p>
<p><a href="https://www.haberduyur.com/bulent-arinctan-flas-secim-erteleme-cagrisi/">Bülent Arınç&#8217;tan Flaş &#8220;Seçim Erteleme&#8221; Çağrısı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.haberduyur.com">Flaş Haberler Son Dakika - Güncel Haberler - Haber Duyur</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.haberduyur.com/bulent-arinctan-flas-secim-erteleme-cagrisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
